Cevap: Ergonomik Tasarımda Renk Farklı tasarım alanlarında rengin rolü
Mimarlıkta renk önemli faktördür. Mekanın görsel algılanması üç algılama türünün bütünleşmesiyle ortaya
çıkmaktadır. Bunlar:
Işık algılaması,
Mekansal organizasyon algılaması,
Renk algılaması.
Renklerin algılanması ışık kaynaklarına bağlı olduğundan, farklı mekanlar için eylem özelliklerine uygun
renkler ve ışık kaynaklarının seçilmesi gerekmektedir. Uygun ışık kaynak rengi ve uygun renksel geriverim
endeksinin belirlenmesiyle aydınlatma sistem tasarımındaki özelliklere dayalı projelendirme mümkün olur.
Eylemler ve renk arasındaki ilişkilerin doğru kurulması sonucu görsel konforun sağlanması kolaylaşacak, kişi-
lerin eylemleri daha kolay ve istekle yerine getirmeleri sağlanacaktır. (Özbudak, Gümüş, Çetin, 2003).
Renk, mekanın, ışıklılık düzeyiyle de bağlantılı olarak içinde gerçekleştirilecek eyleme göre büyük, küçük,
sıcak, soğuk, enerjik, sıkıcı, sakinleştirici olmak gibi birtakım özellikler yüklenmesine yardımcı olur. Özellikle
çalışma ortamlarında verimlilik, yaratıcılık; okullar ve çocuklara yönelik oyun alanlarında yönlenme, sosyal
katılımın sağlanması, tepkilerin uyarılması, motivasyon; hastane gibi sağlıkla ilgili mekanlarda ise rahatlama,
pozitif enerji, hijyen duygusu gibi noktalarda renk kullanımı daha da önem kazanır.
Endüstriyel ürünlerin tasarımında renk ürün-kullanıcı ilişkisini
yapılandıran, ürünün malzeme,
konstrüksiyon veya fonksiyon özelliklerini yansıtan bir faktör olarak kullanılmaktadır. Bir nesne görsel olarak
daima renk ve biçim bütünlüğü ile tanımlanır. Biçim renkten daha etkin bir iletişim aracı olarak öne çıksa da
renk bu biçimi tamamlayan, onun ifadesel niteliklerini içeren bir öğe olarak değerlendirilir (Asatekin, 1997).
Ayrıca renk, tasarımcının estetik anlayışının ve tasarımcı olarak kimliğinin, vermek istediği bazı özel mesajla-
rının aktarıcısı olarak da farklı anlamlar yüklenebilir. Örneğin, ünlü tasarımcı Rietveld’in kırmızı-mavi sandal-
yesi, yalınlık ve saf renklere dayalı bir evrenselliği anlatan ve düzlemlerdeki renk farklılığının her birleşimin
yapısal özelliğine dayandığı konstrüktif bir tutumun ifadesidir (Sağocak, 2002). Bunun yanı sıra, renk kullanı.
cının dürtülerini harekete geçiren, performansını etkileyen bir uyarandır. Uzun yıllar kanı çağrıştırması nede-
niyle kırmızının traş bıçaklarında kullanılmaması, hız özelliğiyle ön plana çıkan otomobillerde özellikle kırmı-
zı rengin tercih edilmesi örnek verilebilir (Fiell, 2000).
Makinelerin kontrol düzeneklerinin tasarımında da renk, makinelerin hatasız ve kolay kullanımı bağlamın-
da, yerleşim, büyüklük, şekil, ve yazılı direktiflerin yanısıra, ayırıcı ve uyarıcı bir etken olarak önem taşır. Çok
sayıda kontrolun bir arada bulunması halinde -beşten fazla olmamak şartıyla- renge başvurulur. (Erkan, 2001).
Göstergelerin okunabilirliği açısından da kullanılan karakter, karakterin boyu, çizgi kalınlığı, zemin figür kont-
rastının yanısıra zemin-figür rengi ve diğer grafik öğelerle olan etkileşimi de önemlidir. Özellikle, kullanıcıya
değişkenin belli durumlarına ilişkin ayırıcı bilginin iletilmesinde kullanılan niteliksel göstergelerde, niceliksel
skalanın belli bölgelerinin niteliksel durumlar koşutunda ayrımlaştırılması söz konusudur (örn: Otomobil devir
göstergelerindeki kırmızı alan gibi). İkinci olarak da kodlanmış değerlerin niteliksel olarak verildiği gösterge-
lerde değer durumlarının önceden kodlanmış olması ve renk kodlarında olduğu gibi bilginin doğrudan sergi-
lenmesi gerekir (Örn: Benzin azaldığında kırmızı ışığın yanması gibi) (Asatekin, 1997).
Grafik tasarım uygulamalarında, ürün ambalajlarında ve tanıtımında, web sayfalarında renk, önemli bir
görsel iletişim unsurudur. Renk, dikkat, uyarı, yasaklama, yönlenme, kodlama gibi pek çok işlev yüklenerek,
gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Güvenlik ve sağlık işaretlerinde özellikle kır-
mızının yasak, tehlike alarmı, yangınla mücadele; sarının uyarı işareti; mavinin zorunluluk, yeşilin ilk yardım,
tehlikesiz- normal durumu gösterdiği yönetmeliklerde de yerini almıştır.
Grafik tasarım uygulamalarında renk öğesi bir tasarım elemanı olarak büyük önem taşır. Renk ve ton değer-
leri sayesinde biçimleri, tipografiyi, önplanı görünür kılmak veya arka plana itmek, görsel hiyerarşiyi organize
etmek mümkün olur. Web tasarımında içerikle de bağlantılı olarak uygulanan renk seçimi, izleyici psikolojik
yönden hazırlamakta, algılamayı kolaylaştırmakta ve kolayca yönlendirmekte önemli bir etkendir.
Renkler, ürün, marka, logo, ambalaj, reklam gibi pazarlama iletişiminin öğeleri açısından da önemlidir.
Reklam uygulamalarında ürünün fark edilme ve tanınmasını sağlamak; okunaklılığın arttırılması, ürüne kişilik
kazandırmak ve tanınmışlığını sağlamak, ikna gücünü arttırmak gibi noktalarda renkten yararlanılır. Örneğin
temizlik amaçlı ürünlerin ya da diyet besinlerin mavi, yeşil tonlarında ambalajlarda sunulması, hamburger, ko-
la gibi çokça tüketilen ürünlerin kırmızıyı tercih etmesi, banka logolarında güveni telkin etmesi nedeniyle yeşi-
lin kullanılması tüketicinin algısal örgütlemelerine yardımcı olmak üzere kullanılan renk tercihleridir. Renkle-
rin bireyin çeşitli psikolojik dürtü, güdü ve ihtiyaçları üzerinde de etkili olduğu saptanmıştır. Açlık duygusu
üzerinde turuncu, açık sarı, kırmızı, açık kahve renginin etkili olduğu, yeşil, mavi ve turkuazın susuzluk etkisi
uyandırdığı, mavi ve beyazın temizlik ve sağlık duygusunu etkilediği, kırmızı ve eflatunun cinsellik güdüsünü
arttırdığı, pastel tonların annelik ve şefkat duygusunu çağrıştırdığı, mavi ve yeşilin sessizlik duygusunu arttır-
dığı saptanmıştır (Teker, 2003).
Ürüne kimlik kazandırmak, ürünü farklılaştırmak için kültüre dayalı sembolik anlamlar ve zamanın modası
da göz önüne alınarak sunulan renk seçenekleri, tüketici ihtiyaçları açısından da arzulanan bir durumdur. Özel-
likle otomotiv, mobilya ve tekstil endüstrisinde daha da önem taşıyan renk tercihleri kullanıcının psikolojik bir
doyum aracı haline gelmiştir (Odabaşı, Barış,2002).
Çalışma ortamının insancıllaştırılması ve insanının psikolojik duyarlılıklarına cevap verilmesi bağlamında
renk önemli bir ergonomik faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Etkin, kaliteli, verimli ve güvenli bir insan-
kullandığı donanım ve çevre sisteminin oluşturulmasında; yorgunluk, stres, iş hevesi kaybı, monotonluk, sos-
yal beklentiler gibi sorunların çözülmesinde rengin önemli bir katkısı vardır. Bu yöndeki çalışmalar incelendi-
ğinde, rengin pek çok farklı alandaki olumlu etkilerine ve ergonomik katkılarına ilişkin bilgilere ulaşılmıştır
__________________ Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki ! |