Değerler şantiyesi
20.09.08 , saat 16:02 de Haluk Demirgüç yazdı.
Geçmişin verdiği haz ile geleceğin romantizminde yoğun duygular içinde kıvrılan, hayatta Umutsuzluklar içinde duran ve bu hayatın içine kendini maniple eden bireysel tipler, büyük bir olasılıkla gürültü ve patırtı içinde hayatını ikame etmeye çalışırlar.
Öyle ki ideolojik tuzakların pençesinden, çatışmaların eşiğinden, kavga ortamların bulunduğu her yerde kendilerini diskalifiye etmeleri neredeyse mümkün olmamaktadır. Keza kendisini aşan amaçlar yöneliminde çok rahat bir şekilde kullanılabilmektedirler.
Bu sınıftaki insan tipinden topluma ekonomik, sosyal ve kültürel pratik ihtiyaçlardan kaynaklanan değerlerin geliştirilmesi ve bu değerleri bir üst kademeye taşıması elbette beklenemez. Yaşam gücünü tüm hücrelerinde yaşayan ve yaşatan insanlar, yaşamın dayandığı sosyo-kültür değerlerin dışında ekonomik alanda, bilimsel çalışmalarda, etiksel değer taşıyan tüm alanlarda ve milletlerin ulusal bazda entegrasyonunu sağlayacak, teknolojinin nimetlerinden yararlanıp kendi ülkesini ve milletinin ulusal çıkarlarını göz önüne alarak çıtalarını yükseltebilmektedirler.
Türkiye’nin son bir-iki yüz yıl içinde ulusal arenalarda boy gösterecek olan ve insanlığın kazanımlarına ve pratik ihtiyaçlarına taş üstüne taş koyamamanın temelinde bu unsurlar yatmaktadır. Yani geçmişin özlemi ve geleceğin bir pembe pencerenin görüntüsünden ibaret olduğunun kanılarına varılarak, kanayan yaralara bir türlü merhem bulamamaktan kaynaklandığı söylenebilir.
Millet olarak kazanımlarımızın tahliline başvurmadan önce, bu tahlilin olumsuz etkilerini öncelikle kendi kişisel kimliklerimizin tek düze bir yola çıkarmanın, bireylerin kaliteli bir eğitim süzgecinden ve bu süzgecin her türlü fikrin paylaşıldığı ve saygınlık kazandığı, barışın ve huzurun su gibi vazgeçilmez ihtiyaç olduğunu, bunları hayatlarının her kademesinde kullanmaları gerekliliğini belirtilmelidir. Ancak bu yönde hareketliğimizi sağlayacak sağlam bir rotamızın olduğunun idrakine varabiliriz.
Taşkınlıkların arkasından anlamını dahi veremediğimiz değerler için boşuna nefes tüketmenin, ülkenin muhtelif yerlerinde bu çığırtkanlığı çıkaranlarında kesinlikle ülkeye hiçbir tuğlanın derzini dahi dolduramayacak İrrasyonel fikirlerle boğuşmaktan vazgeçip, insanların temel ihtiyaçlarına eğilmekten başka ilaç aramaktan vazgeçelim.
Çünkü yurdun bir kum zerreciği dahi kimsenin tahakkümü altında değildir, hepimizin vazgeçilmez unsurlarını barındıran bu “zerrecik” yapı harcımızın temelini teşkil ediyor, etmeye de kıyamete kadar süreceği malumlarımızdır. Ülkemizi kaliteli değerler üreten şantiye durumuna getirmek dileğiyle…
Yazar: Haluk Demirgüç
halukdemirguc@mynet.com
» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Köşe Yazarlarımız » Haluk Demirgüç »
Öyle ki ideolojik tuzakların pençesinden, çatışmaların eşiğinden, kavga ortamların bulunduğu her yerde kendilerini diskalifiye etmeleri neredeyse mümkün olmamaktadır. Keza kendisini aşan amaçlar yöneliminde çok rahat bir şekilde kullanılabilmektedirler.
Bu sınıftaki insan tipinden topluma ekonomik, sosyal ve kültürel pratik ihtiyaçlardan kaynaklanan değerlerin geliştirilmesi ve bu değerleri bir üst kademeye taşıması elbette beklenemez. Yaşam gücünü tüm hücrelerinde yaşayan ve yaşatan insanlar, yaşamın dayandığı sosyo-kültür değerlerin dışında ekonomik alanda, bilimsel çalışmalarda, etiksel değer taşıyan tüm alanlarda ve milletlerin ulusal bazda entegrasyonunu sağlayacak, teknolojinin nimetlerinden yararlanıp kendi ülkesini ve milletinin ulusal çıkarlarını göz önüne alarak çıtalarını yükseltebilmektedirler.
Türkiye’nin son bir-iki yüz yıl içinde ulusal arenalarda boy gösterecek olan ve insanlığın kazanımlarına ve pratik ihtiyaçlarına taş üstüne taş koyamamanın temelinde bu unsurlar yatmaktadır. Yani geçmişin özlemi ve geleceğin bir pembe pencerenin görüntüsünden ibaret olduğunun kanılarına varılarak, kanayan yaralara bir türlü merhem bulamamaktan kaynaklandığı söylenebilir.
Millet olarak kazanımlarımızın tahliline başvurmadan önce, bu tahlilin olumsuz etkilerini öncelikle kendi kişisel kimliklerimizin tek düze bir yola çıkarmanın, bireylerin kaliteli bir eğitim süzgecinden ve bu süzgecin her türlü fikrin paylaşıldığı ve saygınlık kazandığı, barışın ve huzurun su gibi vazgeçilmez ihtiyaç olduğunu, bunları hayatlarının her kademesinde kullanmaları gerekliliğini belirtilmelidir. Ancak bu yönde hareketliğimizi sağlayacak sağlam bir rotamızın olduğunun idrakine varabiliriz.
Taşkınlıkların arkasından anlamını dahi veremediğimiz değerler için boşuna nefes tüketmenin, ülkenin muhtelif yerlerinde bu çığırtkanlığı çıkaranlarında kesinlikle ülkeye hiçbir tuğlanın derzini dahi dolduramayacak İrrasyonel fikirlerle boğuşmaktan vazgeçip, insanların temel ihtiyaçlarına eğilmekten başka ilaç aramaktan vazgeçelim.
Çünkü yurdun bir kum zerreciği dahi kimsenin tahakkümü altında değildir, hepimizin vazgeçilmez unsurlarını barındıran bu “zerrecik” yapı harcımızın temelini teşkil ediyor, etmeye de kıyamete kadar süreceği malumlarımızdır. Ülkemizi kaliteli değerler üreten şantiye durumuna getirmek dileğiyle…
Yazar: Haluk Demirgüç
halukdemirguc@mynet.com
» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Köşe Yazarlarımız » Haluk Demirgüç »
Toplam Trackbackler 0
Trackbackler
Haluk Demirgüç Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları
- Değerler şantiyesi (20.09.08)
- Umudun mavisi (20.09.08)
- Bir sen…. (20.09.08)
- Ey yar (04.08.08)
- Beyaz hale (04.08.08)






