Terli ve nemli bakış…..
12.05.08 , saat 18:09 de Haluk Demirgüç yazdı.
Dostluklar yalancı bir tan gibi parlıyor gözlerinden
Yetik bir şehirden uzattım kimsesiz ellerimi
Meçhulle dönmüş yürekli bakışların
Abanozlu bir balyoz iner göğsümün pencerelerine
Şavkıyan kuşlardan bihaber olmuş kulakların
Adalettin izi kalmamış yüreğinde
Yetirmişsin bağlılığın terli nefesini dudağında
Ayalarına merhametin tozu konmamış
Saçlarında eskimiş birer arkadaşlığın parçaları duruyor
Ne oldu can?
Söyle ne oldu böyle katıksız yüreğine?...
…….
Kaç yıldız topladım kelebek uçuşan saçlarından
Sermekeş dolaştım sensiz yalancı tanlarda
Kırlangıç hissiyle uçuştum soluk benzli sokaklarda
Hüznü çöker üzerime şavkıyan kuşların
Dalsız budaksız bir çınara dönüşür sensiz kalan her yanım
Bir hazan ülkesine dönüşür kimsesiz yarınlarım
….
Heyhat gözlerin yavansız olmuş
Törpülenmiş çıplak bakışların
Matemlere bürünmüş gözbebeklerin
Kirpik uçlarına takıldı ömrümün son demleri
Ruhum yosun tutar ıslaklığında bakışlarının..
Ne yamandır suskun bakışların
Dayanılmaz ağrılar oluşturuyordu beynimin merkezinde
….
Sensiz kaç sabahlara mecalsiz gözlerimi bıraktım
Uzandım kanepedeki albüme
Her şey yetik kalmış içinde
Sobada bir çaydanlık
Umutlarımızı savuruyor göğün maviliğine
Masada bıraktığın kadehte terli teninin kokusu duruyor
Gözlüğünü koymuşsun abanozlu çekmeceye
Kırık bir bakış duruyor orda
Yastıkta
Beyazlaşmışmış bir saç telin
Nefesini yetirdiğin yere yüzümü sürüyorum
Sigara izmaritinden bıraktığın ıslaklığını hissediyorum damağımda
Anlıyacagın hala buradasın
Yani yüreğimde….
……
ayrılık acısından ıslak bıraktım çehremi
figanlar duyulurdu kirli larcivet gecenin koynundan
acı bir düdük sesi geliyordu kompartımanlarda
her özlemin ayrı bir melodisi parçalanıyordu kulaklarımda
nemli kalan tenime
senin didarından dökülen sürmelerini ekliyordum hasretliklerime
yetik kaldı Kahtanın tılsımlı bakışları
rüzgar hicivlendi taşıdığı yüküyle
seni alır çıplak bir düşle uyandırır uğultusuyla..
bir ben gelirim düşlerine
bir sen eritirsin yüreğimi..
….
Yalanmıydı dalda duran yeşil yaprak
Tarlalarda sarı başaklar
Filizlenen tomurcuklar
Hasretin vurdu ciğerlerimi
Güneşsiz bir yaprak olurum özleminden
…..
mecalsiz başımı kaç duvara vurdum bu gece
imkansız tarifler yaratım gözlerinden
parçaladım gökyüzünün kucağındaki her yıldızı
kırık parçalarını topladım bakışlarının
nefersiz kokan odama terli tenin kokusunu sürdüm
balçıklanan kalbine kendimi yazdım
sürmeli gelinciğe seni fısıldadım
düğmeledim yüreğimin iliklerine
buğulu camda kayan her Zühreciğe seni gizledim
cepkenlerimdeki son-gülümü
senin için yüreğimde gizledim
….
Tamah gezer üzerimde bakışların
Utangaç bir gelincik olursun sürmeli gözlerinle düşlerimde
Hicaplar düşer aşk sözcüklerinden yoksun diline
…
vurmuşsun kilitleri yüreğine
ve dayatmışsın abanozlu sürgüleri kalbinin kapılarına
bir nemli hücreye dönmüş gözlerin
yosunlar düşmüş kirpiklerinin uçlarına
saçların bir demir yığını olmuş parmaklarımda
ayak izlerin duruyor ruhsuz postallarımda
kokun sinmiş yırtık tek paltoma
ismini kazıyorum ayçanın yüzüne
suleletini yapıştırıyorum güneşe
gülümsüyorsun yine kalbime
kendini gizlediğin kuytusuz yerde
özlemin hükmünü yazıyorsun
…..
bir soluk kadar uzaksın parmak uçlarıma
dokunuyorum kirpiklerinin uçlarına
terli ve nemli kalmış
yosunlar bağlamış göz kapakların
yinede ay gibisin
gözlerin parlıyor gökyüzünde
solgun başaklar avuçlarından sarkıtmış kendini
ıslak bakışlarınla kavrulur her kaya yığını
kaynayan bir volkana dönersin hücrelerimde
diyar diyar seni gezdiriyorum çılgın ruhumda
seni gizliyorum deli bakışlarımda
seni akıttırıyorum damarlarımda
seni yaşıyorum her yanımda…
……..
zifiri karanlıklardan
aydınlık çehrende geziyor parmak uçlarım
bir hissiyatla siler dökülen incik taneleri
ne yamandır bilinmez efsunlu bakışların
……
nereye gidiyorsun?
Sensiz bu kör ve lal sokaklar kırılmış bir zambağa dönüşür
Her taşı,her toprak parçası suskun bakışlarının esiri olur…...
……
Ne fettandır bakışların
Yokluğunda paramparça düşlerim
Kaçak olmuş gülüşlerin
Ur gibi büyür içimde azatlığın sevinci
…..
senin için ay parlak
sensiz benim için karanlık
güneş senin için kızgın bir ateş parçası
sensiz benim için bir buz yığını
senin için mavi bir düşün simgesi
sensiz benim için kirli bir gökyüzü
senin için su bir ab-ı hayat
sensiz benim için bir zehir
senin için rüzgar bir melodi
sensiz benim için bir figan taşır yükünü
senin için nefes bir hayat
sensiz benim için bir karabasan
senin için yağmur bir bereket
sensiz benim için her bir damlası gözyaşı….
…….
şu gitmelerin olmazsa keşke
her gidişinde koymasaydın kefenlenen kalbimi heybene
düşürmeseydin ömrümü dikenli yollarına
mecnunlaşmasaydım ayak izlerinden
karartmasaydın semanın maviliğini üzerimde
sensiz hicaplar düştü dudaklarıma
firakınla yandı volkan ateşli yüreğim
yalancı bir serabım oldu kırılgan bakışların
gemler vurdun ruhsuz bedenime
her geçen rüzgar korkak bir melodiydi sanki
yırtık bir yıldız düştü gözlerimden
sanadır ahım,efkanım ve figanım
……
Geri dönüşün
Kavrulan gözlere bir yağmur serinliğidir
Çıplak bir gökkuşağı gibi büyür toprağın sırtında ur gibi
Matemli düşlere bir mavilik bırakır
Lalezar bahçesine döner kırılgan bakışlarının izi…
Nefersiz kalan hücrelere bir fer olur geri gelmelerin
Heyhat mecalsiz bir ruh izler
Nemli dokunuşlarını
Yosunlar takılı kalır kirpik uçlarında
Dökülürüm ve eririm geri gelmelerinde....
…..
ne zamandır özlemine yenik düşüyorum
sensiz bir hazan düşüyor yüreğimin zozanlarına
kirli bir yeşil kalır hülyalarımda
dokunuşlarından vazgeçti terli tenim
….
Darmadağın olmuş duygularla gidiyorum şehrime
Bir ıslak dudakla mırıldanıyorum
Kasvetli bir ayrılığın türküsünü
Haluk Demirgüç
halukdemirguc@mynet.com
Yetik bir şehirden uzattım kimsesiz ellerimi
Meçhulle dönmüş yürekli bakışların
Abanozlu bir balyoz iner göğsümün pencerelerine
Şavkıyan kuşlardan bihaber olmuş kulakların
Adalettin izi kalmamış yüreğinde
Yetirmişsin bağlılığın terli nefesini dudağında
Ayalarına merhametin tozu konmamış
Saçlarında eskimiş birer arkadaşlığın parçaları duruyor
Ne oldu can?
Söyle ne oldu böyle katıksız yüreğine?...
…….
Kaç yıldız topladım kelebek uçuşan saçlarından
Sermekeş dolaştım sensiz yalancı tanlarda
Kırlangıç hissiyle uçuştum soluk benzli sokaklarda
Hüznü çöker üzerime şavkıyan kuşların
Dalsız budaksız bir çınara dönüşür sensiz kalan her yanım
Bir hazan ülkesine dönüşür kimsesiz yarınlarım
….
Heyhat gözlerin yavansız olmuş
Törpülenmiş çıplak bakışların
Matemlere bürünmüş gözbebeklerin
Kirpik uçlarına takıldı ömrümün son demleri
Ruhum yosun tutar ıslaklığında bakışlarının..
Ne yamandır suskun bakışların
Dayanılmaz ağrılar oluşturuyordu beynimin merkezinde
….
Sensiz kaç sabahlara mecalsiz gözlerimi bıraktım
Uzandım kanepedeki albüme
Her şey yetik kalmış içinde
Sobada bir çaydanlık
Umutlarımızı savuruyor göğün maviliğine
Masada bıraktığın kadehte terli teninin kokusu duruyor
Gözlüğünü koymuşsun abanozlu çekmeceye
Kırık bir bakış duruyor orda
Yastıkta
Beyazlaşmışmış bir saç telin
Nefesini yetirdiğin yere yüzümü sürüyorum
Sigara izmaritinden bıraktığın ıslaklığını hissediyorum damağımda
Anlıyacagın hala buradasın
Yani yüreğimde….
……
ayrılık acısından ıslak bıraktım çehremi
figanlar duyulurdu kirli larcivet gecenin koynundan
acı bir düdük sesi geliyordu kompartımanlarda
her özlemin ayrı bir melodisi parçalanıyordu kulaklarımda
nemli kalan tenime
senin didarından dökülen sürmelerini ekliyordum hasretliklerime
yetik kaldı Kahtanın tılsımlı bakışları
rüzgar hicivlendi taşıdığı yüküyle
seni alır çıplak bir düşle uyandırır uğultusuyla..
bir ben gelirim düşlerine
bir sen eritirsin yüreğimi..
….
Yalanmıydı dalda duran yeşil yaprak
Tarlalarda sarı başaklar
Filizlenen tomurcuklar
Hasretin vurdu ciğerlerimi
Güneşsiz bir yaprak olurum özleminden
…..
mecalsiz başımı kaç duvara vurdum bu gece
imkansız tarifler yaratım gözlerinden
parçaladım gökyüzünün kucağındaki her yıldızı
kırık parçalarını topladım bakışlarının
nefersiz kokan odama terli tenin kokusunu sürdüm
balçıklanan kalbine kendimi yazdım
sürmeli gelinciğe seni fısıldadım
düğmeledim yüreğimin iliklerine
buğulu camda kayan her Zühreciğe seni gizledim
cepkenlerimdeki son-gülümü
senin için yüreğimde gizledim
….
Tamah gezer üzerimde bakışların
Utangaç bir gelincik olursun sürmeli gözlerinle düşlerimde
Hicaplar düşer aşk sözcüklerinden yoksun diline
…
vurmuşsun kilitleri yüreğine
ve dayatmışsın abanozlu sürgüleri kalbinin kapılarına
bir nemli hücreye dönmüş gözlerin
yosunlar düşmüş kirpiklerinin uçlarına
saçların bir demir yığını olmuş parmaklarımda
ayak izlerin duruyor ruhsuz postallarımda
kokun sinmiş yırtık tek paltoma
ismini kazıyorum ayçanın yüzüne
suleletini yapıştırıyorum güneşe
gülümsüyorsun yine kalbime
kendini gizlediğin kuytusuz yerde
özlemin hükmünü yazıyorsun
…..
bir soluk kadar uzaksın parmak uçlarıma
dokunuyorum kirpiklerinin uçlarına
terli ve nemli kalmış
yosunlar bağlamış göz kapakların
yinede ay gibisin
gözlerin parlıyor gökyüzünde
solgun başaklar avuçlarından sarkıtmış kendini
ıslak bakışlarınla kavrulur her kaya yığını
kaynayan bir volkana dönersin hücrelerimde
diyar diyar seni gezdiriyorum çılgın ruhumda
seni gizliyorum deli bakışlarımda
seni akıttırıyorum damarlarımda
seni yaşıyorum her yanımda…
……..
zifiri karanlıklardan
aydınlık çehrende geziyor parmak uçlarım
bir hissiyatla siler dökülen incik taneleri
ne yamandır bilinmez efsunlu bakışların
……
nereye gidiyorsun?
Sensiz bu kör ve lal sokaklar kırılmış bir zambağa dönüşür
Her taşı,her toprak parçası suskun bakışlarının esiri olur…...
……
Ne fettandır bakışların
Yokluğunda paramparça düşlerim
Kaçak olmuş gülüşlerin
Ur gibi büyür içimde azatlığın sevinci
…..
senin için ay parlak
sensiz benim için karanlık
güneş senin için kızgın bir ateş parçası
sensiz benim için bir buz yığını
senin için mavi bir düşün simgesi
sensiz benim için kirli bir gökyüzü
senin için su bir ab-ı hayat
sensiz benim için bir zehir
senin için rüzgar bir melodi
sensiz benim için bir figan taşır yükünü
senin için nefes bir hayat
sensiz benim için bir karabasan
senin için yağmur bir bereket
sensiz benim için her bir damlası gözyaşı….
…….
şu gitmelerin olmazsa keşke
her gidişinde koymasaydın kefenlenen kalbimi heybene
düşürmeseydin ömrümü dikenli yollarına
mecnunlaşmasaydım ayak izlerinden
karartmasaydın semanın maviliğini üzerimde
sensiz hicaplar düştü dudaklarıma
firakınla yandı volkan ateşli yüreğim
yalancı bir serabım oldu kırılgan bakışların
gemler vurdun ruhsuz bedenime
her geçen rüzgar korkak bir melodiydi sanki
yırtık bir yıldız düştü gözlerimden
sanadır ahım,efkanım ve figanım
……
Geri dönüşün
Kavrulan gözlere bir yağmur serinliğidir
Çıplak bir gökkuşağı gibi büyür toprağın sırtında ur gibi
Matemli düşlere bir mavilik bırakır
Lalezar bahçesine döner kırılgan bakışlarının izi…
Nefersiz kalan hücrelere bir fer olur geri gelmelerin
Heyhat mecalsiz bir ruh izler
Nemli dokunuşlarını
Yosunlar takılı kalır kirpik uçlarında
Dökülürüm ve eririm geri gelmelerinde....
…..
ne zamandır özlemine yenik düşüyorum
sensiz bir hazan düşüyor yüreğimin zozanlarına
kirli bir yeşil kalır hülyalarımda
dokunuşlarından vazgeçti terli tenim
….
Darmadağın olmuş duygularla gidiyorum şehrime
Bir ıslak dudakla mırıldanıyorum
Kasvetli bir ayrılığın türküsünü
Haluk Demirgüç
halukdemirguc@mynet.com
Toplam Yorumlar 6
Yorumlar
| | ....vurmuşsun kilitleri yüreğine ve dayatmışsın abanozlu sürgüleri kalbinin kapılarına bir nemli hücreye dönmüş gözlerin yosunlar düşmüş kirpiklerinin uçlarına saçların bir demir yığını olmuş parmaklarımda....! ........ buradab başladım ve tekrar okudum daha çok zevk aldım duygusal savrulmalı tekrarda..! selamlar |
03.06.08 , saat 13:57 de balikci3435 yazdı.
|
| | diyar diyar seni gezdiriyorum çılgın ruhumda. ------------------merhaba---------------- gerçekten ruhunun seyehati olmuş dizeler sevgiliye... teşekkürler. oğuz gölçik yazar... |
04.06.08 , saat 00:42 de oguzgolcik yazdı.
|
| | ilginizden dolayı büyük bir kıvanç duyuyorum degerli dostlar....haluk demirgüç |
08.06.08 , saat 22:24 de Haluk Demirgüç yazdı.
|
| | Lalezar bahçesine döner kırılgan bakışlarının izi lalezar: lalebahçesi anlamına geliyor lale bahçesine döner kırılgan bakışların izi ya da lalezara döner kırılgan bakışların izi olmalıydı...ama çok hoştu defalarca okudum yüreğine sağlık Haluk |
21.07.08 , saat 17:59 de karizmaaa yazdı.
|
| | senin için ay parlak sensiz benim için karanlık güneş senin için kızgın bir ateş parçası sensiz benim için bir buz yığını senin için mavi bir düşün simgesi sensiz benim için kirli bir gökyüzü senin için su bir ab-ı hayat sensiz benim için bir zehir senin için rüzgar bir melodi sensiz benim için bir figan taşır yükünü senin için nefes bir hayat sensiz benim için bir karabasan senin için yağmur bir bereket sensiz benim için her bir damlası gözyaşı…. yaşamın kim için ne anlam taşıdığı ve acının ne olduğu bu kadar güzel anlatılır harikasın |
21.07.08 , saat 18:02 de karizmaaa yazdı.
|
| | Dizelerdeki esintiler titretti yüreğimi.. Ne diyebilirim ki.. Emeğinize yüreğinize sağlık.. Sayın Demirgüç |
06.08.08 , saat 14:50 de remşit yazdı.
|
Yorum Yazın |
Toplam Trackbackler 0
Trackbackler
Haluk Demirgüç Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları
- Değerler şantiyesi (20.09.08)
- Umudun mavisi (20.09.08)
- Bir sen…. (20.09.08)
- Ey yar (04.08.08)
- Beyaz hale (04.08.08)








