iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:50 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Sanat » Görsel sanatlar » Güzel Sanatlar » Resim » Ressamlar » Leonardo da Vinci

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.06.06, 21:20
Standart Leonardo da Vinci

puskullupabuc - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Görsel Tasarım Editörü
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 1.372
Send PM

14.06.06, 21:20





----Da Vinci'nin öz-portresi-----

Leonardo da Vinci, 15 Nisan 1452 - 2 Mayıs 1519 tarihleri arasında yaşamış bir İtalyan Rönesans mimarı, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressamdır. En önemli yapıtları Mona Lisa (1503 - 1507) ve Son Yemek’tir (1495 - 1497).

Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.

----------------------------


-----Doğduğu ev-----

Leonardo, genç bir noter olan Ser Piero da Vinci'nin ve muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak İtalya'da, Floransa kentine bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi.


---Andera Del Veracchio---

Leonardo Avrupa'daki modern isimlendirme kurallarının oluşmasından önce dünyaya gelmişti; bu yüzden tam ismi, "Vincili Piero'nun oğlu Leonardo" manasına gelen "Leonardo di Ser Piero da Vinci"dir. Leonardo eserlerini ya "Leonardo" ya da "Io, Leonardo (Ben, Leonardo)" olarak imzalamıştır.

Her ne kadar somut kanıtlar bulunmasa da, Leonardo’nun annesi Caterina'nın Piero'ya ait olan Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin ediliyor. Leonardo’nun doğduğu yıl, babası Albiera adındaki ilk eşi ile evlendi, Caterina ile ise hiç bir zaman evlenmedi.

Leonardo’ya bebekliğinde annesi baktı, ancak bir kaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince Leonardo, babasının da nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı, arada sırada Floransa’ya babasının evine giderdi. Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilebilmişti ama hiç bir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailesindeki kimseden sevgi görmedi.

Andrea del Verrocchio14 yaşına kadar Vinci’de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ardı ardına ölmesi üzerine 1466’da babası ile birlikte Floransa’ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaştan itibaren çok güzel çizimler yapan Leonardo’nun resimlerini babası, dönemin ünlü ressam ve heykeltraşı Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio kendisini çırak olarak yanına aldı. Leonardo onun yanında Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi ünlü sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Atölyede sadece resim yapmayı değil, lir çalmayı da öğrendi.

Floransa’yı 1482’de terkederek Milano Dükü Sforza’nın hizmetine girdi. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, bronz,mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektup bütün zamanların en olağanüstü iş başvurusu sayılır.


----En ünlü eseri Mona Lisa----

Leonardo, 1499’da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı; aynı zamanda binalar, makineler ve silahlar geliştirdi. 1485 - 1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, kiliseden kale ve kanal yapımına kadar her türlü mimari ile ilgilendi; anatomi çalışmaları yaptı; öğrenciler yetiştirdi. İlgi alanı o kadar genişti ki başladığı çoğu işi bitiremiyordu. 1490 - 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan birisi de Leonardo’nun hidrolik alanındaki çalışmalarının el yazmalarını toplayan Bill Gates’dir.

En ünlü eseri: Mona Lisa1499’da Milano şehrinin Fransızlarca alınmasından sonra şehri terkeden ve yeni bir koruyucu aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya’da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.

İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi kabul edilen Mona Lisa için 1503’te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504’te babasının ölüm haberi üzerine Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele verdi ancak çabası sonuçsuz kaldı. Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.

1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490’da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber olmuş, ancak öğrencisi olarak bilinen bu genç hiç bir sanatsal ürün üretmemişti. Leonardo, bu iki dostla İtalya’yı birlikte dolaşmıştı.

1513 - 1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.

Leonardo da Vinci’nin ölümü 1516’da koruyucusu Giuliano de' Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis’den Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Ona büyük hayranlık duyan kral, kendisini sık sık ziyaret gelir ve sohbet ederdi.

Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terketmişti.

Leonardo 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında öldü. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir ancak 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve 1 gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı. Amboise'daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verildi.

---------------------

Eserleri

Sanat

Floransa Dönemi


--------Leonardo’nun ilk resmi--------

Leonardo da Vinci’nin 1466-1472 yılları arasında bilinen hiç bir eseri yoktur. Bu çıraklık döneminde atölyede boyaları karıştırdı, resimlerin küçük bazı bölümlerini boyadı. 1472’de Floransa'da bağımsız bir ressam oldu. Ancak ustasının atölyesinden ayrılmadı.

Leonardo da Vinci’nin bilinen ilk resmi 5 Ağustos 1472 tarihli "Arno Vadisi" resmidir. Leonardo’nun dehasını yansıtan bu resimde derinlik arttıkça detaylar azalır, kağıdın rengi resme hakim olur. Bu teknik daha sonra yokoluş perspektifi olarak adlandırılmıştır.


------ İsa’nın vaftizi tablosu-----

Leonardo, 1471-1475 yılları arasında Andrea del Verrocchio'’ya "İsa’nın Vaftizi" adlı tablosunda yardım etti. Resmin ana unsurlarını Verrochio zaten çizmişti. Leonardo, diz çökmüş bir melek ile İsa’nın vücüdunu resmetti. Melek, Verrochio’nın çizdiği figürlerden çok daha başarılıydı. Bunu gören Verrochio’nun fırçalarına bir daha asla elini sürmediği söylenir. Gerçekten de bu tablo, Verrochio’nun bilinen son tablosudur.

Leonardo'nun1476-1478 döneminde kendi atölyesini açtığı sanılmaktadır ve bu dönemde sipariş üzerine yaptığı en az iki resim vardır.

1. Floransa döneminde çizdiği en önemli tablolardan birisi de "Aziz Jerom"'dur. Tamamlamış olsa Mona Lisa kalitesinde olacağı tahmin edilen bu tablo, günümüzde Vatikan’dadır.

Leonardo 1481-1482 arasında aldığı bir sipariş üzerine "Müneccim Kralların Tapınması" adlı tablo üzerinde çalıştı ancak 1482’de Milano Dükü’nün hizmetine girince dev tabloyu yarım bırakarak Milano’ya gitti.

__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
puskullupabuc kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 14.06.06, 21:20
puskullupabuc - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Görsel Tasarım Editörü
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 1.372
Ettiği Teşekkür: 412
113 tane iletisine 240 kere teşekkür edilmiş
puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Ynt: Sanata Yön Vermiş Büyük Sanatçılar...

Milano Dönemi


---Erminli (Kakım) Kadın Tablosu----

Milano dönemi başında yaptığı resimlerin en önemlisi "Kayalıkların Bakiresi"dir. İki versiyonu bulunan bu eserin birisi Louvre Müzesi’nde, diğer Londra Ulusal Galerisi’nde yer alır.

Kayalıklar Bakiresi’nin yarattığı ilgi üzerine ısmarlanan "Erminli Kadın", günümüze kalan az sayıdaki resminden birisidir. Polonya’daki Çartorist (Czartorisky) Müzesi’ndedir.

1490'da Sforza'nın düzenlediği festival için yaptığı “Gezegenlerin Dansı” adlı müzikli oyun, İtalya çapında ünlenmesini sağladı.

1495- 1497 arasında en önemli eserlerinden birisi olan Son Yemek üzerinde çalışmıştır. "Son Yemek", Milano’da bir manastır yemekhanesinin duvarında yer alan duvar resmidir. Maalesef, bu büyük eseri yaparken denediği karışım başarılı olmamış, eser daha 1500’lü yıllarda bozulmuştur.

Leonardo, Milano döneminde matematikle de uğraştı ve İtalyan matematikçi Luca Pacioli’ye "Altın Oran Üzerine" adlı yapıtını yazmada yardım etti.

En çok vaktini alan çalışma, dükün babası onuruna yapması istenen "Bronz At Heykeli" idi. Dünyanın en büyük at heykeli olması planlanan bu eser için Leonordo uzun süre atların anomsini inceledi. 1483’te başlayan çalışmaları sonunda 1493’te dev kil modeli hazırladı. Bronz heykel için tonlarca bronza ihtiyaç vardı. Bronzun hazırlanmasını beklerken Son Yemek üzerinde çalıştı. Heykel için gereken bronz, Sforza tarafından silah yapımında kullanıldığından bronz heykel hiç bir zaman yapılamadı. Fransızların Milano’yu işgalinden sonra kilden yapılmış olan heykel ise askerlerin hedef tahtası olarak parçalandı.

Göçebe Dönemi
Leonardo, Milano’yu terkettikten sonra Mantova’da dönemin ressamlarının eserlerini toplamaya meraklı Isabella d'Este’nin bir portresi üzerinde çalışmaya başladı ancak 1501’de Venedik’e gidince Isabella d'Este’nin tüm ısrarlarına ve mektuplarına rağmen eseri tamamlamadı.

Venedik’te Osmanlılar’a karşı kullanılmak üzere çeşitli projeler(Isonzo Vadisi’nde hareketli bir bent kurmak, Osmanlı gemilerinin altını delmek için dalgıç kullanmak gibi) geliştirdi ancak hiçbiri uygulanmayınca Floransa’ya geçti.

Bir manastır için Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna İle Birlikte adıyla bilinen ve Londra’daki Ulusal Galeri’de bulunan taslağı hazırladıysa da Cesare Borgia’dan aldığı mühedislik teklifi üzerine bu eseri de yarım bıraktı.

Leonardo, Papa 6. Alexander’ın oğlu Cesare Borgia hizmetinde askeri mühendis olarak çalıştı, haritalar çizdi.

Cesare’dan ayrıldığı sırada II.Beyazit’a Haliç üstüne bir köprü, yeldeğirmeni inşaatı gibi projelerinden bahseden bir mektup yazdığı bilinir.

Floransa’ya döndüğünde Pisa ve Floransa arasında savaş vardı. Floransa’dan Pisa’ya akan Arno Irmağı’nın yatağını değiştirerek şehri susuz bırakmayı planladı ama bu plan başarısız oldu.

Arno Nehri yatağı üzerindeki çalışmalardan sonra Anghiarai Savaşı adlı duvar resmi üzerinde çalıştı. 1440’ta Floransa’nın Milano’ya karşı kazandığı zaferi konu alan bu resim üzerinde çalışırken karşı duvarda da Cascina Savaşı adlı resim için Mikelanj çalışıyordu. İki sanatçı arasındaki çekişme “Savaşların Savaşı” halini aldı. Eser henüz tamamlanmadan Fransa Kralı tarafından Milano’ya çağrılan Leonardo, bir süre iki şehir arasında mekik dokuduysa da sonunda resmi yarım bırakmak zorumda kaldı (Rakibi Mikelanj da Roma’ya çağrıldığı için kendi resmini yarım bırakmak zorunda kaldı.)

Milano’da saray mensupları için dekoratör gibi çalıştı, saray eğlencelerini düzenledi.Zamanla anatomi çalışmalarına döndü. Resme yeniden ilgi duymaya başladı ve Mona Lisa’yı yapmaya başladı. Bu resmi ömrü boyunca yanından ayırmadı ve tüm yolculuklarında beraberinde taşıdı.

1513’te gittiği Roma’da ihtiyar bir bilge olarak saygı görmesine rağmen Rafael ve Mikelanj’ın aksine Medici ailesinden fazla sipariş almadı. Ancak Mikelanj’ın Davut (David) adlı eserinin yerinin belirlenmesi için kurulan komisyonda yer aldı ve Mikelanj’ın isteğine aykırı olarak Floransa’daki Palazzo Vecchio önüne yerleştirilmesinde etkili oldu.

1515 yılında Fransızlar’ın Milano’yu yenmesinden sonra Guiliano de Medici kendisinden barış görüşmelerinde Fransa Kralı’na sunulmak üzere mekanik bir aslan yapma görevi verdi. Yaptığı aslan (Floransa’nın simgesi), bir kaç adım yürüdükten sonra kalbinden bir zambak (Fransa’nın simgesi) çıkarıyordu. Genç kral, kendisine hayran kaldı. Guiliano de Medici bir yıl sonra ölünce, Fransa Kralı Leonardo’yu çağırtmıştı. Son yıllarını Fransa’da geçirdi.

Bilim ve Mühendislik


----Vitruvian Adamı, Leonardo'nun insan vücudunun oranları hakkındaki çalışması----

Leonardo'nun bilim ve mühendislik alanındaki çalışmaları en az onun sanatsal çalışmaları kadar etkileyici ve yenilikçidir; 13.000 sayfadan oluşan defterlerinde yeralan notlar ve çizimler sanat ve bilimi kaynaştırmıaktadır. Leonardo bu notları, etrafındaki dünyayı sürekli gözleyerek, Avrupa'da yaptığı seyahatler sırasında yazmıştır. Leonardo solaktı, ve tüm yazılarını ancak ayna ile bakılınca okunabilecek şekilde yazardı.

Leonardo'nun bilime bakış açısı gözlemseldi: bir bilinmezliği anlamak için onu en küçük detayına kadar tarif ve tasvir ederdi, teoriye ve deneylere önem vermezdi. Latince ve matematik konusunda eğitim almamış olması sebebiyle, çağdaş akademisyenler onun bilimsel çalışmalarını gözardı ettiler (oysaki Leonardo Latince'yi kendi kendine öğrenmişti).


---Embriyo çalışmaları(1510)----

Anatomi
Leonardo insan anatomisi konusundaki çalışmalarına Andrea del Verrocchio'nun yanında çıraklık yaparken başladı; çünkü Verrochio tüm öğrencilerini anatomi öğrenmeleri konusunda teşvik ederdi. Sanat alanında başarı kazanmaya başlayınca, Floransa'daki Santa Maria Nuova Hastanesi'nde kadavralar üzerinde inceleme yapmasına izin verildi. Daha sonra Milano'daki Maggiore Hastanesi'nde ve Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde de kadavralar üzerinde çalışmalar yaptı. 1510-1511 yıllarında doktor Marcantonio della Torre ile birlikte çalıştı. 30 yılda, farklı yaşlarda 30 adet kadın ve erkek kadavrası inceledi. Marcantonio ile birlikte anatomi konusunda teorik bir çalışma yayınlamak üzere çalışmalar yaptılar, ve 200'ün üzerinde çizim hazırladılar. Ancak bu çizimler Leonardo'nun ölümünden sonra, 1580'de "Resim Üzerine Tezler" adı altında yayınlandı.

Leonardo birçok insan iskeleti çizimi yaptı, ve omurganın çift-s formunu ilk tanımlayan kişi oldu. Pelvis ve kuyruk sokumu hakkında incelemeler yaptı, ve kuyruk sokumunun 5 farklı kemikten oluştuğunu belirledi. İnsan kafatasını ve beynin kesitlerini mükemmel şekilde tariflemeyi başardı. Ciğerlerin, idrar kesesinin, cinsel organların ve hatta cinsel birleşmenin yapılarını gösteren oldukça fazla sayıda çizim yaptı. "Hamilelik mucizesiéni anlamak amacıyla fetusun anne karnındaki pozisyonu hakkında çizimler yapan ilk birkaç kişiden biridir. İnsan anatomisine ek olarak, çeşitli hayvanların anatomisi hakkında da çizimleri bulunmaktadır.

Leonardo sadece insan vücudunun yapısıyla değil, aynı zamanda fonksiyonuyla da ilgileniyordu, bu yüzden anatominin yanısıra aynı zamanda fizyoloji konusunda da çalışmalar yaptı. Fizyolojik deformasyonu olan kişilerle ilgili de çizimleri bulunmaktadır.

Anatomi alanındaki çalışmaları, yazılı tarihteki ilk robot tasarımınına öncülük etti. "Leonardo'non robotu" adı verilen tasarım büyük olasılıkla 1495 yılında yapıldı ama ancak 1950'lerde farkedildi. Kan dolaşımı hakkında bilgisi olmamasına rağmen, robota eklediği kalp vanaları sayesinde kanın tüketilmek üzere kaslara pompalanmasını sağladı. Leonardo'nun yaptığı bir çizim, 2005 yılında bir İngiliz kalp cerrahına hasar görmüş kalpleri tedavi etmek yolunda yepyeni bir yol keşfetmesi için ilham verdi.

Buluşlar ve Mühendislik
Uçma konusuna duyduğu müthiş ilgi sebebiyle, Leonardo kuşların uçması hakkında detaylı çalışmalar yaptı ve aralarında 4 kişi tarafından çalıştırılabilen bir helikopter ve hafif bir hang glider da bulunan çok çeşitli uçan makineler tasarladı.


---Leonardo tarafından tasarlanan ve Château d'Amboise'da bulunan zırhlı bir tank---


--Leonardo'nun tasarladığı zırhlı tankın içi--

1502 yılında Leonardo da Vinci, Sultan II.Beyazıt için, Haliç'in girişine inşa edilmek üzere 240 metre uzunluğunda bir köprü tasarımı yaptı. Bu köprü inşa edilmedi, ama 2001 yılında Norveç'te Vebjørn Sand Da Vinci Projesi kapsamında, bu tasarımı temel alan daha küçük bir köprü yapılarak Leonardo'nun vizyonu hayata geçirildi.

Her ne kadar savaşı insan faaliyetlerinin en kötüsü olarak nitelese de, Leonardo'nun defterlerinde askeri mühendislik alanında da çalışmalar bulunmaktadır; bunların arasında makineli tüfekler, zırhlı tank, bombalar, paraşütler gibi tasarımlar yer almaktadır. Diğer buluşları arasında bir denizaltı, dişliler kullanılarak yapılmış ilk mekanik hesap makinesi, ve yaylı bir mekanizmayla çalışan bir araba da bulumaktadır. Vatikan'da bulunduğu yıllarda güneş enerjisini kullanmak için, içbükey aynalar yardımıyla suyu ısıtacak bir tasarım yapmıştır. Her ne kadar Leonardo'nun tasarımlarının çoğu yaşadığı dönemde hayata geçirilememiş olsa da, IBM'in desteğiyle birçoğunun modelleri yapılmıştır ve Amboise'deki Château du Clos Lucé'de bulunan Leonardo da Vinci Müzesi'nde sergilenmektedir.

Leonardo'nun Defterleri
Leonardo'nun defterleri temel olarak 4 farklı konuda yazılmıştır: mimari, mekanik, resim ve insan anatomisi. Bu defterler, farklı boy ve tipte birbirinden bağımsız kağıtlardan oluşmaktadır ve ölümünden sonra dağılmış olmalarına rağmen, günümüzde Louvre, Biblioteca Nacional de España, Milano'daki Biblioteca Ambrosiana, ve British Library gibi büyük kolleksiyonlarda bulunmaktadır. British Library'de bulunan defterlerin bir kısmı internette
incelenebilir. Codex Leicester adı verilen defter, Leonardo'nun özel bir kolleksiyonda bulunan tek büyük bilimsel çalışmasıdır, ve şu anda Bill Gates'e aittir.

Ocak 2005'te, Floransa'daki Basilica della Santissima Annunziata di Firenze'nin yanında bulunan bir manastırın gizli odalarından birinde, Leonardo'nun uçuş ve diğer bilimsel konulardaki çalışmalarını yaptığı bir laboratuvar bulunmuştur


kaynak:wikipedia.org
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
puskullupabuc kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #3  
Alt 14.06.06, 21:38
puskullupabuc - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Görsel Tasarım Editörü
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 1.372
Ettiği Teşekkür: 412
113 tane iletisine 240 kere teşekkür edilmiş
puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.puskullupabuc gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Ynt: Sanata Yön Vermiş Büyük Sanatçılar...

Da Vinci'nin Mona Lisa'sının önemi herhangi bir insanın bile resminin yapılabilecek kadar değerli olduğudur...Rönesans Mona Lisa'yla birlikte insan ve insanlığa olan değeri vermiş, insan ve insanlık konulu resimler rönesansla birlikte geleceğe zemin oluşturmuştur. Aynı zamanda bir başka açıdan da bakınca Da Vinci'nin bu ileri görüşlülüğü sürrealizmin temellerini atmıştır böylece modernizme büyük bir kapı açılmıştır...Tabii bunun yanında kullandığı teknik, renkler, ışık gölge, doluluk boşluk, kompozisyon ,perspektif ve daha pek çok konuda hatasız ve mükemmel bir eserdir. İşte bugün Mona Lisanın hala bu kadar önemli olması bunlardandır...




Da Vinci'nin Son akşam Yemeği resmindeki perspektif başarısı çok dikkat çekicidir.Burada kullandığı perspektif İsa'nın gözlerinden kaçış alınarak yapılmıştır.Böylece odak noktası Hz İsa'nın gözlerine yoğunlaşmıştır. Bu durum da aslında o anı Hz İsa'nın gözleriyle,onun bakış açısıyla görmemiz anlamına geliyor.Bu eserde tekniğiyle, perspektifiyle,ışığı gölgesiyle, her şeyiyle tam bir şaheserdir...
__________________

Konu puskullupabuc tarafından (21.10.07 saat 08:52 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
puskullupabuc kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #4  
Alt 21.07.07, 00:14
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Leonardo di Ser Piero da Vinci

Leonardo di Ser Piero da Vinci

Batı uygarlığının o parlak Rönesans döneminin aydın kafalı etkin tanıklarından biri olan Leonardo evrensel bir yaratıcı, bir heykelci, bir mimar, bir şehircilik uzmanı, bir müzisyen ve bir makine mucidi olarak karşımıza çıkar. Ama o her şeyden önce Michelangelo ve Raffaello’yla birlikte, Rönesans resim sanatının kurucularından biridir.



Leonardo, ilk bakışta ressam kişiliğiyle öne çıkmasa da resim sanatının soyluluğunu en açık biçimde ortaya koyar. Ona göre resim, sanatçıyı zanaatçıdan, yaratıcıyı "el sanatları"yla uğraşanlardan ayıran bir zihin işi sayılır. Bununla birlikte Leonardo, bu alanda da bilgi sahibidiR. Modern sanatçının kişiliği Leonardo’yla birlikte ortaya çıkar. Leonardo’nun ressamlığını incelemek için elimizde çoğunlukla gerektiği gibi korunmamış otuz kadar eser vardır. Sanatçının kimi zaman talihsiz deneyleri de tablolarından bir bölümünün çabucak bozulmasına yol açmıştır (Ünlü "Son Akşam Yemeği" tablosu). Leonardo’dan bize ulaşanlar arasında eski kopyalar ve özellikle Floransalı sanatçının kendisini adadığı pratik ve kuramsal çalışmaların tümünü gösteren binlerce çizim de vardır.

EVRENSEL BİR FLORANSALI

Leonardo di Ser Piero da Vinci, 1452 yılında, Floransa yakınlarında kendi adını taşıyan bir köyde dünyaya geldi. Bir noter ile bir köylü kadının evlilik dışı çocuğu olan Leonardo, babası Ser Piero’nun yanında büyüdü. 1467 veya 1469 yılına doğru, Floransalı heykelci ve ressam Verrocchio’nun atölyesinde çalışmaya başladı. Kuşkusuz Domenico Ghirlandaio, Botticelli, Perugino ve Filippino Lippi ile de burada karşılaştı. Öğrenimi yalnızca resim sanatına yönelik olmamasına karşın Leonardo, hümanistlerin tersine, Latince ve Yunanca bilmiyordu. Bu özelliği çağdaşlarını şaşırtmıştı.

1472’de Floransa Ressamlar Loncası’na girdi ve 1479’da ustasının atölyesinden ayrılıp 1481 yılının sonunda Milano’ya Ludovico Sforza’nın sarayına gitti. Ludovico Sforza, sanatçıdan, babası Francesco Sforza’yı at üstünde gösteren bir heykel yapmasını istedi. Leonardo, Milano’da beklentilerine yanıt veren bir kültür ortamı bulmuştu, ancak atlı heykelin yapımı çok yavaş yürüdü. "Kayalıklar Madonnası"nın (1483) ilk siparişini de bu sırada alan Leonardo, heykel çalışmalarına koşut olarak mimarlık (Milano ve Pavia katedraleri için taslaklar), şehircilik ve su mühendisliği çalışmalarıyla uğraştı. Kuramsal tercihleri belirginleşen Leonardo, resme dair yazmayı düşündüğü eserin temel kavramlarını tasarladı. Öte yandan Sforza Sarayı’ndaki yaşama renk katan görkemli şenlikleri düzenleme görevi de Leonardo’ya verildi. Yine de Milano’daki Santa Maria delle Grazie’nin yemekhane duvarına "Son Akşam Yemeği"ni resimleyecek zaman buldu (1495-1497). Ne var ki, Italya Savaşları başlamıştı. Fransız ordusu 1499’da Milano’yu işgal ederek Sforza’nın hükümranlığına son verdi. Leonardo 1500 yılında Mantova’ya (Isabella d’Este’nin Portresi), Venedik’e (Bu şehre yaptığı yolculuğun Venedik resmi üzerinde etkileri oldu) ve Floransa’ya gitti. Sanatçı, 1506 yılına kadar kaldığı Floransa’da "Mona Lisa"yı, bugün kayıp olan "Leda" ve "Anghiari Savaşı" (Vecchio Sarayı için) adlı tabloları yaptı. Ressam bunlardan başka askeri mimarlık çalışmalarına da girişti; 1506’dan itibaren, Milano’da, Fransızlar’ın özellikle de büyük bir sanatsever olan Kardinal Charles d’Amboise’ın hizmetine girdi. Leonardo ayrıca Gian Giacomo Trivulzio’yu at üstünde gösteren bir anıt siparişi üzerinde çalıştı. Milano’dan 1513 yılında, dukalık yeniden Italyanlar’ın eline geçince ayrıldı. Roma’ya gitti; bu şehirde Giuliano di Medici’nin koruyuculuğunda çalışan sanatçılardan biri oldu. Leonardo’nun araştırmaları matematiğe ve Pontine Bataklıkları’nın kurutulmasına yöneldi. Bataklıkla ilgili taslağı Papalık’ın onayını aldı. Böylece onun ressam kişiliği araştırmacı, deneyci kişiliğinin önünde silindi. Bu sırada Roma’da sanat sahnesine Michelangelo ve Raffaello egemendi. Leonardo, Giuliano di Medici’nin ölümünden sonra 1516’da, bir başka büyük sanat koruyucusunun, Fransa Kralı I. François’nın teklifini kabul etti. 1517 yılından itibaren Amboise’da, Clos-LucZ Şatosu’nda yaşamaya başladı. Sanatçı, kraliyet şenliklerinin düzenlenmesine katıldı, ancak sağ eline felç indiği için ne yazık ki bir daha resim yapamadı. Leonardo, 2 Mayıs 1519’da, bir söylentiye göre I. François’nın kollarında, yaşama gözlerini kapadı.

ZİHİN İŞİ

Ressam Leonardo, XV. yy’ın son çeyreğinde, özellikle Floransa ve Venedik’te Italyan resmini sarsan değişikliklere neden olan başlıca kişilerden biridir. Kuatroçento’nun, akılcı perspektif kullanımına karşın aşağı yukarı iki boyutlu olan çizgisel bakış açısının yerine, daha duyarlı bir yaklaşım getirdi. Bu yeni yaklaşım yalnızca perspektife değil ışık-gölge dağılımının sfumato yöntemiyle ustaca sağlanmasına da dayanıyordu: Gölgeden ışığa doğru yumuşak bir geçiş, biçimlerin gizemli bir yarı gölgeden yavaş yavaş çıkmasıyla, üçüncü boyut yanılsaması yaratıyordu. Bu yöntem, sanat tarihçisi Bernard Berenson’un "Dokunsal Değerler" adını verdiği göz yanıltıcı bir resim sanatını yarattı. XV. yy’ın başından itibaren Flamanlar yağlıboya sayesinde adı geçen türde oldukça ileri gitmişlerdir. Leonardo’nun Verrocchio’nun atölyesinden ayrıldıktan hemen sonra yaptığı "Müneccim Kralların Tapınması" adlı tablosu, Botticelli şemasına uygun olmakla birlikte karmaşık bir mekána hareketlilik getirmektedir. Dokunsal değerlere bu geçiş, önce seçkin sanatçı Giovanni Bellini’nin sonra da Bellini’ye çok şey borçlu olan iki büyük ressamın (Giorgione ve Tiziano’nun) çevresinde gerçekleşen ve Venedik resmini etkileyen köklü değişime paralel olarak sürdürüldü. Floransalı sanatçının, sanat tarihçilerinin çekişmelerinin ötesinde Venedik’te değişim geçiren bir resim ortamıyla karşılaştığı düşünülebilir. Bu ortam, insan figürünün bütün gücünü ve olanaklarını ortaya koyabileceği yeni bir mekánı, yalnızca rengin büyüsüyle yaratmaktaydı. Ama Venedik üslubundaki yenilikler renk üzerine kuruluydu ve duyulara yönelikti. Oysa Leonardo’nun getirdiği yenilikler açıkça zihne yönelikti. Leonardo’nun tablolarında renk, Floransa geleneğine sıkı sıkıya bağlı bir taslağa göre, desene boyun eğiyordu. Leonardo’nun sanatının yankıları, 1500 yıllarında genç kuşağın en yetenekli sanatçılarından birinde de görülebilir. Etkilere açık ve bu etkileri kendi sanatının malzemesi haline getiren söz konusu ressam ise 1504’ten 1508’e kadar Floransa’da yaşayan Raffaello’dur. Raffaello, yalnızca Venedik derslerini değil, Leonardo’daki kompozisyon biçimlerini ve psikolojik havayı da özümsemişti. Sözgelimi "Balthasar Castiglione’nin Portresi" (1515’e doğru) adlı tablosu buna bir örnektir. Leonardo’nun eserlerinin çoğu evrensel gerçekliğin çeşitli cephelerine duyduğu merakı yansıtır: Yeryüzü şekilleri, suların hareketi, çiçekler ve bitkiler, hepsinden önemlisi de anatomi ve fizyonomi yardımıyla üzerinde çalıştığı insan figürü. Fizyonominin görevi, ruhun evi olan bedenin gizemini yansıtmaktır. Nitekim Leonardo şöyle yazar: "Figürlerine kişilerin zihinlerindeki düşünceleri ortaya koyan bir duruş ver, yoksa sanatın hiç de övgüye layık olmaz." Dünyanın en ünlü tablosu "Mona Lisa"nın çevresinde oluşan efsanenin kaynağı yalnızca birtakım anekdotlar veya Dadacılar’ın şakacı yaklaşımları değildir. Resimde alışılmışın dışında bir ustalıktan kaynaklanan bu efsaneyle ilgili olarak Berenson şunu yazar: "Velasquez’in, belki bir de en parlak dönemlerinde Rembrandt ve Degas’nın dışında, ’Mona Lisa’daki kadar anlamlı ve inandırıcı dokunsal değeri başka yerde bulamayız." Sfumato basit bir göz boyama yöntemi değildir.







Leonardo di Ser Piero da Vinci muamması


Kuşkusuz resim sanatı onun için, çok yönlü çalışmalarından yalnızca bir tanesiydi. Leonardo’nun her işe el atan bu davranışı, bir eseri yarım bırakmak gibi tuhaf bir eğilime sahip oluşu, psikanalistlerin de merakını uyandırdı. Bunun yanıtını sanatçının kendi sözlerinde bulabiliriz: "Ressamın eseri düşünme yetisinin düzeyinde olursa bu, o yeti için kötüye işarettir." Leonardo’da eser, belki de ruhun ateşiyle yanıp kül olmuştur.
Leonardo ardında büyük bir miras bırakmadı. Az sayıda öğrencisi vardı; üstelik Raffaello’nun zengin atölyesinin bıraktığı etkinin tersine Leonardo’yu izleyenlerden hiçbiri kendisini gerçek anlamda ortaya koymadı. Ders verdiği ressamlar (Francesco Melzi, Giovanni Antonio Boltraffio) ve ustayı taklit edenler (Bernardino Luini, Sodoma), yalnızca "Leonardovari etkilere" kapılmışlardı. Çoğu zaman da Floransa’dan uzakta yaşamış bir insan olan sanatçı, Floransa’daki resim sanatının gelişimine yabancı kaldı. Zekásı ve düşünceleri sürekli işe karıştığı ve muazzam bir araştırma yığınının altında ezildiği için Leonardo’nun derslerini bulup çıkartmak kolay değildir. Leonardo’nun ölümünden hemen sonra gerçek anlamda mirasçıları olmadı. Parma’da, yalnızca Correggio, "Mona Lisa" ressamının o zor derslerini kendince derledi. Leonardo, Rönesans’ın evrensel düşünü, yani ortak bir bilgi ve sanat hareketinde bütünleşme, birleşme düşünü temsil ediyordu. Resim onun için, sayısız araştırmalarıyla sürekli ilişkide olan gerçek bir bilme, tanıma etkinliğiydi. Bu sentez girişimi, Leonardo’nun ölümüyle birlikte, manyerizm akımının Rönesans ideallerinin çoğuyla taban tabana zıt, doğallıktan uzak ve geniş çapta klasisizme karşı bir resim dili oluşturmasıyla yok olup gitti. Dolayısıyla Leonardo’nun sanatı, yalnızca o dönem Italyan resmine yaptığı etkiyle değerlendirilemez. Çünkü eserler, hem resim alanında hem de çeşitli teknik buluşlar açısından tümüyle sıra dışıydı. Çok az resim yapmış olduğu halde Leonardo resim hakkında bir eser yazmayı tasarlamıştı. Elyazmalarından birçoğu ölümünden sonra Vatikan Kütüphanesi’nde korunan bir derlemede yer aldı; sayısız bilimsel ve teknik notuysa Paris (Fransız Enstitüsü, Ulusal Kütüphane), Londra (British Museum), Madrid (Ulusal Kütüphane) ve Milano’da saklanmaktadır. Ayrıca çok değerli Codex Atlanticus da Milano’daki Ambrosius Kütüphanesi’ndedir.








Meryem, çocuk İsa ve Azize Anna


Paris’te Louvre Müzesi’nde korunan, eşkenar dörtgen bir yüzeye yapılmış bu tablonun kompozisyonu, Raffaello’nun da esinlendiği klasik bir resim diline örnek oluşturur. Kuşkusuz konu özgün değildir, fakat sanatçı, dini bir soyağacını ortaya koymaya çalışarak konuyu işleyiş biçimine yenilik getirmiştir. Böylece, Isa’nın annesi kendi annesi Azize Anna’nın kucağında tasvir edilmiştir. Mesih’in tanınmasını sağlayan işaret, kurbanlık paskalya kuzusudur. Sanatçı, Azize Anna’nın yüzünde, yadsınamayacak bir tazeliği korumakla birlikte, iki kadın arasındaki yaş farkını yansıtmayı başarmıştır. Leonardo’nun çizdiği birçok yüze özgü etkili ve gizemli gülüş (Sözgelimi Mona Lisa’nınki) burada da görülmektedir. Sanatçının karmaşık yeryüzü şekillerine ilgisini yansıtan, gerçeklerden (Dolomitler) esinlenerek yaptığı engin dağlık manzara, bizi gizemli bir evrene taşır. Ressamın hayal gücü, bu puslu uzaklıkları, bu dağları, bakışların gizemli bir labirentte kaybolduğu bu yerleri bambaşka bir dünyaya dönüştürür. Söz konusu manzaraya yalnızca "Mona Lisa"da değil "Karanfilli Madonna"nın ilk versiyonunda da rastlanır. Bu tablo Freud’un ünlü çözümlemesine (Leonardo da Vinci’nin Bir Çocukluk Anısı, 1910) kaynaklık etmiştir. Meryem’in mavi giysisinin kıvrımlarında bir akbaba şekli gördüğüne inanan Freud’a göre Leonardo, yaşamının ilk yıllarında meydana gelen bir olay (Beşiğine bir akbabanın saldırması) yüzünden bilinçsizce bu şekli çizmiştir.
MUCIT LEONARDO
Leonardo’dan söz ederken onun "sanatçı işi" makinelerini görmezden gelmek düşünülemez. Bugün bile hala pek çok bilim adamına yol gösteren çizimler yapmış olan Leonardo’nun tasarladığı "yarı şeytani" ve "insanüstü" makineler, hala şaşkınlıkla karşılanıyor. Örneğin şölen ve tiyatro gösterileri için yaptığı dekor düzenekleri aynı anda iki tiyatro eserininin sergilenmesine olanak tanıyordu. Sanatçı, Curius Tiyatrosu’nda uyguladığı çok ince geometri ilkesiyle bunu sağlamıştır. Sadece resim, heykel ve mimari alanında değil "savaş sanatı" ile ilgili de buluşlar yapan Leonardo, daha çok düşman mermilerinin isabetini azaltmayı sağlayacak bir aerodinamik peşinde koştu. Onun tasarladığı "zırhlı araç" bilimkurgusal uçan dairelerin adeta müjdecisi gibidir. Başarısız olduğu planör taslaklarını, deniz altı makinelerini bugünün teknoloji harikalarının atası saymak yanlış olmaz. Yine hidrolik sistemler, projektör, "Leonardo otomobili" adıyla tanınan özdevimli bir araba, mekanik dokuma tezgahı ustanın buluşları arasında hayatımızı kolaylaştıran değerler olarak yer almıştır. Insanların haberleri birbirlerine hemen ulaştırması için bir tür "içiletişim" aracı çizen Leonardo, "Yüz bin yüz evde yüz bekçi on beş dakika içinde yeraltından bu haberleri yankılayacaktır" diye yazar. Codex Atlanticus’taki bir kehanetinde ise "En uzak bölgedeki insanların birbirleriyle konuşacağı ve birbirlerine yanıt verebilecekleri" haberini verir. Tabi bu habere Leonardo’dan yüzyıllar sonra bulunacak telefonun müjdesi demek yalnış olmaz. Leonardo’nun deneylerine bakıldığında "inek ve öküz işkembelerini karıştırarak" yaptığı bir nevi "plastik madde", insana simya "dönüşümünü" düşündürür. Leonardo, sayılardan da büyük zevk almıştır. 1504 yılında Leonardo şöyle yazar: "Aziz Andreas gecesi, gece mum erirken, gece ve üzerine yazdığım kağıt biterken, bir saatten az bir zamanda çemberi dördülleme problemini çözdüm." Öyle ki, Leonardo, "Matematikçi olmayan kimse benim ilkelerimi okumaya girişmesin" diyecek kadar çok sevmiştir matematiği. En temel hesaplarda şaşırıp kalsa da geometri konusunda ulaştığı sonuçlar kesin ve baş döndürücüdür.






LEONARDO’NUN BAŞLICA ESERLERI

1472-1475 Meryem’e Müjde,

1475’e doğru Ginevra de Benci’nin Portresi,

1475-1478 Madonna Benois,

1478-1480 Karanfilli Madonna,

1481-1482 Müneccim Kralların Tapınması,

1483-1486 Kayalıklar Madonnası (Ilk versiyon),

1483-1490 Kakım Kürklü Kadın,

1490 Bir Müzisyenin Portresi,

1490-1495 Alınlıklı Güzel,

1495-1497 Son Akşam Yemeği,

1503-1507 Mona Lisa

(La Gioconda),

1510 Meryem, Çocuk Isa ve Azize Anna,

1513-1516 Vaftizci Yahya.

Batı uygarlığının o parlak Rönesans döneminin aydın kafalı etkin tanıklarından biri olan Leonardo evrensel bir yaratıcı, bir heykelci, bir mimar, bir şehircilik uzmanı, bir müzisyen ve bir makine mucidi olarak karşımıza çıkar. Ama o her şeyden önce Michelangelo ve Raffaello’yla birlikte, Rönesans resim sanatının kurucularından biridir. Leonardo, ilk bakışta ressam kişiliğiyle öne çıkmasa da resim sanatının soyluluğunu en açık biçimde ortaya koyar. Ona göre resim, sanatçıyı zanaatçıdan, yaratıcıyı "el sanatları"yla uğraşanlardan ayıran bir zihin işi sayılır. Bununla birlikte Leonardo, bu alanda da bilgi sahibidiR. Modern sanatçının kişiliği Leonardo’yla birlikte ortaya çıkar. Leonardo’nun ressamlığını incelemek için elimizde çoğunlukla gerektiği gibi korunmamış otuz kadar eser vardır. Sanatçının kimi zaman talihsiz deneyleri de tablolarından bir bölümünün çabucak bozulmasına yol açmıştır (Ünlü "Son Akşam Yemeği" tablosu). Leonardo’dan bize ulaşanlar arasında eski kopyalar ve özellikle Floransalı sanatçının kendisini adadığı pratik ve kuramsal çalışmaların tümünü gösteren binlerce çizim de vardır.

















Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #5  
Alt 21.07.07, 00:26
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Leonardo di Ser Piero da Vinci











Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #6  
Alt 21.07.07, 00:27
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Leonardo di Ser Piero da Vinci














Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #7  
Alt 21.07.07, 00:28
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Leonardo di Ser Piero da Vinci















Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #8  
Alt 21.07.07, 00:30
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Leonardo di Ser Piero da Vinci















Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #9  
Alt 21.07.07, 00:31
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Leonardo di Ser Piero da Vinci











Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (27.09.07)
  #10  
Alt 14.08.07, 19:20
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci (d. 15 Nisan 1452 - ö. 2 Mayıs 1519) İtalyan Rönesans mimarı, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltıraş, geometrici ve ressamdır.

En tanınmış yapıtları Mona Lisa (1503 - 1507) ve Son Yemek’tir (1495 - 1497).

Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıtlarıyla değil, çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.

Leonardo, genç bir noter olan Ser Piero da Vinci'nin ve muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak İtalya'da, Floransa kentine bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi. Avrupa'daki modern isimlendirme kurallarının yerleşmesinden önce dünyaya gelmişti. Bu yüzden tam ismi, "Vincili Piero'nun oğlu Leonardo" manasına gelen "Leonardo di Ser Piero da Vinci"dir. Eserlerini "Leonardo" ya da "Io, Leonardo (Ben, Leonardo)" olarak imzalamıştır.

Somut kanıtlar bulunmasa da, Leonardo’nun annesi Caterina'nın, babası Piero'ya ait Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin ediliyor. Babası, Leonardo’nun doğduğu yıl, Albiera adındaki ilk eşi ile evlendi, Caterina ile ise hiçbir zaman evlenmedi.

Leonardo’ya bebekliğinde annesi baktı, ancak birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı; arada sırada Floransa’ya babasının evine giderdi. Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilmişti ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailedeki kimseden sevgi görmedi.


14 yaşına kadar Vinci’de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ardı ardına ölmesi üzerine 1466’da babası ile birlikte Floransa’ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaştan itibaren çok güzel çizimler yapan Leonardo’nun resimlerini babası, dönemin ünlü ressam ve heykeltıraşı Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio onu çırak olarak yanına aldı. Leonardo Verrocchio'nun yanında Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi ünlü sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Atölyede sadece resim yapmayı değil, lir çalmayı da öğrendi.

Floransa’yı 1482’de terkederek Milano Dükü Sforza’nın hizmetine girdi. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektubu bütün zamanların en olağanüstü iş başvurusu sayılır.

Leonardo, 1499’da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı, aynı zamanda bina, makine ve silah tasarımları yaptı. 1485 - 1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makinelerin yanısıra, kilise, kale ve kanal yapımı gibi mimari yapılar ile ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı, öğrenciler yetiştirdi. İlgi alanı o kadar genişti ki, başladığı çoğu işi bitiremiyordu. 1490 - 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan birisi de Leonardo’nun hidrolik alanındaki çalışmalarının el yazmalarını toplayan Bill Gates’dir.

1499’da Milano'yu terkeden ve yeni bir koruyucu (hami ) aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya’da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.

İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi kabul edilen Mona Lisa için 1503’te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504’te babasının ölüm haberi üzerine Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı. Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.

1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490’da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber olmuş, ancak öğrencisi olarak bilinen bu genç hiçbir sanatsal ürün üretmemişti.

1513 - 1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.


1516’da koruyucusu Giuliano de' Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Leonardo'ya büyük hayranlık duyan kral, sık sık ziyarete gelir ve sohbet ederdi.

Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terketmişti.

Leonardo 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında öldü. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir, ancak, 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı. Amboise'daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verildi.

Özel yaşamı

Leonardo, özel yaşantısını gizli tutmuştur. Fiziksel temastan hoşlanmadığı iddia edilir: “Üreme faaliyeti ve bununla bağlantılı olan her şey o kadar iğrençtir ki insanlar hoş yüzler ve duygusal eğilimler de olmasa kısa sürede yok olacaktır” sözü daha sonra Sigmund Freud tarafından analiz edilmiş ve Freud, Leonardo’nun “frijit” olduğuna hükmetmiştir. [1]

1476 yılında, sevgilisi Verrocchio ile birlikte yaşarken 17 yaşındaki model Jacopo Saltarelli ile sodomist ilişki kurduğu gerekçesiyle adı bilinmeyen bir kişi tarafından suçlanmıştır. İki ay süren soruşturma sonucu, Leonardo’nun babasının saygın konumuna da bağlı olarak hiç şahit bulunamamamsı nedeniyle dava düşmüştür. [2] Bu olayın ardından Leonardo ve arkadaşları Floransa’daki “Gecenin Bekçileri” isimli örgüt tarafından bir süre takip edilmiştir. (Gecenin Bekçileri'nin İtalya’da Rönesans döneminde kurulan ve sodomizmin bastırılmasına yönelik faaliyet gösteren bir örgüt olduğu Podesta’nın yasal kayıtlarında da yer almaktadır)
Leonardo'nun hizmetçisi ve asistanı il Salaino'nun anonim bir ressam tarafından çizilmiş portresi (1495)
Leonardo'nun hizmetçisi ve asistanı il Salaino'nun anonim bir ressam tarafından çizilmiş portresi (1495)

“Salai” veya “il Salaino” takma adlarıyla da bilinen Gian Giacomo Caprotti da Oreno [3] Giorgio Vasari tarafından “Leonardo’nun büyük keyif aldığı harika kıvırcık saçları olan ışıltılı ve güzel genç” olarak tanımlanmıştır. Il Salaino, 1490 yılında henüz 10 yaşındayken Leonardo’nun evinde hizmetçiliğe başlamıştır. Leonardo ve il Saliano arasındaki ilişki “kolay” olarak değerlendirilmez. 1491 yılında Leonardo il Salaino’yu “hırsız, yalancı, inatçı ve pisboğaz” olarak nitelendirmiş ve onun için “Küçük Şeytan” benzetmesini yapmıştır. Yine de, il Salaino 30 yıl boyunca yoldaşı, hizmetçisi ve asistanı olarak Leonardo’nun hizmetinde kalmıştır. Leonardo, il Salaino'yu "Küçük Şeytan" olarak çağırmaya devam etmiştir. Leonardo’nun sanatçı defterlerinde çıplak olarak çizilen il Salaino yakışıklı ve kıvırcık saçlı bir ergen olarak tasvir edilir. [4]

1506 yılında Leonardo, 15 yaşındaki Kont Francesco Melzi ile tanışır. Melzi, Leonardo’nun kendisine karşı hislerini bir mektubunda “a sviscerato et ardentissimo amore”