5.Ölüm Zamanı Tespitinde Kullanılan Yöntemler
1) Ceset Üzerindeki Böceklerin Ardışık Dalgalanmasının Kullanılması
2) Ceset Üzerindeki Larvaların Yaşının ve Gelişiminin Kullanılması
5.1.Ceset Üzerindeki Böceklerin Ardışık Dalgalanmasının Kullanılması
Ölümden hemen sonra cesette meydana gelen fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişikliklere bağlı olarak bir çok böcek türü cesede gelir ve bir çok olayda ilk görgü tanıkları bu böceklerdir. Genelde ölümü takip eden ilk 24 saat içerisinde (ilkbahar ve yaz) böcekler cesede gelmeye başlar. (Catts, E. P. 1992.)
Olay yerinde kan ve diğer vücut sıvılarının bulunduğu durumlarda bu süre dakikalara kadar inebilir. Bu metot bir aylığa kadar olan cesetlerde kullanılır.Ceset üzerine ilk önce uçucu türler dediğimiz sinekler gelirler (Calliphoridae ve Muscidae) ve yumurtalarını cesedin doğal boşluklarına (ağız, burun, göz, kulak ve genital organlar) bırakırlar.
Diğer türler ceset taze iken gelmezler. Çürüme devam ettikçe, protein fermantasyonu boyunca farklı türde böcekler cesede gelirler. Bazı türler cesetten direkt beslenirken bazı türler olay yerindeki diğer böceklerle beslenirler.
Cesetteki çürüme boyunca farklı türde böcekler belli bir sıraya göre gelerek çürümede görev alırlar. Cesetteki bu böceklerin geliş sıralarının tespiti ile ölüm zamanı (PMI, Post Mortem Interval) ortaya çıkar. (Goff, M. L., Flynn, M. M. 1991)
Bu yöntemin kullanılabilmesi için bölgesel böcek faunasının ve leş kolonilerinin zamanlarının tespit edildiği deneysel çalışmaların yapılması gerekir (Goff, M. L. 1993).
Bu çalışmalarda hayvan modeli olarak domuz kullanılır (Bornemisza, G. F. 1957) Domuz insanın çürüme yapısına en yakın hayvan olduğu için tercih edilir (Goff, M. L. 1993).
İngiltere’de yapılan bir çalışmada domuz karkası üzerinde toplam 2314 böcek elde edilmiştir (larva ve ergin). 7 takım ve 25 familya : Diptera (Calliphoridae, Sarcophagidae, Muscidae, Piophilidae, Otitidae), Hymenoptera (Vespidae, Apidae, Formicidae, Halictidae, Mutilidae), Coleoptera (Staphilinadae, Histeridae, Carabidae, Dermestidae, Scarabidae, Silphidae, Cleridae, Nitidulidae), Hemiptera (Gelastocoridae, Coreidae), Dermaptera (Forficulidae), Lepidoptera. (Wolff M.,Uribe A., Ortiz A., Duque P. ,2001)
Bu çalışmada yaklaşık 17 kg ağırlığında evcil bir domuz insan cesedi çürümesine model olmak üzere silahla öldürülmüştür. Daha sonra domuz, kemirici hayvanların cesedi kemirmesini engellemek için metal bir kafes içerisine yerleştirilmiş ve doğal çürümeye bırakılmış. Yedi ay boyunca günlük gözlemler not edilmiş, ergin böcekler ceset üzerinde ve çevresinde, ergin olmayan böcekler doğal boşluklar (ağız, burun, göz ve kulak) ile mermi giriş deliğinde bulunmuştur. Larvaların bir kısmı %70’lik alkolün içerisine alınarak saklanmış, bir kısmı ise taksonomik inceleme için yetiştirilmiştir.
Bu çalışmada ceset üzerine gelen böceklerin silsilesi gözlemlenmiştir. Bu gözlemleme sırasında iki grubun çürüme olayında baskın olduğu tespit edilmiş: Dipter ve Coleoptera. Diptera türleri çürümanin ilk aşamalarında baskın iken, ileriki aşamalarda Coleoptera türleri baskın hale gelmiştir. Diptera ilk necrophagous dalgasını, ilk yumurtlamayı ve ilk ergin olmayan bireyleri oluşturmuş. Bunu Hymenoptera tarafından gerçekleştirilen ikinci dalga; predatör dalgası takip etmiş. Daha sonra Coleoptera ve bazı tesadüfi türlerin dalgası gerçekleşmiş ve dördüncü ve beşinci dalga olarak Coleoptera ve Dermaptera familyalarının larvaları gelmiştir.
Bu çalışmada ayrıca kadavra ile birlikte entomofauna , biyolojik gelişme durumu, çürümenin aşamaları, sıcaklık ile ilişkisi de tespit edilmiştir.
5.2. Ceset Üzerindeki Böceklerin Yaşının ve Gelişiminin Kullanılması
Bu metot ölümden ilk birkaç haftaya kadar olan cesetlerde kullanılır. (Catts, E. P. 1992.)
Ölümden hemen sonra leş sinekleri dediğimiz Calliphoridae türleri cesede gelirler ve yumurtalarını vücut üzerindeki doğal boşluklara bırakırlar. Yumurtadan çıkan larvalar ceset üzerinde beslenerek gelişimlerini tamamlarlar.
Sineğin gelişme aşamaları belirli bir düzenle ve belirli zamanda geçekleşir. Bu zaman periyodu, beslenme durumlarına ve ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişebilir.
İşte bu gelişme sürelerinin bilinmesi cinayetlerin ne zaman işlendiği konusunda bilgi vermektedir. Olay yerinde, bu gelişme aşamasının herhangi bir döneminde bulunan sineğin yaşı tespit edildiğinde ölüm zamanı da tespit edilmiş olacaktır. (Hall, R. D. 1991)
6. Adli Böcek Biliminin Diğer Kullanımları
Cesedin Ne Zaman Öldüğünün Yanı Sıra Nasıl Öldüğü Hakkında da Bazı Bilgilere Ulaşabiliriz.
Bazen ceset üzerindeki habitat ile toprak üzerindeki habitatın aynı zaman aralığına işaret etmediği ve ceset üzerindeki bazı böceklerin yerel habitata uymadığı görülür. Bu durumda cesedin, bulunduğu yerde değil de başka yerde öldürülüp, saklanmak için bulunduğu yere taşındığı ortaya çıka ( Catts, E. P., Haskell N. H., 1990)
Bazen de ceset üzerindeki böcek silsilesinin düzeninin bozulduğu görülür. Bunun sebebi katilin tekrar olay yerine gelip cesede zarar vermesi veya çevredeki hayvanlar tarafından cesedin didiklenmesi ve yenilmesi olabilir ( Catts, E. P., Haskell N. H., 1990)
Normalde vücut sıvılarından ve dokularından tespit edilebilen zehir ve uyuşturucu maddelerin varlığı, ölüm üzerinden belli bir süre geçtikten sonra imkansızlaşırken olay yerindeki böceklerden kolayca tespit edilebilir (Goff, M. L. 1993)
Entomolojik deliller kötüye kullanma ve ırza geçme gibi olayların belirlenmesinde de kullanılabilir. Kurban genelde bağlı veya uyuşturucu madde alma gibi güçsüz durumdadır ve elbiseleri de dışkı ve idrar ile pislenmiş durumdadır. Bu materyallerin varlığı bazı sinek türlerini çekecektir. Bu sineklerin varlığı, olayın hem ölüm öncesi hem de ölüm sonrası periyodu için bir çok deliller gösterir. DNA teknolojisi ile ceset üzerinde beslenen böceğin sindirim bölgesinden elde edilecek numuneyle maktulün DNA’sına ulaşılacaktır. (Goff, M. L. 1993)
Calliphoridlerin cesedi istilası ölüm sebebinin tahmininde önemli olabilir. Örneğin; ölümden önce travma veya bir uzvun kesilmesi olayı gerçekleşmiş ise, normalde doğal boşlukları tercih eden calliphoridler, bu yaraları daha çok istila edecekler ve bu yaraların olduğu organlarda çürüme hızı daha fazla olacaktır. Silahla ve bıçakla öldürme olaylarında bu yöntem kullanılabilir. ( Catts, E. P., Haskell N. H., 1990)
Bazı kimyasallar larvaların hayat döngüsü üzerinde etki yapmaktadırlar. Örneğin aşırı dozda kokain, bazı sarcophagid türlerinin gelişimini hızlandırmaktadır.
Genelde intihar olaylarında kullanılan insektisit olan malathion, ağızdan alınır. Ağızda malathion olması böceklerin ağızda gelişimine engel olmakta veya gelişimini geciktirmektedir (Sohal, R. S. and Lamb, R. E. .1979.)
Bazı Calliphoridler heliophilictir ve bu nedenle yumurtalarını sıcak yerlere bırakmayı tercih ederler. Bunun anlamı ceset güneşli bir yerdeyse bu tür sinekler genelde bulunurlar. Diğer blowfly türleri gölgeyi tercih ederler. Örneğin Lucilia türleri güneş ışığı tercih ederken, Calliphora türleri daha gölge bölgeleri tercih etmektedirler. Bazı türler synantropic olup kentsel bölgelerde faaliyet gösterirken, diğer türler synantropic değildir ve kırsal bölgelerde faaliyet gösterirler. Calliphora vicina synantropic sinek olup şehirlerde yaygın olarak bulunur. Calliphora vomitoria ise daha çok kırsal bölgelerde bulunur. Bu ipucu olayın meydana geldiği yerin tespitinde önemli bir ipucudur (Catts, E. P., Haskell N. H., 1990).
7. Olay Yerinde Bulunan Böceklerin Kategorileri
1. Necrophagous: Bu türler çürüyen doku parçaları ile beslenirler. Üstün grup olarak Calliphoridae, Sarcophagidae, Muscidae türleri yer alırken,ikinci grup olarak Silphidae, Dermestidae, Scarabidae, Formicidae türleri yer alır. Bu böceklerin yaşının tespiti ile ölüm zamanına basit şekilde ulaşılabilir.(Catts, E.P. 1991)
2. Predatör ve Parazitler: Bu türler olay yerinde ikinci derecede önemli türlerdir. Syriphidae, Staphylinidae, Forficuladae, Gelastocoridae, Histeridae, Carabidae, Vespidae, Cleridae ve Silphidae. (Smith, K. G. V. 1986)Bazı türler ilk larval dönemlerinde necrophagous iken sonradan predatör hale gelmektedirler. (Goodbrod, J. R., Goff, M. L. 1990)
3. Omnivorous: Bu türler hem çürüyen doku parçaları ile hem de olay yerindeki diğer fauna ile beslenirler. Necrophagous türleri tükettikleri için bu grup böcekler çürüme olayının yavaşlamasına sebep olabilirler. Bu türler Vespidae, Formicidae, Blattidae ve bazı Coleopteralar’dir. (Early, M., Goff , M.L.1986)
4. Tesadüfi Türler: Bu tür böcekler kendi normal habitatlarını genişleterek tesadüfi şekilde olay yerinde bulunurlar. Bu türlerin entomolojik önemi yoktur.Bu türler Hesperiidae, Coreidae, Passalidae, Nitidulidae ve Hlictidae’dir. (M. Early, M.L.Goff, 1986)
Bütün böcekler kendi görevlerini başarıyla tamamlarken aralarında da bir mücadele ve yarış oluşturmaktadırlar. Bu yarış kendi populasyon yoğunluklarını çoğaltmaya yöneliktir. Bir türün populasyonunun yoğunluğu diğer bir türün yoğunluğunu azaltırken, başka bir türün yoğunluğunu çoğaltabilmektedir. Tabii ki bu mücadele ceset üzerine aynı zamanda gelen türler için söz konusudur. Farklı zamanlarda gelen türler birbirinin devamı oldukları için aralarında mücadele olmayacaktır.
8. Olay Yeri Gözlemleri ve Hava Koşulları
Böcek kolonilerinin gelişiminde en önemli faktörlerden biri coğrafik bölgenin yapısıdır. Coğrafik bölgenin habitatı, besinlerin durumu, toprak yapısı ve meteorolojik durumun bilinmesi gerekir. Bu faktörler böceklerin tip ve türlerine de etki ederler. Bazı türler her yerde bulunabilirken bazı türler çok özel bölgelerde bulunur. Örneğin Chrysomyaa spp, güney Amerika’da bulunurken diğer subtropikal bölgelerde bulunmamaktadırlar. Çürüme olayı coğrafik bölgelere göre oldukça değişmektedir (Macgregor, D. M. 1999a ve 1999b)
Böceklerin silsilesi ve cesede geliş zamanları da coğrafik bölgelere göre farklılıklar göstermektedir. Genelde olay yerine ilk gelen grup blow flies (Calliphoradae familyası) ve flesh flies ( Sarcophagidae familyası) familyasıdır ama türleri çok farklılıklar gösterir(Anderson, G. S. 1995).
Böcek türlerinin ve gruplarının kolonileşmesi de coğrafik bölgelere göre değişir. Bir çok bölgede dermestid böcekleri (Coleoptera

ermestidae) leşe çok geç gelir (deri ve kemik kalıntıları kaldığında, yaklaşık ölümden aylar sonra).Bununla birlikte Hawai’de ölümden sonra 3 ila 10 güne kadar ergin dermestit elde edilmiş, larvaları sonradan elde edilmiştir. (Early, M. and Goff, M. L. 1986.)
Cesedin bulunduğu alan da ceset üzerindeki böceklerin hareketlerini etkiler. Ceset güneşli bir alanda bulunursa, sıcaklık yüksek olacağından çürüme daha hızlı olacaktır (Dillon, L. C. 1997). Omurgalı leşcil hayvanların çürüme olayına etkisi güneş gören alanlarda daha azalmaktadır ve bu sebeple çürüme olayına daha az etki yapmaktadırlar (Dillon, L. C. 1997).
Bazı tür böcekler kırsal hem de kentsel alanları tercih ederken, bazı türlerde çok özel alanları seçebilmektedirler. Blow flies türleri hem kırsal hem de kentsel alanları tercih etmektedirler. Bu durum olayların analizinde kullanılabilir (Catts, E. P., Haskell N. H., 1990).
Polisler ve halk genelde sineklerin binalar içerisinde kolonileşemeyeceğini sanmaktadırlar. Sınırlı türlerle de olsa böcekler binalara girmektedirler. Blow flies türleri kuvvetli uçucudurlar ve çok uzak mesafelerden bile kokuyu alıp kolayca binalara girebilmektedirler (Erzinçlioğlu, Z. 1996)
Cinayet olaylarında genelde tercih edilen yöntem cesedin gömülmesidir. Normalde gömülü cesedin bulunması zordur, fakat cinayet olaylarında katilin cesedi gömmesi için fazla vakti bulunmadığından ve acele edildiğinden dolayı, ceset yüzeye yakın gömülür. Gömülü cesetlerde de böcekler gelişir ve çürüme olayında rol alırlar (Rodriguez , W. R. 1997).
Cesedin suda bulunması durumunda da farklı türde böcekler gelişmektedir. Böceklerin gelişimi suyun durumuna (göl, deniz, birikinti vb.), suyun sıcaklığına, mevsime, coğrafi bölgeye, cesedin bulunma şekline ve elbiselerine göre değişir. Bazı durumlarda ceset kısmen su içerisinde bulunmaktadır. Böyle bir durumda hem karasal türler hem de sucul türler cesede ulaşabilmektedir (Hobischak, N. R. 1997).
Olay yerinde cesedi etrafının durumu ilk böceklerin gelişini etkiler. Battaniyeye sarılmış bir cesetle ilgili yapılan incelemede Blow flies türlerinin cesede ulaşmasının birkaç gün geciktiği gözlemlenmiştir. Araştırmacılar battaniye sarma olayının, böceklerin cesede ulaşmasını ne kadar geciktirdiğini tespit etmek amacıyla benzer şartların olduğu bir deney yapmışlardır (Goff, M. L. 1992)
Lousinia’da otomobil içerisinde bulunan bir cesedin ölüm zamanını tespit etmek için aynı şekilde oto içerisine domuz karkası yerleştirilmiş ve gecikmenin 3 gün sürdüğü tespit edilmiştir. Aynı şekilde yanmış ve yanarak kömürleşmiş cesetler de blow fly istilasını geciktirir. Bir otomobil içerisinde yanmış domuz karkası üzerinde yapılan çalışmada, sinek istilasının yaklaşık olarak bir hafta geciktiği gözlemlenmiştir ( Meek, L. yayınlanmamış çalışma. Ref. Catts. E. P and M. L .Goff. 1992). Bununla birlikte cinayet soruşturmasında ağzı açık metal fıçı içerisinde yanmış ve kömürleşmiş bir cesette sinek istilası ölümden sonraki ilk birkaç gün içerisinde bol şekilde olmuştur Haskell, N. H. yayınlanmamış çalışma. Ref. Catts. E. P and M. L .Goff. 1992).
Mevsim, bölgenin bitki, hava ve faunasına etki edeceğinden böceklerin kolonileşmesine de etki eder. Bazı türler yaz mevsiminde yaygın olurken bazı türler hiç bulunmazlar. Bu yüzden bir bölgeyle ilgili böcek hareketini tespit etmek için mevsimsel çalışmanın yapılması gerekir. Bu çalışma aynı zamanda ölümün gerçekleştiği mevsimin tespitine de yarar (Goff, M. L. 1993).
9. Olay Yerinde Ceset Üzerindeki Böceklerin Toplanması
İlk olarak ergin sinekler ve kınkanatlı böcekler toplanmalıdır. Bu böcekler çok hızlı hareket ederler ve onları rahatsız ettiğinizde hemen kaçarlar. Ergin sinekleri böcek atrabı ile yakalanabilir. Sinekler yakalanır yakalanmaz atrabın ağzı kapatılıp sinekler öldürme kaplarına alınır. Kapların ağzı kapatılarak böceklerin hareketsiz kalması beklenir. Sinekler hareketsiz kalınca %75’lik alkol içine alınabilir. Kınkanatlı böcekler ise forseps ile direkt %75’lik alkol içerisine alınabilir. Böceklerin konduğu şişelerin etiketlenmesi gerekir. Etikette şu bilgiler yer almalıdır:
1)Olay yeri adresi
2)Toplanma tarih ve saati
3)Olay numarası
4)Cesedin hareket ettirildiği yer
5)Örnekleri toplayanın adı
Daha sonra cesette yumurta ve larva araştırması yapılır. Yaklaşık 50-60 tane larva örnek olarak alınır ve direkt olarak etil alkole alınır veya öldürme solüsyonlarına atılabilir. Bununla birlikte larvaları alkole almadan önce 30 saniye kaynar sudan geçirmekle daha iyi saklanabilir. Fakat kaynar suyu olay yerinde elde etmek zordur.
Eğer ceset hareket ettirilmişse, cesedin bulunduğu her yerde entomolojik delil bırakacağından cesedin bulunduğu her ortam ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bunun için de alkole alınan böceklerden yetiştirmek için de örnek alınır. Yaşayan örnekler örnek kapları içine veya içinde kurutma kağıdı olan ağzı kapaklı kaplara konmalı ve bu örneklerin beslenmeleri için kapların içine et parçaları konmalıdır. Ayrıca kapaklara hava delikleri açılarak havalandırma sağlanmalıdır.( Catts, E. P., Haskell N. H., 1990)
10. Sonuç
Böcekler; bir çok insan tarafından zararlı, korkunç, iğrenç ya da gereksiz varlıklar olarak görülmektedir. Ancak yeryüzündeki canlıların %75’ini oluşturan böceklerin zararları yanında, insanlara bir çok faydaları da vardır. Özellikle delilden sonuca giderek olayları çözmeye çalışan olay yeri inceleme uzmanları böceklerin bu faydaları sayesinde bir çok olayı aydınlatabileceklerdir.
Bunun yanında adli olaylarda delillerin güvenilirliği konusundaki şüphelerin de önüne geçilmiş olacaktır. Çünkü böcek tanıkları insan tanıkları gibi yalan söylemezler.
