iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 02:37 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Toplum ve Yaşam » Toplum bilimi » Toplumsal kavramlar » Açlık-Kıtlık ve sonuçları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 21.12.07, 23:23
Standart Açlık-Kıtlık ve sonuçları

lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 4.465
Send PM

21.12.07, 23:23




Açlık,Kıtlık ve sonuçları

insan organizması ister etkinlik durumunda olsun, ister dinlenme durumunda, her gün belli ölçüde besin almak zorundadır; yoksa, açlık duymaya başlar. Besin yetersizliğinin belli bir insan topluluğunu, bir bölgeyi etkilemesine de "kıtlık" denir.


__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 21.12.07, 23:25
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.465
Ettiği Teşekkür: 5.992
870 tane iletisine 1.510 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Açlık-Kıtlık ve sayısız kurban

Doğadan ya da insanlardan, çoğunlukla da her ikisinden birden kaynaklanan açlık ve kıtlık, tıpkı salgın hastalıklar gibi, tarih boyunca toplumların yaşamında yıkımlara yol açmıştır.

Pek çok nedeni olan beslenme yetersizlikleri, çoğunlukla gerçek bir açlıkla sonuçlanırlar. Sözgelimi tarıma ve feodal ilişkilere dayalı Ortaçağ Avrupası'nda, para dolaşımının yetersizliği, değiş tokuş ve bağlantı azlığı, toplumun önemli bir kesimini aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor, bu durum bazen bütün bir bölgeyi etkisi altına alabiliyordu;

Olumsuz iklim koşullarının, hayvan ve bitki hastalıkları'nınyanı sıra, savaşlar ve sonuçları, kıtlığı doğuran başlıca nedenlerdi. Kıtlığın da pek çok kötü sonucu vardır:
Çok sayıda ölüme yol açarak nüfus artışını engellediği gibi, çeşitli toplumsal ve siyasal olayların doğmasına da neden olur.
İç savaşların, kanlı ayaklanmaların ve göçlerin temelinde çoğunlukla açlık yatar.

Sözgelimi, irlanda'da 1846-1851 yılları arasında patateslerde görülen bir hastalık sonucu, bir milyonu aşkın kişi Amerika'ya göç etmiş ve gene o dönemde 1,5 milyon İrlandalı açlıktan ve yol açtığı hastalıklardan ölmüştür.
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21.12.07, 23:27
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.465
Ettiği Teşekkür: 5.992
870 tane iletisine 1.510 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Beslenme yetersizlikleri

Beslenme yetersizlikleri

Şiddetli kıtlıklar günümüzde azalmakta, ortaya çıktıklarında da, dünya nüfusunun yarısını etkileyen sürekli beslenme yetersizliği gibi daha büyük bir sorunun belirtisi olarak ele alınmaktadır. Açlık nicel olabilir, yani günlük yeterli kalorinin alınmamasından ileri gelebilir.

Daha yaygın olanıysa nitel açlıktır;
Nitel açlıkta gerçek bir kalori yetersizliği söz konusu değildir ama, temel besleyici maddelerin büyük ölçüde eksikliği görülür. Bu protein ve vitamin eksikliği, açlığa göre daha az zararlı olmakla birlikte süreğen beslenme yetersizliğine yol açar; beslenme yetersizliği de insanın bedensel ve zihinsel yeteneklerini azaltarak, kwashiorkor, beriberi, iskorbüt, raşitizm gibi özel hastalıklara ve erken ölümlere neden olur.

Nitel düzlemde, yetersiz beslenmenin, günlük kalori miktarının (2*500 kalori) altına düşmesiyle başladığı kabul edilir.Oys a, günümüzde dünya nüfusunun % 24'ünün aldığı günlük kalori, ortalama olarak 2 OOO'in altındadır (en.düşük kalori 1 400'dür).
Nitel düzlemdeyse, dünyadaki beslenme yetersizliği çok daha fazladır: Günlük ortalama hayvansal protein miktarı A.B.D'nde, İsveç'te ve Avustralya'da 50 gr'ın üstündeyken, Hindistan'da yalnızca 10 gr'dır (oysa alınması gereken günlük hayvansal protein miktarı 30 gr kadardır).
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21.12.07, 23:34
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 4.465
Ettiği Teşekkür: 5.992
870 tane iletisine 1.510 kere teşekkür edilmiş
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Az gelişmişliğin sonuçları

Az gelişmişliğin sonuçları

Yetersiz beslenme, birçok zengin ülkede de toplumun belli bir kesimini etkiler. Ama, sürekli açlık günümüzde, başlıca belirtilerinden biri sayıldığı iktisadi açıdan azgelişmişliğe bağlıdır.

Latin Amerika, Afrika'nın aşağı yukarı tümü, Okyanusya ve özellikle Güney Asya, kuramsal olarak % 2- % 25 oranında beslenme açığı olan ülkelerdir.
Ama bu ortalamalar Üçüncü Dünya ülkelerindeki derin toplumsal eşitsizlikleri ortaya koymadığı gibi, kırsal kesimlerde belli sürelerle yinelenen kıtlıkları da göstermekten uzaktır.

Gerçekten, Üçüncü Dünya ülkelerindeki açlık sorunu çok daha şiddetlidir ve görünür dekinden çok daha değişik nedenlere dayanır.
Azgelişmiş ülkelerdeki besin üretimi yetersizliği, bir yandan doğal gelir kaynaklarının yoksulluğuna ve iklim koşullarının elverişsizliğine, öte yandan da nüfus yoğunluğunun artışına bağlanır.

Dolayısıyle açlık, bu gibi ülkeler için kaçınılmaz bir olgu gibi ele alınmakta ve yalnızca teknik çözümler önerilmektedir. Oysa söz konusu etmenler beslenme yetersizliğinde önemli bir yer tutsalar bile, sorunu yalnızca bunlara bağlamak yanlıştır. Gerçekten, Üçüncü Dünya ülkelerinin tümü tropikal, kurak ve lateritli topraklarda yer almamaktadır; ama doğal gelir kaynakları son derece iyi olan bölgelere yayılmış Üçüncü Dünya ülkelerinde bile aynı yoksullukla karşılaşılmaktadır.

Nüfus sorununa gelince,
bu ülkelerin hiçbirinde nüfus yoğunluğu Belçika ya da Hollanda' daki kadar değildir.
Azgelişmiş ülkelerin çoğunda, önemli doğal kaynaklar vardır; ama bu kaynakların işletilmesi son derece yetersizdir.
Latin Amerika'daki toprakların 1/4'i olağanüstü tekniklere başvurmaya gerek kalmadan ekileyebilecek durumdayken, toprağın yalnızca % 5'inden (üstelik son derece verimsiz bir biçimde) yararlanılmaktadır. Günümüzdeki yetersiz beslenme, azgelişmişliğe bağlı iktisadi ve toplumsal yapılardan kaynaklanmaktadır.

Bu durum da, bir bölümüyle, Batı ülkelerinin sömürgecilik siyasetinden doğmuştur. Üçüncü Dünya ülkelerinin aşağı yukarı tümünü etkilemiş olan sömürgecilik, geleneksel besin maddelerinin üretimi yerine dışsatıma yönelik tek tip tarımı zorunlu kılmış,bu da, kendi kendine yetecek kadar besin maddesi üreten söz konusu ülkelerin iktisadi yapısında dengesizliklere yol açmıştır. Üstelik sorun, yalnızca tarımdan kaynaklanmamaktadır:

Bir pazar iktisadına apansızın katılma ve malı paraya çevirme, toplumsal eşitsizliklerin artmasına, kaynakların toplumun üst tabakalarında toplanmasına neden olur. Bu nedenle, açlık yalnızca besin kaynaklarından yararlanmaktan değil, aynı zamanda bunların bölüştürülmesinden de kaynaklanmaktadır.
Günümüzde kıtlığın kasıp kavurduğu bazı ülkelerin, toplumun büyük bir çoğunluğunun erişemediği besin maddelerini yurt dışına sattıkları görülmektedir. Bu durum Üçüncü Dünya ülkelerinin içine düştükleri çıkmazı açıkça yansıtmaktadır. Doğal kaynakların satışından elde ettikleri gelir, nüfus artışıyla orantılı bir besin üretimi yapmaları için yeterli değildir.

Yoksul ülkelerde son yirmi yılda, kişi başına düşen günlük ortalama besin payının % 3 oranında azaldığı ileri sürülmekte, gerekli iktisadi, toplumsal ve teknik çözümler sağlanamazsa, bu sürecin hızlanacağı ve açlığın dünya nüfusunun yarısından çoğunu etkileyeceği hesaplanmaktadır.
Aşırı tarım üretiminin çeşitli sorunlar yarattığı gelişmiş ülkeler karşısında, azgelişmiş ülkelerdeki beslenme yetersizliğini gören Birleşmiş Milletler Örgütü, açlıkla ve kötü beslenmeyle savaşmak amacıyla Besin ve Tarım Örgütü'nü (F. A.O.) kurmuştur.
Örgüt, özellikle şiddetli kıtlıkların görüldüğü bölgelere yardımlar yapmaktadır ama, bu tür davranışlar, sürekli açlık sorununa köklü çözümler getirmekten uzaktır;
çünkü, dünyada açlık sorunu ancak azgelişmişliğe bağlı iktisadi, toplumsal ve siyasal yapıların ortadan kaldırılmasıyla çözülebilir.


kaynak 3
1.cilt / s.12-13
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
aclik, kitlik sonuclari

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz