Araştırma Konusu : Yaşayan Kent: Sokaklar ve Kafeler
Amaç : Kafelerin sokaklara açılan kısmının analizinin yapılması, sokakların kafelere etkileri, birbirleriyle olan ilişkileri, sokaklardaki kafe kültürünün incelenmesi ve bu bağlamda yaşayan kent, kültür ve topluluk psikolojisinin ele alınması.
Konu Başlıkları
1 Kültür ve Sokaklar
llll1-2 Arjantin Caddesi
llll1-3 Tunalı Hilmi Caddesi
llll1-4 7. Cadde
llll1-5 Yüksel Caddesi
llll1-6 İnceleme Sonuçları
2 Kentsel Ekoloji ve Psikoloji
3 Bir Tasarım Olarak Kent
4 Sonuç
5 Kaynakça
GİRİŞ
İnsanın yaşamında (kendisi fark edemese de) sokaklar vazgeçilmez bir konumda yer alır. Her gün farkında olmadan geçilen sokaklar, caddeler, yollar, kent mobilyaları insanın belleğinde her gün yenilenen imgeler yaratır. İnsanın mutlaka ulaşması gerekli olan eve (onun korunağı, yuvası) her zaman belli yollardan sokaklardan geçerek ulaşılır. Dolayısıyla, farkında olmaksızın (bilinçaltının tereddütsüz farkında olmasına rağmen) , evlerden sonra, en çok yaşanılan mekan sokaklardır.
Sokaklar günümüz hayatında, günlük hareket, stres, insan kalabalığı içinde; insan belleğiyle birebir etkileşim içinde yer almasına rağmen (psikolojik, fizyolojik, sosyolojik anlamda) , insanların kendilerine ait olduğunu hissetmedikleri, “yaşayamadıkları” mekanlar olarak varoluyor. Yaşanamayan sokaklar ancak insanların fizyolojik ihtiyaçlarını (yemek, içmek, dinlenmek, vb) karşılamaya başladığı zaman “yaşanılır mekanlar”a dönüşmeye başlıyor. Fizyolojik ihtiyaçlarıyla birlikte, psikolojik, (mutlu olmaları, kendilerini güvende hissetmeleri, rahat olmaları, vb) sosyolojik ve kültürel olarak ( kendilerini ait hissetmeleri, mekanın onlar için anlam taşıması, başka insanlarla birlikte olmaktan mutlu olmaları, vb) inanların yaşantısını tatmin etmeye başlamasıyla sokaklar yaşanılır oluyor. Kesin olarak yaşanılan sokaklarsa; kafelerin kendi kabuklarından çıkarak, sokaklara taşmasıyla oluşuyor. Bu anlamda kafelerin, sokakların yaşanırlığına birebir etki ettiği kabul edilebilir.
Kafeler sokaktan geçen herhangi biri için sadece kısa bir süreliğine uğrama ve ihtiyaç giderme mekanı olarak kalabilir. Bu durum kafenin sokakla (iç mekanın- dış mekanla) doğru etkileşimi yakalamamasından kaynaklanır. Böyle sokakların yaşanan bir mekana dönüşmesi zordur. Yaşanan sokaklar, kafeyle sokak arasındaki atmosferin bütünlüğüyle olur. Bir kafeyi kullanacağımız zaman sokaktan farklı bir yerde olduğumuzu hissetmemeliyiz. Aksine kafede oturup çayımızı içerken, sokağın farkına varmalıyız, sokağın içinde onun bir parçası oluşumuzu hissetmeliyiz (ya da onun bizim bir parçamız olduğunu), çevremizi gözlemlerken kafe ve sokak birbiriyle o kadar bağlantılı olmalı ki, sokağın o kafe olmadan bir anlam taşımayacağını ya da o kafenin o sokaktan başka bir yerde yer almasıyla tüm özelliğini kaybedeceğini bilmeliyiz. Böyle sokaklar yaşanan mekanlardır, kafeler de onların yaşanırlığını oluşturan parçalar. Biri olmadan diğeri olamaz…
Bu araştırma konusu çerçevesinde çevre ve davranış etkilerinin aşağıdaki üç soru bağlamında ele alınması gerektiğini düşünüyorum:
1-) İnsanoğlunun (türlerin bir üyesi olarak, bireyler olarak ve çeşitli grupların üyesi olarak) bio-sosyal, psikolojik ve kültürel hangi karakteristikleri inşa edilmiş çevrenin hangi karakteristiklerini etkiler?
2-) Hangi koşullar altında hangi çevrenin hangi görünüşü, hangi insan grubunu, hangi ölçüde ve ne zaman ve niçin etkiler?
3-) İnsan ile çevre arasında bu iki yönlü iletişim varsa, bunları birbirine bağlayan mekanizmalar nelerdir?








