Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Coğrafya ve Tarih > Konularına göre tarih > Kim Demiş Tarih Sıkıcıdır Diye...

Konularına göre tarih hakkinda Kim Demiş Tarih Sıkıcıdır Diye... ile ilgili bilgiler


Kim demiş tarih sıkıcıdır diye... Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün, 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu: İnsanların çoğu

Like Tree1Likes
  • 1 Post By tropikal

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.09.08, 23:48
tropikal - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: May 2007
Nereden: bursa
İletiler: 2.503
Blog Başlıkları: 4
tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Arrow Kim Demiş Tarih Sıkıcıdır Diye...

Kim demiş tarih sıkıcıdır diye...



Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz



gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün,



1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:



İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs



ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de



kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak



amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.



Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.



Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları



ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak



ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale



geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.



İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeği deatmayın'



(Don't throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan gelmektedir.



Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında



tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu



için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler)



çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen



hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki 'kedi-köpek



yağıyor' (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.



Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu.



Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir



sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan



İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.



Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden



yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.



Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı



zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh)



seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman



geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak



üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı 'thresh



hold' (saman tutan; Türkçesi eşik idi.



Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir



kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler



ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam



yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek



ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok



uzun süre kazanda kalıyordu. '



Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük'



(peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old)



tekerlemesinin menşei budur. Bazendomuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı .



Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin



eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek



misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna 'yağ çiğnemek' (chew the fat)



adı veriliyordu.



Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu.



Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep



oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler



buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca



domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.



Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun



yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı . Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten



yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman



kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve



küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların



ağızlarında 'tabak ağzı' (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.



Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta



kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.



Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim



insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen



insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar



birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına



toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna 'uyanma' nöbeti



deniyordu.



İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer



bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor,



kemikleri bir 'kemik evi'ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı .



Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri



olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna



çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan



dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu



mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti 'graveyard shift')



denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ('saved by the bell') bazıları



da 'ölü zilci' (dead ringer) olurdu.



Gerçekler bunlar:



Kim demiş tarih sıkıcıdır diye:



Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları




kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla



süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış



Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli



kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia' da ise kanunla



bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.



Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklaraboşaltma adeti



17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını



lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.



1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma



ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan



Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak



tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti...



kaynak: izmirli
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
demiş, diye..., sıkıcıdır, tarih

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:48 .