Ynt: ErmenilerOsmanlı belgeleri CİHAN HARBİ VE TÜRK-ERMENİ MESELESİ
Belge Görüntüleri: 1 2 3 4 5 6
[1915 senesi başlarında Ermenilerin tehcirinin zaruret olduğunu, Ermeni, İngiliz, Rus parası ve entrikaları ile Ermenilerin Osmanlı Hükümeti'ne karşı kışkırtıldığını. Ermenilerin uzaklaştırılmaları sırasında bazı küçük memurların fazla gayretkeşlik gösterdiğinin kabul edilebileceğini; ancak Türklerin büyük çoğunluğunun bu meselede sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca Ermenilerin Türklere yaptığı zulüm ve işkenceleri ifade eden (Bern) Osmanlı Matbuat İdaresi'nden tebliğ olunan rapor. ]
Cihân Harbi ve Türk-Ermeni Mes’elesi
Makâlemizin ser-nâmesi evvelce Vaşington Sefâreti'nde bulunan Ahmed Rüstem Bey tarafından büyük bir vukûf-ı selâhiyyetle kaleme alınıp mu’ahharan Bern şehrinde (Stampli) ve Şürekâsı Matba‘asında tab‘ edilmiş olan zarîf bir risâlenin ismidir.
Bu risâle şüphesiz Türk-Ermeni mes’elesi gibi nâzik ve ârızalı bir münâkaşa zemînini pek bî-tarafâne tenvîr edecek ve bir tarafdan dört seneden beri müdhiş yalanlar ve iftirâlarla Türklerin ve Hükûmet-i Osmâniyye'nin kesr-i haysiyyetine çalışan ve Ermeni-Türk mes’elesini mekâsıd-ı hâ’inânelerine âlet ittihâz eden müfrit i’tilâf muharrirlerine azâb-âver bir ders olmakla berâber bir tarafdan da cidden mesâ’il-i hâzıra hakkında doğru bir fikir edinmek isteyen ve tarafgîrlik şâ’ibesinden müberrâ kalmış olan İsviçre halkının da gözünü açacaktır. İ’tilâf gazeteleri muharrirleri yorulmak bilmeyen hâ’inâne neşriyâtlarıyla ba‘zı İsviçreliler üzerinde sû-i te’sîr icrâsından hâlî kalmadıklarından İsviçre Hükûmet-i İttihâdiyyesi'nin samîmî bir dostu olan Türklerle Türk Hükûmeti hakkında onların huşûnetkâr bir vaz‘iyet almaları melhûz idi. İşte bu risâle ziyâ-yı hakîkate pek çabuk kapılan İsviçre halkının tarz-ı tefekkürlerini ta‘dîl ve ıslâh vazîfesini îfa edecekdir.
Muharrir evvel-i emrde Memâlik-i Osmaniyye'de sâkin Hıristiyanların vaz‘iyyet-i hakîkiyyelerini ve onların nasıl bir serbestîden müstefîd olduklarını kemâl-i vuzûh ile hülâsa etmişdir. Bunun için de her şeyden evvel en be-nâm garb mütefekkirlerinin âsârıyla isbât-ı müdde‘â tarîkini iltizâm etmişdir. Fransız diplomatlarından Engelhart'ın Türkiye ve Tanzîmât nâmındaki eserinden ba‘zı sahîfeler aldığı gibi Amerika'nın Der-sa‘âdet Maslahat-güzârlığı'nda bulunup el-yevm (Princeton U Seft) hukûk-ı beyne'l-milel mu‘allimliği îfâ etmekte bulunan Mösyö Berdo'nun "Türkiye'de Ecnebîler ve Onların Vaz‘iyyet-i Hukûkiyyeleri (1914)" ünvânlı eserinden dahi gâyet bâriz sahîfeler iktibâs etmişdir.
Bu sûretle muttali‘ oluyoruz ki Rûm ve Ermeni cemâ‘atleri asırlardan beri umûr-ı mezhebiyyelerinde ve mektebcilik hayâtlarında olduğu gibi hukûk-ı şahsiyye mesâ’ilinde dahi mâlik oldukları imtiyâzâtı asırlardan beri muhâfaza etmekde imişler.
Muharrir bundan sonra fevka'l-âde mühim olan müteselsil fasıllarda Devlet-i Osmaniyye'nin bidâyet-i teşekkülünden (1900) senesine ve Türkiye'nin (1914) senesi Teşrîn-i Evvel nihâyetinde harbe girişdiği âna kadar sebk eden zamân zarfında Ermenilerin vaz‘iyyet ve âmâl-i husûsiyyelerini teşrîh ederek (1915) ilkbahârında Ermenilerin teb‘îdini zarûrî kılan esbâbı îzâh eylemişdir.
İ’tilâf devletlerinin Bolşevikîlerle akd ettiği mu‘âhedeler pek rezîlâne bir sûrette i‘tirâf edilmiş olduğu vechile hükûmât-ı mezkûrenin Türkiye'nin inkisârını ta‘cîl için Ermeni komitelerini âlet ittihâz etmekde idi. Fransız, İngiliz ve Rus paraları ve entrikalarıyla Hükûmet-i Osmaniyye aleyhinde gayr-i kâbil-i teşeffî bir hiss-i husûmetkârâne besleyen "sâdık ve mümtâz" Ermeni teb‘asının şu hâlet-i rûhiyyeleri eserde i‘tirâz kabûl etmez bir şekilde gösterilmişdir.
Lord (Brays’ın) "Memâlik-i Osmaniyye’de Ermenilere Edilen Mu‘âmele" ismiyle mu‘anven olup Türklük ve İslâmiyet aleyhine kör bir düşmanlık ve fâhiş hatâlarla mâl-â-mâl bulunan kitâbında mevzû‘-ı bahs delâ’il Ahmed Rüstem Bey tarafından oldukça mufassal olarak şiddetli bir tarzda redd (u) cerh edilmiştir. Türkiye'nin Harb-i Umûmî'ye duhûlünden evvel ihtilâlci Ermeniler tarafından îkâ‘ edilmiş câniyâne ve hâ’inâne ahvâlin taht-ı te’sîrinde bulunan Kürdlerle ba‘zı küçük me’mûrların Ermenileri teb‘îd mes’elesinde fazla yararlık göstermek gayretiyle bir takım kabâhatlere ve dâ‘î-i mes’ûliyyet ahvâle tasaddî etdiklerini mü’ellif Türklerin ekseriyyet-i azîmesi gibi münsifâne i‘tirâf etmekde ve bu hâle karşı te’essürâtını gizlememekdedir. Ma‘a-mâ-fîh bî-taraf olan her kâriha esâs i‘tibârıyla teslîm eder ki menâtık-ı askeriyyeye civâr mahallerden ve Rus Kafkasyası'na hem-hudûd olan yerlerden Ermenilerin tahliyesi pek meşrû‘ ve askerlikçe zarûrî bir ihtiyât idi. Birçok Ermeniler komitelerinin meş’ûm taht-ı te’sîrinde ba‘zı isyânkâr harekâta ve ahâlîce bâ‘is-i haşyet mu‘âmelât-ı şekâvetkârâneye mütecâsir olmuşlardır ki hâl dahi haklarında ittihâz olunan tedâbîrin beyhûde olmadığını gösterir. Ma‘a't-te’essüf vesâ’it-i nakliyyenin fikdânı ve i‘âşe menâbî‘inin kifâyetsizliği teb‘îd olunan birçok Ermenilerin helâkini mûcib olmuşdur. Kitâbın uzun bir bâbı Ermeni milletini ağır ithâmlar altında ezen bir takım delâ’ile hasr edilmişdir. Bununla berâber bunlar hakkındaki en ağır ithâmât bi'z-zât (Taşnak) ve (Hınçak) gibi Ermeni komiteleri tarafından şübhe edilmişdir.
Eserin melfûfundaki birinci seri (139) ilâ (202) bu delâ’ilden başlıcası olup bu meyânda Rusya'nın Bitlis konsolosu tarafından verilen raporlar az şâyân-ı dikkat değildir.
Ve'l-hâsıl kitâbına nihâyet vermeden evvel mü’ellif birçok vekâyi‘ içinde yirmi kadarını istinsâh etmişdir ki bunlar koyun gibi olan Ermenilerin nasıl bir mahâret-i hâ’inâne ile kurt gibi olan Türklere işkence ettiklerini musavvirdir.
Hâtır-ı hayâle gelmeyen bu ahvâl-i şenî‘ayı okuyunca Mösyö (Benyan Valuton) ve İsviçre'nin diğer birçok muhîtlerinin kemâl-i dehşetle saçlarının dikileceğine hiç şübhe etmeyiz. Bize gelince Ahmed Rüstem Bey'in kitâbında istihdâf ettiğimiz netâyici ber-vech-i zîr iktibâs ile iktifâ ediyoruz. Bütün kalbi vicdânıyla Türkiye bu hâ’ilenin mes’ûliyetini Rus, İngiltere ve Fransa gibi memleketlere, komitelere atf edebilir. Bu hükûmetler siyâsî külâhlar kapmak için hayâl-perverâne olduğu kadar da câniyâne ve insâniyetin en fenâ devirlerine â’id bir usûl dâ’iresinde teşebbüslere kıyâm etdiler.
Ermeni milletinin başına gelen şu ahvâl birçok komitelerin iddi‘âsı vechile bir Türk cem‘iyyet-i hafiyyesinin eser-i ictihâdı gibi telakkî etmek ve bunu kendilerini iz‘âc eden bir nesilden kurtulmak içün ittihâz edilmiş bir tedbîr gibi göstermek hayâsız bir cür’etin hadd-i kusvâsıdır, buna inanmak da körlüğün ve sâf-dilliğin son mertebesidir. Komiteler ve İngiliz, Fransız, Rusların hey’et-i mecmû‘asından mürekkeb olan İ’tilâfçılar Ermeni milletine karşı ihtiyâr ettikleri zulmü mu‘terif değilseler hiç olmazsa ihtiyâr-ı sükût etsinler.
Onlar için yapılacak bir şey varsa o da çamur ve kan yığınından ibâret olan şu eser-i hiyânet üzerine bir perde çekmek ve dedikleri gibi hakîkî Hıristiyan iseler bir hüsn-i netîceye îsâl edemedikleri bu hâdise-i mü’essifeden dolayı vicdânlarının sükûneti içinde mağfiret taleb eden büyük günâhkârlar gibi göğüslerini dövmekten ibârettir.
BOA. HR. HU, Kr. 108/141 |