Nüve Forum


Siyaset ve gündem hakkinda Bebek Ve Köpek Davası ile ilgili bilgiler


Bebek Ve Köpek Davası Tarih 31 Ekim 1960... Dönemin en çok satan gazetelerin birinde yapılan bir inceleme haber.. İsterseniz şöyle eskilere doğru uzanalım ve o dönemde yer alan bu haberin

Like Tree1Likes
  • 1 Post By nuvekolik

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 16.03.08, 15:43
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Bebek Ve Köpek Davası

Bebek Ve Köpek Davası

Tarih 31 Ekim 1960... Dönemin en çok satan gazetelerin birinde yapılan bir inceleme haber.. İsterseniz şöyle eskilere doğru uzanalım ve o dönemde yer alan bu haberin ayrıntıyarını aktaralım sizlere.

"Onu kurtaracak ben mi kaldım?"
"Bebek Davası" eski Başbakan Adnan Menderes'i halkın gözünde küçük düşürmek amacıyla açılmış bir davaydı. Bu dava Menderes'in ilişkide bulunduğu öne sürülen, Ayhan Aydan'ı halkın gözünde kahramanlaştıracaktı. Güzel sanatcı Adalet Divanı'nda şu ifadelerde bulunuyordu: "Ondan (Adnan Menderes'ten) çocuğum olsun istemiştim.

"Bebek Davası, geri tepiyor"
"Köpek Davası", "Bebek Davası" ve "Barbara Davası" ihtilalle düşürülmüş DP liderini halkın gözünde küçültmek amacıyla düzenlenmiş davalardandı.

Bu üç dava içinde en çekici olan ise hiç şüphesiz ki eski Başbakan Adnan Menderes aleyhinde açılmış "Bebek Davasıydı". Yassıada Duruşmaları içerisinde "tersine tepen dava" olarak nitelendirilen bu davada bir kadın halkın gözünde yüceltiliyor bir başbakan ise ayaklan altına alınıyordu. Bu kadın ünlü opera sanatçısı Ayhan Aydan'dı.

SANIKLAR: Adnan Menderes (Başbakan), Dr. Fahri Atalay (İstanbul Zeynep Kamil Hastanesi Baştabibi)

SUÇLAMALAR: Yüksek Soruşturma Kurulu kararnamesinde,Adnan Menderes'in opera sanatçısı Ayhan Aydan'dan yeni doğmuş gayrimeşru çocuğunu, Dr. Fahri Atabey'e (Ankara'ya çağırarak öldürmeye azmettirmekle) öldürttüğü iddia ediliyordu.

31 Ekim 1960 tarihinde başlayan sözkonusu davanın yargılanması sırasında iddia makamını Fahrettin Öztürk işgal ediyordu. Savcı Öztürk bu arada Başbakanlık kasasından çıktığını iddia ettiiği kadın iç çamaşırlarını ve bazı açık fotoğrafları sergiliyor, siyasi nitelikli mahkeme bir anda amacından uzaklaşıyordu.

Savcı Öztürk, bir zarf içerisinde çıkardığı sözkonusu suçlama malzemelerini eliyle sallaya sallaya gösteriyor ve bununla da yetinmeyerek yine Başbakanlık kasasında bulunduğunu iddia ettiği bir kutu çıplak kadın fotoğraflarını sergiliyordu.

İSTENİLEN CEZA: Sanık Adnan Menderes ve Dr. Fahri Atabey, haklarında 5 ila 10 yıl arasında ağır hapis cezası isteniyordu.

SAVUNMALAR: 31 Ekim 1960 Pazartesi günü başlayan Bebek Davası'nın ilk celsesinde elektrikli bir hava yaşandı. Yargılanma sırasında savcının tavrına cevap veren Menderes'in avukatı Burhan Apaydın,

Yere düşmekle cevher,
Sakıt olmaz kadr-ü kıymetten

mısrasını okuyor, bu sırada seyirci locasından "yuh" sesleri yükseliyordu. Avukat Apaydın, savunmasının bir yerinde şunları söyledi: "27 Mayıs'ta radyolardan duyulan şudur: Bu harekat, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir..."

"Şahıslara ait bu eşyaların burada teşhir edilmesi bu ifadeye uymaz. Burada huzurunuza getirilen insan iddia makamının hakaretine maruz bırakılamaz."

Gerek Menderes gerekse Adnan Aydan, gönül ilişkilerini gizlemiyor; ancak çocuğun doğum anında öldüğünü ifade ediyorlardı. Opera Sanatçısı Ayhan Aydan ifadesinin bir yerinde, "Adnan Menderes'i 1951 yılında tanıdım. Kendisini çok sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunda muvaffak olamadım..." diyerek son derece net ve takdir toplayan bir tavır ortaya koyuyordu.

KARAR: Yedi oturum süren bu dava 22 Kasım 1960'da karara kalıyor; her iki sanık hakkında verilen tutuklama kararı geri alınır.


alıntı
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19.03.08, 04:13
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bebek Ve Köpek Davası

İşte o mantıkEmre Aköz "İkinci Don Davası"nı yazdı

18.03.2008 10:00 Bugünü iple çekiyordum. Çünkü Çanakkale Savaşı'nın 93'üncü yıldönümü vesilesiyle, " geçmişi nasıl algıladığımıza " ve onu " nasıl yeniden ve elbette çarpıtarak kurduğumuza " ilişkin eğlenceli bir yazı kaleme alacaktım.
Elimde çok komik bir malzeme var. İlk gördüğümde, 'bu kadarı da olmaz' demiştim.
Gel gör ki malum " İkinci Don Davası " yüzünden mümkün olmadı yazmak. Kısmetse önümüzdeki günlerde ele alırım.

Evet... "İkinci Don Davası" adı uygun olabilir. Hatırlarsanız bir okurumuz "Mayo Davası" demişti. Ancak iddianameye bakınca... Tarihin de tuhaf bir biçimde tekerrür ettiğini düşününce... Niye "İkinci Don Davası" demeyelim?
Gerekçem şöyle: 1960 darbesi oldu... Yassıada Mahkemeleri başladı. Demokrat Parti yöneticilerinin yerli yersiz her şeyi mercek altına alınmıştı. Çünkü önce karar verilmişti; şimdi de karara uygun delil aranıyordu.
Böylece kamuoyunda " Köpek Davası " ve " Bebek Davası " denilen davalar açıldı. Sudan sebeplerle Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes yargılandı.
Bu tip davalardan biri de " Don Davası " idi. Sözde Menderes'in kasasında kadın donu bulunmuştu. Adamcağızı bu yüzden hem aşağıladılar, hem de yargıladılar.
Neyse... Şimdi de benzeri bir durumla karşı karşıyayız. Anlatayım...

Hatırlarsanız... AKP'nin kurucularından, Başbakan Erdoğan'ın danışmanı, işadamı Cüneyd Zapsu, gazetecilerle uçakta sohbet ederken şöyle demişti:
"Türbanını çıkar demek, sokaktaki bir kadına donunu çıkar demekten farksızdır."
Zapsu'nun bu sözleri eleştirildi. Bana sorarsanız koparılan yaygara gereksizdi. Çünkü Zapsu, türbanı çıkarılmak istenen bir kızın yaşadığı sıkıntıyı, utancı, gerginliği anlatmaya çalışıyordu.
Belki "don" kelimesi biraz " kaba " kaçtığı için ayıplamak mümkündü. Ama o kadar. Daha ötesi yok.
Şimdi söyleyin bakalım: Böyle bir laf etmek suç mu? Ne münasebet! Bırakın suçu " kabahat " bile değil.
Peki, iddianamede ne arıyor?
Nasıl oluyor da kabahat bile sayılamayacak bir söz, kapatma gerekçeleri arasında sayılabiliyor? Mantığı nedir?
İşte o mantık geliyor...
İddianamede şu cümleleri okuyoruz:

" Bir siyasi partinin kapatılmasını gerektiren eylemlerin, aleniyet kazanmış, belli bir konuyu ihtiva etmesi yeterli olup, ceza hukuku kapsamında mutlaka suç olarak düzenlenmiş ve bu konudaki davaların da mahkumiyetle sonuçlanmış olması gerekmemektedir . Ancak eylem aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç olarak düzenlenmiş ise, bu konuda ceza mahkemesindeki davaların sonuçlanmasını beklemeye gerek bulunmamaktadır. Ceza mahkemesinde sonuçlanarak kesinleşen davalarda verilen kararlar ise, sadece eylemin kesin olarak işlenmemiş olduğu veya işlenmiş olduğu yönündeki tespitler yönünden bağlayıcıdır."
Yukarıdaki alıntıda yer alan uzun ve karmaşık cümleleri bir an için kavrayamamış olabilirsiniz.
Lütfen kalın harflerle işaretlediğim ilk cümleyi tekrar okuyun.
Çıkan sonuç şu: " Türbanlı-donlu " o lafları etmek hiçbir şekilde suç değil. Kanunda yeri yok. Cezası da yok.
Ama Cüneyd Zapsu edince iş değişiyor. Peki değişiyor da suç mu oluyor? Hayır, yine olmuyor. Peki, o zaman ne oluyor?
Absürt mizahın büyük ustası Suavi Süalp'in bir esprisine uyarlarsak, adeta şöyle denmekte:
" Her ne kadar suç olmasa da, suç kadar suça benzeyen bu sözün suç olduğu muhakkaktır. "
Anlayın artık...

EMRE AKÖZ-SABAH





İşte o mantık - HABERTÜRK - Türkiye'nin En Büyük İnternet Gazetesi
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.03.08, 10:01
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Doçent
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 4.392
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Bebek Ve Köpek Davası

[quote=hayati;189194]İşte o mantıkEmre Aköz "İkinci Don Davası"nı yazdı

18.03.2008 10:00 Bugünü iple çekiyordum. Çünkü Çanakkale Savaşı'nın 93'üncü yıldönümü vesilesiyle, " geçmişi nasıl algıladığımıza " ve onu " nasıl yeniden ve elbette çarpıtarak kurduğumuza " ilişkin eğlenceli bir yazı kaleme alacaktım.
Elimde çok komik bir malzeme var. İlk gördüğümde, 'bu kadarı da olmaz' demiştim.
Gel gör ki malum " İkinci Don Davası " yüzünden mümkün olmadı yazmak. Kısmetse önümüzdeki günlerde ele alırım.
Evet... "İkinci Don Davası" adı uygun olabilir. Hatırlarsanız bir okurumuz "Mayo Davası" demişti. Ancak iddianameye bakınca... Tarihin de tuhaf bir biçimde tekerrür ettiğini düşününce... Niye "İkinci Don Davası" demeyelim?
Gerekçem şöyle: 1960 darbesi oldu... Yassıada Mahkemeleri başladı. Demokrat Parti yöneticilerinin yerli yersiz her şeyi mercek altına alınmıştı. Çünkü önce karar verilmişti; şimdi de karara uygun delil aranıyordu.
Böylece kamuoyunda " Köpek Davası " ve " Bebek Davası " denilen davalar açıldı. Sudan sebeplerle Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes yargılandı.
Bu tip davalardan biri de " Don Davası " idi. Sözde Menderes'in kasasında kadın donu bulunmuştu. Adamcağızı bu yüzden hem aşağıladılar, hem de yargıladılar.
Neyse... Şimdi de benzeri bir durumla karşı karşıyayız. Anlatayım...
Hatırlarsanız... AKP'nin kurucularından, Başbakan Erdoğan'ın danışmanı, işadamı Cüneyd Zapsu, gazetecilerle uçakta sohbet ederken şöyle demişti:
"Türbanını çıkar demek, sokaktaki bir kadına donunu çıkar demekten farksızdır."
Zapsu'nun bu sözleri eleştirildi. Bana sorarsanız koparılan yaygara gereksizdi. Çünkü Zapsu, türbanı çıkarılmak istenen bir kızın yaşadığı sıkıntıyı, utancı, gerginliği anlatmaya çalışıyordu.
Belki "don" kelimesi biraz " kaba " kaçtığı için ayıplamak mümkündü. Ama o kadar. Daha ötesi yok.
Şimdi söyleyin bakalım: Böyle bir laf etmek suç mu? Ne münasebet! Bırakın suçu " kabahat " bile değil.
Peki, iddianamede ne arıyor?
Nasıl oluyor da kabahat bile sayılamayacak bir söz, kapatma gerekçeleri arasında sayılabiliyor? Mantığı nedir?
İşte o mantık geliyor...
İddianamede şu cümleleri okuyoruz:
" Bir siyasi partinin kapatılmasını gerektiren eylemlerin, aleniyet kazanmış, belli bir konuyu ihtiva etmesi yeterli olup, ceza hukuku kapsamında mutlaka suç olarak düzenlenmiş ve bu konudaki davaların da mahkumiyetle sonuçlanmış olması gerekmemektedir . Ancak eylem aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç olarak düzenlenmiş ise, bu konuda ceza mahkemesindeki davaların sonuçlanmasını beklemeye gerek bulunmamaktadır. Ceza mahkemesinde sonuçlanarak kesinleşen davalarda verilen kararlar ise, sadece eylemin kesin olarak işlenmemiş olduğu veya işlenmiş olduğu yönündeki tespitler yönünden bağlayıcıdır."
Yukarıdaki alıntıda yer alan uzun ve karmaşık cümleleri bir an için kavrayamamış olabilirsiniz.
Lütfen kalın harflerle işaretlediğim ilk cümleyi tekrar okuyun.
Çıkan sonuç şu: " Türbanlı-donlu " o lafları etmek hiçbir şekilde suç değil. Kanunda yeri yok. Cezası da yok.
Ama Cüneyd Zapsu edince iş değişiyor. Peki değişiyor da suç mu oluyor? Hayır, yine olmuyor. Peki, o zaman ne oluyor?
Absürt mizahın büyük ustası Suavi Süalp'in bir esprisine uyarlarsak, adeta şöyle denmekte:
" Her ne kadar suç olmasa da, suç kadar suça benzeyen bu sözün suç olduğu muhakkaktır. "
Anlayın artık...
EMRE AKÖZ-SABAH
--------------------------merhaba.

düz mantık.

karadenizli bir vatandaş amerikaya gider.
uçaktan iner ve gideceği kasabaya ulaşmak için trene biner vagonlardan birine oturur.
yanında bir amerikalı oturmaktadır ve adam kitap okuyordur.
saatler geçer temelin canı sıkılır ve amerikalı hala kitap okumaktadır.
temel amerikalıya döner kinayi bir tonla ne okuyorsun saatlerdir be arkadaş der.
amerikalı temele şöyle bir bakar ve derki
sana bunu nasıl anlatayım arkadaş nerelisin diye sorar temel karadenizli olduğunu söyler.
amerikalı bu sefer tahsilini sorar temele.
temel tahsilli olduğunu ilk okulu bitirdiğini söyler.
amerikalı kitabı göstererek evet bu kitabın adı düz mantıktır der.
temel oda nedir diye şaşkın bir ifadeyle sorar.
amerikalı temelin bilimsel olarak bilgisinin yetersiz olduğunu düşünerek örnekle anlatmaya başlar.
sen şimdi ülkenden köyünden karından ve çocuklarından ayrısın değilmi diye sorar.
evet der temel.
peki söyle bakalım sana akvaryum desem aklına gelen ilk şey nedir der.
temel atılır deniz kızı der.
amerikalı gördünmü ben sana ne sorarsam sorayım sen kafanın içinde var olan eksikliğin karşılığında bir cevap vereceksin der.
yani karını özlemiş olman deniz kızı mantığını cevap olarak uygun gördün der.

buda düz mantıktır.

temele kitabı okuması için hediye eder amerikalı.
temel gün gelir memleketine döner.
köyüne geldiğinde otobüsten iner ve tarladan evine doğru yürürken dursunla karşılaşır.
dursun hoş geldin temel nasılsın der.
lakin temelde ses yoktur yürürken kitabı okumaktadır.
dursun ne okuyorsun öyle diye sorar temel kafasını kaldırıp bunu sana nasıl anlatayımki sen nerelisin diye sorar.
dursun ne diyorsun arkadaş biz aynı köydeniz der.
temel bu sefer senin tahsilin nedir diye sorar.
dursun ya beraber okuduk ya köy okulunda ne diyorsun der.
temel o zaman sana bi soru soracağım söyle bakalım sana akvaryum dersem ne cevap verirsin der.
dursun balık diye cevap verince temel ulan o zaman sen ib......n der.


oğuz gölçik yazar...




__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.03.08, 10:11
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bebek Ve Köpek Davası

[quote=oguzgolcik;189202]
Alıntı:
hayati´isimli üyeden alıntı Mesajı göster
--------------------------merhaba.

düz mantık.

karadenizli bir vatandaş amerikaya gider.
uçaktan iner ve gideceği kasabaya ulaşmak için trene biner vagonlardan birine oturur.
yanında bir amerikalı oturmaktadır ve adam kitap okuyordur.
saatler geçer temelin canı sıkılır ve amerikalı hala kitap okumaktadır.
temel amerikalıya döner kinayi bir tonla ne okuyorsun saatlerdir be arkadaş der.
amerikalı temele şöyle bir bakar ve derki
sana bunu nasıl anlatayım arkadaş nerelisin diye sorar temel karadenizli olduğunu söyler.
amerikalı bu sefer tahsilini sorar temele.
temel tahsilli olduğunu ilk okulu bitirdiğini söyler.
amerikalı kitabı göstererek evet bu kitabın adı düz mantıktır der.
temel oda nedir diye şaşkın bir ifadeyle sorar.
amerikalı temelin bilimsel olarak bilgisinin yetersiz olduğunu düşünerek örnekle anlatmaya başlar.
sen şimdi ülkenden köyünden karından ve çocuklarından ayrısın değilmi diye sorar.
evet der temel.
peki söyle bakalım sana akvaryum desem aklına gelen ilk şey nedir der.
temel atılır deniz kızı der.
amerikalı gördünmü ben sana ne sorarsam sorayım sen kafanın içinde var olan eksikliğin karşılığında bir cevap vereceksin der.
yani karını özlemiş olman deniz kızı mantığını cevap olarak uygun gördün der.

buda düz mantıktır.

temele kitabı okuması için hediye eder amerikalı.
temel gün gelir memleketine döner.
köyüne geldiğinde otobüsten iner ve tarladan evine doğru yürürken dursunla karşılaşır.
dursun hoş geldin temel nasılsın der.
lakin temelde ses yoktur yürürken kitabı okumaktadır.
dursun ne okuyorsun öyle diye sorar temel kafasını kaldırıp bunu sana nasıl anlatayımki sen nerelisin diye sorar.
dursun ne diyorsun arkadaş biz aynı köydeniz der.
temel bu sefer senin tahsilin nedir diye sorar.
dursun ya beraber okuduk ya köy okulunda ne diyorsun der.
temel o zaman sana bi soru soracağım söyle bakalım sana akvaryum dersem ne cevap verirsin der.
dursun balık diye cevap verince temel ulan o zaman sen ib......n der.


oğuz gölçik yazar...



Allah razı olsun yaa

sabah sabah ne güzel karşılama bu

neyse daha da kötüsü olabilirdi
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19.03.08, 10:19
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Bebek Ve Köpek Davası

TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR KITAP HEDIYE EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIKTIR. TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca " ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela_
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir
-evet var...
-icinde su varsa balik da vardir...
-evet var...
-balik varsa hayvanlar da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlar seviyosan insanları da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilinde vardir?
-evet var
-yalniz gorunuyorsun o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak g"rdun mu?...temel çok etkilenir! kitab alir koltugunun altina eve dogru giderken dursunu gorur... dursun sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi !
-nasil bi siy bu anlat bakiim...
-bak simdi; sizin evde akvaryum var mi ?
-yook!
-o zaman sen ipnesin........






bende akvaryum bile yok ama almak şart oldu artık
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19.03.08, 10:28
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Doçent
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 4.392
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Bebek Ve Köpek Davası

Alıntı:
hayati´isimli üyeden alıntı Mesajı göster
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR KITAP HEDIYE EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIKTIR. TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca " ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela_
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir
-evet var...
-icinde su varsa balik da vardir...
-evet var...
-balik varsa hayvanlar da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlar seviyosan insanları da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilinde vardir?
-evet var
-yalniz gorunuyorsun o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak g"rdun mu?...temel çok etkilenir! kitab alir koltugunun altina eve dogru giderken dursunu gorur... dursun sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi !
-nasil bi siy bu anlat bakiim...
-bak simdi; sizin evde akvaryum var mi ?
-yook!
-o zaman sen ipnesin........






bende akvaryum bile yok ama almak şart oldu artık
----------------------günaydın...

sabah sabah içim ısındı valla ne güzel bi anlatım bu öyle...

ben bir arkadaşımdan duymuştum öylede anlattım.
sizinki daha güzelmiş.

balık tavada güzeldir akvaryum tavsiye etmem.


oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bebek, davası, köpek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:32 .