|
#1
|
|
30.07.08, 00:04
Bazen bir fotoğraf üstündeki çeşitli bölgelerin açıklık ya da koyuluk derecelerini ölçmek gerekebilir. Bu iş densitometre kullanılarak yapılır. Genellikle, fotoğrafın aslı yerine negatifi kullanılır. Bu tür ölçmelerden, fotoğrafçılıkta RENKLİ BASKI yaparken yararlanılabildiği gibi, bütünüyle bilimsel amaçlarla, sözgelimi, fotoğraftan bir yıldızın parlaklığının çıkarılabilmesi ya da biyolojide hücre çeperi kalınlığının saptanabilmesi için de kullanılabilir. Optik FİLTRE gibi başka geçirgen malzemelerin üstünde ölçümler de yapılabilir. Densitometre bir ampul ve bir ışıkölçerden oluşur. Ölçülecek parça, bu ikisi arasına yerleştirilir ve ışıkölçer optik yoğunluğu (saydamlığın tersi) saptar. Yoğunluk logaritmik bir ölçeğe göre belirlenir; örnek, üstüne düşen ışığın yüzde 10'unu geçiriyorsa yoğunluğu 1, yüzde l'ini geçiriyorsa yoğunluğu 2, v b. kabul edilir. Uygulamada, ampulden çıkan ışık, bir optik sistemle odaklanır ve genellikle 2,5 mm çapında bir ışık noktasına dönüştürülür. Bununla birlikte, kullanılan aygıta bağlı olarak bu ışık noktasının büyüklüğü değişebilir. Işıkölçer olarak bir FOTOÇOĞALTICI TÜP kullanılır. Buna bağlı bir yükselticinin ampermetresinden fptoçoğaltıcıya gelen ışığın şiddeti okunur. Düzenek, oldukça derli topludur. Küçük bir tabla üstündeki ışık noktası negatif örneği aydınlatırken, ölçüm kafası da bir kol yardımıyla örnek üstüne getirilir. Kafanın içinde, bilinen yoğunluklarda ve RENK ÖL-ÇÜMÜ'nde kullanılan filtreler bulunmaktadır. Ampul ve elektronik donanım, aynı örneğin değişmez okumalarını verecek biçimde özenle yapılmıştır. Buna karşın, iki okuma arasında sapmalar olabilmektedir. Dolayısıyle, yoğunluğu bilinen bir kaynağın sık sık ölçülmesiyle, aygıtta gerekli ayarlar yapılır. Artık aygıt kullanıma hazırdır. Söz konusu ilkenin önemli bir uyarlaması tarama mikrodensitometresi'dir. Bu aygıtta kullanılan ışık noktası, fotoğraftaki en küçük ayrıntıyı bile alacak boyutta, yaklaşık 50 mikrometre (0,05 mm) kadardır. Örnek,yavaş yavaş beneğin önünden geçirilirken, yoğunluk değişiklikleri sürekli olarak kaydedilir. Değişikliklerin ampermetreden okunması yerine, SERVOMEKANİZMA'ya bağlı bir kalem,değişikliklerin grafiğini çizer. Sürekli bir yoğunluk grafiği elde etmek için, grafik kağıdı,örnekle eşzamanlı hareket ettirilir. Kararma her an değiştiği için, bu sistemde ışık ve fotoçoğaltıcı çıkışlarına değişmeyen bir düzeltme uygulanamaz, biraz farklı bir yöntemden yararlanılır. Işık, iki ayrı demete bölünür. Bunlardan biri örnek üstünden geçerken, ikincisi dereceli yoğunluk gösteren (iki ucu arasında azdan çoğa doğru yoğunluk farkı bulunan) cam bir banttan geçer. Kalemi çalıştıran servomekanizma aynı zamanda bandı da harekete geçirir. Fotoçoğaltıcı çıkışı, her iki demetteki ışık şiddetini eşitleyecek biçimde düzenlenmiştir. Dolayısıyle kalem, örneğin yoğunluğuna uygun hareketler yapar. İzofotometre de aynı işi gören değişik bir aygıttır. Burada da, örnekten geçen bir çizgi boyunca değişen kararma yoğunlukları kaydedilir; ama üçlü bir kalem sistemiyle, yoğunluk değişiklikleri, değişik renklerle işaretlenir. İzofotometre sisteminde, fotoğrafın tümü televizyon ekranında olduğu gibi taramadan geçirilir. Sonuçta', eşkararma eğrilerinden oluşan bir harita elde edilir. Haritada aynı renkli bölgeler, eşdeğerdeki yoğunlukları göstermektedir. Bu yöntemle bir resimdeki bütün ayrıntılar ortaya çıkarılabilir. Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Sanat » Görsel sanatlar » Fotoğrafçılık » Fotoğrafçılık terimleri Kaynak:4 2.cilt / s.509-511 |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| ampul, densitometre, oluşur, ışıkölçerden |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|