Asker ressamlarımızdan Hikmet Onat, Cormon’un atölyesinde aldığı eğitimle Türk resim sanatının kendine özgü bir izlenimci anlayışa sahip olmasını sağlayan “1914 kuşağı”nın en önemli temsilcilerinden olmuştur
Deniz binbaşısı Kanlıcalı Murad Ahmed Bey’in oğlu olarak İstanbul Fındıklı’da dünyaya gelen Hikmet Onat, Fındıklı Mahalle Mektebi ve Tophane Nadire Mektebi’nde ilk eğitimini
tamamlayarak Mekteb-i Fevziye’ye yazılmıştır. Babasının deniz subayı olmasını istemesi nedeniyle, Bahriye Mektebi’ne girmenin bir ön koşulu olarak Kasımpaşa Rüştiyesi’ne geçmiştir. 1899 yılında Heybeliada’daki Mekteb-i Bahriye-i Şahane’ye girerek, dört yıl eğitim görmüş ve teğmen rütbesiyle mezun olmuştur. İlk resim derslerine burada başlamış ve resme olan kabiliyetinin farkına varmıştır. Askerliğini tamamladıktan sonra Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girerek Valeri ve Warnia atölyelerinde resim eğitimi almaya başlamış ve 1910 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl, Avrupa eğitimi için açılan sınavı kazanan Hikmet Onat subaylıktan ayrılmış; İbrahim Çallı ve Mehmet Ruhi Arel’le birlikte aynı dönemde devlet adına Paris’e gönderilmiştir. Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde Cormon’un, önce misafir sonra da asil öğrencisi olarak eğitim almıştır. 1914 yılında yurda dönmüş ve bir süre Galatasaray Lisesi’nde resim öğretmenliği yapmıştır. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin düzenlediği Galatasaray Sergileri’ne katılarak çalışmalarını izleyicilerin beğenisine sunan sanatçı, Akademi Müdürü Halil Edhem Bey’in önerisi ile hazırlık sınıfının hocası olmuş, kısa bir süre sonra da atölye şefliğine yükselmiştir. Mayıs 1949 tarihinde emekli oluncaya kadar Akademi’deki görevini başarıyla sürdürmüştür.
Beşiktaş İskelesi, imzalı 1941 tarihli, tuval üzerine yağlıboya, 42x68cm (Arkas Koleksiyonu)
Çin Vazolu Krizantemler, imzalı, 1962 tarihli, tuval üzerine yağlıboya, 73.5x54.5 cm (Arkas Koleksiyonu)
Resmin sevilmesinde etkili olan ressam
1922 yılında Çemberlitaş’ta Ressam Mehmet Ruhi Bey ve İhsan Bey tarafından “Serbest Resim Atölyesi” adında, Alman atölye sistemi örnek alınarak özel bir atölye kurulmuştur. Akademi’nin dışında her düzeyde resim eğitimi ve uzmanlığı sağlamayı amaçlayan bu kurs, Akademi’ye giremeyen öğrencilere resim eğitimi alma fırsatı sunmuştur. Hikmet Onat da Akademi’deki görevinin yanı sıra haftanın iki günü bu kurstaki öğrencilerin yaptıklarını tashih ederek gençlerin yetişmesine katkı sağlamıştır.
Bir izlenimcinin paletinden bir başka İstanbul
Hikmet Onat öncelikle bir açık hava ressamıdır. Yaşamı boyunca seher vaktinde resim malzemelerini ve taburesini alarak, doğa resimleri yapmak üzere yollara düştüğü bilinir. Sanatçı İstanbul Boğazı’na, kıyıdaki balıkçı teknelerine, mavnaların sulardaki yansımalarına getirdiği öznel yorumu ile ünlüdür. “Rumeli Hisarı Sırtlarından” konulu eserinin arkasına, şasi üzerine el yazısı ile 31 Temmuz 1968 tarihini atmıştır. Bu panoramik manzarasında ön planda serbest, dinamik fırça tuşeleriyle farklı yeşil tonlarda ağaçları ve yamaçların yeşilini ifade etmiştir. Karşı kıyı ve geri plan gittikçe açılan mor mavi renk değerleri ile belirtilmiştir. Sanatçı, gün ışığının etkilerini, biçimlerin lekesel değerlerini dağıtan ancak kendi içinde organik bir bütünlüğe ulaşan fırçatuşeleri ile ifade etmektedir.
1941 tarihli “Beşiktaş İskelesi” eserinde özgün fırçası ile teknelerin sulardaki yansımalarını, zengin şiirsel değerlere dönüştürmüştür. 1971 tarihli “Büyükada Gaz Motorları İskelesi” tablosunda, gaz motorlarının sulardaki menevişlerini resimlerken renkçi yorumuna duygusallığını katarak son derece güçlü bir esere imzasını atmıştır. 1962 tarihli “Çin Vazolu Krizantemler” adlı tablosunda ise son derece başarılı bir natürmort örneğini görmekteyiz. Türk resmine bize özgü izlenimci anlayışı getiren 1914 Grubu ya da bir diğer adıyla Çallı Kuşağı'nın en önemli temsilcilerinden olan Hikmet Onat, uzun ömürlü ve verimli bir sanatçı olarak çok sayıda peyzaj, natürmort, portre ve figürlü kompozisyon resimlemiş, eserleri resmimizin klasikleri arasında yerini almıştır.
Deniz binbaşısı Kanlıcalı Murad Ahmed Bey’in oğlu olarak İstanbul Fındıklı’da dünyaya gelen Hikmet Onat, Fındıklı Mahalle Mektebi ve Tophane Nadire Mektebi’nde ilk eğitimini
tamamlayarak Mekteb-i Fevziye’ye yazılmıştır. Babasının deniz subayı olmasını istemesi nedeniyle, Bahriye Mektebi’ne girmenin bir ön koşulu olarak Kasımpaşa Rüştiyesi’ne geçmiştir. 1899 yılında Heybeliada’daki Mekteb-i Bahriye-i Şahane’ye girerek, dört yıl eğitim görmüş ve teğmen rütbesiyle mezun olmuştur. İlk resim derslerine burada başlamış ve resme olan kabiliyetinin farkına varmıştır. Askerliğini tamamladıktan sonra Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girerek Valeri ve Warnia atölyelerinde resim eğitimi almaya başlamış ve 1910 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl, Avrupa eğitimi için açılan sınavı kazanan Hikmet Onat subaylıktan ayrılmış; İbrahim Çallı ve Mehmet Ruhi Arel’le birlikte aynı dönemde devlet adına Paris’e gönderilmiştir. Paris Güzel Sanatlar Akademisi’nde Cormon’un, önce misafir sonra da asil öğrencisi olarak eğitim almıştır. 1914 yılında yurda dönmüş ve bir süre Galatasaray Lisesi’nde resim öğretmenliği yapmıştır. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin düzenlediği Galatasaray Sergileri’ne katılarak çalışmalarını izleyicilerin beğenisine sunan sanatçı, Akademi Müdürü Halil Edhem Bey’in önerisi ile hazırlık sınıfının hocası olmuş, kısa bir süre sonra da atölye şefliğine yükselmiştir. Mayıs 1949 tarihinde emekli oluncaya kadar Akademi’deki görevini başarıyla sürdürmüştür.
|
|
Resmin sevilmesinde etkili olan ressam
1922 yılında Çemberlitaş’ta Ressam Mehmet Ruhi Bey ve İhsan Bey tarafından “Serbest Resim Atölyesi” adında, Alman atölye sistemi örnek alınarak özel bir atölye kurulmuştur. Akademi’nin dışında her düzeyde resim eğitimi ve uzmanlığı sağlamayı amaçlayan bu kurs, Akademi’ye giremeyen öğrencilere resim eğitimi alma fırsatı sunmuştur. Hikmet Onat da Akademi’deki görevinin yanı sıra haftanın iki günü bu kurstaki öğrencilerin yaptıklarını tashih ederek gençlerin yetişmesine katkı sağlamıştır.
Bir izlenimcinin paletinden bir başka İstanbul
Hikmet Onat öncelikle bir açık hava ressamıdır. Yaşamı boyunca seher vaktinde resim malzemelerini ve taburesini alarak, doğa resimleri yapmak üzere yollara düştüğü bilinir. Sanatçı İstanbul Boğazı’na, kıyıdaki balıkçı teknelerine, mavnaların sulardaki yansımalarına getirdiği öznel yorumu ile ünlüdür. “Rumeli Hisarı Sırtlarından” konulu eserinin arkasına, şasi üzerine el yazısı ile 31 Temmuz 1968 tarihini atmıştır. Bu panoramik manzarasında ön planda serbest, dinamik fırça tuşeleriyle farklı yeşil tonlarda ağaçları ve yamaçların yeşilini ifade etmiştir. Karşı kıyı ve geri plan gittikçe açılan mor mavi renk değerleri ile belirtilmiştir. Sanatçı, gün ışığının etkilerini, biçimlerin lekesel değerlerini dağıtan ancak kendi içinde organik bir bütünlüğe ulaşan fırçatuşeleri ile ifade etmektedir.
1941 tarihli “Beşiktaş İskelesi” eserinde özgün fırçası ile teknelerin sulardaki yansımalarını, zengin şiirsel değerlere dönüştürmüştür. 1971 tarihli “Büyükada Gaz Motorları İskelesi” tablosunda, gaz motorlarının sulardaki menevişlerini resimlerken renkçi yorumuna duygusallığını katarak son derece güçlü bir esere imzasını atmıştır. 1962 tarihli “Çin Vazolu Krizantemler” adlı tablosunda ise son derece başarılı bir natürmort örneğini görmekteyiz. Türk resmine bize özgü izlenimci anlayışı getiren 1914 Grubu ya da bir diğer adıyla Çallı Kuşağı'nın en önemli temsilcilerinden olan Hikmet Onat, uzun ömürlü ve verimli bir sanatçı olarak çok sayıda peyzaj, natürmort, portre ve figürlü kompozisyon resimlemiş, eserleri resmimizin klasikleri arasında yerini almıştır.
|
(Arkas Koleksiyonu)
|
(Arkas Koleksiyonu)
KAYNAKÇA:
• Kaya Özsezgin, “Onat, Hikmet”, Türk Plastik Sanatçıları Ansiklopedik Sözlük, İstanbul 1994, s.247- 248.
• Kıymet Giray, Hikmet Onat, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1995.
• Necla Arslan, “Onat, Hikmet”, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, C.3, YEM Yayınları, İstanbul 1997, s.1375.
Hazırlayanlar: Sema OLCAY, Zeynep DEMİRCAN (Artium Sanatevi)
Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Sanat » Görsel sanatlar » Güzel Sanatlar » Resim » Ressamlar












Normal
