iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:31 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Toplum bilimi » Soykırımlar » Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 01.10.06, 15:06
kurbagagobegigibiyanak
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

çok ilginç bir video, üstünden 30 sene geçmiş gibi, bir de her nedense dublaj yapılmış ?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #22  
Alt 01.10.06, 17:23
erceayna - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Eskişehir-İstanbul
İletiler: 1.101
Ettiği Teşekkür: 14
34 tane iletisine 47 kere teşekkür edilmiş
erceayna yakında çok ünlü biri olacak!erceayna yakında çok ünlü biri olacak!
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Ermeniler tutmuşlar Fransa da soykırım anıtı inşaa ettirmişler.Oaraya gelen giden ağlıyo.Ne için peki.SOYUKIRILAN Ermeniler için.Kimler peki.Fransızlar Almanlar falanfilan.

İşte en güzel ispat propagandadan geçiyor bence.Onlar kendilerine düşeni en iyi şekilde yapıyolar yalanlarını dünyaya yutturmak için.Peki ya biz.Haklı olduğumuz konuda warmgreyin dediği gibi kendimize anlatmamız bişey ifade etrmiyo.Bunu dünyaya anlatabilmek önemli olan .

Sevgiler saygılar...
__________________
Vidayla tutturuldukça onca nükleer bomba... Silahlanmaya karşı tek umuttur halkın elindeki tornavida... Nüve Forum Fenerbahçe'liler Birliği. İnsanHayalEttiğiMüddetçeYaşa
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 01.10.06, 17:50
kurbagagobegigibiyanak
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Fransa cumhurbaskacı chirak ermenistan ziyaretinde türkiyenin ermeni soykırımını tanımasını aksi halde ab ye girişinin mümkün olmaması gerektigini söylemiş. hiçbir zaman riyakarlık etmeyen devlet büyüklerimize daha bi çok saygı duydum.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 01.10.06, 22:26
mumunal - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 88
Ettiği Teşekkür: 109
43 tane iletisine 128 kere teşekkür edilmiş
mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!mumunal olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Sayın fozcan hocamın yazdıklarına ilave olarak gruplardan elime geçen bir yazıyı aynen aktarmak istiyorum.

Alıntı:
*Tüm dünya kütüphanelerinden yok edilmiş İlk Ermeni Başbakanının Yasak
kitabı*

*The Armenian Revolutionay Federation (Dashnagtzoutiun) has nothing to do
any more*

*The Manifesto of Hovhannes Katchaznouni, First Prime Minister of the
Independant Armenian Republic*


Translated from thr Original by Matthew A. Callender
Edited by John Roy Carlson (Arthur A. Derounian)

Published by the
Armenian Information Service
Suite 7D, 471 Park Ave.
New York 22

1955

***
**********************************
Kafkasya'da bir Ermeni Cumhuriyeti kurulmuştu. Bu devletin ilk Başbakanı,
yani, bolşevik, komünist Ermenistan Cumhuriyeti kurulmadan önceki ilk
Başbakanı, Hovannes Katchaznouni diye bir zat, 1923'te, Bükreş'te, Daşnak
Partisi toplantısında, Ermenilere, kendi uzun deneyimlerinden yararlanarak,
onlara dayanarak, bir çeşit siyasal miras, öğüt denebilecek uzun bir konuşma
yaptı. Bu nutuk, 1923'te, Ermenice yayımlandı. 1955'te de, New York'ta,
İngilizce olarak çıktı ve New York'taki Ermeni Araştırmaları Merkezi
yayımladı bunu.

Katchaznouni, Ermenilere, bugüne değin ayaklanma, terör, savaş, saldırı,
savunma, parti oluşturma, devlet kurma filan, her yolu denediniz diyor.
Şimdi, Erivan başkent olmak üzere, Kafkasya'da bir cumhuriyetiniz var.
Artık, sizin yapacak bir şeyiniz kalmamıştır, susun oturun diyor ve zaten,
kitabın adı da bu: Ermeni İhtilalci Fırkasının Yapacak Bir Şeyi Kalmamıştır.
Çevreyle dost geçinin diyor. Bu arada, diyor ki, bizim önümüze haritalar
sürerlerdi, Versay'da, işte bunları savunun, büyük bir Ermenistan. Hiçbir
zaman, buralarda bulunmamışız bile, bazı yerlerde. Denizlere açılıyor,
Karadeniz'e bir yönü, Adana'dan, Mersin'den, Doğu Akdeniz'e bir yönü,
Hazar'a gittikçe yaklaşıyor, Basra Körfezine doğru uzanıyor filan ve bunları
kâğıt üstünde çizerler ve bir de inanırlardı diyor ve bizden de işte, bu
sınırları savunun diye beklerlerdi diyor. Öte yandan, Türkler dostluk elini
uzatıyor; biz, nasıl olsa onlarla baş ederiz filan diye, o dostluk elini
ittiler filan diyor; bu ifadeler var içinde ve yanlış yaptılar diyor.

Şimdi, bu yayın, son derece önemli. Yeni Ermeni kuşakları ve bu, işte,
onların militan, sonra radikalleşen örgütleri filan, bu yayını yok ettiler.
Mesela, tüm dünya kütüphanelerindeki nüshalarını ortadan kaldırdılar. Ben,
bir, yarı görev yarı iş için New York'a da gittim ve geçen hafta oradaydım.
New York Public Library'de, bir daha baktım, Hovannes Katchaznouni'nin
kitabına; yok. Ne ararsak... Aynı kütüphanede benim kitaplarım var;
Ermenilerle ilgili olanlar değil de başkaları. Hovannes Katchaznouni'nin
kitabı hâlâ yok. Ben bu kitabın fotokopisini bulmuştum; özetleyerek kendi
yorumlarımla birlikte yayımladım. Bir Ermeni kaynağı olarak, bakınız neler
diyor. Benim kitabım ilk çıktığından dışarıdaki Ermeni basınında örneğin,
the American Reporter'da ve başka gazetelerde önemli haber oldu. "Türkler
Katchaznouni'nin metnini buldular, yayımladılar" diye. Benim adımı da
yayımlayan sıfatıyla veriyor.

Prof Türkkaya Ataöv
***********************************

The author is Hovhannes Katchaznouni , the first Prime Minister of the
independent Armenian Republic. It is actually a manifesto which he had
presented to the Convention of foreign branches of the Armenian
Revolutionary Federation convened in April 1923 in Bucharest, Romania.
Convinced that the questions raised there would be subject to serious
consideration of, not only the members of the Dashnag (Dashnak) Party, but
also of other Armenians as well, Hovhannes Katchaznouni thought it was his
duty to have the manifesto published and thereby made public property.

The Armenian version of the book was published in Vienna by the Mihitarian
Press in the year 1923. The English version appeared in New York in 1955
through the Armenian Information Service. It was translated from the
original by Matthew A Callender and edited by John Roy Carlson (Arthur A.
Derounian).

*It is rather difficult, even impossible, to find this book nowadays in the
libraries of the world. *
**
*In some libraries it appears in the card cataloques, but cannot be found in
the stacks.*
**
**
Download: http://armenians.1915.googlepages.co...AGTZOUTIUN.pdf
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 02.10.06, 01:38
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.465
Ettiği Teşekkür: 5.992
870 tane iletisine 1.510 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Alıntı:
Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu’nun bir yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler, Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici anlayış ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, “Ermenilerin altın çağı” olmuştur. Osmanlı devletinin çalışan, liyakatli, dürüst ve becerili her vatandaşına sağladığı imkanlardan gayr-i müslimler içinde en çok faydalananlar Ermeniler olmuştur. Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişler ve devlete bağlı, milletle kaynaşmış ve anlaşmış olduklarından dolayı "millet-i sadıka” olarak kabul edilmişlerdir. Bu çerçevede Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan bu topluluktan devlet kademelerinde önemli görevlere yükselenler, hatta Bayındırlık, Bahriye, Hariciye, Maliye, Hazine, Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları, Müsteşarlıkları yapanlar olmuştur. Hatta Osmanlı devletinin meseleleri üzerinde Türkçe ve yabancı dillerde eserler de yazmışlardır.
Amaçları, sözde iddialarını tüm dünyaya “tanıtmak”, Türkiye’yi bu temelsiz iddiaları “tanımak” zorunda bırakmak, sözde soykırımdan dolayı Türkiye'den "tazminat" ve "toprak" almak ve "Büyük Ermenistan" rüyasını gerçekleştirmektir.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 02.10.06, 01:47
fozcan - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
Üyelik tarihi: Jun 2006
İletiler: 103
Ettiği Teşekkür: 0
1 tane iletisine 3 kere teşekkür edilmiş
fozcan doğru yolda ilerliyor.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

mUMUNAL DOSTUM,
çOK ÖNEMLİ BİLGİLERİN VE KAYNAKLARIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
ANCAK KAÇAZNUNİ'NİN BÜKREŞ PARTİ KONFERANSI'NA RAPORUNU BİRİNCİ BÖLÜMDE KİTAP İNCELEMESİ ŞEKLİNDE VERMİŞTİM. HEM DE KİTABIN JPG RESİİMLERİYLE BİRLİKTE. SANIRIM İNCELEMEDİNİZ KONUNUN TAMAMINI.
ANCAK GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ KAYNAK DA BİZİM İÇİN BÜTYÜK ÖNEMİ HAİZ OLDUĞUNU BELİRTMEK İSTERİM.
SELAMLAR.
SAĞLICAKLA VE İYİLİKLE.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 02.10.06, 09:03
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
260 tane iletisine 362 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Perinçek, Katchaznouni'nin İngiliz himayesindeki Ermenistan devleti kurulduğu zaman 1918 Temmuz ayından 1919 Ağustos ayına kadar hükümeti yöneten ilk başbakan olduğunu söylemişti.
Perinçek, Katchaznouni'nin 1923 yılında Bükreş'teki Taşnak Partisi Kongresi'ne sunduğu raporda özetle şu ifadelere yer verildiğini belirtti.

Ermenistan Başbakanı'nın raporu'nu lütfen okuyun...

Savaştan önce ve savaş koşullarında Rus Çarlığı'na kayıtsız
şartsız bağlandık.
Emperyalistlerin önümüze koyduğu 'denizden denize Ermenistan'
gibi hayali bir amacın peşine düştük.
Silahlı gönüllü birlikleri oluşturmamız hataydı.
Terör eylemlerimiz batı kamuoyunu kazanmaya yönelikti.
Karşılıklı Müslüman ve Ermeni kırımları oldu.
Güç dengesi Türkler'in lehineydi, macera yaptık.
1915 yılı yazında ve güzünde uygulanan tehcir (zorla göç ettirme)
Avrupalı diplomatların bize söz verdiği bağımsız Ermenistan hayalimizi
suya düşürdü. Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık
duyması için hiçbir neden yok.
Sevr Antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Türkler'in anlaşma
önerilerini reddederek vahim hata işledik. Sevr yerine, Türkler'le
anlaşsaydık çok şey kazanırdık.
İngilizler karşılıklı katliamları kışkırttı.
Müslüman bölgelerinde düzeni sağlayacak idari önlemler alamadık,
silaha sarılmak zorunda kaldık, ordular gönderdik, yıktık ve
katliamlar gerçekleştirdik.
Türkler savunma güdüsüyle hareket ettiler. Övünülecek hiçbir
işimiz yok. Kendi dışımızda suçlu aramayalım.
Evet, intihar etmeyi öneriyorum. Taşnak Partisi'nin artık
yapacağı hiçbir şey yok. Partiyi dağıtalım. Bu kararı almazsak, bizi
yıkım ve şerefsizlik bekliyor.''


Ermeni Heyeti Başkanı Bogos Nubar da 1919 tarihli mektubunda `Ermenilerin kayıpları çok olmasına rağmen, Türklerin kaybı Ermenilerinkinden az değildir' demişti. Talat Paşa'ya göre bu bölgede ölen Müslümanların sayısı 600 bin.
Sayılar ne söylerse söylesin, o tarihte Anadolu'da bir trajedi yaşandığı kesin; her iki taraftan yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği ve her iki halkın da büyük acı çektiği ortak bir trajedi... Açıkçası savaş, `imparatorluğun Müslim ya da gayrimüslim halklarının kurban da verdiği, suç da işlediği' korkunç bir hengâmeydi. Ama asıl suçlu emperyal propagandanın karartmaları altında hiç görülemedi. Ermeni tezlerinin militan savunucuları, `Ermenileri baskı yapmaya teşvik edip sonra onları Türk tepkisinden koruyamayan' Batılı güçlere cılız bir eleştiri getirmekle yetindiler. Yaşanan trajedide Batı'nın sorumluluğu üzerinde kimse durmadı. Oysa daha 1922'de, Kuzey Kutbu'nun kâşifi ve Mülteciler Yüksek Komiseri Fridtjof Nansen, 'Ermenistan adını tek bir Avrupalı diplomat ağzına almasaydı, onlar için çok daha iyi olurdu' demişti.


Saygılar
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 03.10.06, 22:58
surveyan
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

Ermeni Meselesi’yle ilgili olarak son yıllardaki gelişmeler artık tamamen göstermiştir ki, Ermeniler tüm tarihlerini “Türk düşmanlığı” üzerine kurmuşlardır ve bu yöndeki çalışmalarını arttırarak sürdürmektedirler. 24 Nisan 1915 tarihinin 90. yıldönümü vasıtasıyla dünya kamuoyunda oluşturmaya çalıştıkları “Türk düşmanlığı” ve “karalama kampanyaları” bunun önemli göstergelerindendir. Ermeni Tarihi adeta iki safhada incelenmektedir: Ermenilerin I. Dünya Savaşı’nda Türkler tarafından zorunlu göçe tabi tutulmalarından önceki safha ve sonraki safha. Hatta Ermeniler önceki safha üzerinde pek fazla durmadan, millî tarihlerini, “sözde soykırımın başlangıcı” olarak kabul ettikleri 24 Nisan 1915 tarihi ile başlatmaktadırlar. Bu yöndeki eğilim son yıllarda artarak devam etmektedir. Bugün Ermeni Meselesi’nin geldiği noktaya bakıldığında, bu hadise dünya kamuoyunda önemli bir gündem maddesi ise, ki öyledir, durumu Ermeni propagandasının başarısının önemli bir sonucu olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır. Hadiselerin arka plânına bakıldığında, konuyla ilgili olarak Ermeniler tarafından “başyapıt” şeklinde nitelendirilen birkaç yayın dikkat çekici boyuttadır ki, bu yayınları bugün Ermeni Tarihi’nin en önde gelen simaları, kaleme aldıkları çalışmalarında sıklıkla kullanmaktadırlar. Zaten onların bu kitapları kullanmaları da, konuyla ilgili propagandaların farklı bir yönünü temsil etmektedir.
Bugün dünyada sözde Ermeni soykırımı iddialarını içeren binlerce yazı, makale ve kitabın kaynak olarak gösterdikleri, hatta olmazsa olmaz olarak nitelendirdikleri birkaç kitap vardır. Bunların ilki, bu yazının konusunu teşkil eden ve ayrıntılarının aşağıda sunulacağı Mavi Kitap’tır. İkincisi Amerika Birleşik Devletleri’nin I. Dünya Savaşı sırasında İstanbul Büyükelçisi olarak görev yapmış olan Morgenthau’nun, “Büyükelçi Morgenthau’nun Hikâyesi-Ambassador Morgenthau’s Story” adlı eseridir. Üçüncüsü, Avusturya asıllı Alman misyonerlerinden Johannes Lepsius’un kaleme aldığı ve savaş sonrasında Ermenileri kazanmayı hedefleyen “Almanya ve Ermeniler-Deutchland und Armenien” adlı kitaptır. Bu tarz eserlerin sonuncusu ise, ”The Memoirs of Naim Bey-Naim Bey’in Hatıratı’dır. Hiçbir Ermeni veya Ermeni yanlısı çalışma yoktur ki, bu kitapları kullanmasın, çalışmalarında dile getirmesin ve bunları dayanak noktası olarak göstermesin. Bu sayılan eserlerin tamamı, propaganda çalışmalarıdır. Ermenilerin 90. yıl olarak andıkları hadiselerin, bugün dünya kamuoyunda yer etmesinde, bu kitapların rolü, diğer çalışmalara oranla kat kat fazladır.

Morgenthau’nun, eserini İstanbul’un dışına çıkmadan, ABD elçiliğine Türk doğu vilayetlerinden gelen mektuplardan ve Ermeni tercümanlarının ifadelerinden istifade etmek suretiyle kaleme aldığı bilinmektedir. Bu kitap, ABD hükümetinin Osmanlı devleti aleyhine bir propaganda malzemesi olarak 1918’de yayınlandı. Papaz Lepsius’un kitabı da yukarıdakinden farklı değildir. Kaynaklar arasındaki benzerlikler şaşırtıcı boyuttadır. Buradaki amaç, Almanya’nın doğudaki menfaatleri için, siyaseten Ermenilerin gözünde itibar kazanmalarıyla alakalıdır. Bu politikanın uzantısında, savaş sonrası Ermenistan’ın Almanya’nın himayesine girmesiyle ilgili bazı beklentiler olduğu da ihtimal olarak son derece yüksektir. Lepsius’un sadece İstanbul’a gelerek ve daha doğuya geçmeden Van’da olup-bitenleri yazabilmesi, eserinin bilimsel kalitesini de ortaya koymaktadır. Yine 1918 tarihli olarak Aram Andonyan’ın hazırladığı Naim Bey’in Hatıratı adlı kitap da, konuyla ilgili propaganda çalışmalarının en önde gelen yayınlarından birisidir. Halep İskân Dairesi’nde görev yaptığı iddia edilen Naim Bey adlı bir idarecinin hatıralarına göre, Ermenilere yapılan fenalıkları dile getiren kitabın içindeki hemen hemen tüm bilgiler tartışmalıdır ve zaten Türkiye’de yapılan önemli bir çalışma, Andonyan’ın sahteciliğini açıkça ortaya koymuştur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki incelemeler ve Amerikalı nüfusbilim uzmanı Prof.Dr. Justin McCarthy’nin araştırmaları da, o tarihlerde Halep’te böyle bir kişinin görev yapmadığını doğrular niteliktedir. Bu kitaplardaki tutarsızlıkların sayısını daha da artırmak mümkündür. Bu tür propaganda kitapları, çeşitli milletler tarafından, mücadele ettikleri kuvvetlere yönelik olarak tarih boyunca kullanıldı. Buna örnek olarak İngilizlerin Almanlara yönelik hazırlamış oldukları Mavi Kitap’ı göstermek mümkündür ki, İngiltere’nin, bu kitabın dönemin dış politikası nedeniyle Almanya’ya yönelik olumsuz propaganda aracı olarak ve bilerek hazırlandığını itiraf ettiği de malûmdur. Bu kitap ve aşağıda hakkında bilgi verilmiş olan Türklere yönelik Mavi Kitap, savaş yıllarında esasında Batı kamuoyunda Almanya ve müttefikleri aleyhine bir kampanya oluşturarak, Amerika Birleşik Devletleri’ni İngiltere’nin yanında bu savaşa dahil etmeye çalışan politik plânın önemli safhalarından birisiydi.

Ermeni Meselesi ve Türkiye denildiğinde, konuyla ilgili propaganda eserlerinin başında Blue Book olarak tanınmış olan Mavi Kitap gelmektedir. İlk baskısı 1916 yılında Londra’da yapılan ve iki şiline satılan kitabın tam adı şu şekildedir: “The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire 1915-16”. Yani “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere (yönelik) Muamele 1915-16”. Bu, eserin ilk özgün baskısıydı. Ondan sonra farklı editörler tarafından birkaç kez daha basıldı. Kitabın ilk baskısının ana başlık altı yazılarında, “Documents presented to Viscount Grey of Fallodon Secretary of State for Foreign Affairs by Viscount Bryce with a preface by Viscount Bryce” ifadeleri mevcuttu ki, bu ifadeler ve başlangıçta bulunan materyallerden, kitabın önsöz ve içeriğini hazırlayanların kimler olduğu rahatlıkla anlaşılıyordu. Mavi Kitap, 1916’da İngiliz Parlamentosu’nun onayıyla, savaş propaganda bürosu durumundaki Wellington House tarafından hazırlatılmıştı. Bu görev, bir diplomat olan Lord Bryce başkanlığındaki bir heyete verilmişti. Lord Bryce bir hukuk profesörüydü ve aynı zamanda diplomattı. Bryce sonraki yıllarda, “önceki başarılı çalışmalarından dolayı” ödüllendirilecek ve Büyük Britanya’nın Washington’daki büyükelçiliği görevine de getirilecektir.

Başlangıç kısmına konulan ve kitabın hazırlıklarına ait birkaç yazışmadan, eserin ortaya çıkarılmasında sonradan oldukça ünlenecek bir kişinin de adı geçmekteydi: Arnold J. Toynbee. Bilindiği üzere Toynbee, XX. yüzyılın en önde gelen tanınmış tarihçi ve tarih felsefecilerinden birisidir. Mavi Kitap projesi içerisinde, Toynbee, Lord Bryce’ın sekreterliği görevini yerine getirecekti. Kendisi bu kitabın hazırlatıldığı dönemde bu çalışmaların içerisinde bulunmuş, ancak sonraki yıllarda bunun bir propaganda kitabı olduğunu anlayınca, bu işe “alet olmanın” da etkisiyle pişmanlığını dile getirmiş ve Mavi Kitap’ın doğruluğu konusunda şüpheli ve Ermeniler için tereddütler içeren ifadelerde bulunmuştur. 1975’te hayatını kaybeden Toynbee’nin 1966 yılında kaleme aldığı ve Türkçe’ye çok yeni çevrilen”Hatıralar: Tanıdıklarım” adlı eserde konuyla ilgili çok çarpıcı ifadeler vardır. Bu ifadelerden, İngiliz hükümetinin, Rusya’nın Yahudilere uyguladığı baskıları dengelemek amacıyla, Almanya tarafından başlatılan Rus aleyhtarlığı ve Rusların Yahudilere yönelik yaptığı fenalıkları, Almanya’ya davet edilen Amerikalı gazeteciler vasıtasıyla dünyaya duyurmaları çabasından etkilendiğini göstermektedir. Bu durumda İngiltere için yapılacak şey açıktı: İttifak devletleri, Almanya’nın Rusya aleyhinde başlattığı propaganda silahı ile vurulacaktı. Amerikalı gazetecilerin verdikleri bilgiler, korkunç bir Rus barbarlığını ortaya çıkarmaya yönelikti. Ve bu başarılmıştı. Rusların Yahudilere yönelik bu taşkınlıkları, nasıl İngiltere ve Fransa gibi müttefiklerini zor durumda bıraktıysa, Türklerin yapacak olduğu taşkınlıklar da Almanya ve Avusturya-Macaristan devletleri aleyhine olacaktı. Yani İngiltere, kendi silahıyla Almanya’yı mağlup edecek, Türkleri, Ermenilere soykırım yaptı şeklinde ifşa etmek suretiyle, Türkiye’nin müttefiklerini zor durumda bırakacaktı. Üstelik Türk hükümetinin bu sırada uygulamaya koyduğu “sevk ve iskân kanunu” kaçırılmayacak bir fırsat olarak gündeme geldi. Bu, İngiltere’nin aradığı fırsatın ayağına kadar gelmesi demekti. İşte Mavi Kitap’ın İngiltere hükümeti tarafından hazırlanma düşüncesi bu suretle ve bu uygun zaman diliminde gerçekleşti. Başka bir açıdan hadiseye yaklaşmak gerekirse, bu bilgilerden, Ermeni Meselesinde Osmanlı devletinin Almanya’nın ateşine yandığı sonucunu çıkarmak da mümkündür. Ve bu duruma göre, İngiltere Almanya’yı ve müttefiklerini köşeye sıkıştırmak için böyle bir yola başvurmuştu. Ancak bugüne kadar uzanan sonuçlarına bakıldığında, hadiseden en büyük zararı Türkiye’nin gördüğü de ortadadır. Yani bundan Almanya’dan çok Türkiye sıkıntı çekmiştir ve halen çekmektedir. İşte Amerikan misyonerlerinin raporlarına dayanan Mavi Kitap projesinde, İngiltere hükümeti tarafından söz konusu bu belgelerin neşri meselesi Lord Bryce’a tevdi edilmişti ve Arnold Toynbee de onun sekreterliğini yapacaktı.

Toynbee’nin sonradan kaleme aldığı hatıralarında kullandığı şu ifadelerden, konuyla ilgili pişmanlığını ve olaylarda Lord Bryce ile birlikte ne şekilde kullanıldıklarını anlamak zor değildir: “O tarihlerde İngiltere Krallığı hükümetinin bu faaliyetinin arkasında yatan politikalardan habersizdim. Sanırım Lord Bryce da öyleydi. Belki de bu bir şanstı. Çünkü eğer gözlerimiz açılsaydı, sanırım ne Lord Bryce ve ne de ben, İngiltere Krallığı hükümetinin yüklediği bu işi yapardık. Biz bu görevi yerine getirmek için en halis niyetlerle çalışıyorduk. Lord Bryce ben, gerçekleri belirlemek, onları topluma anlatmak ve sonunda onların ışığında bir şeylerin yapılmasını sağlamak ümidini taşıyorduk. Ölüler (yurt dışına sürülenlerden de binlercesi ölüyordu) tekrar geri getirilemezdi. Fakat biz ümit ediyorduk ki (boşuna ümit etmişiz aslında), en azından hayatta kalanların da bu şekilde bir barbarlığı yaşamamalarını sağlayabilirdik . Kitap tamamlanıp basıldıktan sonra, İngiltere Krallığı hükümetinin Lord Bryce’tan istediği işin arkasında yatan sebeplerin farkına varmaya başladım… Ruslar, toplumları içerisinde yaşayan Yahudilere karşı barbarlıklar yapmaya başladığı anda, Türkler de Ermenileri karşılarına almaya başlamışlardı. Rus barbarlığı, İngiltere ve Fransa’nın aleyhine olduysa, Türklerin yaptıkları da Almanya ve Avusturya-Macaristan aleyhine olmamış mıydı? Majestelerinin hükümetinin Lord Bryce’dan, Türklerin Ermenilere yaptıklarıyla ilgili kitap çıkartmasını istemesinin arkasında yatan sebep, Whitehall’da izlenmiş olan bu mantıktı… Majestelerinin hükümeti, Ermeniler hakkında bir kitap yazılmasını istediğinde, Lord Bryce bu siyasal ilişkileri fark etmiş olsaydı, sanırım teklifi reddederdi. Dürüstlüğüyle tanınan bir insandı. Amerikan kaynaklarına ulaşabiliyordu ve Amerika’da kendisine büyük bir saygı duyuluyordu. Ancak sanırım Majestelerinin hükümeti için daha önemli olan özelliği dürüstlüğü idi . Eminim ki, söz konusu kitabın yazılmasının gündeme geldiği dönemde, bu işin arkasındaki politik güdünün farkına varmış olsaydım, Lord Bryce’ın dairesine doğru yürürken çok rahatsızlık hissederdim . Bu durumdan bir hayli endişe duyuyordum. Bana yüklenmiş olan görevin toplumsal yönü konusundaki kuşkular, bu endişeyi daha da artırıyordu”.
Toynbee’nin hatıraları dikkate alındığında, kendisinin, hadiselerin yaşandığı dönemde kitap hazırlanması projesi karşısında, iyi niyetli davrandığından dolayı şüphelenmediğini, ama gelişmelerin ahlâkî yönünden bazı kuşkular duyduğunu ifade etmiştir. Yani en azından hadiseler karşısında gönül rahatlığı içerisinde değildir. Zaten kendisinin yıllar sonra pişman olması ve bunun İngiliz hükümetinin bir propaganda aracı olduğu şeklindeki açıklaması, onun gerçekleri geç de olsa fark ettiği şeklinde değerlendirilmektedir. İngiliz tarihçi Andrew Mango, bu durumu, Toynbee “iyi bir tarihçi olduğu için daha sonra bir kitabında bunun propaganda olduğunu itiraf etti” şeklinde değerlendirmiştir. Toynbee, hatıralarının ilerleyen sayfalarında, Lord Bryce’nin hayatından birtakım kesitler vermekte ve onun özelliklerinden bahsetmektedir. Esasında Bryce’ın demokrasi konusunda hacimli bir kitap yazmak istediğini, ancak savaş sırasında işlerinin yoğunluğu nedeniyle buna zaman ayıramadığını ifade etmektedir. Hatta ona göre, Ermeniler hakkındaki kitabı, savaş sırasında kendisine yüklenen birçok görevden sadece birisiydi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 06.10.06, 00:45
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ynt: Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.

arkadaşlar konu başlığında da belirtildiği gibi Ermeni Soykırımı Emperyalist Uluslararası Bir Yalandır.
Böyle bir yalanın arkasından giden destekçiler tarihsel hazımsızlıklarının intikamını alamamanın verdiği şişkinlikle temcit pilavı gibi her hassas noktada bunu önümüze çıkarmaya devam edeceklerdir. Ancak onlarında bildiği çok önemli bir gerçek var ki Türk Milleti'nin bir karış vatan toprağının tozunu bile bunlara koklatmayacagıdır.. :06 :06
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 07.10.06, 21:30
bulut - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: May 2006
Nereden: g.antep,istanbul
İletiler: 852
Ettiği Teşekkür: 318
266 tane iletisine 497 kere teşekkür edilmiş
bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.bulut artık çok görkemli biri.
  Send PM
Standart Ermeni Soykırımı

Arkadaşlar Ermeni Soykırımı her zamanki gibi yine gündemde birileri Ermeni Soykırımını yasa haline getirmeye çalışıyor bu konu hakkında yorumlarınız neler merak ediyorum...
__________________
ZAFERE GİDEN YOLDA ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR (BULUT)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
emperyalist, ermeni, soykırımı, uluslararası, yalandır

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz