iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:27 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Kültür ve Sanat » Sanat haberleri » Sivas 93 Ve Genco Erkal

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27.01.08, 11:00
Standart Sivas 93 Ve Genco Erkal

27.01.08, 11:00



Genco Erkal | Yüxexes Müzik Dergisi - üven Erkin Erkal' ın sahibi olduğu dergi | Sivas Kongresi | 'Sivas 93'Hamburg'da Sahnelendi | 2 Temmuz 1993 Sivas katliamı |



Bundan on beş yıl önceydi. Sivas'taydı. 2 Temmuz 1993'teydi... Cehaletin eyleme geçtiği gün ve geceydi... İnsanı, insanlığı, insanı insan yapan değerleri, ama aynı zamanda laik Cumhuriyeti, hukuk ilkelerini, çağdaşlığın tüm değer yargılarını yok sayan bir zihniyetin 37 insanımızı katlettiği, öldürdüğü, yaktığı gün ve gece... Vicdanın yok edildiği, insanlığın utanç ve vahşet günü ve gecesi...

Nihayet, nihayet 15 yıl sonra, biri çıktı o günü ve geceyi, o günün ve gecenin öncesinde ve sonrasında yaşananları, o vahşeti yaratan zihniyeti, 40 yıldır benimsediği yöntemle, sanatıyla sorguladı, sorguluyor... Bu insan Genco Erkal .

Yaşamın ve tiyatronun gerçeği
Bugüne dek Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu'nun oyun seçimleri, Türkiye'nin tarihsel gelişim sürecini, bu süreçteki toplumsal, politik, ekonomik gelişmeleri izledi. (Yalnız onun oyun seçimine bakarak Türkiye'nin son 40 yıllık tarihi yazılabilir.) Böyle olması doğaldı da çünkü misyonu olan, sorumluluk taşıyan bir tiyatro anlayışını benimsedi en başından beri. Bakıp da görmeyenleri, görüp de anlamayanları, anlayıp da korkudan ya da çıkar endişelerinden susanları, seyirci kalanları düşünmeye yönelten bir tiyatro...

Genco Erkal'ın yazıp yönettiği "Sivas '93", belgesel bir oyun. Ancak yaşamın gerçeğiyle, tiyatro gerçeğinin aynı olmadığının bilincinde Genco Erkal. Gerçeği sahnede yeniden kurgularken farklı sanat alanlarından yararlanıp bunları harmanlıyor: Edebiyat, sinema, müzik ve tiyatro...

Metni sadece belgelerden, tutanaklardan, tanıklıklardan oluşturmuş. Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Ataol Behramoğlu, Metin Altıok, Behçet Aysan, Uğur Kaynar şiirleriyle metni besliyor.

Fazıl Say' ın çeşitli besteleri, hayır, olaya eşlik etmiyor, sanki olayın omuriliğini oluşturuyor...

Hayır, omuriliği oluşturan oyun boyunca sahnedeki dev perdede izlediğimiz belgesel film... Oyuncuların da içine girip çıktıkları bu çok etkileyici film, Nurdan Arca (Ajans21) yapımı...

Meral Çetinkaya ve Genco Erkal gibi iki ustayla birlikte Yiğit Tuncay, Nilgün Karababa, Murat Tüzün, Çağatay Mıdıkhan, Şirvan Akan edebiyat, müzik, tiyatro ve sinema arasında bir organik bağ kurarak filmin içine, müziğin içine, dumanın, ateşin içine, kalabalıkların, yığınların içine girip çıkıyorlar. Neredeyse bomboş sahneyle, ağzına dek dolu salon arasında gidip gelen yedi oyuncu, sahnede yüzlerce, binlerce insan oluyor.

Bir daha olmasın diye
Sonra... Sonra... İzlerken, izlerken, türkülerini söylemeye, semah dönmeye giden gençlerle gülerken karikatürlerini, kitaplarını imzalamaya gelmişleri kucaklarken... Sevinçle başlıyor Pir Sultan Abdal şenlikleri...

Önlenebilecekken önlenmeyen tırmanış...

Genzim yanıyor... "Sivas Acısı" gelip içime yerleşiyor. Aziz Nesin' in dizeleriyle gözyaşları... Sonra birden susuşlar. Fazıl Say susunca, sahnedekiler susunca, sessizliğin bunca elle dokunurluğu, bunca somutluğu içimi ürpertiyor... Aynı elle tutulur somutluk, aydınlık ve karanlık çelişkisinde, karşıtlığında da var...

Sessizlik ve karanlık... Belgeyi kesen bıçak. Yüreğe saplanan bıçak!

Duman... Madımak Oteli'nde dumanlar yükselirken ölümcül bir dansa dönüşüyor, kurtulma umudu, kurtulma çabası... Duman, alıp beni de götürüyor, yaşanan her anın gerçekliğine... Aklın kabullenmekte zorlandığı gerçeklik! Yüreği isyan ettiren gerçeklik!

Ne söylense sanki hep eksik kalacak bir gerçek... Ancak NASIL söylendiği çok önemli. Burada, 'nasıl' , sanattan güç alıyor.

Yobazlığın, şeriat isteriz çığlıklarının öldürdüğü insanların yakınları o gün bugün 15 yıldır bu acıyla yaşıyor, o vahşeti sorguluyor. Suçluların cezalandırılması için didinen, hak savunucusu, insan yaşamı, insan onuru savunucusu hukuk insanları da öyle! Kimi yazarlarımız, aydınlarımız, şairlerimiz de sorgulamaktan vazgeçmedi. Ama ya ötekiler?.. Ya büyük kalabalıklar?.. Ya siz?..

"Sivas '93" ü bu ülkede yaşayan "her insan görmeli!" Bir daha olmasın, asla olmasın diye görmeli!

Oyunu izledikten sonra o vahşette yitirdiğimiz şair Metin Altıok'un kızı Zeynep' i gördüm. Oyundan sonra kendini nasıl hissediyordu? Zeynep'in yanıtı hepimize yol göstermeli:

"15 yıldır kendimi hiç hissetmediğim kadar iyi hissediyorum!"

ZEYNEP ORAL
Cumhuriyet
__________________
Bilmek; en ağır yüküdür insanın.

Konu diyesi tarafından (27.01.08 saat 11:50 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için diyesi kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (27.01.08), DJ_DeliRock (27.01.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 27.01.08, 11:39
diyesi - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 3.907
Ettiği Teşekkür: 1.032
2.362 tane iletisine 5.300 kere teşekkür edilmiş
diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Sivas 93 Ve Genco Erkal

OYUNUN ÖYKÜSÜ
GENCO ERKAL

Temmuz başında yüreğime bir ateş düştü. Üç dört günlük kısa bir tatildeydim. O uğursuz günün on dördüncü yıldönümünde, Cumhuriyet gazetesinde Dikmen Gürün Uçarer’in bir yazısını okuyordum. Yakın tarihimizde ne kadar önemli olaylar var, neden yazarlarımız bu gibi konularla ilgili belgesel oyunlar yazmaz acaba diye soran bir yazıydı. Örnek olarak da Madımak Oteli’ndeki yangından söz ediyordu.
Birden anımsadım, aynı yazar bir önceki yıl da benzeri bir yazı yazmıştı, ben de bu düşünceye yürekten katılmıştım. Bu sefer gene katılmanın yanı sıra başka bir düşünce kıpırdanmaya başladı beynimde. Arkadaşlara bir şey söylemedim ama baktım içimde bir şeyler büyüyüp dal budak sarıyor... Bu oyunu ben yazamaz mıyım acaba. Hadi canım sende diyor bir yanım. Hiç olmazsa bir denesem. Akşam olunca artık dayanamadım, arkadaşlara böyle bir oyun olsa da oynasak, nasıl olur deyince, hepsi birden, tam zamanıdır, çok doğru bir iş yapmış olursun dediler. Gene de oyunu yazmaya soyunacağımı kimseye söyleyemiyorum. Önce kendimi bir tartmam gerek. Gerçekten bu işi kıvırabilir miyim?
Ardından zorlu bir süreç başlıyor. Önce doğru dürüst bir araştırmak gerekiyor. Eldeki malzeme nedir? Belgesel bir oyun olacaksa, şu belgeleri bulup önümüze bir koyalım bakalım. İlk aklıma gelen Dostlar Tiyatrosu’nun oyunculuk kurslarından öğrencim Şenal Sarıhan oluyor. O dönemde Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı ve Sivas davasında mağdur ailelerini savunan avukat grubunun en etkin üyelerinden biri. Niyetimden söz edince, aman diyor, çok isabetli bir düşünce, elimden ne geliyorsa yaparım. İki gün içinde bana kendi yazdığı iki ciltlik Sivas Davası adlı kitabı, Barolar Birliği yayınlarından Sivas Davası’nın tüm tutanaklarını içeren bin küsur sayfalık kitabı, fotoğraflar, dergiler içeren koca bir koli yolluyor. Arada ben de sahafları dolaşarak konuyla ilgili kitaplar, ve bir Sivas şiirleri seçkisi buluyorum. İkinci başvuracağım kişi Zeynep Altıok projeyi duyunca müthiş heyecanlanıyor. Elinde ne varsa, babası için hazırladığı kitabı, klasörler dolusu gazete, dergi kesikleri, kitaplar, olayın görüntülerini içeren video kayıtları, hepsini alıp geliyor. Diyorum ki, tamam, böyle bir niyetim var, ama kesin kararı vermeden önce malzemeyi bir tanıyıp, şöyle bir beş on sayfa yazmayı denemeliyim. Gözüm keserse ne iyi, daha söz vermiyorum.
Serdar Doğan’la tanışıyoruz o ara. Madımak cehenneminde öldü sanılarak morga bırakılmış. Ertesi gün tesadüfen, yaşadığı anlaşılmış, 16 gün komada kalmış. Bugün hayatta olması gerçek bir mucize. Üstelik oyun yazarı. Bizden biri. O da büyük bir coşkuyla katılıyor çalışmaya. Yazdığı kitabı, elindeki belgeleri, filmleri yolluyor. Oyunun hazırlık süresince içten desteğiyle güç veriyor. Gerçek bir dost. Dilerim bir gün onun Sivas’la ilgili o güzelim Simurg adlı oyununu da izleyebilirsiniz.
Kapanıyorum eve, dalıyorum belgelerin içine. Uykularım kaçıyor tabii. Olayı yaşayanların tanıklıkları, otelin içinde, morgda, cenaze töreninde çekilen resimler, video kayıtları insanın kimyasını altüst edecek cinsten. İnsanlar bunları mutlaka görmeli, diyorum. Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için Sivas’la mutlaka hesaplaşılmalı. Derinlere indikçe değişik boyutlar çıkıyor ortaya. Tam olarak çözülmemiş bir bilmece. Sonuna kadar gidilmemiş. Bizde her zaman olduğu gibi gerçek nedenler, gerçek suçlular ortada yok. Karartılmış, saklanmış, çarpıtılmış. Buna benzer ne çok olay var, yakından bildiğimiz. Aynı oyun hep oynanıyor da biz bir türlü çözemiyoruz, uyanamıyoruz. Mekanizmanın işleyişini oyunda, bilebildiğimiz kadarıyla, bütün boyutlarıyla sergileyebilirsek, izleyiciyi düşünmeye, tartışmaya yöneltebilirsek yararlı olabiliriz belki.
Eldeki malzeme oyunun biçimini de yavaş yavaş belirlemeye başlıyor. Aslında ne görkemli bir film çıkabilirdi bu malzemeden. Daha çok sinema kokusu duyuluyor. Eldeki görüntüler müthiş zengin, görüntü yanı ağır basan bir belgesel oyun biçimi görünüyor ufukta. Kişiler yok bu oyunda. Daha çok anlatıcı oyuncular. Antik tragedyalardaki koro gibi. Mekanımız bir tiyatro sahnesi. Sivas’taki yangından kurtulmuş kişiler mi bu oyucular, o günü anmaya mı gelmişler buraya, yitirdikleri kardeşlerini, arkadaşlarını mı anmaya gelmişler, ellerinde karanfiller? İçlerindeki Sivas acısını sağaltmak için mi sürekli oynuyorlar bu oyunu? Her gün yeni baştan aynı olayı karşılaştıkları herkese anlatıyorlar, oynuyorlar, o kahredici görüntüler eşliğinde?
Klasik bir oyun kurgusu değil burada söz konusu olan. Hatta belki alışılmış anlamda oyun bile değil bu. Belgesel bir anlatı, bir gösteri mi demeli? İlk on sayfayı yazdım. Kafamda bir şeyleri çözdüm gibi. Oyunun yapısı, kokusu, rengi belirleniyor ana hatlarıyla. Hesabını verebilirim. Çalışmanın sonunu görebiliyorum. Yöntemi buldum gibi. Kurgusu netleşti. Öyleyse devam.
Bir yandan araştırmayı sürdürüyorum, bir yandan sancılı bir yazı sürecini yaşıyorum. Başvurduğum herkesin yakın ilgisi beni yüreklendiriyor. Herkes sanki böyle bir oyunu bekliyormuş gibi elinden gelen desteği veriyor. Türkiye Barolar Birliği mahkemelerde kanıt olarak kullanılan görüntüleri yolluyor. TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal İhlas Haber Ajansı’nın çektiği görüntüleri iletiyor, Can Dündar’dan belgeseline kaynaklık eden görsel malzeme geliyor. Sedat Ergin Milliyet, Edibe Buğra Cumhuriyet, Aslı Öymen CNN arşivleriyle destekliyorlar. Soner Yalçın Oradaydım dizisinin Sivas konulu bölümünü, Enver Aysever Aykırı Sorular programının ilgili bölümünü, Soner Doğan Sivas adlı kitabında yer alan fotoğrafları yolluyor. Ataol Behramoğlu oyuna Bu Yangın Yerinde adlı şiiriyle katılıyor.
Fazıl Say, yüce gönüllü arkadaşım, oyun için yeni bir beste yapacak vaktim yok, ama bütün yapıtlarımı istediğin gibi kullanabilirsin diyerek, hiçbir maddi karşılık beklemeden oyuna imzasını atıyor. Gerçek dost Nurdan Arca, Ajans 21’in montaj stüdyosunu evimiz gibi kullanıma açıyor. Günlerce, gecelerce, oyuna eşlik edecek filmin kurgusunda çalışıyor. Alev Akan koreografi çalışmalarını yönlendiriyor.
Miyase İlknur oyuna maddi manevi destek bulmak için yoğun emek harcıyor. Oyunun provaları için Pangaltı Lisesinden Yetişenler Derneği Dostlar Tiyatrosu’na salonunu açıyor.
Hepsine ayrı ayrı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum burada. Onların desteği olmasaydı, az sonra izleyeceğiniz oyun eksik kalırdı. Benim uydurduğum hiçbir şey yok bu metinde. Hepsi belgelere dayanıyor. Her satırın kaynağını gösterebilirim. Ya mahkeme tutanaklarındadır ya da olayı yaşayanların tanıklıklarında, yazdıkları kitaplarda, basında çıkan söyleşilerde. Üzülerek söylüyorum. İzleyeceklerinizin hepsi gerçek.
__________________
Bilmek; en ağır yüküdür insanın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için diyesi kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (27.01.08), DJ_DeliRock (27.01.08)
  #3  
Alt 27.01.08, 11:55
diyesi - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 3.907
Ettiği Teşekkür: 1.032
2.362 tane iletisine 5.300 kere teşekkür edilmiş
diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Sivas 93 Ve Genco Erkal

Mektup

__________________
Bilmek; en ağır yüküdür insanın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için diyesi kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (27.01.08), DJ_DeliRock (27.01.08)
  #4  
Alt 27.01.08, 17:49
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.471
2.700 tane iletisine 4.672 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: Sivas 93 Ve Genco Erkal

Paylaştığın için teşekkürler diyesi...
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
CiwCiw kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
diyesi (27.01.08)
  #5  
Alt 28.01.08, 00:01
diyesi - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 3.907
Ettiği Teşekkür: 1.032
2.362 tane iletisine 5.300 kere teşekkür edilmiş
diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!diyesi öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Sivas 93 Ve Genco Erkal

Unutmamalı,unutturmamalıyız..
__________________
Bilmek; en ağır yüküdür insanın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
sivas 93

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz