iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:15 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Toplum bilimi » Soykırımlar » Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 13.09.06, 18:53
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

ERMENİ SOYKIRIMI UALUSLARARASI BİR YALANDIR/ 3
Şimdi oturup düşünmek gerekir; kendi yönetimindeki topraklarda yaşayan halka, emekçi kitlelere ağır baskı, sömürü ve şiddet poli-tikasını reva görürse, yabancılara neler yapar bir düşünün hele. Nitekim Türkiye topraklarında yaşayan Kürt ve Türk emekçilerine akla gelmedik zulüm, işkence, katliam ve terör uyguladıklarını bizzat kendi kaynakları kanıtlıyor. Uzağa gitmeye gerek yok. Bizzat Rus ve Ermeni arşivleri bu kaynağın gömüsüdür.
Alın size birkaç örnek:
Taşnakların eski bakanlarından Cagetyan, İran’da yayımlanan yazısında şöyle
demektedir, içinde yer aldığı yönetim için: (A. Karinyan, Bolşevik Zakavkazya,
1928)
“Bolşeviklerin izini sürmek bahanesiyle hükümet orduları, sözde gönüllü birlikler (humbalar), İcevan (eski Delican) kazasındaki köylük bölgelerde yağma yaptı ve kadınların ırzına geçti. Gönülle infaz ekibi, köylüleri öyle bir hale getirdi ki, bir günde ‘humbapeta’ (birliğin başı) ‘Arç-Mard’ (ayı-adam) elli gönüllüyle bütün kasabayı kuşatıyor ve yerle bir ediyordu. Yaklaşık bin Ermeni köylüsü Azerbaycan topraklarına sürüldü.” (s.19)
Cagetyan devlet örgütünün nasıl yozlaştığını şöyle anlatıyor:
“Ermenistan İçişleri Bakanlığı, ülkenin bütün suçlu tiplerinin barınağı haline gelmiştir. Bizzat Bakan Kromonyan görevinden ayrılmadan bir gün önce devlet hazinesinden 50 milyon ruble zimmetine geçirmiştir.” (age- s.19))
1938’de SSCB Bilimler Akademisi tarih Enstitüsü yayın organı İstroriçeskie Zapiski dergisi 2. sayısında yayınlanan Taşnak Raporu. İnsanın tüylerini ürpertiyor. Bir insan böylesine zalim olabil mi düşünmeden edemiyor. Böyle bir kişi sanırım insan sıfatına layık değildir. (Taşnak subayı 1920’de Beyazıt-Vaaram bölgesinden yazıyor raporunu. Bu subay mezaliminden övünüyor.)
“Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukarıdan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadın ve çocukları topladım, benim tarafımdan atıldıkları kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.” (A. Lalayan, Ermenistan Devlet Arşivi)
İşgal edilen yerlerin yağmalanmasına bir örnek: (Bir Taşnak yetkilinin Taşnak Hükümeti’nin başı A. Agancanyan’a yazdığı 21 Haziran 1920 tarihli mektuptan)
“Zangi-Basar tarafımızdan işgal edilmiştir. Bu ülke öyle zengin ki, bizim borçlarımızı birkaç defa kapatacak durumda. İki gündür burada görülmemiş bir yağma gerçekleşti. Buğdayları, arpaları, pirinçleri, semaverleri, halıları, paraları ve altınları topladılar. Maliye Bakanlığı, iki görevlisini yanlarında örgütlü bir güç olmadan buraya ancak dün gönderebildi. Devasa bir zenginlik ellerimizden gidiyor.” (A. Lalayan). (s.17)
Bu ve benzeri birçok örneği olan bu yozlaşmanın Ermenileri tarih karşısında sorumlu duruma düşüreceği ve hezimetlerinden de bu yönde gelişmelerle karşılaştıkları açıktır. Şimdi dönemleri inceleme-ye devam eldim.
• 24.-25.-26.27.-28. DÖNEM: Bu dönemlerde artık Ermenilerin karşısında yeni bir Türk ruhu vardır: Kuvayı Milliye, Milli Hükümet dönemi… Ve Ermeniler hala eski alışkanlıklarında devam etmektedirler. Bunu Kaçaznuni, başbakanları kendi söylüyor. Bilgisiz, araştırma yeteneğinden yoksun, her şeyi çapaçul ifa eden, gaflet içinde, halkına hala zulümle muamele eden bir yönetim… Ve Kazım Karabekir’in kahredici gücü karşısında bozgunu yaşar Ermeniler.
• 29.-30. DÖNEM: Türkler Gümrü’dedir. Bolşeviklerin “Rus Kızılordu birlikle-ri de eş zamanlı olarak Akstafa yönünden İcevan’a ve dilican’a girmişler-di.” Burada Kaçaznuni beyin jimnastiği yapmakta, fikir yürüt-mektedir: “Türklerle Bolşevikler anlaşmış olabilirler mi?”
“Ama bunun için Türklerle herhangi bir anlaşmaya gerek yoktu. Ayrıca bizim yenilgimizin hızlandırılması için Bolşeviklerin müdahalesine de ihtiyaç yoktur. Zaten Şöregil’li amcalar bu iş için yeterliydi; bunların tek isteği mümkün olduğunca çabuk eve dönerek, buğdaylarını biçmek ve toplamak, Türklerin saldırması durumunda ise ailelerini ve hayvanlarını emniyetli bir yere kaçırmaktı.(…) Yenilgimizin sebebi, Bolşeviklerin hainliği ya da Türklerin gücünde değil, bizim kendi güçsüzlüğümüzde yatmaktadır.” (s. 63)

• 31.-32.-33.-34. DÖNEM: Kaçaznuni bu dönemlerde genel olarak iç politikaları ve ülke içi mücadeleleri, Bolşevikleşme, Sovyetleşme süreci olaylarını anlatır.
• 35. DÖNEM: Bu dönemde Kaçaznuni “bağımsızlık dönemi” diye adlandır-dığı 1918’den Sovyetlerin kuruluşuna kadar ki dönemde uluslar arası platformda oynadıkları rolleri anlatmaktadır.
1919 ilkbahar’ında barış (!) konferansına sundukları taleplerini içeren memoran-dumda, Ermenistan devletinin sınırlarına girmesi gerektiğini belirttikleri yerler şunlardır: Sınırları genişletilmiş Güney Kafkasya Cumhuriyeti (Erivan eyaletinin tamamı, Ardahan’ın kuzey kısmı hariç Kars ili, Tiflis eyaletinin güney kısmı, Yeli-zavetfol-Gence- eyaletinin güneybatı kısmı); Türkiye’nin yedi ili (Vilayeti Sitte: Van, Bageş, Diyarbakır, Harberd, Sivas, Karin, Trabzon, Diyarbakır’ın güney bölgesiyle Sivas’ın batı kısmı hariç); Kilikya’da dört sancak (Maraş, Sis- Kozan- Celal-Bereket ve Aleksabdretta ile Adana). Yani KARADENİZ’DEN AKDENİZ’E, KARABAĞ DAĞLARINDAN ARAP ÇÖLLERİNE UZANAN BÜYÜK ERMENİSTAN… Tasarlanan ve talep edilen buydu. Ermeni milleti bu büyük lokma nedeniyle tarih tarafından cezalandırıldı, hırslarının kurbanı oldu. Mevcut koşullarda kendine çapına göre aynı büyük hırsların kurbanı olarak Kürtler öne sürülmekte, denizden denize büyük Kürdistan projeleriyle emperyalizm Kürtlerin beyinlerinde şimşekler çakmasına neden olmakta, onların heder olmalarının taşlarını döşemektedir.
Kaçaznuni bu talebi “emperyalist” diye nitelendirmekte ve “nasıl gerçekleştiri-lebilirdi?” diye sormaktadır. Ve eklemekte “bizim böyle bir talebimiz yoktu!” bu talebi Paris Ermenilerinin hazırladığını ve sunduğunu, kendilerinin de zorunlu olarak uymak durumunda kaldıklarını belirtiyor. Ayrıca Kaçaznuni o dönemde Amerikan mandası arayışı içinde olduklarını, Paris delegelerinin denizden denize Ermenistan projesine karşı çıkılırsa amerikan’ın desteklemeyeceği, dolayısıyla mandasına almayacağı şeklinde propaganda yapıldığını açıklamaktadır.
Ve Kaçaznuni bu durumun özeleştirisini şöyle açıklamaktadır, bu aynı zamanda Ermenilerin ve önderleri Taşnaksutyun Partisi’nin zaafları olmaktadır:
(Sürecek)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 13.09.06, 19:11
surveyan
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Alıntı:
fozcan ´isimli üyeden alıntı
Yenilgimizin sebebi, Bolşeviklerin hainliği ya da Türklerin gücünde değil, bizim kendi güçsüzlüğümüzde yatmaktadır.” (s. 63)
Aslında bütün gerçeği bu cümlede anlatmış, yazılarınızı dikkatle okumaktayım fatih abi, ( abi diyorum sanırım tarih öğretmeni ve benden yaşça büyüksünüz) teşekkür eder saygılar sunarım...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 13.09.06, 20:34
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Sevgili surveyan,
Büyük içtenliğin ve ilgin için sonsuz teşekkür ederim.
Yaşın ne önemi var aziz dostum! Bir bakıyorsunuz, yaşı sizin yarınız olan birinden o zamana kadar duymadığınız ya da hiç düşünmediğiniz fikir kıvılcımları çakıyor; bir de bakıyorsunuz, yaşı sizin iki katı büyük insanlardan sanki geri zekalılık ya da bilgi birikimsizliği fışkırıyor.
Sizin şu yaptığınız, 12 Eylül darbesinden ve Özal'dan sonra apolitize olmuş, "Bir elinde cımbız, bir elinde ayna/ Umurunda mı dünya" insanları ortamında bizlere umut veren tek zerreciklerdir.
Son zamanlarda incelediğim eserlerin böyle özetini çıkarmak, çıkardığım özetlere kendi yorumlarımı eklemek bende adet olmuştu. Ermeni Meselesi ile ilgili Ermenilerin kendi ağızlarından itirafların yer aldığı bu son eser ilk başbakanları Kaçaznuni'nin Bükreş Parti konferansı'na sunduğu bu rapor bu sorunda bizim elimizi güçlendirecek çarpıcı açıklamalar ve itiraflar içermektedir. Ama bizim devlette ne arar araştırmacılık?
Bin selam.
Sağlıcakla ve iyilikle kalın.
Fatih Özcan
Emekli Tarih Öğretmeni
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 13.09.06, 20:41
surveyan
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Fatih hocam ben ve eminim diğer nüve siyaset konusu okuyucu ve yorumcuları inan sizin sadece ermeni soykırı yalanı ile ilgili değil diğer ülke gerçekleri hakkında araştırma ve görüşlerinizi beklemekteyiz...Saygılar
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 14.09.06, 21:10
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Alıntı:
surveyan ´isimli üyeden alıntı
Fatih hocam ben ve eminim diğer nüve siyaset konusu okuyucu ve yorumcuları inan sizin sadece ermeni soykırı yalanı ile ilgili değil diğer ülke gerçekleri hakkında araştırma ve görüşlerinizi beklemekteyiz...Saygılar
__________________________________________________ ____________

SURVEYAN DOSTUM,
GÜZEL VE YÜREKLENDİRİCİ SÖZLERİN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM. BİLİYORSUNUZ Kİ, BU TÜR FAALİYETLER MERAKLISI VE İSTEKLİSİ VARSA CESARET VERİCİ VE CAZİP OLUR.
ÇALIŞMAMIN DÖRDÜNCÜ VE SONUNCU BÖLÜMÜNÜ GÖNDERİYORUM.
SAĞLICAKLA VE İYİLİKLE.
__________________________________________________ ______________

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR/ 4-
—En temel ve önemli konuların çözümü yönünde kendi irademizi ortaya koyamadık:
—Çalışmaları kendi anlayışımız doğrultusunda yürütemedik
—Kendi yolumuzla gidemedik;
—Başkalarının bizi peşlerinde sürüklemelerine imkân tanıdık.
Hani derler ya! Kargayla konuşanın burnu ondan kurtulamaz, diye; işte öyle bir şey! Önderlik yeterli değilse öyle milletin başına her türlü bela gelir. Bizim Balkan Savaşı hırlı mı sanki? Önderlik, komuta yeterli olamadığımdan küçük küçük Balkanlı devletçiklerin karşısında Osmanlı yenilgiden yenilgiye sürüklendi. Sonra, aynı millet üç yıl sonra, önderliğinde bir kahraman, bir deha bulundu-ğundan Çanakkale’de yedi düveli yendi, destan yarattı.
İtiraflar bölümü devam ediyor:
Lozan’da “Ermeniler için daha fazlasını yapamayız” diyorlardı müttefikler. “Dağ fare doğurdu; hayır, anlatılması güç ıstıraplarla kurulmuş olan dağ sarsılarak parçalandı, içinden kanlar aktı ve hiçbir şey hatta fare bile doğuramadı.” Ne büyük hayal kırıklığı bir millet için! her şeylerini emperyalist devletlerin lutfuna bağlamış milletlerin başka türlü akıbetleri elbet olmayacaktır. Türkler de aynı yolu tutsalardı, nitekim Erzurum ve Sivas Kongrelerinde “Amerikan Mandası” öneren ve bu uğurda çok mücadele eden aydınların yolu tutulsaydı, aynı hayal kırıklığına uğrayacaktı. O ne yaptı? Ya İstiklal Ya Ölüm diye kurdu denklemini... Ve bileğinin hakkıyla sınırlarını çizdi.
Ermenilerin ne yaptığını ise Kaçaznuni şöyle anlatıyor:
“”Biz Türkiye’de gürültü çıkarttığımızda, bu gürültü sayesinde büyük devletlerin dikkatlerini ermeni konusuna çekeceğimizi ve onları bizim lehimize aracı olmaya zorlayacağımızı sanıyorduk.” “Gürültü çıkartmak”-tan kasıt ne? Devlet memur-larını suikastlarla katletmek, Örneğin sultan Abdülhamid’in Cuma Selamlığında bombalama eylemi yapmak vs…
Sonra ve şimdi (yani her şey bittikten ayakları suya erdikten sonra) ne diyor Kaçaznuni? “Şimdi ise böyle bir aracılığın kaç para ettiğini biliyoruz ve bu tür denemelerin tekrarlanmasın ihtiyaç duymuyoruz.”
Bir milletin şöyle bir ikilemle karşı karşıya gelmesi insanlık tarihinde cereyan eden milli ve dramatik olayların en kötüsüdür bence:
—Kırk katır mı kırk satır mı?
Kaçaznuni Ermeni milletinin 1920’lerde sonunda böyle bir denklemle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. Ancak burada tabii Ermeni milleti gibi yaptığı her hareketin yanlış olması ve kendi yanlışlarıyla bu noktaya geldiğini de düşünmeden edemiyor insan… Zira Türk milleti de tarihsel süreç içinde kaç kez kör çıkmazlara düşmüştür? Kaç kez yukarıdaki bir denklemle karşılaşmıştır? Bizim milletimizin her kör çıkmaza bir devrimle yanıt vermesi de insanlık tarihinde az bulunur bir özelliktir. İlkçağlardan başlayarak bütün tarihsel süreç boyunca böyledir bu. Ulusumuz tarihte, özgürlük ve bağımsızlığından hiçbir zaman mahrum kalmamış ender uluslardan biridir. Kürşatlar ihtilali, Ergenekon, gelelim 19. ve 20. yüzyıllara; son 130 yıllık demokrasi tarihimizde zora düştüğü beş durumda beş devrimle karşılık vermiştir.
Ne diyor Kaçaznuni?
“Bugün iki gerçek güç var ve onları hesaba katmamız lazım: Rusya ve Türkiye. Koşullar öyle gelişmiştir ve ülkemiz bugün Rusya’nın yörüngesindedir ve Türki-ye’nin saldırısından yeterince korunabilmektedir. Rusya hâkimiyeti kalkarsa, onun yerine hemen Türkiye hâkimiyeti geçecektir. Ya Rusya ya Türkiye; ya Bol-şevikler, ya da Türk milliyetçileri; başka seçeneğimiz yok.”
Böyle bir durumda bir millet ne yapardı?
Kaçaznuni Ermeni milletinin ne yaptığını şöyle açıklıyor:
“Elbette Türkiye değil, Rusya. Elbette Türk milliyetçileri değil, Bolşevikler.”
Ne kötü bir tercih! Yani Türkleri tercih etmediklerinden değil tabii! Başka yol kalmaması… Bir millet için yol mu biter?
Ve gelinen aşamada Kaçaznuni Parti Konferansı’na ne öneriyor?
Çok kötü bir şey! İntiharı öneriyor…
“Ben, Taşnaksuytyun2un yapacak bir şeyi olmadığını söyledim.”
“Evet, ben intiharı öneriyorum.”
“Biz bunu dört-beş yıl önce yapmalıydık. 1918 Haziran’ında Batum’da anlaşmayı imzaladığımızda ve bu anlaşma sonucunda bir bağımsız Ermeni devleti ortaya çıkarak, diğer devletlerle aynı sırada kendi mütevazı yerini aldığında; aynı yılın Ağustos ayında, yeni devleti biçimlendirecek olan Ermenistan Parlamentosunun açılışını yaptığımızda… İşte o zaman biz kendimizi feshetmeli ve yeni siyasal grupların önünü açmalıydık. Bizim tarihi misyonumuz tamamlanmıştı.”
(SON)

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 14.09.06, 22:41
surveyan
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Fatih abi ilk Ermenistan Başbakanı Kaçaznuni'nin 1923 Parti Konferansı'nda verdiği bu tarihin aydınlatıcı bilgileri paylaştığın için teşşekkür ederim.Konuyu tamamen okudum bu gerçekler ışığında aslında özellikle ermenistanın ilk başbakanı ve tarihi bizzat yaşayan insanın böyle konuşması günümüzdeki soykırım iddalarına tokat gibi içlerinden gelen cevap diye düşünüyorum.Umarım tarih sadece gerçekler ışığında aydınlanır... :O0
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 27.09.06, 16:48
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Surveyan merhaba!
Ermeni soykırımı yalanı, esasen Ermeni milletini de aşan bir konudur. Ve Türkiye'nin uzun yıllar kanayan yarası olmuştur. Bu uğurda kaç insanınımzın, kaç diplomatımızın kanı akmıştır bilemiyorum... Ama bizim devlet adamlarımızın uluslar arası beceriksizliği, diplomatik yetersizlikleri emperyalistlerin burunlarını iç işlerimize sonuna kadar sokmalarını sağlamış, şöyle esaslı bir karşı duruşu bize özletmişlerdir. Ancak geçen yıl, Rauf Denktaş, Ferit İlsever, Yaşar Okuyan, Doğu Perinçek gibi önderlerin katılımıyla ADD ve İP'nin önderliğinde Lozan ve Berlin çıkartmalarıyla Batı'nın başkentlerinde Batılı emperyalistlere Ermeni soykırımının uluslar arası emperyalist bir yalan olduğu yüzlerine haykırılarak Türk bayrağı gösterilmiştir.
İsimlere dikkat ederseniz, başka herhangi bir zamanda ve iç sorunlarda bir araya gelemeyecek insanlar, sorun vatan savunması olunca nasıl da birlik beraberlik içinde oluveriyorlar. İşin güzel yanı da bu işte; Türk'ün en önemli özelliklerinden biri... Bundan dolayı yarın emperyalizme karşı vatan savunması için omuz omuza mücadele edeceğiniz insanlara karşı geçmişindeki yanılgılardan ya da geçmiş olaylar nedeniyle isnatlarda ve yıpratma kampanyalarından kaçınmakta büyük yarar vardır Sürveyan dostum. Bugün Ermeni soykrımı yalanına ya da ABD ve AB emperyalizminin yurdumuzu parçalama girşimlerine karşı Türkiye'de mücadele bayrağını kaldıran biricik hareketlerden biri ADD ise diğeri İP ve Perinçek'tir. Yani ne demek istediğimi anladınız mı Surveyan arkadaşım? Siyaset konusunda şimdi tartıştığımız Ermeni soykırımı konusunun hemen üstündeki Doğu Perinçek başlıklı sizin tarafınızdan gönderilmiş resimden bahsediyorum. Gerçi konumuz bu değil ama isterseniz o konuya da gerçekler ortaya çıksın diye kaynak, belge ve kanıtlarla müdahil olabilirim.

Ermeni soykırımı sorunuyla Batı'da yeni gelişmeler var. Bunun için devreye girdim burada.
Avrupa Parlamentosu, Fransız sosyalist milletvekillerinin girişimiyle, Talat Paşa Komitesi'nin dağıtılmasını bizim hükümetten talep etmiş ve bu ay içindeki oylamayla Komite'yi "aşırı sağcı", "bağnaz milliyetçi", yani "faşist!" ilan edeceklermiş. Prof. Dr. Semih Koray'ın bununla ilgili bir yazısını aşağıda forum üyelerinin bilgilerine sunarım.

***
AB’ye karşı Türk tarafını temsil eden güç
Talat Paşa Komitesi’dir.


Belgede yeni olan bir husus, AB'nin “Ermeni Soykırımı" konusunda tarafların nasıl konuşlandığına ilişkin görüşüdür. Raporda, “Talat Paşa Komitesi'nin kınanması ve bu komitenin Türk Hükümeti tarafından ortadan kaldırılması" istenmektedir. Diğer bir deyişle Talat Paşa Komitesi, “Ermeni Soykırımı" konusunda AB’nin karşısında Türk tarafındaki esas güç olarak belirlenmekte, mevcut Türk Hükümeti’ne ise, bu komitenin ortadan kaldırılmasında yararlanılacak bir araç gözüyle bakılmaktadır.

Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu'nun kabul ettiği ve Avrupa Parlamentosu'nda görüşülecek olan Türkiye Raporu'nda, AB'nin üstlendiği Türkiye'yi zaafa uğratma görevine ilişkin bildik baskı ve tehditler sürdürülmektedir. "Ermeni Soykırımı”na ilişkin dayatmalar, bu yalanın Türkiye tarafından kabulünün, AB üyeliğinin ön şartı haline getirilmesiyle bir üst düzeye taşınmaktadır. Bu belgede yeni olan bir husus, AB-'nin "Ermeni Soykırımı" konusunda tarafların nasıl konuşlandığına ilişkin görüşüdür. Raporda, "Talat Paşa Komitesi’nin kınanması ve bu komitenin Türk Hükümeti tarafından ortadan kaldırıl-ması" istenmektedir.

Talat Paşa komitesi esas güç, Türk Hükümeti araç
Diğer bir deyişle Talat Paşa Komitesi, "Ermeni Soykırımı" konusunda AB'nin karşısında Türk tarafındaki esas güç olarak belirlenmekte, mev-cut Türk Hükümeti'ne ise, bu komitenin ortadan kaldırılmasında yararlanılacak bir araç gözüyle bakılmaktadır. Bu durum, gerek Lozan 2005, gerekse Berlin 2006'nin eylemlerinin yerine ulaşmış olduğunun bir göstergesidir. Her iki etkinlik de, Türkiye'nin kaderini belirleyecek olan gücü, tutumlarını Lozan'dan ve Berlin'den tüm dünyaya ilan eden birikimin temsil ettiğini duyurmayı amaçlamaktaydı. Bu durum, artık AB zabıtlarına geçmiştir.

Yalancılarla çeteleri silahlandıranlar aynı
Dün Ermeni çetelerini kandırıp silahlandıranlarla, bugün "Ermeni Soykırımı" yalanını dayatanların kimlikleri de, nedenleri de aynıdır. Amaç, paylaşımın konusu yapılmak istenen ülkemizi zaafa uğratmaktır. Esasen AB Türkiye Raporu'nda yer alan dayatmaların hepsinin bu amaca yönelmesi, kastı açıkça ortaya koymakla, gerçek suçluların "suçüstü" yakalanmalarına neden olmaktadır.
Büyük Proje Danışma Kurulu'nun bütün çalışmaları bilime ve gerçeklere dayanmaktadır. Emperyalizmin resmi söylemi haline gelmiş olan soykırım yalanı, Ermeni belgelerine dayanılarak mahkûm edilmiştir. Bu belgelerin, çeşitli Batı ve Doğu dillerinde yayımlanmasına devam edilmektedir. Talat Paşa Komitesi'nin ortadan kaldırılmak istenmesi de, herhalde bu yayınların ortaya serdiği gerçeklerin üstünü örtmek amacıyladır. Oysa bilime ve gerçeğe saygı, bu yayınları, bırakalım engellemeye çalışmayı, tam tersine teşvik etmeyi, okumayı ve okutmayı gerektirirdi. Gerçek-ler karşısında takınılan bu iki karşıt tutum, sorunu, Galile mi, Engizisyon mu saflaşmasına indir-gemektedir.

Evrensel değerleri AB değil, Talat Paşa
Komitesi savunuyor

Talat Paşa Komitesi - AB saflaşmasında evrensel değerleri savunan taraf, Talat Paşa Komitesi'dir. Çünkü Batı emperyalizmi açısından "bilgi"nin ölçütü, "Ermeni Soykırımı" konusunda bir kez daha doğrulandığı gibi, artık doğruluğu olmaktan çıkmıştır. İşe yaradığı sürece, "bilgi"nin doğru ya da yanlış olmasının bir önemi kalmamıştır. Temel kaygısı mevcut egemen konumunu sürdürebilmek olan Batı emperyalizminin insanlığın önüne koyduğu hiçbir yeni gelecek tasarısı yoktur. Geçmişte insanlığa kazandırmış olduğu evrensel değerler, Batı için artık ayak bağı haline gelmiştir. Günümüzde bu değerler, aralarında Talat Paşa Komitesi'nin de gururla yer aldığı, "tek dişi kalmış bu canavar”ın insanlığın önünde oluşturduğu tıkacı ortadan kaldırmaya çalışanların elinde yük-selmektedir.

Türkiye/AB dostluğu bu tavırla sağlanır
Büyük Proje, kararlılıkla sürdürülecektir. Büyük Proje, aynı zamanda, ülkemizdeki iktidar çevrelerinden kaynaklanan teslimiyetçi tutumlara kanarak yanlış beklentilere kapılanmaması konusunda AB'ye karşı bir uyarıdır. AB, dayatmalarıyla ülkemizi zaafa uğratmayı başaramayacağı gibi, AB'nin Türkiye'nin zayıflatılmasından elde edebileceği bir getiri de yoktur. Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin sağlıklı bir dostluk temeline oturtulabilmesinin ön koşulu, bu ilişkilerin dünyadaki tek kutupluluğu dengelemeye yönelmesidir. Bu da, ABD'nin yönlendirici etkilerinden kurtulmayı başarmış bir Avrupa Birliği ile ba-ğımsız ve güçlü bir Türkiye'yi gerektirir. Bu nedenle, kalıcı bir Türkiye-Avrupa dostluğuna hizmet eden de, AB'nin Talat Paşa Komitesi'nin ortadan kaldırılmasını isteyen Türkiye Raporu değil, yine Talat Paşa Komitesi'dir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 28.09.06, 19:09
Meraklı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 137
Ettiği Teşekkür: 27
16 tane iletisine 37 kere teşekkür edilmiş
fd90 yakında çok ünlü biri olacak!
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

başlık gerçekten çok doğru olmuş...Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır....Bu demektir ki ülkemiz üzerinde birden çok ülkenin oyunları var,ve hepsi organize çalışıyorlar...Bu ülkelerin kulları içimizde de bolca mevcutlar...Bir olayı yorumlarken,mesela bir haber bülteninde bir haberi yorumlarken tek kaynaktan değil bir çok kaynaktan yorumlayıp doğruya varmak gerekir,çünkü medyanında çoğunluğu gizliden gizliye ülkeyi uyutuyor,ya da yalan haberle halkın gözünün açılmasına engel oluyor...
__________________
Hiçbir zaman hayat bayram olmadı ya da,her nefes alışımız bayramdı!!!...

BENİM İÇİN ÖTEKİ,ZALİM OLANDIR!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 28.09.06, 20:38
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Evet, fd90;
Sizin de saptadığınız gibi, yurdumuz üzerinde Batılı emperyalistlerin 100 yıl önceki oyunları yeniden nüksetti. Nasıl 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde leş yiyici zırtlanlar gibi Türkiye'nin (Osmanlı topraklarının) üzerine çullanmışlarsa, dikkat ediniz devletin zayıf ve dışa muhtaç olduğu dönemlerde olmaktadır bu, şimdi de gırtlağına kadar borçlandırkları Türkiye Cumhuriyeti üzerine bütün ağırlıklarıklarıyla abanmaktadırlar. Eğer arkasında bir AB ve ABD emperyalizminin desteği olmasın, bir PKK terörü ya da Ermeni oyunu, hatta kuzey Irak kukla Kürt devleti fesatçılığı bile Türkiye Cumhuriyeti'ne vız gelir. Bir iç sorun milli olmaktan çıkar da uluslararasılaşırsa o sorunda mutlaka bir emperyalist parmağı vardır ve o emperyalist parmağı kırmadan o sorunun barışçı yollardan çözüm olanağı bulunmaz. Osmanlı'da olduğu gibi, türkiye Cumhuriyeti'nin de iç sorunlarının uluslararasılaşmasında, herbirerine emperyalist müdahalenin girişinde, 1950'lerden beri yurdumuzu yöneten bütün partilerin ve hükümetlerin sorumluluğu vardır.
Çözüm yolu ise, halkçı-devletçi bir ekonomik politika izleyecek olan milli bir hükümettedir.
Selamlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 01.10.06, 14:36
mumunal - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 88
Ettiği Teşekkür: 109
43 tane iletisine 128 kere teşekkür edilmiş
mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Ölüm döşeğindeki ermeni vatandaşımızın itirafı...
Sadece ibret olsun diye Taksim de kendini yakan Artin PENİK'in ölüm döşeğindeki son sözleri;

http://www.youtube.com/v/UzXIwT3QBoA
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
emperyalist, ermeni, soykırımı, uluslararası, yalandır

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz