Demokrasi ve Siyaset
21.04.08 , saat 21:28 de Ömer Faruk Eryılmaz yazdı.
Demokrasi Siyaset ve bizim site (cankiri.web.tr)
İstenen de, beklenen de bu değildi. Ancak kavramları birbirine karıştırmamız, bulunduğumuz ortamı, demokratik bir ortam olmaktan çıkartıp, siyasi bir arenaya çevirme çabalarımız, siyaset yapmayı da kavga etmek olarak algılamamız sonun da, hiçbir zaman, hiçbir ortamda duymak istemediğimiz “düdük” sesini duyuverdik.
Düdüğü çalan kişi (yetkili ve sorumlu) başta olmak üzere hiç birimizin bundan hoşnut olduğumuzu söyleyemeyiz.
“Demokrasi” nin, her derde deva olan, sorunlarımızı çözen bir sitem olduğunu sandık.
Oysa Demokrasi, sorunların tartışılmasına ve çözümüne yardımcı olan bir yöntemdi.
“Demokrasi”, bilgi ve deneyimleri paylaşma, ortak paydayı oluşturma, sorumluluk ve disiplin gönüllülüğünün temelini güçlendiren bir aracıydı.
“Siyaset”se, toplumla ilgili kararların alındığı ve yürütüldüğü süreçti. Ya bir şeyleri değiştirmek, ya da değiştirilmesine engel olmak biçiminde işleyen bir süreç.
Değiştirmek ya da, değiştirilmesine engel olmak için yapılan bu eylem ve düşünceler, ister istemez çatışmayı, mücadeleyi, yarışma ve muhalefeti de beraberinde getiriyor.
Muhalefetin, mücadelenin, yarışmanın serbest ve yasal olduğu rejimlerde siyaset vardır.
Siyasi görüşlerin (partilerin) olmadığı ya da, var olanların, birbirinin benzeri olduğu yerde siyaset de yoktur.
x x x
Bizim sitelerimizde, muhalefet, mücadele, yarışma serbest ve yasaldır.
Serbest olmayan, olmaması gerekense, hırçınlık, kavga, aşağılama ve onur kırıcı davranışlardır.
Bize düşen görev öncelikle “demokrasiyi” özümseyebilmemiz ve demokrasinin de kuralları olduğunu bilmemizdir.
Demokrasinin vazgeçilmez kurallarından olan “sorumluluk ve disiplinin” bilincine erişmeden yapacağımız, savunma ve karşı duruşlarla yaptığımız eylemin adına da siyaset değil, “anarşi” denir.
Bu tür sitelere üye olmak, yorum yapmak, yazı yazmak “gönüllülük” esasına göre yapılmış, site kurallarına birebir uyulacağına dair metin okunarak imzalanmış (onaylanmış) tır.
Okumadan da olsa, onayladığımız bu metinlerin içeriğini, bilmiyordum demek, “adam öldürmenin suç olduğunu bilmiyordum” demek gibi, yazılı kuralların dışına çıkılmasına olanak vermez.
x x x
Demokrasiyi gerçekten özümseyebildiğimiz gün, siyasetin de üstünde işler başaracağımızdan eminim.
Çankırı (Türkiye, Dünya) derelerinin ıslahı, Çankırı’da (Türkiye’de, Dünya’da) yeni orman alanlarının yetiştirilmesi, toprak erozyonunun önlenmesi gibi konular siyasilerin temel hedefleri değildir.
Bunlar siyasi görüşler olmadan da, kamu bürokrasisi ve sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirilebilecek konulardır.
Bu siteyi, siteleri bir sivil toplum kuruluşu olarak kabul ederek, bu konulara yoğunlaşırken, hem demokrasi anlayışımızı pekiştireceğimiz, hem de siyaset için sağlam temeller edineceğimizden eminim.
x x x
Hakem (Site yönetimi) tarafından çalınan bir düdükle, üyelikleri askıya alınan arkadaşların da, (bu kuralları göz önüne bulundurarak) dönecekleri ve kavga yerine düşünce üretecek, bu düşünceleriyle bize örnek olacakları günü bekliyorum.
“Düdük” sesinden nefret etsem de, "kasti" fauller de çalınan düdüklere itiraz edemiyorum.
13.04.2008
Yazar: Ömer Faruk ERYILMAZ
İstenen de, beklenen de bu değildi. Ancak kavramları birbirine karıştırmamız, bulunduğumuz ortamı, demokratik bir ortam olmaktan çıkartıp, siyasi bir arenaya çevirme çabalarımız, siyaset yapmayı da kavga etmek olarak algılamamız sonun da, hiçbir zaman, hiçbir ortamda duymak istemediğimiz “düdük” sesini duyuverdik.
Düdüğü çalan kişi (yetkili ve sorumlu) başta olmak üzere hiç birimizin bundan hoşnut olduğumuzu söyleyemeyiz.
“Demokrasi” nin, her derde deva olan, sorunlarımızı çözen bir sitem olduğunu sandık.
Oysa Demokrasi, sorunların tartışılmasına ve çözümüne yardımcı olan bir yöntemdi.
“Demokrasi”, bilgi ve deneyimleri paylaşma, ortak paydayı oluşturma, sorumluluk ve disiplin gönüllülüğünün temelini güçlendiren bir aracıydı.
“Siyaset”se, toplumla ilgili kararların alındığı ve yürütüldüğü süreçti. Ya bir şeyleri değiştirmek, ya da değiştirilmesine engel olmak biçiminde işleyen bir süreç.
Değiştirmek ya da, değiştirilmesine engel olmak için yapılan bu eylem ve düşünceler, ister istemez çatışmayı, mücadeleyi, yarışma ve muhalefeti de beraberinde getiriyor.
Muhalefetin, mücadelenin, yarışmanın serbest ve yasal olduğu rejimlerde siyaset vardır.
Siyasi görüşlerin (partilerin) olmadığı ya da, var olanların, birbirinin benzeri olduğu yerde siyaset de yoktur.
x x x
Bizim sitelerimizde, muhalefet, mücadele, yarışma serbest ve yasaldır.
Serbest olmayan, olmaması gerekense, hırçınlık, kavga, aşağılama ve onur kırıcı davranışlardır.
Bize düşen görev öncelikle “demokrasiyi” özümseyebilmemiz ve demokrasinin de kuralları olduğunu bilmemizdir.
Demokrasinin vazgeçilmez kurallarından olan “sorumluluk ve disiplinin” bilincine erişmeden yapacağımız, savunma ve karşı duruşlarla yaptığımız eylemin adına da siyaset değil, “anarşi” denir.
Bu tür sitelere üye olmak, yorum yapmak, yazı yazmak “gönüllülük” esasına göre yapılmış, site kurallarına birebir uyulacağına dair metin okunarak imzalanmış (onaylanmış) tır.
Okumadan da olsa, onayladığımız bu metinlerin içeriğini, bilmiyordum demek, “adam öldürmenin suç olduğunu bilmiyordum” demek gibi, yazılı kuralların dışına çıkılmasına olanak vermez.
x x x
Demokrasiyi gerçekten özümseyebildiğimiz gün, siyasetin de üstünde işler başaracağımızdan eminim.
Çankırı (Türkiye, Dünya) derelerinin ıslahı, Çankırı’da (Türkiye’de, Dünya’da) yeni orman alanlarının yetiştirilmesi, toprak erozyonunun önlenmesi gibi konular siyasilerin temel hedefleri değildir.
Bunlar siyasi görüşler olmadan da, kamu bürokrasisi ve sivil toplum örgütleri tarafından gerçekleştirilebilecek konulardır.
Bu siteyi, siteleri bir sivil toplum kuruluşu olarak kabul ederek, bu konulara yoğunlaşırken, hem demokrasi anlayışımızı pekiştireceğimiz, hem de siyaset için sağlam temeller edineceğimizden eminim.
x x x
Hakem (Site yönetimi) tarafından çalınan bir düdükle, üyelikleri askıya alınan arkadaşların da, (bu kuralları göz önüne bulundurarak) dönecekleri ve kavga yerine düşünce üretecek, bu düşünceleriyle bize örnek olacakları günü bekliyorum.
“Düdük” sesinden nefret etsem de, "kasti" fauller de çalınan düdüklere itiraz edemiyorum.
13.04.2008
Yazar: Ömer Faruk ERYILMAZ
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
Yorum Yazın |
Toplam Trackbackler 0
Trackbackler
Ömer Faruk Eryılmaz Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları
- Terk etmedi sevdan beni (03.07.08)
- Suyu tersine akıtmak (03.07.08)
- STK lar ne iş yapar (03.07.08)
- Sav, Savuşmalıdır (03.07.08)
- Belki başka bahara (03.07.08)







