Nüve Forum

Nüve Forum > Bloglar > byzantion > Davranış mı, kimlik mi?

Bu Başlığı Değerlendirin

Davranış mı, kimlik mi?

24.01.13 , saat 17:24 de byzantion yazdı.
Küçüktük.. Herşey bir oyundu ve bizim oyunlarımız vardı. Oyunlarımız vardı ya herşeye sahiptik.. Arada minik kazalar olsa da, mutluyduk..

Yaramazlıklarımız da vardı.. Eğer şanslıysak ve evdeki diğerleri iyi günlerindeyseler, ufak nasihatlerle geçiştirirdik bu yaramazlıkları.. Ama bazen....

Bağırırlardı.. Kasıtlı yapıyormuşuz gibi, onları gıcık etmek hayatımızın tek amacıymış gibi.. Bazen elimize, popomuza vururlardı.. Birazcık acırdı.. Ve genellikle hemen arkasından o can alıcı cümle gelirdi.. "Sen çok yaramaz ve kötü bir çocuksun"..

Kötü
Yaramaz..

Aslında bir bilselerdi, bu son cümlenin acısının popomuz atılan şaplaktan çok daha derin sonuçları olacağını...
Yapmazlardı..

Aslında yaptıkları o anda öfkelerini olabilecek en hasarsız şekilde dışarı vurmaktı.. Ama esas yaptıkları davranışlarımız ile kimliğimizi birbirine karıştırarak ileride yaşayacağımız muhtemel sorunlara zemin hazırlamaktı..


Oyun oynamak, yaramazlık yapmak, cam kırmak, koşturmak, bağırmak çağırmak, şarkı söylemek, sessizce oturmak... vb eylemler "davranış"lardır.. Kötü insan, iyi insan, merhametli adam gibileri ise "kimlik" boyutudur.. Davranışlar kimliğimizi belirlemez. Davranışlar, dışarıdan aldığımız etkilere karşı verdiğimiz tepkilerdir. Başlı başına kimliğimizi oluşturmazlar. Ama biz bunu kabul etmekte zorlanırız..

Hayatta hangi gerçeklikten bahsedebiliriz ki? Algıladıklarımız bizin 5 duyu organımızla içimizde oluşturduğunuz filtrelerin bir gerçekliği değil mi? Bu filtreler sayesinde etrafımıza tepki vermiyor muyuz? Bir kişi karnabahar yemeğini bayılarak yerken diğer bir kişi neden nefret ediyor? Hiç düşündünüz mü? Herkesin algılama şeklinin farklı olduğu ve bunun sonucu gerçekliklerinin de farklı olabileceği gerçeğini gözönüne aldığımızda, gerçeklik nedir? Gerçek olan nedir?

Yaramazlık yapan bir çocuğa, kendi filtrelerimizden gelen bir dürtüyle "kötü çocuk" olduğunu söylediğimizde, o çocuğun kimliği ile, onu o yapan şeylerle, o davranışı üstüste yapıştırıyoruz. Ve çocuk yaptığı harekete karşılık olarak duyduğu bu kimlik kokan cümleyi bilinçaltında özdeşleştiriyor. "Vazoyu kırarsam, kötü birisi olurum" Bu maalesef -kişi bunun farkına varıp, rahatsız olduğu ve bu rahatsızlıktan kurtulmak istediği ana kadar- hayatını etkilemeye devam ediyor.

"Ben bu ay çok çalıştım. Demek ki ben iyi bir elemanım". Arkasından beklentiler geliyor. "Madem ki ben iyi bir elemanım, bu ay daha fazla kazanmam gerek." Beklentiler yerine gelmediği zaman da klasik cümleler başlar: "Herşey patronumun suçu" "Ne yaparsam yapayım beni anlamıyorlar" "Hep hakkım yeniyor"... Bu ise hayatında kahraman rolünü oynamak yerine kurban rolünü oynamaya şartlan(dırıl)mış kişiler olarak verilebilecek en doğal (!) tepkiler...

Kendimizi, mesleğimiz ile, davranışlarımızla, yetenek ve becerilerimizle, inançlarımızla, tanımlamaya o kadar alışmışız ki. Ama biz bunların tümünden veya herhangi birisinden çok daha fazlasıyız. Biz, bizi biz yapan şeyleriz. Biz, hayattaki amacımızı ve görevimizi tanımlayan ASIL değerleriz. Biz kimliğimiziz..

"Sen kimsin" diye sorduklarında, mesleğimiz, arabamız, yeteneklerimiz, çevremiz gibi olgularla cevap yermek yerine, gerçekten kim olduğumuzu, hayat amacımızı, bizi biz yapan şeyleri söylemeye başladığımızda, kafamızdaki bu davranış-kimlik çelişkisi de ortadan kalkacaktır..

SEÇİM SİZİN...

Onursal Özgöl
Kişisel Gelişim ve Yaşam Koçu
24/01/2013
Yayınlandığı kategori : Kişisel Gelişim
Yorumlar 0 Trackbackler 0 Blog Başlığını E-Posta ile Gönder
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

Yorum Yazın Yorum Yazın
Toplam Trackbackler 0

Trackbackler

byzantion Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları

Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 08:33 .