iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:13 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Kültür ve Sanat » Sanat haberleri » Kültür & Sanat

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.01.07, 22:05
Standart Kültür & Sanat

22.01.07, 22:05





Filmler, Sinema, Müzik, Edebiyat, Sahne Sanatları, Sergi, Mimari, Arkeoloji, İstanbul Bienali, Orhan Pamuk - Nobel, Altın Portakal hakkındaki haberleri bu başlık altında paylaşalım...
__________________
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
puskullupabuc kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
erencan (10.05.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 22.01.07, 22:54
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kültür & Sanat

Bu hafta vizyondaki filmler:


Hayatındaki azizleri keşfetme klavuzu
Yönetmen: Dito Montiel
Oyuncular: Robert Downey Jr. Rosario Dawson Shia LaBeouf Chazz Palminteri
New York’ta Astoria Queens’in sıcak, ter kokulu ve şiddet dolu caddelerinde yaşanan gerçek bir hayat hikayesi… 1986’da New York’un fakir ve tehlikeli sokaklarında, hasta babası, despot ruhlu arkadaşı ve tek koruyucusu Antonio’nun, adeta meydan savaşı yaşanan çevresinin ve gençliğin baştan çıkarıcı arzularının arasında sıkışıp kalan Dito Montiel, çekip gitmek, bildiği, tanıdığı her şeyden uzaklaşmak arzusunu zorlukla bastırabilmektedir. Dito’nun sert yönlerinin yanında tatlı bir tarafı da vardır; özellikle de akıllı kız arkadaşı Laurie yanındayken... “Biçer-döverler” olarak adlandırılan serseri grubunun tahrikleri ve kız arakadaşının iyi yönleri Dito’yu iyi ve kötü arasında bir seçim yapmak zorunda bırakır. İskoçya’dan New York’a yeni taşınan arkadaşı Mike, Dito’ya o ana kadar gördüğü şiddet dolu dünyanın dışında bir dünya gösterir. Şiirler yazan Mike, Dito’ya bir müzik grubu kurmalarını teklif eder. Bu durum, zamanla Dito’yu hayatını değiştirecek seçimler yapmaya zorlar. Ailesini kaybetmeyi göze alarak Los Angeles’e yerleşip ünlü bir yazar olduktan 15 yıl sonra, doğup büyüdüğü Queens’e geri dönerek geçmişi ile hesaplaşacak, dönüp bir zamanlar yaşamını etkilemiş “azizler” ile yüzleşecektir… Dito Montiel’in yazıp yönettiği “A Guide to Recognizing Your Saints”, yönetmenin kendi hayat hikayesini anlatıyor. Filmle aynı ismi taşıyan kitabını 2003’te yayınlayan Montiel’in bu ilk filmi, 2006 Sundance Film Festivali’nde “en iyi yönetmen” ve “en iyi oyunculuk” ödüllerini, Venedik Film Festivali’nde “Isvema Ödülü”nü ve “Eleştirmenler Haftası Ödülü”nü kazandı. Başrollerinde Robert Downey Jr. (Dito), Rosario Dawson (Lauire), Shia Labeouf (Genç Dito), Channing Tatum (Antonio), Dianne Wiest (Flori), Chazz Palminteri (Monty) ve Eric Roberts (Yaşlı Antonio) kamera karşısına geçtiği filmin müziklerini Jonathan Elias, Jimmy Haun ve David Wittman besteledi. Film boyuncu iki ana hikaye var: Birincisi, genç Dito’nun içinde bulunduğu şiddet dolu yaşamdan uzaklaşmasının hikayesi. İkinci hikaye ise yıllar geçtikten sonra Dito’nun Queens’e geri dönüşünü ve onun gidişini hiç affetmeyen hasta babasıyla arasını tekrar düzeltmeye çalışmasını konu alıyor. Filmde Dito Montiel’in agresif ve hasta bir adam olan babasını canlandıran Chazz Palminteri’nin filme ilişkin sözleri şöyle: "Bu çok dürüst bir hikaye. Bir çok insan bu filmde kendini bulacak. Ben de özellikle babamla yaşadığım bazı olayları buldum filmde. Gençken ben de bırakıp gitmek istemiştim ama yapamadım."




Son Osmanlı: Yandım Ali
Yönetmen: Mustafa Şevki Doğan
Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu Cansu Dere Emin Boztepe Engin Şenkan
Yıl 1918, 13 Kasım… Düşman donanması Boğaziçi’ ne demirlemiştir. İstanbul işgal altındadır. Haydarpaşa Garı’nda, trenden genç bir paşa iner. Suriye cephesinden dönmektedir. Boğazı geçerken vahim manzarayı görür. Boğaz düşman gemileriyle doludur. Herkes çaresizlik içindedir. İstanbul’un üzerinde kara bulutlar vardır. “Geldikleri gibi giderler” diyen bu paşa, Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal’dir. Aynı tarihlerde İstanbul sokaklarında, donanmadan terhis edilen bir bahriye çavuşu dolaşmaktadır: Tahtacızadelerin Yandım Ali’si. Bahriye Mektebi’nden kaçak, donanmadan terhis, yıllarca cephelerde savaşmış, memleketin kurtuluşundan ümidi kesmiş bu külhan beyinin tek hayali, biraz para kazanıp başka bir adamla evli olan sevgilisini kaçırarak Viyana’ya gitmektir. Ancak Yandım Ali’nin yolu bir gün Mustafa Kemal ile kesişir. Ve o anda fikri değişir. Sokaklarında düşman zulmünün kol gezdiği memleket öyle bir ihanet içindedir ki, kimin kimi sırtından vurduğu belli değildir. İşte bu ortamda Yandım Ali vatanın kurtuluşunun elzem olduğunun farkına varır… Mustafa Şevki Doğan’ın yönettiği “Son Osmanlı: Yandım Ali”nin başrollerinde Kenan İmirzalıoğlu (Yandım Ali), Cansu Dere (Defne), Emin Boztepe (Guro), Engin Şenkan (Çukurçeşmeli Osman), Okan Aydoğan (Jerar), Hasan Yalnızoğlu (Kara Necati), John Baker (Dimitri) ve İlker Ayrık (Yorgo) kamera karşısına geçmiş. Suat Yalaz’ın eserinden Mehmet Soyarslan tarafından perdeye uyarlanan filmin senaryosunu Mehmet Soyarslan, Baykut Badem ve Suat Yalaz birlikte yazmış. Yaklaşık 2000 figüranın görev aldığı filmin çekimleri İstanbul’un çeşitli semtlerindeki tarihi dokusu korunmuş mekanların yanı sıra İstanbul’da kurulacak setlerde gerçekleştirilmiş.




Emret Komutanım: Şah Mat
Yönetmen: Taner Akvardar
Oyuncular: Mehmet Ali Erbil Sarp Levendoğlu Seda Akman Hamdi Alkan
Birleşmiş Milletler’e ait 156 ülkede 10-16 Mayıs arasında çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği Sakatlar Haftası kapsamında 56. Piyade Alayı Karargah Destek Bölüğü’ne zihinsel özürlü yedi vatandaş 1 günlük askerlik yapmaya gelir: Askerliği takıntılı derecede çok seven Niyazi, eski bir pehlivan, eski kadın tüccarı Osman, kafasına uzaylıların zemberek taktığına inanan eski imam Habip, kendini anten zanneden Mahmut, melankolik genç Melih ve Obsesif Tuncay. Konukların Karargah Destek Bölüğü askerlerine birer birer zimmetlenmesi ve askerlerin konuklarla uyum sorunları nedeniyle ortalık karışır. Böyle bir günde alayda herkesin konuklarla ilgileneceğinden emin olan eski ajan Karpov, can düşmanı olarak gördüğü Levent Üsteğmen ile geçmişteki hesabını kapatmak için aynı günü seçer. Levent Üsteğmen’den intikamını almakta kararlı olan Karpov’un acımasız planlarına konukların ve askerlerin yarattığı kargaşa eklenince Levent Üsteğmen için tehlike giderek artar. Çözüm için iki subay Levent Üsteğmen ve Deniz Yüzbaşı kolları sıvarlar… Taner Akvardar’ın yönettiği “Emret Komutanım: Şah Mat”ın başrollerini Mehmet Ali Erbil (Karpov) ve Sarp Levendoğlu (Levent Üsteğmen) paylaşıyor. Filmde rol alan diğer oyuncular arasında Seda Akman, Hamdi Alkan, Ahmet Mümtaz Taylan, Dost Elver, Cengiz Küçükayvaz, Durul Bazan, Ufuk Özkan, Orçun Kaptan, Can Kahraman ve Melda Gür bulunuyor. Hikayesini Levent Kazak’ın yazdığı filmin senaryosunu Hayal Avcıları kaleme almış.




Maskeli Beşler: Irak
Yönetmen: Murat Aslan
Oyuncular: Peker Açıkalın Şafak Sezer Cengiz Küçükayvaz
Sevimli ve sakar hırsızlar çetesi Maskeli Beşler yeni maceralarında Kuzey Irak'taki bir petrol tesisini ele geçirirler. Türkiye'ye giden petrol boru hattının kontrolünü ülkemize kazandırmak amacıyla başlayan bu masum eylem bir anda bölge yerel güçleri, Türkiye ve Amerika arasında uluslararası bir krize ve büyük bir komediye yol açar.




Tutku Oyunları
Yönetmen: Todd Field
Oyuncular: Kate Winslet Patrick Wilson Jennifer Connelly
Karısı Kathy dışında mahallenin bütün ev kadınları Todd için deli olmaktadırlar. Sarah ise kocası Richard?la olan evliliği kötü giden eski bir feministtir. Banliyöde Todd'la tanışmaya cesaret eden tek ev kadını odur. Todd ve Sarah arasında tutkulu bir ilişki başlar. Çocukları tacizden hapse girmiş olan Ronnie?nin mahalleye geri dönmesi bütün bu karakterleri birbirine bağlar.




Bükreş'in Doğusu
Yönetmen: Corneliu Porumboiu
Oyuncular: Mircea Andreescu Teodor Corban Ion Sapdaru
Yerel bir televizyonda tartışma programı hazırlayan aksi sunucu Jderescu, Romen devriminin ihtişamını yeniden yaşamak üzere programına davet edecek konuk aramaktadır. Ancak tek bulabildiği, ek iş olarak Noel Baba kılığına giren emekli bir amca ve maaşının tümünü içki borcuna yatıran bir tarih öğretmenidir.




Küçük Kahraman
Yönetmen: Christopher Reeve , Colin Brady , Dan Stoloff
1930'larda geçen filmde genç bir çocuk olan sevimli kahramanımız, kendisini olağanüstü bir yol ayrımında bulur: Bir kahraman olma şansı tam karşısındadır ve inanılmaz zorluklara rağmen bunu gerçekleştirebilecektir ya da daha güvenli yolu seçip kendisini riske atmayacak ve kahraman olma şansını kaybedecektir. Ailesinin ona aşıladığı kendine güven ile sevimli bir kız arkadaşı ve kalıplara sığmayan sıradışı yardımcılarıyla birlikte, bazen tehlikeli, oldukça da komik bir ülke turuna çıkar. Gelişen olaylar sürecinde, ailesinin onurunu kurtaracak, dünyanın en büyük spor yıldızını arkadaş edinecek ve içindeki kahramanı ortaya çıkartacaktır. Küçük bir çocuk için hiç de fena değil! Superman olarak tanınan Christopher Reeve, ölümünden hemen önce tamamladığı "Küçük Kahraman" filmini "Bir oğlun babasına olan sınırsız ve karşılıksız sevgisinin ve bağlılığının sımsıcak bir portresi" olarak tanımlıyor. "Küçük Kahraman", tüm ailenin hep birlikte keyifle izleyebileceği, bir arkadaşlık, dostluk ve sevgi filmi.




Yılın Başkanı
Yönetmen: Barry Levinson
Oyuncular: Robin Williams Christopher Walken Laura Linney
Bir ulusun en komik adamlarından biri ülkenin lideri olursa ne olur? Tom Dobbs, talk şovlarında politikacıları taşlamakta ve ulusun aklından geçenleri söylemektedir. Her gece sistemle ilgili sert espriler yapmaktadır, ta ki ortaya gerçekten komik bir fikir atıncaya kadar: Neden kendisi başkan olmasın? Şaşırtıcı bir açıklamadan sonra, Dobbs kendisini aday listesine sokacak olan halk hareketini ateşler.




Zaman
Yönetmen: Kim Ki-duk
Oyuncular: Ha Jung-woo Ji-Yeon Park Hyeon-a Seong
Se-hi ve Ji-vu yıllardır birlikte olan bir çifttir. Se-hi, yüzünden sıkıldığını düşündüğü Ji-vu'ya artık yetmediği fikrine kapılınca, ortadan kaybolur. Ji-vu kırılmıştır, ancak bir süre sonra kız arkadaşının yokluğuna alışır ve tanıştığı bir garsona aşık olur. Yüzüne estetik ameliyat yaptıran eski kız arkadaşı Se-hi onunla tekrar bağlantı kurunca işler karışır.




Deja Vu
Yönetmen: Tony Scott
Oyuncular: Denzel Washington Val Kilmer Paula Patton
New Orleans'taki bir feribota konulan bombayla meydana gelen büyük patlamanın ardından kanıt toplaması için çağrılan patlayıcılar konusunda uzmanlaşmış ATF Ajanı Doug Carlin, insanların beyninin içindeki "deja vu"ların her şeyden daha güçlü olduğunu keşfeder. Bu da, yüzlerce masum insanın hayatını kurtarmak için beyninin en derin dönemeçlerinde bir yolculuğa çıkmasına yol açar. Deja Vu duygusu geçmişten gönderilen bir uyarıysa veya geleceğe dair ipuçlarını barındırıyorsa?




Acemi Öğrenci Avcı Öğretmen
Yönetmen: Todd Phillips
Oyuncular: Billy Bob Thornton Jon Heder Jacinda Barrett
Kendine güveni olmayan Roger (Jon Heder), kendini geliştirme kursuna katılmaya karar verir. Dersi Dr. P (Billy Bob Thornton) adında gizemli biri vermekte ve kursa katılanlara kendine güvenmeyi ve kadınları tavlamayı öğretmektedir. Öğrettiği teknikleri kullananların içindeki aslanı ortaya çıkaracağını savunan Dr. P'nin garip teknikleri ilk başta sınıfta bir kargaşaya yol açsa da kendine güven konusunda yol kateden Roger dersleri almaya devam eder.




İberia
Yönetmen: Carlos Saura
Oyuncular: Sara Baras Antonio Canales Marta Carrasco
İspanyol besteci Isaac Albeniz'den (1860-1909) esinlenen İberya, dans ve müzik ile eşsiz bir şekilde bütünleşmiş bir müzikal film. Flamenko, klasik dans, bale ve modern dansın nefes kesen disiplinini bir araya getiren film, anlatılacak hikayenin zaten müziğin içinde bulunduğu otantik bir müzikal. İspanyol sinemasının usta yönetmeni Carlos Saura'nın imzasını taşıan film tam bir görsel ve işitsel şölen...




Beynelmilel
Yönetmen: Sırrı Süreyya Önder , Muharrem Gülmez
Oyuncular: Cezmi Baskın Özgü Namal Umut Kurt
Film, 1982 yılında Adıyaman'da bir grup yerel müzisyenin başına gelen traji-komik olayları anlatıyor. Hikâye, kışla mantığının sosyal yaşama dayatılması nedeniyle ortaya çıkan absürd durumları bir grup yerel müzisyenin etrafında anlatıyor.




Tatil
Yönetmen: Nancy Meyers
Oyuncular: Cameron Diaz Jude Law Kate Winslet
Iris (Kate Winslet) başka bir kadınla evlenmek üzere olan bir erkeğe karşılıksız aşk beslemektedir. Dünyanın başka bir köşesinde yaşayan Amanda (Cameron Diaz), birlikte yaşadığı erkeğin ihanetiyle yüz yüze kalır. Birbirlerinden 6000 mil uzakta yaşayan iki kadın kendilerini aynı ruh halinde bulmuştur. İnternette karşılıklı ev değişimi yapılan bir web sitesinde tanışırlar ve tatil için evlerini geçici olarak değiş tokuş etmeye karar verirler. Bu anlaşmaya göre İngiltere'de yaşayan Iris, Amanda'nın bol güneşli Kaliforniya'daki evine taşınacak, buna karşılık Amanda da Iris'in İngiltere'deki karlarla kaplı kır evinde tatili geçirecektir. Yeni evlerine taşındıktan kısa süre sonra ikisi de beklediği en son şeyi, yeni bir aşkı bulur. Amanda, Iris'in yakışıklı erkek kardeşi Graham'ın (Jude Law) cazibesine kapılmıştır. Kaliforniya'ya taşınan Iris ise, efsanevi senaryo yazarı Arthur'un (Eli Wallach) verdiği esin sayesinde kalbini genç film müziği bestecisi Miles'a (Jack Black) kaptırır.




Çılgın Dostlar
Yönetmen: Roger Allers , Jill Culton , Anthony Stacchi
Columbia Pictures'ın sunduğu, Sony Pictures'ın ilk uzun metrajlı animasyonu olan ve Warner Bross tarafında Türkiye'ye getirilen aksiyon-komedi tarzındaki Çılgın Dostlar'da hayatta kalmayı hiç beceremeyen boz ayı Boog'un mükemmel dünyası, sıska ve çok konuşan bir katır geyiği olan Elliot'la tanışmasıyla altüst oluyor. Elliot, Boog'u bir evin tüm konforunu taşıyan bir garajdaki zavallı yaşantısından çıkarıp, vahşi doğada yaşamaya ikna edince, olaylar kontrolden çıkıyor. Elliot, Boog'un içindeki ayıyla temasa geçip orman yaratıklarını örgütleyerek ormanı geri kazanmasına yardım ediyor.




Müzede Bir Gece
Yönetmen: Shawn Levy
Oyuncular: Ben Stiller Carla Gugino Dick Van Dyke
Hayatı boyunca fantastik maceralar peşinde koşmuş olan Larry Daley (Ben Stiller), bunların ona hiçbir çıkar sağlamadığını ve bu yüzden işssiz kalıp oğlunu göremeyecek duruma geldiğini fark edince gerçek bir iş arayışına girer. Rüyalarındaki en büyük hayalini bir gün onu bulacağından emindir. Fakat böyle bir hayalin bu kadar canlı ve heyecanlı gerçekleşeceğinden tabii ki haberi yoktur? İşindeki ilk gecesinde büyükçe bir el feneri ve aşırı kullanılmaktan yıpranmış bir kullanım klavuzu ile koskaca müzede tek başına kalır. En azından o, yalnız olduğunu düşünmektedir. Larry bütün şaşkınlığı ile koskoca müzedeki tüm yaratıkların teker teker canlanmasına şahit olacaktır?

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22.01.07, 22:55
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kültür & Sanat



Küçük Kıyamet
Yönetmen: Yağmur Taylan , Durul Taylan
Oyuncular: Başak Köklükaya Cansel Elçin Binnur Kaya
İstanbul'da art arda yaşanan sarsıntılar, annesini depremde kaybeden Bilge üzerinde psikolojik rahatsızlıklar yaratmakta ve genç kadının ciddi travmalar yaşamasına neden olmaktadır. İki küçük çocuğu, eşi ve yeğenleriyle şehri terk ederek, olası İstanbul Depremi'nden kaçıp bu 'küçük kıyamet'ten kurtulmaya çalışan aile, gittikleri başka bir güney kasabasında bu kez başlarına gelen esrarengiz olaylar nedeniyle yine korkularıyla yüzleşirler.




Arthur ile Minimoylar
Yönetmen: Luc Besson
Oyuncular: Freddie Highmore Mia Farrow Penny Balfour
On yaşındaki melek yüzlü, fırça saçlı, çilli suratlı sevimli mi sevimli Arthur?un dedesi 4 yıl önce ortadan kaybolmuştur. Ardında bıraktığı tek iz ise Afrika kabilelerine ait hikâyelerin olduğu not defteridir. Bu hikâyeler arasında Minimoylar denen, minyatür küçük insanların anlatıldığı hikâyeler de vardır. Hayalinde bile canlandıramayacağı kadar vahşi maceraların kapısını aralamak üzere olan küçük Arthur, dedesinin hikâyesindeki gizli mesajı anlamaya çalışmaktadır. Üç gün içinde çalınan hazineyi ortaya çıkarmak için bir yol bulmalı, şeytani bir büyücüye karşı koymalı, sivrisineklerin sırtındaki savaşçıları yenmeli ve özgür ruhlu bir prensesin kalbini fethetmelidir. Bütün bunlar imkânsız bir görev gibi gözükse de Arthur en küçük kahramanların bile çok büyük işler başarabileceğine inanmaktadır.




Eve Giden Yol 1914
Yönetmen: Semir Aslanyürek
Oyuncular: Erdal Beşikçioğlu Melisa Sözen Metin Akpınar
"Eve Giden Yol 1914" Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'na girdiği dönemde Anadolu'nun güney ve güneydoğusunda, ve bugünkü Suriye topraklarında yaşanan büyük bir aşk, fedakârlık ve intikam öyküsünü konu alıyor. Öykünün kahramanı Mahmut, cinayet işlememek için sevdiğini ve evini terk eder, ardından kendini çöllerde savaşırken bulur. Yıllar süren büyük mücadelenin, zorlu bir yolculuğun ardından evinin yolunu tutan Mahmut, sevdiğine kavuşacağı anın hayallerini kurarken bir yandan da uğradığı haksızlığın intikamını almak niyetindedir. Mahmut'un yoluna çıkanlar arasında Ünlü İngiliz casusu Arabistanlı Lawrence da vardır...




Prestij
Yönetmen: Christopher Nolan
Oyuncular: Hugh Jackman Christian Bale Michael Caine
Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra'da başlar. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (Hugh Jackman) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (Christian Bale) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla'nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek... Herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlıdır. El çabukluğuyla sunulan sarsıcı sürprizlerle dolu film; inancın güvenin ve mümkün olanın en uzak, en karanlık sınırlarının keşfedildiği heyecan dolu bir dünyaya dalar.




Arayış
Yönetmen: Asif Kapadia
Oyuncular: Sarah Michelle Gellar Peter O'Brien Sam Shepard
Joanna Mills'in (Sarah Michelle Gellar), bir nakliyat şirketinde satış temsilcisi olarak başarılı bir görevi vardır. Ancak özel hayatı, babası ve onun için saplantılı duygular besleyen eski erkek arkadaşı tarafından alt üst edilmiştir. Bir gün hiç tanımadığı bir kadının cani ruhlu bir katil tarafından hunharca öldürülmesine tanık olur. Katilin bir sonraki hedefi ise kendisidir. Gördüğü kâbuslar, onu öldürülen kadının yaşadığı yere götürür. Bazı sırların saklanamayacağını ve ruhların asla yok olamayacağını keşfeder. Bu cinayeti çözerken, Joanna kendisi ile ilgili pek çok bilinmezi de çözecektir.




Emret Patronum
Yönetmen: Lars Von Trier
Oyuncular: Jens Albinus Jean-Marc Barr Casper Christensen
Bir teknoloji firmasının sahibi şirketini elden çıkarmak istemektedir. Tek sorun, şirketi kurarken hayali bir patron yaratmış olmasıdır. Alıcıların patronla yüz yüze görüşmek konusundaki ısrarları üzerine patron rolü oynayacak bir aktör tutar. Çok geçmeden aktör, karakterinin güvenilirliğinin ölçüldüğü bir oyunda piyon olduğunu fark eder.




Cenneti Beklerken
Yönetmen: Derviş Zaim
Oyuncular: Serhat Tutumluer Melisa Sözen Mesut Akusta
Eflatun İstanbul'da on yedinci yüzyılda yaşayan bir minyatür ustasıdır. Bir gün, bir Osmanlı vezirinin konağına zorla götürülür. Osmanlı devletine karşı ayaklanan Danyal adlı bir şehzadenin uzak bir eyalette yakalandığını ve idam edileceğini öğrenir. İdam edilecek şehzadenin kimliğinden emin olabilmek için Eflatun'dan isyancının Batılı tarzda bir portresini yapması istenmektedir. Eflatun emir sonrası, seçme bir grup adamla başkentten Anadolu'ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkar. Yolda karşılaşıp yanlarına aldıkları Leyla ile birlikte kendilerini duygu dolu büyük bir maceranın içinde bulurlar.




Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu
Yönetmen: Kartal Tibet
Oyuncular: Cüneyt Arkın Mehmet Ali Erbil Deniz Seki
Yıl 2055... Dünyayı Kurtaran Adam'ın oğlu Kartal Kaptan, tam 8 yıldır, tarihimizin ilk uzay yürüyüşü sırasında bilinmeyen bir düşmanın saldırısına uğrayan ve uzay boşluğunda kaybolan Türk astronotu Gökmen'i aramaktadır. Türk Uzay Birimi TUBİ'nin "geri dön" çağrılarına uymayan Kartal Kaptan, bir uzay korsanı olan Zaldabar'ın saldırısına uğrar. Bu saldırı, onun önüne, yaşamıyla ilgili bilinmeyenleri öğrenmek için büyük bir fırsat çıkarır.




Eragon
Yönetmen: Stefen Fangmeier
Oyuncular: Edward Speleers Sienna Guillory Jeremy Irons
Dünya çapında bir fenomene dönüşen fantastik kitaptan uyarlanan "Eragon", binlerce yıl öncesinde, Ejderha Sürücüleri'nin yaşadığı mitik bir dönemde geçiyor. Ejderha Sürücüleri savaşlardaki başarılarılarıyla ün salmışlardır. Her biri on kişilik güce sahiptir. Bir kılıç ya da zehirle öldürülmedikçe ölümsüzdürler. Onlar sayesinde Alagaesia şehri insanları huzur ve zenginlik içinde yaşarlar. Hiç bir düşman onları alt edemez, fakat birbirlerine karşı da dövüşemezler. Bir gün Galbatorix adında bir çocuk doğar. On yaşına geldiğinde inanılmaz bir güce sahip olduğu ortaya çıkar. Ejderha Sürücüleri onu yanlarına alıp kendilerinden biri gibi yetiştirirler ve kısa sürede diğerleri arasında sivrilir. İki arkadaşı ile birlikte ormanda gezerken Galbatorix pusuya düşürülür. Arkadaşları öldürülür ve ejderhaları ellerinden alınır. Konsül ona yeni bir ejderha vermeyi reddeder. Galbatorix deliye dönmüştür. Kendilerine yasak olan gizil güçleri kullanır ve etrafına topladığı bir kaç Ejderha sürücüsü ile diğerlerine büyük bir savaş açar. Ancak insanlığın kaderi onun tarafından değil, ormanda mavi bir taş bulan, fakir bir çiftçi çocuğuyken ejderha sürücüsü olan Eragon'un ellerinde olacaktır... Son kanlı çarpışmada Galbatorix büyük üstünlük sağlar. Kendisini Alagesia?nın kralı ilan eder.




Lütfen Beni Öldürme
Yönetmen: Marc Forster
Oyuncular: Will Ferrell Maggie Gyllenhaal Dustin Hoffman
Sıradan görünen ve genellikle yalnız olan maliye müfettişi Harold Crick (Will Ferrell), yaptığı her hareketi, düşündüğü ve hissettiği her şeyi korkutucu doğruluktaki ayrıntılarla anlatan bir kadın sesi duymaya başlar. Harold'ın özenli ve kontrollü yaşamı, sadece kendisinin duyabildiği bu sesle alt üst olur. Ses yakında öleceğini söylediğinde, Harold bu öyküyü yazan kişiyi bulması ve sonunu değiştirmeye ikna etmesi gerektiğini anlar. Harold'ın kafasındaki sesin bir zamanlar göklere çıkarılan ama şimdi unutulmaya yüz tumuş ve eserlerinin içinde en iyisi olabilecek kitabına bir son bulmak için uğraşan romancı Karen "Kay" Eiffel (Emma Thompson) olduğu ortaya çıkar. Kay'in önündeki son engel, ana karakteri öldürmek için yaratıcı bir son bulmasıdır, ama Harold Crick'in yaşadığından ve yazdığı sözlerle hakkındaki planların farkında olduğundan haberi yoktur. Bunlar yetmezmiş gibi, Kay'in yayıncısı, Kay'in romanını bitirmesi ve Harold Crick'i öldürmesi için sert asistanı Penny Escher'i (Queen Latifah) görevlendirir. Harold'ın yardımınaysa öyküyü trajediden komediye çevirerek kaderini değiştirebileceğini iddia eden edebiyat teorisyeni Jules Hilbert (Dustin Hoffman) çıkar. Profesör Hilbert, Harold'ın komedinin en temel formüllerinden birini izlemesini önerir: Birbirinden nefret eden iki kişi arasındaki aşk öyküsü. Bu öneri, Harold'ın özgür ruhlu bir pastacı olan Ana Pascal'la (Maggie Gyllenhaal) sıradışı bir ilişki başlatmasına neden olur. Bakalım bu Harold'ın kaderini değiştirebilecek midir?




Bakire ve Hamile
Yönetmen: Richard Glatzer , Wash Westmoreland
Oyuncular: Emily Rios Jesus Castanos Listette Avila
Magdalena, Meksika asıllı dindar bir ailenin kızıdır. Geleneksel "on beş yaş" kutlamalarından birkaç ay önce hamile kalınca evini terk etmek zorunda kalır ve büyük amcası Tomas ve maço kuzeni Carlos'un yanına taşınır. Magdalena'nın karnı büyüdükçe, ailesiyle bölgenin güzelleştirilmesine öncülük eden eşcinsel bir çift olan ev sahipleri arasındaki gerilim de gitgide artar. Sundance Film Festivali tarihinde iki büyük ödülü birden alan ikinci film olan "Bakire ve Hamile", ergen cinselliği, ırk ve sınıf çatışmaları ve geleneklerin buluşmasıyla ortaya çıkan olayları ele alıyor...




Fare Şehri
Yönetmen: David Bowers , Sam Fell
DreamWorks Animation ve Aardman Features imzalı bu yeni animasyon, Roddy St. James adlı şımarık sosyete faresinin öyküsünü konu alıyor. Kensington semtindeki lüks apartman dairesinde refah içinde bir hayat yaşauan Roddy'nin düzeni, utfak evyesinden 'düşük hayatı' temsil eden Sid adlı lağım faresinin çıkagelmesiyle altüst olur. Üstelik bu lağım faresi, lüks yaşamın keyfini sürme sırasının kendisinde olduğuna karar vermiştir. Roddy bu lağım faresinden yakasını kurtarmak için kendince bir plan oluşturur. Sid'in aklını çelerek girdaba dalış yapmaya ikna etmeye çalışır. Böylece davetsiz misafirini yeniden lağımların arasına yollamayı planlamaktadır. Ancak Sid cahildir ama hiç de göründüğü kadar aptal değildir. Planı ters tepince girdaba kapılan Roddy olur ve kanalizasyon borularından sürüklenerek hiç beklemediği bir anda kendisini yeraltındaki fareler şehrinde bulur. Yeraltına inen Roddy orada çok büyük metropolle karşılaşır. Oradaki yeni yaşamında girişimçi ve bağımsız ruhlu cesur dişi fare Rita ile tanışır. Tekrar geri dönebilmesi uzun ve tehlikeli bir macerayı göze almasına bağlıdır. Rita bu konuda her türlü yardıma hazırdır. Önlerindeki en büyk engelse kötü ruhlu fare Toad'dır.




Gurur Dünyası
Yönetmen: Mira Nair , Gabriel Byrne
Oyuncular: Reese Witherspoon Eileen Atkins Jim Broadbent
Amerika'nın en popüler yıldızlarından, Reese Witherspoon, dünyanın en tanınmış yönetmenlerinden Mira Nair ile bir araya gelerek gelmiş geçmiş en güçlü kadın karakterlerden birini sinemaya taşıyorlar: Rebecca (Becky) Sharp. William Makepeace Thackeray'nin klâsik romanından uyarlanan filmde güzel, tutkulu, esprili ve güçlü bir kadının hayatı anlatılıyor.




Çinliler Geliyor
Yönetmen: Zeki Ökten
Oyuncular: Cüneyt Türel Yaman Tarcan İpek Bilgin
İki katlı ahşap evleri, meydanı ve dar sokaklarıyla tipik bir batı Anadolu kasabasında Kurtuluş Günü yaklaşmaktadır. Kasabanın yerli halkından bir grup koro oluşturarak Kurtuluş Günü için bir sanat müziği konseri hazırlığına girişmiştir. Üç kadın, üç erkek şarkıcı; ud, keman ve klarnet olmak üzere üç de enstrüman bulunan koro provaların sonuna yaklaşmaktadır. Bu sırada kasaba sınırında beliren iki büyük siyah jip belediye binasının önünde durur. Jiplerden çıkan üç-dört Çinli yanlarındaki Türk işadamı ile birlikte belediyenin merdivenlerine yönelir. Haber kısa sürede bütün kasabaya yayılır: Çinliler kasabaya büyük bir yatırım için gelişlerdir ve artık kasabada hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

alıntı
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24.01.07, 16:36
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kültür & Sanat





istanbul film festivalinde neler var favorilerimiz neler?

İstanbul’un ‘Oscar’lık film festivali
26. Uluslararası İstanbul Film Festivali programında Oscar adayı 6 film yer alıyor.

24.01.2007 16:28
Jonathan Dayton ve Valerie Faris’in yönettiği “Little Miss Sunshine”, aralarında En İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo’nun da olduğu 4 dalda Oscar’a aday gösterildi. 2006 yılında San Sebastian İzleyici Ödülü ve 2006 Sydney Film Festivali’nde En İyi Film - Dünya Sineması İzleyici Ödülleri’nin sahibi “Little Miss Sunshine”, İstanbul Film Festivali’nin “Akbank Galaları” bölümünde yer alıyor. Filmin küçük yıldızı Abigail Breslin’in de En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildiler. Greg Kinnear, Toni Collette, Alan Arkin de filmi oyuncularından.

YABANCI DİLDE EN İYİ FİLM ADAYLARI, FESTİVAL’DE!
Yabancı Dilde En İyi Film Kategorisi’ne aday gösterilen beş filmin üçü İstanbul Film Festivali programında yer alıyor:
Danimarka’nın adayı, Susanne Bier’in “Kardeşler”den sonra çektiği “After the Wedding”; bu güçlü dramın başrolünde, son James Bond filmi “Casino Royale”in kötü adamı Le Chiffre’i canlandıran Mads Mikkelsen var.
Cezayir’in adayı, başrolündeki beş oyuncusuna Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazandıran, Rachid Bouchareb’in etkileyici savaş filmi “Indigènes / Days of Glory”.
Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro’nun küçük bir kızın gözlerinden İspanyol İç Savaşı’nı anlattığı, büyük ses getiren fantastik filmi “Pan’s Labyrinth”.

İstanbul Film Festivali’nin “Akbank Galaları”nda gösterilecek olan “Pan’s Labyrinth”, ayrıca, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Sanat Yönetimi, En iyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Özgün Müzik ve En İyi Makyaj kategorilerinin de dahil olduğu toplam 6 dalda aday gösterilerek, Oscarlar’da bu yıl en çok öne çıkan filmler arasında…

En İyi Özgün Müzik kategorisinde aday olan Steven Soderbergh’in filmi “The Good German” da İstanbul Film Festivali programında yer alıyor. Film, dönemin sinema ve stüdyo teknikleri kullanılarak siyah-beyaz çekilmiş, ayrıca o günlerde çekilmiş gerçek belgesel görüntülere de yer veriyor. Cate Blanchett, George Clooney ve Toby Maguire’ın başrollerini paylaştığı “The Good German”, ayrıca bu yıl Berlin Film Festivali’nde de yarışacak.

En İyi Kostüm Kategorisi’ne aday gösterilen Sofia Coppola’nın Cannes Film Festivali’nde büyük ses getiren son filmi “Marie Antoinette” ise İstanbul Film Festivali’nin favori filmlerinden biri olmaya aday. Coppola’nın yalnız ve güçlü kadınların öyküsünü anlatmayı sürdürdüğü “Marie Antoinette”te Kirsten Dunst, Jason Schwartzman, Judy Davis, Rip Torn, Asia Argento rol alıyor.

Ayrıca, En İyi Belgesel Kategorisi’nde aday gösterilen James Longley’nin filmi “Iraq in Fragments” geçtiğimiz yıl yönetmenin de katılımıyla İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş ve seyircilerden büyük beğeni toplamıştı. Longley’nin bu filmle birlikte çektiği ancak filme dahil etmediği ve Irak’ta kadınlar ve sağlık sistemini gözler önüne seren “Sari’s Mother”, bu yılki festivalde gösterilecek.

Festival’de gösterilecek Oscar adayı filmler:
Jonathan Dayton ve Valerie Faris’in yönettiği “Little Miss Sunshine” (ABD) En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Özgün Senaryo kategorilerinde.
Guillermo del Toro’nun yönetmenliğini üstlendiği “Pan’s Labyrinth” (Meksika) Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Orijinal Senaryo, En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Özgün Müzik, En İyi Makyaj kategorilerinde.
Susanne Bier’in yönetmenliğini üstlendiği “After the Wedding” (Danimarka) Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde.
Rachid Bouchareb’in yönetmenliğini üstlendiği “Days of Glory / Indigènes” (Cezayir) Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde.
Steven Soderbergh’in yönettiği “The Good German” En İyi Özgün Müzik kategorisinde.
Sofia Coppola’nın filmi “Marie Antoinette” En İyi Kostüm kategorisinde.

NTV-MSNBC den alıntı

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14.04.07, 23:22
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Ynt: Kültür & Sanat

İstanbul sergisine ziyaretçi akını



13.04.2007stanbul sergisine ziyaretçi akını



Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da geçen Aralık ayında açılan ve 15 Nisan
Pazar günü sona erecek olan "İstanbul Kent ve Sultan" sergisini 165 bin
dolayında kişi ziyaret etti.



Müze müdürlüğünden yapılan açıklamada, Osmanlı Devletinin kültürel
zenginliğini günümüze taşıyan eserlerden oluşan sergiye büyük ilgi
gösterildiği belirtildi.



Nieuwe Kerk Müzesinde açılan sergide, başta Topkapı Sarayı olmak üzere,
İstanbul'daki pek çok müzeden alınan padişah portreleri, dinsel eserler,
kaftanlar, halılar, sultanlara sunulmuş hediyeler, bilim ve edebiyat
eserleri, hatlar, önemli tarihsel olayları anlatan resim ve minyatürler,
siniler, mistik nesneler, nargileler ve müzik aletlerinin aralarında
bulunduğu 300 parça eşya yer alıyor.



Sergiyi ziyaret edenlerin yüzde 30'unu Hollanda'daki Türklerin oluşturduğu
belirtilen açıklamada, bu ülkede yaşayan Türklerin, ilk kez bir sergiye bu
denli büyük ilgi gösterdiği ve bunun çok önemli ve dikkat çekici bir gelişme
olduğu görüşüne yer verildi.



Müzede, sergi süresince Türkiye'yi ve Türk kültürünü anlatan 30'un üzerinde
etkinlik düzenlendi ve ilk ve orta dereceli okullardan yaklaşık 7 bin
öğrenci ders programı kapsamında müzeyi ziyaret etti.



Sergi, geçen 14 Aralık'ta Kraliçe Beatrix ve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla
Koç'un da katıldığı törenle açılmıştı.



AMSTERDAM (A.A)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26.04.07, 12:27
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart

Jose Carreras İstanbul Arena'da

26 Nisan, 2007 12:17:00 (TSİ)

Konser, 1 Haziran'da

Tüm Müzik Haberleri
Lirik romantik operanın en güçlü seslerinden Jose Carreras, İstanbul'a konuk oluyor.

Konser, 1 Haziran Cuma akşamı saat 21.30'da İstanbul Arena'da gerçekleşecek.

Lirik romantik operanın en güçlü seslerinden Carreras, dünyaya operayı sevdiren üç tenordan biri olarak anılıyor.

8 yaşından beri opera söyleyen, lösemiyi bu sayede yendiğini söyleyen Carreras, 'Uluslararası Lösemi Vakfı' kurucusu.

Bilet fiyatları:
1.Kategori: 265 YTL
2.Kategori: 240 YTL
3.Kategori: 165 YTL
4.Kategori: 111 YTL
5.Kategori: 83.5 YTL
Kapı Açılışı 19.00

Adres: Refresh The Venue / 100. Yıl Oto Sanayi Sitesi, G-52, No:30, Maslak/ İstanbul
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.04.07, 12:28
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart

Alman caz üçlüsü [EM] İstanbul'da

26 Nisan, 2007 11:45:00 (TSİ)


Tüm Müzik Haberleri
Güneydoğu Avrupa turneleri çerçevesinde genç Alman caz üçlüsü [EM], Berlin'e özgü müziklerini İstanbul'a taşıyor.

Konser, 1 Mayıs'ta saat 22.00'de Ghetto'da gerçekleşecek.

Genç müzisyenler, Michael Wollny (piyano), Eva Kruse (kontrbas) ve Eric Schaefer (davul) cesurca ve büyük bir yaratıcılıkla çaldıkları beste ve doğaçlamalar ile Avrupa sınırlarını aşan duygu yüklü bir müzik ziyafeti sunuyor.

Wollny, Kruse ve Schaefer,espri ve oyunculuk becerileri, nükteli ciddiyetleriyle, yeni yapılar ve tınılar kullanmadaki cesaretleriyle izleyicilerinin hayranlığını kazanıyor.

2004 yılından bu yana topluluk, Münchener Labels ACT'ın ''Young German Jazz'' serisi için hayranlarının ve eleştirmenlerin hayranlığını kazanan albümler doldurdu.

Adres: Kalyoncu Kulluk Cad. 10 Beyoğlu
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09.05.07, 20:27
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart ankaralılar hadi

Kadınlara dair kadınlar tarafından

Müjde Ar festivalde onur ödülü alacak.

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 10. yılında 34 ülkenin kadın yönetmenlerinden 149 film gösteriyor. Geride kalan 10 yılın en iyi yedi filmi, festivalin de bir tür özetini sunacak

09/05/2007

ANKARA - Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali yine dolu dolu bir programla yarından itibaren perdelerini açıyor. 10'uncu yılını kutlayan festivalde 14 başlık altında 34 ülkeden 147 kadın yönetmenin 149 filmi Ankaralı filmseverlerle buluşuyor. 1998'den beri gerçekleşen Türkiye'nin ilk kadın filmleri festivali Uçan Süpürge'nin genel koordinatörü Halime Güner, amaçlarını 'Kadın emeğini görünür kılmak' diye özetliyor.
Türk sinemasından kadın filmlerinin gösterileceği 'Sinemamız' bölümünde, bu yılki onur ödülünün sahibi Müjde Ar'ın dört filmi yer alıyor. Ar'ın başrolünü üstlendiği 'Adı Vasfiye' ve 'Asiye Nasıl Kurtulur' filmleriyle geçen yıl kaybettiğimiz 'kadın filmleri'nin ustası, Atıf Yılmaz da anılacak. Halit Refiğ'in unutulmaz filmi 'Teyzem' ve Şahin Kaygun'un 'Afife Jale'si de bu bölümde gösterilecek.
Festivalin Bilge Olgaç Başarı Ödülleri'nden biri eşsiz karakter oyuncusu Güler Ökten'e verilirken emektar seslendirme sanatçıları Samiye Hün ve Nevin Akkaya da bu ödüle layık görülen diğer isimler.
'Bir Ülke' bölümünde bu yıl Macaristan sinemasından filmlerin yer aldığı festival, farklı kimlikleri olan usta yönetmenleri de izleyiciyle tanıştırıyor. Oscar'a aday gösterilen ilk kadın yönetmen Lina Wertmüller 'İtalya'nın Çılgını', Hintli Aparna Sen 'Hindistan'ın Bağımsızı', Bulgar sinemasının uzun süre yasaklı kalan kadın yönetmeni Binka Jeljazkova ise 'Balkanlar'ın Sessiz Çığlığı' başlıkları altında toplanan filmleriyle Ankaralı izleyiciye ulaşacak.
Festivalin değişmez bölümü 'Her Biri Ayrı Renk' bu yıl 14 film ağırlıyor. Bu filmler sinema yazarlarından oluşan FIPRESCI jürisi tarafından ödüllendirilecek.
10. yıl vesilesiyle programa dahil edilen 'On Yılın En İyileri' bölümündeyse yedi film gösteriliyor. Bu bölümün filmleri, festivalin başlangıcından bugüne kadar gösterilmiş filmlerden yapılmış bir seçki.
Hemen her yıl Anneler Günü'yle çakışan festivaldeki 'Benim Annem Güzel Annem' bölümünde dokuz film var. Üç özel belgeselin gösterileceği 'Öncü Kadınlar' bölümünde, Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali tarafından 2001 yılında yaptırılan 'Yeşilçam'ın Görünmeyen Kadınları/Ötekinin Sesi' adlı belgesel de bulunuyor. Nuran Bayer imzalı bu belgesel, geçen yıl yitirdiğimiz sinema sanatçıları Lale Oraloğlu ve Evrim Fer anısına gösteriliyor.
Uçan Süpürge'nin de kurucu üyeler arasında olduğu Avrupa Kadın Festivalleri Ağı'yla birlikte oluşturulan 'Gülmesini de Biliriz' bölümünde 12 kısa film perdeye yansıyor. Bu yıl ilk kez Uçan Süpürge'de gösterilecek bu 12 kısa, daha sonra dünyadaki diğer kadın festivallerini dolaşacak.
'İran Canlandırmaları' bölümündeyse, İranlı kadın animasyoncuların 13 filmi bulunuyor. Festivalin olmazsa olmazlarından 'Kısa Olmazsa Olmaz' başlığı altında, dünyanın çeşitli yerlerinden kadın yönetmenlerin çektiği toplam 41 kısa film gösteriliyor. Türkiye'den belgesellerin gösterileceği 'En Gerçekler' ve animasyon örnekleri içeren 'En Hayaller' bölümleri de festival programının diğer başlıkları.
Uçan Süpürge, film gösterimlerinin yanı sıra sergi ve söyleşilerle de renkleniyor. Festivalin afiş yarışmasına katılan afişler, 10-20 Mayıs arasında IC Sanat Galerisi'nde sergilenecek. Bir diğer etkinlik de Metropol Sineması'nda açılacak 'Tutsak Kadınların Portreleri' adlı fotoğraf sergisi. Festival kapsamındaki tüm gösterimler Metropol Sineması'nda yapılacak.

(Kültür Sanat)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 06.06.07, 13:23
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Kültür & Sanat

'Bu eserin asıl sahibi kim' tartışması bitiyor

Garo Mafyan, yeni uygulamanın işleri çok kolaylaştıracağını söyledi.
06/06/2007 (824 kişi okudu)
İSTANBUL - Artık her türlü fikir ve sanat eserinde 'Asıl sahibi kim' tartışması bitecek. Çünkü eserlere üretildiği an itibarıyla elektronik imza atılabilecek.
Ezcacıbaşı Bilişim ve e-güven işbirliğiyle hayata geçirilen www. tasdix.com sitesi her türlü yaratıcı düşünce ve eserin kimin olduğuna dair internette onay veriyor. Daha önce eser sahibi noter yoluyla onay alabiliyordu.
5070 sayılı elektronik imza yasası gereği bu onayın hukuki geçerliliği de var. Yani mahkeme aşamasında bu siteden alınan onay delil olarak kullanılabilecek.
Notere gidilmeyecek
Site dün İstanbul Modern'de, Ezcacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Bilişim Genel Müdürü Tarık Aşkın, e-güven Genel Müdürü Can Orhun, avukat Erdem Türkekul, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Garo Mafyan, Erol Evgin ve Kerem Görsev'in katılımıyla tanıtıldı.
Garo Mafyan özellikle sanatçıların notere gitmek durumunda kalmasının zorlu bir süreç olduğunu, yeni uygulamanın işleri çok kolaylaştıracağını söyledi. Uygulamadan sadece müzisyenler değil, senaristler, grafikerler, yazılım programı yapanlar, yazarlar yani fikir ve sanat eseri
üreten herkes faydalanabilecek.
Ancak uygulama dün hayata geçtiği için geçmişe yönelik geçerliliği yok. Mafyan da eskiden bu işlerin o kadar önemsenmediğini, bir müzik eserinin kime ait olduğunu çoğu zaman plaklardan öğrenebildiklerini ve öyle kabul etmek zorunda kaldıklarını söylüyor. (Kültür Sanat)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
SELVILV (06.06.07)
  #10  
Alt 06.06.07, 13:31
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Standart Cevap: Kültür & Sanat

Gursky, zamanımızın bir 'ressam'ı...

Andreas Gursky sergisine, bir fotoğraf nasıl 3.3 milyon dolar eder diye merak edip sadece '99 Cent'i görmeye gidenler de pişman olmaz.
Andrea Gursky, aslında hiçbir zaman bir araya gelmemiş kişileri bir araya getiriyor, günün farklı zaman dilimlerini aynı görüntüde eritiyor, tümüyle kendi kurgusu olan yeni gerçeklikler yaratıyor
06/06/2007 (265 kişi okudu)
AHU ANTMEN (Arşivi)
Geçen sonbaharda Milli Reasürans'ta Bernd-Hilla Becher ve öğrencilerinin fotoğraflarından oluşan 'Mesafe ve Yakınlık' sergisini izlemiştik; çok geçmeden İstanbul Modern'de aynı ekipten bir fotoğrafçının kapsamlı bir kişisel sergisini görebilmek doğrusu büyük bir şans. Üstelik bu fotoğrafçı, Andreas Gursky'se. Gursky, 1970'lerde Becher ikilisinin öğrencisi olmuş kuşağın en dikkat çekici temsilcisi. Tekniği, malzemesi, temsil biçimi ve tematik tercihleriyle zamanımızın ruhuna gerçekten ayna tutabilen, fotoğrafa yalnızca kavramsal bir içerik değil estetik bir boyut kazandırmayı amaçlayan Gursky, çağımızın en usta 'imge yaratıcılarından' biri. 'İmge yaratıcısı' diyorum; çünkü fotoğrafta, 'anlam yakalamak'la, 'anlam kurmak' arasındaki farkı gözeten bir fotoğrafçı.

Fotoğrafa şüpheyle bakmak
Fotoğraf kuramcısı Victor Burgin'e göre, bugün hâlâ 'anlam yakalamak' peşinde koşan fotoğrafçılar tavşan peşinde koşan avcılara benziyor; 'günümüzün' fotoğrafçısı/sanatçısı ise kullandığı mecranın sınırlarını en uç noktasına kadar zorlayarak anlam kuruyor. Gursky işte, tam da bunu yapıyor: Gerçekliğin ancak birisi onu 'yarattığında' yakalanabileceğine inanan sanatçı, fotoğraflarında izleyicinin çoğu zaman ruhunun bile duymadığı gerçeklik yanılsamaları kurguluyor. Fotoğrafik imgenin görünür gerçekliğini kullanarak aslında hiçbir zaman bir araya gelmemiş kişileri bir araya getiriyor; günün farklı zaman dilimlerini aynı görüntüde eritiyor; tümüyle kendi kurgusu olan yeni gerçeklikler yaratıyor. Hiç dokunmadığı imgeler de var kuşkusuz:
Ama imgeleriyle oynadığını bilmek, görüntünün gerçekliğine olan o önkabullü inancı da sarsıyor; böylece etrafımızı saran tüm fotoğrafik imgelerin gerçekliğine yönelik bir şüphe uyandırıyor, her kadrajın, dijital manipülasyona uğramış olsun olmasın sonuç olarak bir dünya görüşünü yansıttığını düşündürüyor. Kısacası; baktığımız imgelere iyice bakmamızı, sorgulayarak bakmamızı, kuşkuyla bakmamızı söylüyor.
Andreas Gursky'nin fotoğrafta zorladığı sınırların en uç noktasıysa, fotoğraflarını bir dergide değil de bir sergide, tüm heybetiyle gördüğünüzde hissediliyor. Bunlar çok ama çok büyük fotoğraflar. Fotoğrafın kendine özgü tarihinin, kendine özgü teknolojisinin nereden nereye geldiğini, gelebileceğini ve daha da gidebileceğini tüm açıklığıyla gösteren bu fotoğraflarda Gursky'nin kullandığı mecranın olanaklarını genişletmeye yönelik çabası, en büyük alkışı zaten izleyicilerin sergiyi gezerkenki şaşkın hayranlığıyla alıyor. Bunlar aslında 'çekilmiş' değil, 'yapılmış' fotoğraflar ve izleyici de onları öyle izliyor. Önünde küçüldüğünüz, içinde kaybolduğunuz bu imgeler, eskinin çok figürlü akademik tarih resimlerinin anıtsallığını taşırken, çağımızda fotoğrafın resmin yerine hangi yönleriyle göz diktiğinin de bir gösterisine dönüşüyor. İnsanın gözünü alacak denli parlak bu fotoğrafların ayrıntılarındaki olağanüstü keskinlik ise, izleyicinin gözünü değil almak, tümüyle yakalıyor ve kanıksadığımızı sandığımız görüntülere bile uzun uzun bakmanızı sağlıyor. Kanıksadığımızı sandığımız diyorum, çünkü: Gursky, çoğunlukla gelişmiş toplumların yaşadığı bildik türde mekânları, yapıları gösteriyor, çalışma alanlarının yanı sıra alışılagelmiş boş zaman biçimlerine odaklanıyor. Fotoğraflarında yaşadığımız zamanların insanları, onlar, bizler, ötekiler -herkes- yarattığımız sahnelerde, borsada, stadyumda, parlamento binasında, bankada vs. tüm ölümlü ve kalabalık halimizle görünüyoruz; varoluşumuzun anlamına yönelik ürkütücü bir muammayla baş başa bırakılıyoruz. Bu yüzden mi acaba, yüzyılların sessizliğiyle akan Ren Nehri ya da Keops Piramidi de var Gursky'nin görüntüleri arasında; insansız?..
Gursky, bir fotoğrafı 3.3 milyon dolara satılan o 'rekor fotoğrafçı'. Sırf bir fotoğrafa bu para nasıl ödenebilir diye merak edip de gidebilirsiniz; hayal kırıklığına uğramayacaksınız, sakın kaçırmayın. 26 Ağustos'a kadar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
kültür, sanat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz