|
#1
|
|
21.09.08, 00:28
Mimarlık, bilgisayar ve sinema: Thomas'nın sanal evi-Architecture, computer and film: the virtual house of Thomas John Rajchman'ın "sanal ev" kavramı, bilgisayar çağında sanallaşan mimarlığın yeni oluşumlarına ışık tutmaktadır. Rajchman Yapılar (Constructions) (1998) kitabında iki sanal ev tanımlar: bilgisayarla desteklenerek sanallaşan akıllı ev ve insanın varlığı ile evleşen internetin sanal ortamı. Bu çalışma Rajchman'ın çift anlamlı sanal ev kavramından yola çıkarak insan-makina-mekan üçgeninin karmaşık ilişkisini bilimkurgu sineması aracılığı ile incelemektedir. Sanal evlerin benzer ve farklı özellikleri Pierre-Paul Renders'ın yakın gelecek filmi Aşık Thomas (Thomas in Love) (2000) özelinde ortaya konmakta, sanal evin mimarığa katkısı üzerinde durulmaktadır. John Rajchman 's "virtual house" concept questions the virtualization of architecture in the computer age. He defines two virtual houses in Constructions (1998): a smart house equipped with computers and a virtual house within the computer screen. In this study, i uncover the complex relationship of man-machine-space triangle through science fiction cinema using Rajchman's double-sided concept of virtual house. Similar and different features of the virtual houses are studied through Pierre-Paul Renders' near future film Thomas in Love (2000). The film depicts the Internet-dependent life of Thomas, an agoraphobe, who cannot stand open space, or any kind of human contact. Connected to an advanced version of the Internet, his "visiophone " is his only contact with the outside world. Thomas lives in two virtual houses, his smart house equipped for his handicapped body and the virtual house within his visiophone. Both houses are framed, confined and introverted. His first virtual house has materiality whereas the second is immaterial. The first house has depth while the second is flattened. The former has continuity; the latter is discontinuous. The wired house is static while the other is mobile. These are the characteristics of the virtual houses. In this unified virtuality, Thomas lives within the duality of the real and the simulated; the duality of the traditional and the technological; the opposition of the architectural and the digital. » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor : | ||
lolipop (21.09.08), Unrealseptic (21.09.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Giriş 1904 yılının felsefesi ve mimarlığı endüstri devriminin sonuçlarıyla meşguldü; kuramcı ve mimarlar insanla makina arasındaki ilişkiyi anlamaya ve onunla başa çıkmaya çalışıyorlardı. Miles Orvell "makina kopya ve reprodüksiyon üretme gücüyle kültürümüzü nasıl değiştirdi?" diye sorar (Telotte, 1999). 2004 yılında benzer bir durum içinde olduğumuzdan, yüz yıllık bu hikaye bahsetmeye değer; çünkü biz de baska bir makinanın sonuçları ile uğraşmaktayız: bil*gisayar. Dijital devrimin bir sonucu olarak biz de Orvell'in sorusunu yineleyerek insan-makina ilişkisini anlamaya çalışıyoruz: Bilgisayar kopya ve reprodüksiyon üretme gücüyle kültürümüzü nasıl değiştiriyor? Soru benzer olsa da bilgisayar çağının kopyaları üretim bandından çıkanlardan farklı, onlar sanal. Gerçek olan fiziksel varlığa, maddesel, dokunu-labilir bir bedene sahiptir. Gerçek olanın zıttı olarak sanal ise, fiziksel varlığın eksikliğidir. Jean Baudrillard'a göre, temsil gerçekle ilgilidir; sanalsa gerçekle ilgili bir referans taşımaz. Algılansa da orada değildir. Gerçek varlığı, sanal ise gerçeğin yokluğunu ima eder. Sanal referans eksikliği ile, birinin sahip olmadıkla-rıyla ilgilidir. Baudrillard temsilin gerçek olanın anlamını ya da kavramını gösterdiğini, sanalın ise gerçek olan herhangi bir şeye referans vermeyen bir temsil olduğunu söyler. Temsil ile temsil edilen arasındaki farklar bilgisayar çağında ortadan kalkmıştır. Sanal kendi gerçekliğine sahiptir (Baudrillard, 2001). "Kavramla gerçeklik arasındaki ilişki ... teknik ve zihinsel dev bir simülasyonun basıncı altında kopmuş, yerini sanalın yapısına bırakmış, böylece gerçek ve anormal (yani tamamen kendine referans veren) bir perspektifle kendi hesabına hareket eden gerçeğin eşzamanlı yapısından bağımsız hale gelmiştir," (Baudrillard, 2001). Simülasyon, Baudrillard'ın televizyon kültürü için ürettiği 1980'ler kavramı, 1990'ların bilgisayar kültüründe sanallık kavramına dönüşür. Bilgisayar tarafından üretilenlerle İnternet'te meydana gelenler sanaldır; fiziksel olarak varolmayıp yazılım sayesinde öyle gibi görünürler. Sanal mekanda nesneler hissettiğimiz varlıklar değil, yeniden üretilmiş, kendine referans veren imge*lerdir. » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor : | ||
lolipop (21.09.08), Unrealseptic (21.09.08) | ||
|
#3
| ||||
| ||||
| Rajchman'ın "Sanal Evi" Sanallık tartışması bugün karşı karşıya olduğumuz akıllı binalarla mimari bir düzleme taşınır, çağdaş ev her gün biraz daha sanallaşır. Yapılar'ın son bölümü "Sanal Ev"de mimarlık kuramcısı John Rajchman terimi yeni bir mimari çalışma olarak ele alır: "Sanal ev ... bedeni (Paul Virilio'nun değimiyle "engelli bedeni") hissedecek, koruyacak ve ona hizmet edecek donanıma sahip, ev otomasyonu için bağlanmış bir ev anlamına gelebilir... Yarattığı sorun çevrenin bir grup bit ve mimari birimin de bilgisayar ya da onu isleten zihin olduğu bir modele göre, akıllı ortamlardaki mimarlık sorunudur" (1998, 118). Rajchman sanal evin başka bir tanımını yaparken de aynı bağlamda farklı bir anlama ulaşır: "sanal kütüphane, müze veya alışveriş merkezlerinden bahseden bir paradigmaya göre sanal ev ekrandaki ev anlamına gelebilir. Bu, simüle edilen işlevlerin eksikliğinden ayrı olarak, belli mimari sorunlar doğurur: artık duvarlarla çevrelenmeyen ve tektonik mekanla sabitlenmeyen, tersine ekranda bilgi parçaları gibi yüzen, hareket eden imgelerin sorunu ve genellersek, beden ve hareketin daha az oturmuş duygusunun sorunu," (Rachman, 1998). » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor : | ||
lolipop (21.09.08), Unrealseptic (21.09.08) | ||
|
#4
| ||||
| ||||
| Renders'ın Aşık Thomas,sı Rajchman (1998) kitabını, "sanal ev ... tasarlanmayı bekliyor," diye bitirir. Yapıları yayınladığı 1998'den iki yıl sonra kavramı bir Avrupa bilim kurgu filminde görselleştirilir. Aşık Thomas Belçikalı yönetmen Pierre-Paul Renders'ın çektiği bir yakın gelecek filmidir (Şekil 1). Film Rajchman' ın ilk tanımındaki bilgisayarlarla donatılmış akıllı evin yanında, ikinci tanımındaki bilgisayarın içindeki evi de betimleyerek birleşik bir sanal ev kavramı oluşturur. Bu çalışmada sanal ev kavramı bilgisayar biliminin bir sonucu olarak, Aşık Thomas'daki sinemasal temsili aracılığı ile incelenecektir. Amaç Aşık Thomas'daki sanal ev kavramının aracılığıyla mimarlıktaki sanallaşmayı ve insanın varlığı ile evleşen Internet'in sanal ortamını irdelemektir. Analitik bir yöntemle sanal evlerin özellkleri ortaya konurken bir yandan da karşılaştırılır. Filmin konusu şöyle: Otuzlarının başlarındaki Thomas (okunuşu Toma) agorafobdur, açık alanlara ve insanlarla temasa geçmeye tahammülü yoktur. Evinden sekiz yıldır çıkmamış, yiyecek ve ihtiyaç maddeleri üç ayda bir evine getirilmiştir. Yaşamı tüm gereksinimleri ile ilgilenen Globale adlı sigorta şirketinin kontrolü altındadır. Dış dünya ile bilgisayarı aracılığıyla iletişim kurar. Filmdeki adıyla vizyofonu Inter-netin gelişmiş bir sürümüne bağlıdır. Thomas vizyofonuyla annesinin bitmez tükenmez aramalarını yanıtlar, sigortacısı ve terapistiyle konuşur, "Bir-Kalp-Yakala," adlı buluşma sitesinde, Madam Zoe'nin devlet destekli engellilere özel hayat kadını servisinde, hatta sanal bir kadınla birlikte olmak için siberseks kıyafeti giydiği "Sextoon" adlı sitede gezinir. Dışarıda kimlik simgeleri, video şiir, terleme kulüpleri ve renk değişim kabileleri ile stilize bir dünya vardır. Şekil 1. Aşık Thomas 'nın film afişi Internetteki gezintileri Thomas'yı farklı kadınların sanal dünyalarına götürür: Bir-Kalp-Yakala'dan tanıdığı hayat dolu Melodie'yi yatak odasında, aşık olduğu tıbbi hayat kadını mutsuz Eva'yı önce işte, daha sonra evinde ziyaret eder. Sanal partneri Clara onu nereye götürürse gider; bazen yerçekimsiz bir deney ortamına, bazen bir kumarhaneye. Israrcı annesi Natalie'nin rengârenk dairesine ise hiç gitmek istemez. Film yönetmenin dediği gibi, "aşırı iletişim halindeki toplumda insan temasının yitimi" üzerinedir (Renders, 2002). Fakat henüz en ilginç kısmı duymadınız: Filmde Thomas'yı görmeyiz. Evini bile görmeyiz. Tüm gördügümüz Thomas'nın bilgisayar ekranındaki görüntülerdir. Renders'ın kamerası bu ekrandır. Internetin sanal mekanı aynı zamanda film mekanıdır. Thomas'nın ekranının dışında kalan*lar, Rajchman' ın ilk sanal evidir (gelişmiş maki-nalarla donatılmış bir ev), bilgisayar ekranının içinde ise ikinci sanal ev yer alır. Film bil*gisayarıyla bütünleşmiş Thomas'nın Internetbağımlısı yaşamını anlatır. Filme ilginç bir katmanlaşma hakimdir: Önde biz, izleyiciler ve kamera ya da sinema ekranı ve varken yok olan Thomas vardır. Ardında bilgisayar ekranı ve onun gerisinde de dış dünya yer alır. Bilgisayarına psikolojik olarak bağımlı olan Thomas'nın algısı çerçevenin içindeki mekanla sınırlıdır. Kamera Thomas'nın gözüdür. Bu öznel bakış açısı yüzünden kendimizi Thomas'nın kafasının içinde bulur, tereddütlü sesini kendi kulaklarımızdan duyar gibi, sanal dünyasını kendi gözlerimizden görür gibi oluruz. İzleyici adeta Thomas'ya dönüşür. Film insan, bilgisayar ve mekanın ilişkisi, sanal evler arasındaki sınır, aracılı iletişim, sosyal yabancılaşma ve sevgi gereksinimi üzerine sorular sorar. Gittikçe teknolojinin aracılığına muhtaç olan beden ve hayatlarımızı sorgular. » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor : | ||
lolipop (21.09.08), Unrealseptic (21.09.08) | ||
|
#5
| ||||
| ||||
| Thomas'nın "Sanal Evi" Ekrandaki bazı mekanlar gerçek mekanların temsilleri olup, bazıları da tamamen bilgisayarda oluşturulmuştur. Fakat çoğu ikisinin birleşimidir. Bilgisayarda yaratılmış görüntülerin gerçek insanların görüntüleriyle birarada kullanımı, ikinci sanal evin onu birinciden farklılaştıran ayırdedici bir özelliğidir. Bu mekanların en abartılı olanı Bir-Kalp-Yakala buluşma kulübüdür. Sitede kaydedilmiş bir mesajı temcit pilavı gibi tekrarlayan gerçek bir kişinin görüntüsü yer alır. Konuşmacının çevresindeki pembe beyaz çiçeklerle uçan kelebek vari kalpler yapaylığı arttırmaktadır.Rajchman' ın kavramını açmak için Thomas'nın sanal evlerinin çeşitli özelliklerine bir göz atalım. Thomas'nın ilk sanal evi maddeselken, ikincisi maddesizdir. İlk ev derinliğe sahip olup ikinci düzlenmiş, iki boyutlu olmuştur. Zaman ve mekan ilkinde sürekli, ikincide kesintilidir. Donanımlı ev durağan, diğeri hareketlidir. İlk sanal evin birbirlerine taban tabana zıt olmadıklarını da belirtmekte fayda var. En azından iki evin de öznesi Thomas'dır. İkisi de ona aittir. Ayrıca iki ev de bilgisayar teknolojisine bağımlıdır. İkisi de çerçevelenip sınırlanmış mekanlardır, içedönüktür. Birinci sanal ev maddeselken ikincide hem mekan hem de beden maddesizdir. "Çok eski zamanlardan beri sosyal etkileşimin kalbinde yer alan yapılar, fiziksel 'urb'ler, şehrin inşa edildiği taş blokları, yerlerini sanal komünitenin yapı taşları olan dijital data bitlerine bırakıyorlar," (Pearce, 1995). Lineer perspektif bedeni mekandan ayırdı. Bu ayrım fiziksel olmayan bir mekanda bedensiz bir var olma biçiminin gerçekleştiği internet ortamında had safhaya ulaştı. (Kişi içinde olmadığı bir mekanın öznesi ola*bilir mi?) Değişen, özne (Thomas) ile nesnenin (imgeler) internetin akışkan ortamındaki ilişkisidir. Değişen buradanın ve şimdinin deneyimidir. "Değişen... öznenin veya temsilin geleneksel izleyicisinin yeri ve konumudur. Çağdaş sanal mekan ile modernist mekan arasında, bilgisayar programının kendinden üreten yapısı ve programın izleyicinin varlığına karşı körlüğü tarafından oluşturulmuş bir 'aporia' yer alır," (Vidler, 2000). Thomas, bedensiz bir izleyicidir, bilgisayarındaki sanal evin ya da dairesinin dışındaki dünyanın parçası değildir. Sinema ekranında bile Thomas yoktur. O bedeni olmayan bir sestir. Ama vardır da! Bu yeni bir varlıktır; yeni bir zamansal ve mekansal varoluş biçimidir. Thomas neden onca kişinin arasından Eva'yı seçti? Madam Zoe'nin sitesinde kadın imgeleri arasında dolaşmaya başlar. Reddettiği kadın iki boyutlu kağıttan bir bebek gibi kendi çevresinde dönüp, başka bir kadına dönüşür. (Şekil 2) Gerçek göründükleri halde içinde bulundukları mekan gibi iki boyutlu ve sanaldırlar, "analojik fiziksel gelişim dijital bilgi sürecine dönüştürülür. Nitekim yalnız "aklı", derinliği olmayan yüzeysel canlılar "artan bu ifadeyi hatasız bir şekilde" gözler önüne serer." (Sobchack, 1997). Eva belki de ağladığı için imgeden ötedir. Thomas'nın ikinci sanal evi üç boyutlu evinden farklı olarak düzlenmiş bir mekandır. Her şey ekranın düzlemine yansıtılmış ve aynılaşmış, derinliğini kaybetmiştir. Deneyimlenen yüzeydir, derinliksiz mekandır. "Madde olarak yaşanılabilir bir mekanda olası bedensel hareketlerin yapısı olarak "derinliğin" geleneksel algısı çeşitli "simüle edilmiş" mekanlara mevcut gerçek, kinetik tepkilerimiz ve bu mekanların maddesiz yaşamı yüzünden tehdit altındadır." (Sobchack, 1997). Düzlenmişlik hissi mekanın bilgisayar ekranına paralel bir arka plan şeklinde tasarlandığı ticari sitelerde daha da fazladır. (Şekil 3) Farklı görüntü, yazı ve ses katmanları hem mekan içinde, hem de mekanın içindeki (üzerindeki?) insan ilişkilerinde bir derinliksizlik yaratarak bu iki boyutlu mekanın üzerine yapıştırılmıştır (Şekil 4).[1] İvmelenmeyle burada ve orada kaybolur; artık yalnız yakın ve uzağın, şimdi ve geleceğin, gerçek olan ve olmayanın akıl karışıklığı, tarihin, öykülerin ve iletişim teknolojilerinin halüsinatif ütopyasının karışımı vardır," (Virilio, 1995). Şekil 2. a, b, c) Madam Zoe'nin kağıt bebekleri Internet'in sanal mekanı Thomas'nın sürekli bir şey seçtiği ve böylece diğerlerini reddettiği bir ortamdır. Burada bir site, şirket, hayat kadını, sevgili, hatta sanal arkadaşının bedenini seçer (Şekil 5). Siteden siteye, muhabbetten muhabbete atlar. Ekran her an değişme ve farklı bir imgeyi simüle etme potansiyeline sahiptir. Görüntü bir anlığına veya bir saat boyunca oradadır, sonra kaybolur. Yeni bir site, yeni bir mekan, yeni bir bağlantı eskisinin yerini alır. Farklı mekanları bir araya getirerek aynı anda her yerde olma duygusu bile yaratılabilir. Thomas'nın sosyal yaşamı hiçbir zaman görüşmediği insanların aramalarının kolajından ibarettir. Bu yamalı bohçayla teknolojik kabuğunda yaşamın yalnız soyutlanmış bir perspektifini algılayabilir. Bu seçici, parçalanmış, geçici yapı sanal evi, akıllı evin sürekliliğinden farklı olarak zaman ve mekan açısından süreksiz bir dünyaya dönüştürür. Vivian Sobchack (1997) "mekan onu zaman, hareket ve olay sürekliliklerinin zemini yapan bağlamsal işlevinin çoğunu yitirmiştir" der.İlk sanal evin durağan fizikselliğinden farklı olarak bilgisayarların dünyasında mekan hareketlidir. Hareket kazandığındaysa mekan zamana bağlı olur. Üçüncü boyut derinlik değil zamandır. Sanal hareket Thomas'ya kısa bir zamanda birçok yere "gitme" şansı verir. Odasında oturduğu halde istediği zaman istediği yere gidebilir. Görüntüler ekranında yüzer, "beden yerine bilgi hareket eder," (Rajchman, 1998). Thomas'nın gerçek bedeni statik bir evde hareket ederken, hareketsiz bedeni ekranındaki mekansal hareketi izler. Beden bir yere gitmediği halde, her yer ona gelir. Mekanın hareket edip bize gelmesi 1930'larda gerçeküstücülerin hayaliydi: "gün gelecek bilim görmek istediğimiz ülkeyi bize getirerek yolculuğu öldürecek. Ülke bizi ziyaret edecek, aynen insanların kafesteki bir hayvanı ziyareti gibi." Bu kafesteki hayvan Thomas olmalı. İkinci sanal ev filmdeki karakterlerin betimlenmesini destekleyen görüntü değişimle-riyle hareketli olur. Melodie vizyofonunu sürekli hareket ettirir; hatta yatağa yattığında yan döndürür. Yeşil, amorf yatak odasını ve nazik, yumuşak karakterini değişik perspektiflerden görürüz (Şekil 6). Terapistin aktif yaşamı ofisinden, arabasından ve hatta sokakta yürürken bağlandıkça hissedilir. Annenin parlak renkli pop art evi ve vizyofonu hareketsiz olduğu halde o monoton hayatından kaçmaya çalışıyor-muşçasına oturma odasının ve görüntünün içinde hiç durmadan hareket eder (Şekil 7). Ya da Eva'nın ikili hayatı onu hem işte, Madam Zoe'nun yüz simgesiyle mavi dijital bulutun önünde ve mütevazı dairesinde göstererek vurgulanır (Şekil 8). » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| CiwCiw kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
Unrealseptic (21.09.08) | ||
|
#6
| ||||
| ||||
| Internet'in sanal ortamı ekranın çerçevesi ile sınırlanmış sonlu ve sınırlı bir mekandır. Mekanın sınırsızlığı çerçevelenmiş ve düzlenmiştir. Her şey çerçevelere ve pencerelere ayrılmıştır. Bir mekanın içindeyken çerçeveler arasından başka bir mekana bakarız. "Çerçeve içeride ve dışarıda kalanın arasında duran, onları bir sınır olarak ayıran bir kavramdır. Bir yandan çerçeve içeriyi ve dışarıyı tanımlar; diğer yandan "çerçevenin sınırının her iki yüzü" çerçeveyi oluşturur... Çerçeve şeyleri çevreler, sınırlar ya da sadeleştirir. Çerçeveleme sınırları tanımlamaktır. Soyutlamanın, seçmenin, indirgemenin ya da bağlam(sız)laştırmanın bir yoludur. Bütünün parçalanması ve yeni anlamlar yaratılması çerçevelemenin sonuçlarıdır," (Kaçmaz, 1996). Filmde çerçeveler ve ekranlar (dia gösterisi gibi biçim değiştiren resimler, çerçevelenmiş video resimler gibi) her yerdedir (Şekil 9). Arka planlar, özellikle ticari sitelerde, hem ekranları içerirler, hem de kendileri ekran işlevi görürler (Şekil 10). Madam Zoe'nun sitesinin dijital arka planında olduğu gibi iyi tasarlanmışlardır (Şekil 2). Terapistin muayenehanesindeki büyük pencerenin önünde duran rahat koltukların, ekrandaki mekanın bir parçası olmakla beraber, hiç kullanılmaması bir ironi oluşturur (Şekil 11). Thomas'nın ekranının ötesinde ne var? Filmde mekansal sınırlar, duvarlar ve yüzeyler, pek gösterilmez. Thomas'nın ekranından evin sadece alüminyum alüminyum kaplı duvarları, kayar cam kapısı ve kalenin köprüsünü koruyan güvenlik kamerasıyla "high-tech" giriş holünü görürüz (Şekil 12). Hol dış ve iç kapı arasında yasak bölge olarak hizmet eder, ilki dış dünyaya açılır, diğeri akıllı eve. Bunun dışında evin hiçbir yerini görmeyiz. Film mekanı Internet'in sanal evidir. ve aracılı mekansal deneyim göz ve kulağın uzaktan algıladıklarıyla sınırlıdır. Evi Thomas'nın onu dış dünyadan gizleyip koruyan mağarası, sanal görüntüsü de maskesidir. Ziyaret ettiği her site fiziksel dünyadan ve diğer sitelerden yalıtılmıştır. Sanal ev Thomas gibi izole bir insan için mükemmel bir kaçıştır. "Endüstri sonrası yeniden yapılanma sayesinde, genişleyen kentsel çöplük... bu noktada televizyon ekranı ya da bilgisayar terminali aracılığı dışında artık neredeyse hiç bağlantısı kalmamış elektronik şeylerle, hayaletlerle dolu görsel işitsel yasak bölgenin sonsuz banliyösüne yol verir" (Virilio, 2000). Renders (2002) buna "siber-koza" der. "Internet'te gizlenen biri artık hiçbir yerde değildir" (Baudrillard, 1996). Thomas yaşama katılmaz. Sadece annesi, terapisti ve sigortacısı ile düzenli bağlantısı vardır. Filmin anti-kahra-manı bilgisayar destekli bir ortamda yaşayıp, insanları fiziksel ve sosyal olarak belli bir mesafede tutar; kişisel mekanı hiç kimseye açık değildir.[1] Anti-sosyal, ben-merkezci dünyası bilgisayarlara muhtaç, makinelere bağımlıdır; "teknoloji bedenin uzantısıdır" (Baudrillard, 1994). Hakimi olduğu küçük krallık bilgisayarının çevresinde kurulmuştur. Bireyselleşmiş bir toplumda yapayalnızdır. [1] Renders aktörleri filmdeki duruma benzer bir şekilde bir odada yalnızken görüntülemiş ve onlarla kulaklık aracılığı ile iletişim kurmuştur. Çekimler, üzerinde aktörün konuştuğu kişinin hayaletimsi bir görüntüsünün bulunduğu bir kamera ile gerçek*leştirilmiş. » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu »
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| CiwCiw kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
Unrealseptic (21.09.08) | ||
|
#7
| ||||
| ||||
| Sonuçlar Bu metinde iki farklı sanal ev kavramının özellikleri irdelenmistir. Buna göre akıllı ev maddesel, derinliğe sahip, sürekli ve durağandır. Mekanlaşan İnternet ortamı ise maddesiz, düz-lenmiş (iki boyutlu), kesintili ve hareketlidir. Thomas'nın karmaşık bir sanal evi var; akıllı evi en son teknolojileri kullanarak engelli bedeni için özel olarak tasarlanmış ve bilgisayarı onu dışarıdaki dünyaya bağlamaktadır. Thomas her ikisinde birden, hem dairesinde hem de bilgisayarı ile dünyaya bağlandığı sanal evde yaşamaktadır. Bilgisayar ekranı penceresindeki manzaradır. Thomas bu birleşik sanallıkta gerçek Sanal evde sosyalleşmek mümkün müdür, yoksa insana yalnızlık mı getirir? Thomas'nın iki sanal evi de yalıtılmış ve içe dönüktür. Açık alanın resmine bile bakmaya dayanamayan Thomas yalnız iç mekanlarda dolaşır. Yaşamı dışarıdan, parçası olmadan, deneyimlemeden izler. Bu dünyada fiziksel etkileşime yer yoktur. Dolaylı olanla simüle edilmişin ikiliğinde yaşıyor, geleneksel olanla teknolojik olanın ikiliğinde, hatta zıtlığında; mimari olanla sayısal olanın zıtlığında. Ron Ascott, "Arayüz ve işaretlerin mimarlığına olan ihtiyaç kaybolmayacak. Gittikçe daha fazla iki dünyada yaşayacağız, gerçek ve sanal olanda," der.[1] Bilgisayar ekranı iki sanal ev arasındaki sınır ve eşiktir. Bilgisayar aracılığı ile ulaşılan sanal ev, ilk sanal evin gerçekliğine paralel ek bir gerçeklik yaratır. Thomas'nın bedenini saran siberseks giysisi ironik bir şekilde ikisini birbirine bağlar. Le Corbusier evi içinde yaşanan bir makine olarak hayal etti. Bugün yaşasaydı aklından geçen Thomas'nın sanal ev(ler)i olabilirdi. Brooks Landon'ın dediği gibi, "bugün elektronik ve tıp teknolojisi çevremizi alet ya da oyuncak olarak değil ama yeni bir ortam, varlığımızın her yönünü etkileyen bir ekosistem olarak sarar."[2] Bu ortam olmadan Thomas'nın ekosistemi kesinlikle çökerdi. Size yirmi, otuz kişinin aynı anda internette gezindiği bir bilgisayar laboratu-varında ya da bir Internet kafede birkaç saat geçirmenizi öneririm. Bunu bazı gençlerin yaptığı gibi her gün yapmaya devam edin. Çok geçmeden kendinizi herkesin NEREDE olduğunu düşünürken bulacaksınız. Burada, bu odanın içindeler mi, yoksa başka bir gerçeklikteler mi? Bu insanlar yanlarında oturan kişilerle değil de, İnternet'tekilerle iletişim kuruyor ve Thomas'nın sanal evinde her gün saatler geçiriyorlarsa, bizler artık Le Corbusier gibi bina tasarlamaya devam edebilir miyiz? » Nüve Forum » akademik » Mimarlık Fakültesi » Mimarlık Bölümü » Tasarım Stüdyosu » kaynakpdf
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| CiwCiw kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
Unrealseptic (21.09.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| bilgisayar, computer, evi, man machine space, mimarlık, sanal, science fiction film, sinema, the internet, the virtual house, thomas'nın |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|