Oğlunu evlendirmeyi düşünen aile büyükleri uygun bir kız bulabilmek için çevresini araştırmaya başlar. Bu araştırmada düğünler ve imeceler gibi kızların tutum, davranış olarak kendilerini gösterdikleri ortamlar önemli bir yer tutar. Bu arada tanıdıklarından yardım isterler. İstenecek kız, oğlanın sevdalısı ya da önceden tanınan biri ise bunlara hiç gerek olmayabilir. Her halükarda istemek için düşünülen kız iyice araştırılır, huyu, alışkanlıkları, geçmişi, ailesinin soyu, asaleti göz önünde bulundurulur.
En çok üzerinde durulan nokta ise kızın ya da ailesinden birinin herhangibir şekilde "toplumun namus anlayışına ters düşecek bir durumu ve davranışının" olup olmadığıdır. Ailelerinin mülkiyetleri [sahip olunan arazi vs.] ve asaletlerinin [iyi ocak, iyi ocak kızı] aynı ya da denk seviyede olması da ayrıca üzerinde durulan konulardır. Aksi taktirde evlilik gerçekleştirkten sonra toplumun onları küçük görmesine ve saygı duymamasına neden olur. Tabiki fakir bir ailenin, asaletli bir aileden kız alabilmesi gurur kaynağıdır. Tarıma dayalı toplumlara has gelinin çalışkanlığı, sağlığı, aileden gelen bir rahatsızlığının olmaması da tercih sebepleri arasındadır.
Kızın verilebilmesi sadece babanın evet demesi ile olup bitecek bir iş değildir. Kızın kardeşleri, dayıları hatta yakın akrabaların da bu evliliği onaylaması gerekir. Yakın çevrenin onaylamadığı bir evlilik gelecekte sorun yaratabilmekte, hoşnutsuzluklara neden olabilmektedir.
Tamamen görücü usülü bir evlikte, kızı tanıyan biri [kadın] erkek tarafından birine [kadın] kızdan bahseder (doloşinu) ve istemeleri için o kızın iyi yönlerini anlatır, övgüler dizer (oms´ku). Erkeğin aile büyükleri de bu kız hakkında araştırma yapar, kızı tanıyanlara sorar (goi´kitxu). Bu araştırma sırasında kız hakkında bilgi istenen biri ya da hiç bilgisine danışılmayan biri kızın olumsuz yönleri ile ilgili kötüleyici şeyler söyleyebilir (cetinu) ki bu da kız istemekten vaz geçilmesine neden olabilir.
Kız İsteme (Bozomata Ogoru)
Gelin adayı belirlendikten, taraflar birbirlerini yeterince soruşturduktan sonra sıra kız istemeye gelir. Kızın istenebilmesi için önceden kız ve erkek tarafından kadınlar diyaloğa geçerek kız isteme tarihini saptarlar. Bu arada düğünle ilgili birçok ayrıntıyı da gayriresmi olarak karara bağlarlar.
Söz Kesme/Nişan (Yoxo Cedvalu)
Erkeğin birinci dereceden yakınları kadınlarla birlıkte kız evine gider. Bazı yerlerde bu, üç kadın ve üç erkeğin birlikte gitmesi şeklinde gerçekleşir. Aslında bu kız istemeye değil, söz kesmeye denk düşen bir durumdur. Usulen kız babasından istenir. Olumlu cevabın alınmasından sonra gelin adayına yüzük (ma 3indi), küpe, saat gibi takılar takılır. Dışarı çıkılırak havaya kurşun sıkılır. Böylece müjdeli haber herkese duyurulmuş olur.
Düğün tarihi belirlenir. Bu tarih çoğunlukla sonbaharda hasadın kaldırılmasından sonraki zamandır. Erkek tarafı, bu tarihi işgücü kazanma amacıyla ilkbahara almak için zorlar. Zaman zaman bu, anlaşmazlık konusu da olabilmektedir. Söz kesme sırasında karara bağlanan en önemli hususlardan biri de geline alınancak altın miktarıdır. şayet erkek tarafı ilk oğullarını evlendiriyorsa bu miktar ciddi bir pazarlık konusudur. Çünkü belirlenen miktar muhtemelen arkadan gelecek gelinler için de geçerli olacaktır. Aynı zamanda altın, gelinin doğrudan mülkiyeti ve kötü günlerin güvencesidir. Gelin kendi isteği ile koca evini terketmediği sürece bu altınlar kendisinde kalacak, yeni bir ev kurarken bu altınlar kullanılacaktır.
Erkek tarafı yeni geline alınacak altın miktarını önceki geline alınandan daha az miktarda belirlerse kız tarafınca asla kabul edilmez ve kızlarına karşı bir hakaret, alçaltıcı bir tavır olarak kabul ederler.
Aileler isterse bir nişan da yaparlar. Nişan, yakın çereninin daveti edilmesi ile küçük çaplı yapılabileceği gibi, geniş katılımla bir düğün havasında da yapılabilir. Bu daha çok, nişan kız evinde yapıldığı için, kız tarafının ekonomik gücü, aile çevresinin genişliği ile orantılıdır. Nişana, damat adayı (noğame) de katılabilir. Ama bu tüm Lazona’da geçerli olan bir kural değildir. Damat adayı (noğame) ve gelin adayı (noğamisa) nişanlılık süresi boyunca birbirlerini aleni ve yalnız başlarına göremezler. Eğer bir görüşme olacaksa bu nişanlı kızın yanında bir refakatçı (yakını bir kız) mutlaka bulunur. Ayrıca bu görüşmeden kızın babası ya da erkek kardeşlerinin haberi olmaz.
Ancak, nişanlıların birbirleri ile [asla] görüşemeyeceği şeklindeki bu katı gelenek Lazona’nın bütününde geçerli olmadığı gibi tam tersi uygulamaların yaşandığı yerlerde vardır. Nihayet Hopa’da sözün kesilmesi evliliğin kesin olarak gerçekleştiği anlamına gelir ki bu anlayıştan yola çıkarak nişanlılar rahatça görüşebilir, birbirlerinin evine gidebilir hatta birlikte dahi olabilirler.
Kızın Kaçması-Kızla Birlikte Kaçmak (Meyonu-E´koyunu)
Laz kültüründe, Türkçe’de bulunan "kız kaçırma/dağa kaldırma" ifadelerinden anlaşıldığı biçimiyle bir davranış bulunmamaktadır. Lazcada da bu ifadeleri karşılayan kavram/kavramlar yoktur. Kız kendi rızasıyla, baskı ve zorlama olmadan erkeğe kaçabilir (Meyonu) ve erkek kendisine kaçmak/gitmek/varmak isteyen kızı kaçırabilir/alabilir (E´koyonu). Bu da kız ve erkeğin sevdalı oldukları halde evlenmelerine karşı çıkılması durumunda gerçekleşebilecek bir durumdur. Buna rağmen ailesinin rızası olmadan erkeğe kaçan bir kız/gelin toplum tarafından hoş karşılanmaz, kınanır. Böyle birine verilebilecek en büyük ceza ise ailesi tarafından dışlanması ve uzun yıllar geçse de baba evine kabul edilmemesidir. Özellikle babanın, onuru/gururu çiğnenmiştir. Çok uzun yıllar geçse de kızına konuşmaz ya da sıcak davranmaz. Artı, kaçarak gelin olan biri koca evinde de hoş karşılanmaz, yaptığı bu davranışın yüzüne vurulduğu olur. Buyüzden olsa gerek köy içi ve yakın köyler arası "kaçma" olayına pek/hiç rastlanmaz. Laz kültüründe kızın kaçması/kız kaçırma durumları yaygın değildir.
"Kaçma" durumunda araya hatırı sayılır kişiler devreye girerek tarafları barıştırma yoluna gider. Burada erkek tarafı mahçup rolündedir ve anlaşmayı/barışmayı isteyen taraftır. Barışmanın birkaç anlamı vardır: Erkek tarafı kendi oğullarına kaçan kızı baba evine iade ederler ki bunun için de kıza kötü davranılmayacağına dair garanti alırlar. Akabinde geleneklere uygun, ailenin rızası alınmış da evlilik gerçekleşiyormuş gibi düğün (!) yapılır. Veyahut, kızın ailesi tepkisiz kalır, kızı geri almaya kalkmaz. Yine de kız için baba evinin yolu artık (çoğu zaman) kapanmıştır. En iyi ihtimalle taraflar hiçbirşey olmamış gibi davranırlar ki buna çok ender rastlanır. Anlaşma gayreti daha çok aileler arasında düşmanlık doğmaması içindir.
Anlaşmaya varılamaması durumunda kızın ailesinin gücüne göre kızı geri alabilirler, ancak bu pek tercih edilen bir yol değildir. Ya da kesin bir tavır alarak kızlarına ve erkeğin ailesine karşı dostluk yollarını kapatırlar.
Erkek ve kızın karşılıklı isteği ile gerçekleşen bir kaçma namus meselesi olarak algılanmaz, kız tarafının geliştirdiği tavırda bu yönde değildir. Sorun daha çok gurur/onur meselesidir
Kızın istemi dışında bir delikanlının yapabileceği bir davranış var ki bu kısmen kabul görebilmektedir. Bir erkek bir kızı çok seviyorsa ve onunla ille de evlenmek istiyorsa, bir atiklikle kızın peştemalını başından kapıp kaçar. Daha ötesi ise kızın saçının kesmektir ki buna pek nadir rastlanır. Ancak bunlar en son yapılabilecek davranışlardır ve haklı bir gerekçesi olması gerekir. Ayrıca bunu yapan kişinin cesaretli ve sağlam bir aileden gelmesi de önemlidir. Yine de o kızın o erkeğe verileceği gibi bir sonuç çıkarılmaz.
Laz toplumunda zorla kız kaçırma durumu asla görülmez. Böyle bir şey, olay nitelğindedir, bir namus sorunudur ve sonuçları düşünüldüğünde kimsenin göze alabileceği bir şey değildir.
Baba Evinde Son Gece / Kız Gecesi (Bozo Limci)
Düğünden bir ya da bir kaç gün öncesinden kız ve erkeğin aileleri kendi yakınlarını tek tek evleri dolaşalarak şifaen düğüne davet ederler. Kızın arkadaşları toplanır, eğlence düzenlenir. Genç kızlar kendi aralarında şarkılar (birapa) söyleyip horon oynarlar. Yemekler hazırlanır. Bu arada kına yakılır. Erkekler bu eğlenceye katılmaz.
Asıl düğün hazırlığı erkek evinde birkaç gün evvelinden başlar. Düğüne katılacak misafirler için Laz baklavası, ekşaşi, sutlaşi gibi yemekler hazırlanır. Düğün süresince gerekli eşyalar tedarik edilir. Ev düğüne hazır hale getirilir. Bu hazırlıklar sadece erkek evine mahsus değildir; yakın akrabalar da bu hararetli çalışmaların içinde yeralır ve kendi evlerini gelecek misafirler için hazır hale getirirler. Erkekler horon oynar, şarkılar, destanlar söylenir, insanlar birbirlerine nükteli sözlerle sataşır. Kısaca erkek evinde ahenkli bir çalışma ve tam anlamıyla bir şenlik havası vardır. Herkes ruhsal olarak kendini düğün havasına kaptır.
Artık düğün için herşey hazırdır.











Normal
