Sevdiğim Yazilar...
26.01.08 , saat 20:07 de tropikal yazdı.
MURATHAN MUNGAN
“Yağmur herkese yağar,
Yalnız sele kapılan her zaman birkaç kişi…
Herkes içindir aşk da ayrılık da,
Ama yalnızca birkaç kişi ölür acıdan…
Çığ altında kalan, sele kapılan,
Aşktan ve acıdan ölen o “birkaç” kişi
Dünyayı başka bir yer yapmaya yeter…
Aslında onların hikayesidir anlatılan.
Diğerleri dinler, seyreder, geçer gider.
Geçer gider herkes, hikayelerdir geriye kalan”
----------------------------------------------
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime
koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git''
dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin
gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,Beni
afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...
CAN YÜCEL
----------------------------------------------
"Zaman", ne dışımızda akıp giden bir şeydir ne de dışımızdaki dünyaya uyguladığımız içsel anlıksal bir şey. Ne o, ne ötekidir; hem onu hem ötekini içerir.
"Ölüm"se, bu açıdan bakıldığında bir gün başımıza gelecek bir "olgu" değil, geride kalan hayatımızdır; geçip giden zamandır. Psikolojimizde ölümü ileriye doğru baktığımızda göremeyiz; geriye dönüp baktığımızda görürüz, bakma cesaretimiz varsa... Cesaretle geçip giden hayata, ölmekte oluşumuza bakabilirsek eğer, faniliğimizden fışkıran temel kaygıyı karşılayacak gücümüz varsa, hayatımızı bu kaygıyla otantik biçimde yönlendirmeyi de başarabiliriz. Kendimizi hayatla oynayacağımız oyuna, içinde yol aldığımız hiçliğe doğru bırakabiliriz artık; biliriz ki bu oyun oynanmak zorundadır ve oyun bir kez oynanmaya başlayınca o da bizimle oynar.
“Yağmur herkese yağar,
Yalnız sele kapılan her zaman birkaç kişi…
Herkes içindir aşk da ayrılık da,
Ama yalnızca birkaç kişi ölür acıdan…
Çığ altında kalan, sele kapılan,
Aşktan ve acıdan ölen o “birkaç” kişi
Dünyayı başka bir yer yapmaya yeter…
Aslında onların hikayesidir anlatılan.
Diğerleri dinler, seyreder, geçer gider.
Geçer gider herkes, hikayelerdir geriye kalan”
----------------------------------------------
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime
koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git''
dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin
gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,Beni
afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...
CAN YÜCEL
----------------------------------------------
"Zaman", ne dışımızda akıp giden bir şeydir ne de dışımızdaki dünyaya uyguladığımız içsel anlıksal bir şey. Ne o, ne ötekidir; hem onu hem ötekini içerir.
"Ölüm"se, bu açıdan bakıldığında bir gün başımıza gelecek bir "olgu" değil, geride kalan hayatımızdır; geçip giden zamandır. Psikolojimizde ölümü ileriye doğru baktığımızda göremeyiz; geriye dönüp baktığımızda görürüz, bakma cesaretimiz varsa... Cesaretle geçip giden hayata, ölmekte oluşumuza bakabilirsek eğer, faniliğimizden fışkıran temel kaygıyı karşılayacak gücümüz varsa, hayatımızı bu kaygıyla otantik biçimde yönlendirmeyi de başarabiliriz. Kendimizi hayatla oynayacağımız oyuna, içinde yol aldığımız hiçliğe doğru bırakabiliriz artık; biliriz ki bu oyun oynanmak zorundadır ve oyun bir kez oynanmaya başlayınca o da bizimle oynar.
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
Yorum Yazın |
Toplam Trackbackler 0
Trackbackler
tropikal Tarafından Yazılan Son Blog Başlıkları
- Sevdiğim Yazilar... (26.01.08)
- Korku .... (26.01.08)
- Hata Nedir ???? (26.01.08)
- Hayatın çaldıkları.... (26.01.08)







