siyaset...
siyaset.
son günlerde gelinen siyasi yeri hep birlikte ibretle izliyoruz.
meselenin buralara kadar geleceğini görmek için kahin olmaya gerek yoktu.
ülke meselelerini ideolojik kavramlara endeksleyen siyasi otoriteler bir çıkmaza girdikleri anda en uygun ve kolay yolun atışma ve polemik olduğunu biliyorlardı.
ülkenin geçmiş siyasi resmini ve meclis tutanaklarından izledikleri yolun bu olacağını bu duruma gelmesini isteyerek planladılar.
ne zaman ekonominin çıkmaza gireceğini algılasalar ne zaman etnik problemlerin siyasi çözümüne sıkışsalar hep bu yolu dener siyaset zavallıları.
geçmişte bunları yaşadık bazıları sirk çadırlarına geri döndüler.
bazıları meclisi mekan tutmakta ısrar ediyorlar.
kimileri mecliste daha ilk öğretime başlama yaşını dolduramamışken geçmişte hocalarından aldıkları icazetle çarpışmaya ve çarpıştırmaya devam ediyorlar.
kısacası bu sahneler tanıdık bizler için.
ama ne çareki bizler başka boyutunu cumhuriyet tarihi boyunca tanımadığımız siyaseti bu zannediyoruz ve izlemeye mahkum ediliyoruz.
kişiliklerini bu arenada ispata çalışan bu zatı muhteremler ülkenin zor günlerini kollarlar ve bu zorluklardan nasiplenirler.
her zamanda başarılıdırlar yutturmacalarında.
toplumu önce kaşırlar, sonra yara çıkartana dek tırnaklarını geçirirler, artık acı dayanılmaz bir hal alınca başka bir bölgeye geçip yeniden tatlı tatlı kaşımaya devam ederler.
bizler keyiflenip kaşıdıkları yeri teslim ettiğimizi hissettiklerinde tırnaklarını daldırırlar.
cumhurbaşkanlığı, türban, terör örgütü müsamereleri derken çıkmaza girdi siyaset şimdi polemik zamanı.
yarasa görüşü, yemlenme, kan transferi derken birbirlerine saldırmaya rol gereği gündem oluşturmaya uğraşıyorlar.
başarılılarda.
sonuç itibarı ile olacakları arzedeyim efendim.
ekonomi eylülde çökecek.
dolar ve ab parası fırlayacak.
global krizi bahane edip üstüne küresel ısınma teranelerini ekleyecek siyasi arkadaşlar.
yerel seçim hazırlıkları belediyelerin kasalarını boşaltacak ve bu kurumlar maaş ödeyemez hale gelecekler.
amcama ihaleleri hız kazanacak, cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımları devreye girip kağıt üzerinde anaylanacak.
etnik problemler bu esnada hız kesecek.
vatandaşın yediği ekmeğin dışında herşey süt liman olacak.
akp yoluna devam edecek.
hastaneler ziyaretçi kabullerini beş yıldızlı otellerde yapacaklar.
zira seçim yatırımlarını kaşıyacakları ince derililerden seçen yarasa adamlar kan transferine aday toplayacaklar.
işçi ve memurlar günlük siyasi polemiklere kapılıp geçim derdini karılarının sırtına yükleyip pazar ekonomisinin takibi onlara bırakacaklar.
yıllardır işçi ve memurları sömüren onlardan aidat toplayıp bir kaç günlük grevde bile maaaş ödeyemeyen sendika liderlerinin mecliste ve belediyelerde yer kapma girişimleri hızlanacak.
netice olarak mazlum halklar sınıfında yaşamımıza devam etmeye ve umut etmeye devam edeceğiz.
bir dünya insanı gibi düşünemeyip belli etnik, ideolojik, din imajlı, kökçü milliyetçi akımcı, saflara rağbet ettiğimiz sürece daha bu günleri ileridede çok yaşamaya hazır olalım.
saygılarımla.
oğuz gölçik yazar...
son günlerde gelinen siyasi yeri hep birlikte ibretle izliyoruz.
meselenin buralara kadar geleceğini görmek için kahin olmaya gerek yoktu.
ülke meselelerini ideolojik kavramlara endeksleyen siyasi otoriteler bir çıkmaza girdikleri anda en uygun ve kolay yolun atışma ve polemik olduğunu biliyorlardı.
ülkenin geçmiş siyasi resmini ve meclis tutanaklarından izledikleri yolun bu olacağını bu duruma gelmesini isteyerek planladılar.
ne zaman ekonominin çıkmaza gireceğini algılasalar ne zaman etnik problemlerin siyasi çözümüne sıkışsalar hep bu yolu dener siyaset zavallıları.
geçmişte bunları yaşadık bazıları sirk çadırlarına geri döndüler.
bazıları meclisi mekan tutmakta ısrar ediyorlar.
kimileri mecliste daha ilk öğretime başlama yaşını dolduramamışken geçmişte hocalarından aldıkları icazetle çarpışmaya ve çarpıştırmaya devam ediyorlar.
kısacası bu sahneler tanıdık bizler için.
ama ne çareki bizler başka boyutunu cumhuriyet tarihi boyunca tanımadığımız siyaseti bu zannediyoruz ve izlemeye mahkum ediliyoruz.
kişiliklerini bu arenada ispata çalışan bu zatı muhteremler ülkenin zor günlerini kollarlar ve bu zorluklardan nasiplenirler.
her zamanda başarılıdırlar yutturmacalarında.
toplumu önce kaşırlar, sonra yara çıkartana dek tırnaklarını geçirirler, artık acı dayanılmaz bir hal alınca başka bir bölgeye geçip yeniden tatlı tatlı kaşımaya devam ederler.
bizler keyiflenip kaşıdıkları yeri teslim ettiğimizi hissettiklerinde tırnaklarını daldırırlar.
cumhurbaşkanlığı, türban, terör örgütü müsamereleri derken çıkmaza girdi siyaset şimdi polemik zamanı.
yarasa görüşü, yemlenme, kan transferi derken birbirlerine saldırmaya rol gereği gündem oluşturmaya uğraşıyorlar.
başarılılarda.
sonuç itibarı ile olacakları arzedeyim efendim.
ekonomi eylülde çökecek.
dolar ve ab parası fırlayacak.
global krizi bahane edip üstüne küresel ısınma teranelerini ekleyecek siyasi arkadaşlar.
yerel seçim hazırlıkları belediyelerin kasalarını boşaltacak ve bu kurumlar maaş ödeyemez hale gelecekler.
amcama ihaleleri hız kazanacak, cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımları devreye girip kağıt üzerinde anaylanacak.
etnik problemler bu esnada hız kesecek.
vatandaşın yediği ekmeğin dışında herşey süt liman olacak.
akp yoluna devam edecek.
hastaneler ziyaretçi kabullerini beş yıldızlı otellerde yapacaklar.
zira seçim yatırımlarını kaşıyacakları ince derililerden seçen yarasa adamlar kan transferine aday toplayacaklar.
işçi ve memurlar günlük siyasi polemiklere kapılıp geçim derdini karılarının sırtına yükleyip pazar ekonomisinin takibi onlara bırakacaklar.
yıllardır işçi ve memurları sömüren onlardan aidat toplayıp bir kaç günlük grevde bile maaaş ödeyemeyen sendika liderlerinin mecliste ve belediyelerde yer kapma girişimleri hızlanacak.
netice olarak mazlum halklar sınıfında yaşamımıza devam etmeye ve umut etmeye devam edeceğiz.
bir dünya insanı gibi düşünemeyip belli etnik, ideolojik, din imajlı, kökçü milliyetçi akımcı, saflara rağbet ettiğimiz sürece daha bu günleri ileridede çok yaşamaya hazır olalım.
saygılarımla.
oğuz gölçik yazar...
Toplam Yorumlar 10
Yorumlar
| | Biz bu filmleri hep izliyoruz. Vatanını seven ve yaşanan bu tür süreçlerden hicap duyan tüm duyarlı insanlar, neydik? ne olduk? ne olacağız? sorularına cevap ararken bazılarımızın alternatifsizlikten oy verdiği basiretsiz siyasilerin bu kadar kalın aura'ları ile gelenin gideni arattığı çarkta sadece kendi etraflarında dönüp durmaları bu ülkenin kader mi dersiniz.? |
23.04.08 , saat 16:10 de remşit yazdı.
|
| | merhaba.bir dünya insanı gibi düşünemeyip belli etnik, ideolojik, din imajlı, kökçü milliyetçi akımcı, saflara rağbet ettiğimiz sürece daha bu günleri ileridede çok yaşamaya hazır olalım. saygılarımla. oğuz gölçik yazar... evet bunun adını ne istersek koyabiliriz sanırım. kader! bunlardan en yoruma cevap olabilecek isim olur. haklısınız!. teşekkürler efendim. oğuz gölçik yazar... |
23.04.08 , saat 16:14 de oguzgolcik yazdı.
|
| | Ben kader olarak bakmak istemem açıkçası.. aslında toplumların cemaatten cemiyete geçişi 200 yıllık bir süreç. Bu sürecin sonucunda özünde o cemaat kültürünün genlerini taşıyan insanoğlu bu çekimin etkisi ile oluşturdukları çatılarda aynı kültürü, aynı düşünceyi ve aynı misyonu paylaştıkları ile bir iktidar mücadellesine girişiyor. Herkesin çabası kendilerine göre öteki olanlara hükmetmek.. Bu hükmetmenin en güçlü yolu siyaset yapmaktan ve iktidar olmaktan geçiyor. Güç odakları dediğimiz cemaatlerde siyasilerin iplerini hangi yöne çekerse çarkları o yönde döndürüyor. Bu süreç 200 yıldır farklı boyutlarda ama aynı işleyişle dünyanın her ülkesinde böyle işlemekte. |
23.04.08 , saat 17:23 de lolipop yazdı.
|
| | merhaba.efendim. şu andaki çalışmalarım cemiyet tarikatlar ve ve topluma etkileri konusunda. çok detay gerektiriyor. yakında bu konudaki görüş ve araştırmalarımdan bazılarını site sayfalarında yayınlamaya başlayacağım. teşekkürler. oğuz gölçik yazar... |
23.04.08 , saat 17:45 de oguzgolcik yazdı.
|
| | Teşekkürler Oğuz Bey, Yazı dizinizi merakla bekliyorum. |
24.04.08 , saat 01:21 de lolipop yazdı.
|
| | Cemiyetler,cemaatler ve tarikatlar .. Aslında toplumsallaşma sürecinde bir güven ve aidiyet duygusu ile ortaya çıkmış oluşumlardır.. Bu konudaki araştırma yazınızın takipçisi olacağım. Teşekkürler |
24.04.08 , saat 11:50 de Ayşe Dürdane Erduran yazdı.
|
| | merhaba.teşekkür ederim efendim. vurguladığınız oluşumlar doğru tespitler. araştırma yazısıda etkilerini içerecek. saygılarımla. oğuz gölçik yazar... |
24.04.08 , saat 12:36 de oguzgolcik yazdı.
|
| | "bir dünya insanı gibi düşünemeyip belli etnik, ideolojik, din imajlı, kökçü milliyetçi akımcı, saflara rağbet ettiğimiz sürece daha bu günleri ileridede çok yaşamaya hazır olalım." Ben bu " dünya insanı","dünya vatandaşı" tanımlarından herkesi kucaklayan,herkese hoşgörülü,herkesime yakın …gibi bir anlam çıkarıyorum.Bu uluslararası evrensel düşüncenin,eylemin aslında temelini Hümanizm’den alan ve insan varlığına en çok yakışan bir idoloji de olan Sosyalizm’de olduğunu belirtmek isterim.İnsanları sınıf,dil,din ve ırk ayrımına tabi tutmadan,onları temel alan, birey,toplum ve ülke üçlemini siyasi,ekonomik ve idari anlamda en iyi yoğuran bir gerçektir Sosyalizm. Yaban atılmamalı,kulak verilmelidir…. |
24.04.08 , saat 18:37 de SAUVAGE yazdı.
|
| | merhaba.sosyalizm genel anlayış itibarı ile felsefe yönünden arzettiğim tanımlara uygundur. ana tema troçki anlayışından lenin gerçeğini tanımlamamaktadır. bu sebeple hümanist bir yaklaşımın hayal kırıklıkları taşıması doğaldır. sanırım ne anlatmak istediğim anlaşıldı. evrensel dünya görüşü izmleri reddeder. yeni olmayan lakin tanım ve uygulaması istismara açık olan demokrasi ve iz düşümü kavramları iyi uygulanırsa yeni dünya görüşüne daha çabuk uyum imkanı verecektir. ben genel olarak formda insanları sıkmayan ve adil görüşü herkes tarafından beğenilen düşünceye sevkedip kendi sorgulamalarını kendilerine bırakan tezleri savunmaktayım. sizin fikir ve düşüncelerinizi ilettiğiniz yazılarınızı severek ve beğeniyle izlemekteyim. düşüncelerimi aktarma maliyeti tarafsız yazmamı engellemek olur kanatindeyim. iyi dostlar iyi anlaşılabilir olanlardır. iletileriniz ve yorumunuz beni onurlandırdı. teşekkür ederim. yenileri beni mutlu kılacaktır. oğuz gölçik yazar... |
25.04.08 , saat 01:47 de oguzgolcik yazdı.
|
| | Yazı dizinizi ilgi ile takip etmekteyim efendim teşekkür ederim... |
25.04.08 , saat 12:00 de CiwCiw yazdı.
|
Yorum Yazın |
Toplam Trackbackler 0
Trackbackler
oguzgolcik Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları
- hayat... (28.04.08)
- siyaset... (23.04.08)
- karamsardım! (22.04.08)
- dans... (22.04.08)
- iyi geceler. (22.04.08)








