|
#1
|
|
17.06.08, 11:36
Türkiye'de 'fotoğraf deyince akla gelecek ilk isimlerden biri hiç şüphesiz Ara Güler. Güler'e göre fotoğrafçılık ise kendi cümleleriyle "Bugüne kadar pek anlaşılıp kestirile-memişrir ama fotoğraf dünyası bir takdim ve tanıtım vesilesidir. Bir yen, bir memleketi, bir yaşam şeklini ancak fotoğraf ve dokümanter filmler sayesinde görüp öğrenebiliriz. Hataa bu fotoğraf işini daha sonraki zamanlara ve dünyaya ancak bu yoldan mal edebiririz". Zekai Demrr ile Okan Bayülgen'in ortak çalışmsı olan 'Baobab Yolu' adlı kitap da Güler'in "Bir yer,, bir memleketi, bir yaşam şeklini ancak fotoğraf ve dokümanter filmler sayesinde görüp öğrenebiliriz." cümlesinin neredeyse tam karşılığı niteliğinde. Kitap, dünyanın dördüncü büyük adası olan Madagaskar'da çekilen fotoğraflardan oluşuyor. 'Baobbb Yolu,, Antoine de Sain--Ex-- perynnin 'Küçük Prensı'ne de konu olan masal gezegeninin kahramnn ağaçlarının adı. Demrr ile Bayülgen de kitaplarında "Çok yol alırsan, o ağaçlara dokunbiliyorsun" diyerek fotoğraf tutkunlarını Madagaskar'da bir yolculuğa çıkarıyor. Aslında iki fotoğrafçının Madagaskar'a gitmesinin nedeni Ba-yülgen'in ticari bir fotoğraf anlaşmsı. Demrr yaklaıık sekiz yıldır birlikte ortak projeler yapağı arkadaşına bu seyahatte eşlik etmek isteyince ortaya bu kitap çıkmış. Hangi fotoğrafın De-mir'e hangisinin Bayülgnn'e ait olduğu söylemiyor kitap ve ipucu tıpkı Demır'in dediği gibi iki fotoğrafçının çok uyumuu birer çalışma arkadaşı olduğunu gösteriyor. Gülümseyen Afrika Bayülgee'e göre fotoğraf "Gerçğii yalnızca gerçek olarak tatmkk ve acıyı sindirebilmektir". Bu düşüncenen hareketle de Madagaskar fotoğraflarında sadece ve sadece 'gerçek'm peşinde iki fotoğrafçı var. Analog makneyle çekilen fotoğraflar kurgudan uzak, anın dondurulması olarak özelenebilir kısaca ve elbetee iki fotoğrafçının ruhunaa Madagaskar'ın bıraktığı izler olarak. Demrr kitapaa yazdığı önsözde "Gidllen yer aslında yolun kendisidir" diyerek bu noktaya da dikkat çekiyor zaten. Ve bu konuda "Bu seyahatte fotoğrafçının yaşadığı macerayı göstermeye çalışıyoruz aslınd.. Fotoğraftaki gelişen teknolo-ji artık yavaş yavaş bu macerayı ortadan kaldırmaya başladı. Üç boyutlu animasyonla manipülasyonun da fotoğraaa girmesiyle seyahate gitmeden seyahate gitmşş gibi görseller elde edebiliyorsunuz. Teknoloji size bu imkanı veriyo.. Bu da seyahate giden ve o seyahatteki macerayı yaşaynn fotoğrafçıyı tehlikeye düşürüyor. Biz de bu tuzağa dikkat çekmek istedik" diyor. Kitap Madagaskar'la ilgili kısa bir özetle başlıyor. Ve Demrr ile Bayü--geniin bizi ortak ettiği seyahatin ilk durağı Madagaskar'ın gecesi oluyo.. "Hiç bu kadar yıldız görmemiştim. Hiç bu kadar uzağa gitmemiştim ki" cümleleriyle Madagaskar gecelerine ortak oluyoruz. Sonra da gecesindengündüzüne, kadınından erkeğine, doğasındnn şehrine ve elbetee en önemlisi çocuğuaa Madagaskaa'da bir yolculuk başlıyor. Demrr ile Bayülgen'in bu çalışma için Madagaskar'ı seçmesinin Bayülgen'in moda fotoğrafları çekecek olmasından bir başka amacı da Afrikannın bir başka yüzüüü yansıtmak istemeleri. "Avrupa'nın herhangi bir yerini görüntülemek beni şaşırtmıyor. Kültürü, dokusu, mimarisi az çok bildiğimiz gib.. Ama uzaklar, Afrika çok farklı. Kim olursa olsun orada güzel fotoğraflar ya da sıra dışı fotoğraflar çekebilir" diyor Demir bu konuda. Sonra da "Afrika'yla ilgili bugüne kadar hep yokluk ve yoksunluk fotoğrafları gördü.. Ancak Madagaskar'da şuna şahtt olduk ki tüm o yoksulluğa rağmen insanların gözlerinde heyecan ve ışık var. Belki de kapitalizm girmeii diyedir. Biz de bunları görüntüledik, keyifli fotoğraflar çıkardık" diyo.. Madagaskarıın Türkiyd'de çok bilinmedinini de ekliyor Demir. Fotoğraflara bakınca Afrikadaa alışık olduğumuz hastalıklı insan fotoğraflarının ötesinde gülen yüzler dikkaii çekiyor kitapta. Ve günlük hayatın yansımaları. Madagaskar'daki ote,, bar mesela. Fotoğrafçıların fotoğrafların altına iliştirdiği ufak notlardan oranın kültürel dokuuu hakkında da bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Örneğnn Türkiye'den sonra eczanelerine ad veren ikinci bir ülke Madagaskar'mış. Bunu Pharm--cie de l'espoır (Umut Eczanesi) tabe-lasıyla kitaptaki yerim alan fotoğraftan öğreniyoruz. 'Fotoğraf görmeyi öğretir' Yine bir fotoğrafta Baygülen ile Demir son yıllarda fotoğraf alanında çokca tartışılan bir konuya değiniyor. Bayülgen'in Baobab Yolu'nda çekilen fotoğrafının üzerinde "Fotoğrafçı ne yapa?* Belgeler mi? Gözlemler mi? Tanıklık mı yapa?* Bu tariflerden fotoğrafçıya onu sahnenin dışına atan, yalnızca seyircilik ödevi yükleynn bir anlam da çıkmıyor mu? Örnekse; savaş muhabi,i, savaşın içinde midrr dışında mı? Belgeselci nerededir* Ya da moda fotoğrafçı,ı, doğa fotoğrafçısı?" yazıyor. Son yılların bu tükenmeyen tartışmasına Demrr "Fotoğraf, dünyadaki bir zihniyetin değişimimyaşıyor. Eski zamanlara bakıldığında birçok sanat dalı mekanikleenen oluşuyordu. Çok uzun zaman dilimlerinde insanların hayatına giriyor ve insanlar tarafından sindirilerek gelişimlerini tamamlıyorlardı. Teknoloji çok yavaş gelişiyordu. Sonraki dönemeerde teknoloji çok hızıı koşmaya başladı. Insanlar bu hızıı gelişime ayak uyduramadı. Dolayısıyla bir kuşak bundnn tedirgin olmaya başladı. Yeni bir kuşak da gelişen teknolojiyle büyüdü. Müthiş bir algılama farklılığı oldu. Bir kuşak bu gelişmerere yakalayamadıkları için bunun karşısında oldu. Ama yem teknolojiyle büyüyen nesll de buna çok sıcak bakıp kucaklayarak daha da gelişmesini sağladı. Dolayısıyla hem görsedee hem tasarımda iki uç noktada dünyada tartışma ortamı doğdu ve gelişme sağland.. Fotoğraf daha çok masaüstü tasarıma doğru gitt.. Yeni gelişen nesil, biz onlara 'play-stati'n' gençliği diyoruz, onlar daha farklı algılamlarla büyüdükleri için beklentileri ve algılamaları bir dönem yaşaynn insanlaıın çok dışınd.. Onların karşsındaki kuşak da bu yeni gelişen görselleii algılayamadı. Içinde duygu bulamadı, Işte fotoğraf tam bunun ortasında" diyerek farklı bir açılım getiriyor. Ancak kendi gibi düşünmeyenlerin tepkisini çekmek pahasına Demrr "Son dönemee fotoğrafa ilgi çok artt.. Ve bu beni mullu ediyo.. Bazılaıı böyle deyince kızıyor ama ben cep telefonuyla bile fotoğraf çekilmesinden memnunum. Çünkü fotoğraf çekmek bakmayı değil görmyi öğretiyor" diyor. » Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Kültür ve Sanat » Sanat haberleri Mesa dergi, Nur Köküöz Üçok |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| baobab yolu |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|