Bu konuyu nereye açsam diye kararsız kaldım. Sanat haberi desen sadece tek başına değil.
Bir nevi ressam tanıtımı ancak altında enteresan bilimsel gelişme ve araştırmalar var.
Bunun yanında toplumsal bir sorumluluk aslında. Tabi biz sahip çıkamamışız gene.
İngiliz ve amerikalılar bizden daha çok sahip çıkmış sanatçıya.
Bir ressamımız var. Ve bu ressamımız görme engelli. Buraya kadar herşey normal. Bu ressamımız Eşref Armağan.
Kendisi doğuştan görme engelli. Yani renk nedir, deniz nedir görmemiş. Ancak çizdiği resimler 40 yıldır gören bendenizden
daha güzel resimler çiziyor.
Enteresan nokta ise çizilen resimlerin veya objelerin soyut olmaması. Gayet somut çizimler ve renklendirmeler.
Bir ingiliz bayan eşref beyi tespit etmiş ve tespit ettiği günden bu yana da onu dünyaya tanıtmak için hayatını adamış.
Yine bu ingiliz tarafından hazırlanmış web sitesinden devam edelim eşraf armağanı tanımaya.

Eşref Armağan, çok özel bir Türk ressamdır. Eserleri hem Türkiye çapında, hem de yurt dısında çeşitli sergilerde yer almıştır.
Geçmişte İtalya'dan bir süre önce de Şangay Büyükşehir Belediye Başkan'dan davetler almıştır. Birçok kereler hem Türk televizyon kannallarında hem de CNN ve BBC gibi kanallarda adından söz edilmiş olmasına rağmen değerli sanatçı ve ressamlarının bulunduğu kitapta Eşref Armağan'ın adı geçmemektedir.
Eşref doğuştan görmez olan bir ressamdır. Hiç bir zaman gün batımını, baharda yeşeren, çiçek açan doğayı, renklerini göremedi.
Tuttuğunu koparan, mücadeleci kişiliği ona, duygularını dile getirbilmek için ses, bir anlamda da görmek için göz kazandırmıştır.
Görmeden bu kadar mükemmel eserler ortaya çıkaran bır dehanın eserleri karşısında büyülenmemek elde değil.
Eşref Armağan'ın biyografisi çok acıklı;
Bundan 52 yıl önce İstanbul'da, Fatih'nin çok mütevazı mahallelerinden birinde, dünyaya gelir. Eşref, ne çocukken ne de yetişkin çağda hiçbir öğrenim görmedi.
Kendi kendine yazmayı öğrendi. Eşref, bütün gün babasının dükkanında baca boruları keserek babasına yardım ederdi, boş zamanını da resim çizerek geçirirdi.
6 yaşındayken kalem ile kağıt üzerine çizmeyi, 18 yaşında ise önce parmakları ile kağıt üzerine, sonra da kartona yağlı boya ile resim yapmaya başladı.
Yağlı boyadan akrilik boyaya ve tuale geçti. Elleri artık onun gözleri olmuştu. Görmemesine rağmen çizdiklerinin bu denli gerçeği yansıtması, resim yapmanın onda bir tutkuya dönüşmesini sağladı.
Bütün dahilerde olduğu gibi Eşref'teki bu zeka da olağanüstü birşey. Eğtim görmemiş olması ona, kendisi gibi ihtiyacı olan, bir şeyler yapma arzusunda olan birçok kişiye bu işin sırrını ya da kendi kendine öğrenme metodlarını aktarabilme imkanı vermiyor.
1994 senesinde senesinde Joan Eröncel isimli 30 sene evvel Türkiye'de evlenmiş Amerikalı bir hanım ile tanışır.
Joan, onun eserlerinin mükemmelliği karşısında hayran olur ve ona yardım etmeye karar verir. Hatta onun adına bir internet sitesi açar (Esref Armagan) Şu an yenilenmiş bir sitesi daha bulunmaktadır. esrefarmagan.com sitesinden daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Site ingilizce hazırlanmış olmasına rağmen türkçe menüsüde bulunmakta.















Normal
