<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Nüve Forum</title>
		<link>http://www.nuveforum.net/</link>
		<description>İçeriği ansiklopedik bilgilerden oluşan bir hızlı başvuru kaynağı.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 24 May 2013 20:03:47 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.nuveforum.net/web/misc/rss.jpg</url>
			<title>Nüve Forum</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Vestel Mutfaktakiler, Fındık Sevdası</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/280010-vestel-mutfaktakiler-findik-sevdasi/</link>
			<pubDate>Fri, 24 May 2013 14:29:11 GMT</pubDate>
			<description>vestel mutfaktakiler videosu süper olmuş..... 
 
JyD-xOC2za0</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->vestel mutfaktakiler videosu süper olmuş.....<br />
<br />
<table class="tborder" cellpadding="6" cellspacing="1" border="0" width="400" style="margin:10px 0">
<thead>
	<tr>
		<td class="tcat" colspan="2" style="text-align:center">
			<span style="float:right;margin-left:5px;cursor:pointer;font-weight:bolder;" title="Increase this video's size" onclick="
				if ( this.innerHTML == '+' ) {
					this.innerHTML = '-';
					this.title = 'Reset video size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=515;
				} else {
					this.innerHTML = '+';
					this.title = 'Increase this video\'s size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=355;
				}
			">+</span>
			<a href="http://www.youtube.com/watch?v=JyD-xOC2za0" title="View this video at YouTube in a new window or tab" target="_blank">YouTube Video</a>
		</td>
	</tr>
</thead>
<tbody>
	<tr>
		<td class="panelsurround" align="center">
			<object width="425" height="355" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/JyD-xOC2za0">
				<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/JyD-xOC2za0" />
				<param name="wmode" value="transparent" />
				<em><strong>ERROR:</strong> If you can see this, then <a href="http://www.youtube.com/">YouTube</a> is down or you don't have Flash installed.</em>
			</object>
		</td>
	</tr>
</tbody>
</table><!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/">Kültür ve eğlence</category>
			<dc:creator>asunaz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/280010-vestel-mutfaktakiler-findik-sevdasi/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>PKK’ya ne verildi?</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280009-pkk-verildi/</link>
			<pubDate>Wed, 22 May 2013 12:46:43 GMT</pubDate>
			<description>PKK’ya ne verildi? 
Zaman Gazetesi Köşe yazarı Sayın Hüseyin Gülerce’nin bir yazısının yorumunu yapmamı istenmişti. Bende yazdığım cevabi yazıda bu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->PKK’ya ne verildi?<br />
Zaman Gazetesi Köşe yazarı Sayın Hüseyin Gülerce’nin bir yazısının yorumunu yapmamı istenmişti. Bende yazdığım cevabi yazıda bu konuya sadece değinip geçmiştim.<br />
Sayın Gülerce zaten söylemek istediklerini söylemiş bir şeyler eklemeye gerek yok gibi görünüyor bana demiştim. Halada öyle düşünüyorum.<br />
Ama muhalefetin içinde bu işin nedenlerini, yani PKK’nın neden çekildiğini parti başkanlarına detaylı bir şekilde açıklamış olduklarından kuşku duymadığım İstihbarat ve diplomasi kökenli kişilerde var ve başkanlara danışmanlık yaparken onları yanlışa yönlendirmek gibi bir amaçları ve ya görevleri yoksa ki buda mümkündür. Başkanların PKK’nın neden çekildiğini gayet iyi bildiklerini düşünüyorum. <br />
1) PKK Tıpkı bizim özel harp dairesindeki bazı gizli işler de kullanılan Ergenekon yapılanmasına benzer gizli bir NATO Gladio’su (süper NATO da deniliyor) kuruluşudur.<br />
2) Türk ordusundaki Gladio’ya ve bizim istihbarat birimlerimize bağlı olarak kurulmuş içinde Türk subayları ve astsubaylarının da bulunduğu bir kuruluştur. Ordudaki tanımlamasını bilmiyorum ama eğer özel kuvvetlere bağlı doğrudan ordu birimlerine eğer beyaz kuvvetler deniliyorsa, bunlara da siyah kuvvetler deniliyor diye farz edelim.<br />
3) NATO Sovyetlerin ortadan kalması sonrasında o zamana kadar uyguladığı düşman tanımlaması olan kızıl kuvvetler diye tanımladığı Komünist dünyasını varlığını sürdürebilmek için yeni bir düşman bulmak zorunda idi ve yeni düşmanı da İslam âlemi idi. Bu yüzden resmi düşman tanımlamasını İslam'ı kastederek Yeşil düşman tanımlamasına göre Gladio’yu yeniden yapılandırdı.<br />
4) Türk ordusu bir NATO ordusu olarak NATO karargahına bağlı bir kurumdu. Türkiye halkı ise Müslüman’dı. Yani Türkiye halkı NATO’nun yeşil tehlike olarak kabul ettiği resmi düşmanlarından birisi idi. Bu yüzden Türk ordusu da NATO ordusu olduğu için Müslüman Türk milletini düşman tanımlamasına almak zorunda idi ve aldı da. Ordu ona göre yeniden yapılandı. Türkiye halkının Batı kesimleri zaten süreç içinde din ile ilgisi zayıflatılmış olduğu için sadece Müslümanlara Müslüman olduğu için önünü kesmek kuşku uyandıracağından geleneksel olarak dinci gerici irticacı gibi adlar takılar ileride belki bir katliam uygulayarak öldürülerek yok edilmek üzere fişlemelere başlandı. Ülkemizde bir dönem her evde ve her arabada üçer ceset torbası bulundurmak mecburiyetinin konuşulması bu yüzdendi.<br />
Ama Türkiye'nin doğu kesimi hem daha dindar, hem sınırlardan kaçakçılık ile her türlü silahı temin edebilecek, hem de aşiret yapılanmaları yüzünden, her aşiretin yalnız veya diğer aşiretler ile birlikte Müslümanlara karşı  Türkiye ordusu kullanılarak yapılacak bir katliamda büyük bir direniş göstereceği endişesi yüzünden oradaki aşiret yapılanması dağıtmak üzere PKK Stalinist Sovyet sistemi ve dinsiz komünist bir teşkilat olarak kuruldu. Bunu sonradan Apo. Devlet bize diğer Kürt gruplarını öldürme görevi verdi ve her türlü ihtiyacımızı karşılıyordu bir süre böyle hareket ettik ama biz Suriye'ye geçtikten sonra işler farklılaştı demişti.<br />
5) Türkiye'de devleti ele geçirmiş olan ve gücünü batıdan ve NATO’dan alan devleti elinde tutan güçler AB tarafından bu kadar büyük bir ülke olarak sizi alamayız. Kürtleri ve doğuyu terk edin ve nüfusunuzu azaltın da öyle gelin tekliflerine sıcak bakıyorlardı. Türkiye minicik bir AB ülkesi yani Selanik devleti (Gayrimüslim Sabataist Yahudi ve mason devleti) olursa onlar bu geri kafalı milletten! Kurtulup tam bir batılı gibi huzur içinde yaşayabiliriz diye düşünüyorlardı ve kesinlikle vatan ve millet diye bir endişe taşımıyorlardı.<br />
6) Batılılar ayrı bir Kürt devleti kurarak İran’a ve Araplara karşı kullanıp hepsinin petrolünü kontrol altına almayı düşlüyorlardı ama Kürtler asla Müslüman bir idareye sahip olmamalı idi. <br />
Çünkü Müslümanlar kişisel çıkarlarını değil dinlerini ve ahlaki davranmayı önemsiyorlardı. Bu seferde kendi içlerindeki NATO destekli kafir PKK’ya karşı kurtuluş savaşı verebilmek yerine,  Araplar ve İranlılar ile savaştırılmak yerine kendi içlerinde ve cevrede ki halklar ile İslam kimliği altında birleşmeyi isteye bilirlerdi. <br />
Bu yüzden PKK’nın bir işlevi de kurulacak Kürt devletinin yönetimi İngilizler ve Yahudilerin ortak Kurdukları Türkiye Cumhuriyeti yönetimi gibi İslam karşıtı ve baskıcı,Müslümanları jakoben laikçilik altında ezici, CHP tipi bir yönetim ile yönetilmeli idi.<br />
7) Dünya dengeleri değişti. Türkiye de devlet Mit ve Ordu içindeki işin farkına varan güçler ABD deki ne con’ların karşıtı olan Kennedy, Algor, Clington, ve şimdide Obama ekolünden gelen bazı anti Siyonist (Anti Semitist değil) güçlerin desteğini alarak AKP’yi iktidara getirdiler. Bu şekilde Türkiye de Refah yol Hükümetini saymazsak ilk defa gerçekten milli bir iktidar kuruldu ama ülke tam bir batakta idi. Hem ayağa kalkması çok zordu. Hem de eski devlet tüm birimleri elinde tutuyordu. Uzatmadan söylersek yeni düzen milli bütünlükçü sistemi oturtmaya başladı. PKK’yı bitirmek için tüm çabaları devletin içindeki PKK’yı kullanarak milli iktidarları önleyen ve sürekli askeri idareye gerek duyan şer güçlerin ellerindeki çeteler ile önlendi ve PKK devam etti. Sonunda Hükümet Ordudaki temizlik sayesinde milliyetçi ve muhafazakâr güçlerden destek alıp PKK konusunda her şeyi en iyi bilen adam Apo ile görüşerek PKK’nın içimizdeki ve dışarıdaki kodlarını çözdü.<br />
PKK ile gibi görünse de NATO ve Orduda ki önemli birimler ile anlaşıp, anlaşmaya izin vermek istemeyenlerin ellerindeki bilgiler ile kollarını arkaya büküp PKK’nın çekilmesini sağladı.<br />
Bu durum elbette CHP ve MHP yi çok rahatsız etti. Bu iki parti kavga yoksa bizde yok oluruz diye düşünen kavga dışında bir işe yaramadığı için kavgada kullanılan partilerdi.<br />
8) Sonunda Apo bilindiği gibi Afrika da yakalanıp getirilirken uçakta kısa bir video kaydında da görüldüğü gibi şöyle söylemişti. Devletimin vereceği her türlü yeni göreve hazırım. Yani Apo zaten devletimizin adamı idi ve yeni görevi de çekilme talimatı vermekti. Verdi ve Çekilme başladı. Dağdaki asker PKK’lılar kışlalarına yeni tayin olmuş subay ve astsubaylar olarak geri dönecek kullanılan PKK’lılardan bize bağlı olmayanlar Barzani’nin bölgesine yerleşip sivilleşecekler. Ayak takımı da suç işlemeyenler olarak evlerine dönmenin rahatlığını ve sevincini yaşayacaklar. Uyuşturucu baronları da yeni yollar deneyecek.<br />
İşe yaramaz sözde partiler bundan sonra ne olacak nasıl davranmalıyız diye düşünmek yerine hala militanlarını kullanarak Hükümetin ayağına kurşun sıkmaya çalışsalar da artık akan su ırmağa geri gelmez. Bundan sonra bu ülke ve millet için neler yapmalıyım ki beni de seçsinler diye düşünmelerini tavsiye ederim. İşe yaramaz kavgacıları kimse sevmez.<br />
Bu arada PKK'ya ne verildi diye soranlara da bir şey söylemiş olayım. Gizli hiyerarşik kuruluştaki sisteme uygun olarak çekilme emri verildi.<br />
Nereden çekilecekler sorusuna ise Başbakan cevap verdi. Geldikleri yollardan. Yani içeriden gelenler içeri dışarıdan gelenlerde dışarı geldikleri yollardan çekilecekler.<br />
A.D.Şimşek<!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/">Ahmet Doğan Şimşek</category>
			<dc:creator>ahmetdogansimsek</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280009-pkk-verildi/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>mucide hanımlar....</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/280008-mucide-hanimlar/</link>
			<pubDate>Wed, 22 May 2013 08:49:15 GMT</pubDate>
			<description>mucide hanımlardan bir icat daha bulaşık ovan alüminyum folyo... :) güzel fikirmiş :) 
 
9ORBW4fccS8</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->mucide hanımlardan bir icat daha bulaşık ovan alüminyum folyo... :) güzel fikirmiş :)<br />
<br />
<table class="tborder" cellpadding="6" cellspacing="1" border="0" width="400" style="margin:10px 0">
<thead>
	<tr>
		<td class="tcat" colspan="2" style="text-align:center">
			<span style="float:right;margin-left:5px;cursor:pointer;font-weight:bolder;" title="Increase this video's size" onclick="
				if ( this.innerHTML == '+' ) {
					this.innerHTML = '-';
					this.title = 'Reset video size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=515;
				} else {
					this.innerHTML = '+';
					this.title = 'Increase this video\'s size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=355;
				}
			">+</span>
			<a href="http://www.youtube.com/watch?v=9ORBW4fccS8" title="View this video at YouTube in a new window or tab" target="_blank">YouTube Video</a>
		</td>
	</tr>
</thead>
<tbody>
	<tr>
		<td class="panelsurround" align="center">
			<object width="425" height="355" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/9ORBW4fccS8">
				<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9ORBW4fccS8" />
				<param name="wmode" value="transparent" />
				<em><strong>ERROR:</strong> If you can see this, then <a href="http://www.youtube.com/">YouTube</a> is down or you don't have Flash installed.</em>
			</object>
		</td>
	</tr>
</tbody>
</table><!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/">Kültür ve eğlence</category>
			<dc:creator>nurdancan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/933-kultur-eglence/280008-mucide-hanimlar/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Şer ekseni genişliyor mu?</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280007-ser-ekseni-genisliyor/</link>
			<pubDate>Sun, 19 May 2013 14:52:36 GMT</pubDate>
			<description>Şer ekseni genişliyor mu? 
Hükumet Milli görüşten ayrılmış ve yenidünya şartlarına göre Milli görüşün önünün kapatılmış olduğunu ama başka yollardan...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Şer ekseni genişliyor mu?<br />
Hükumet Milli görüşten ayrılmış ve yenidünya şartlarına göre Milli görüşün önünün kapatılmış olduğunu ama başka yollardan ülkeyi selamete çıkarma yollarının da olduğu düşünen bir çizginin ürün bir hükümettir diyebiliriz. Tabi bu yüzden Milli görüşü paylaşmayan her kesimden makul ve işe yarar kişileri de bünyesinde barındırmaktadır.<br />
Bilindiği gibi Rahmetli Erbakan ile Fethullah Hoca Efendi arasında gerek kişisel düşünceler gerekse kurumsal düşünceleri pek de paralel değildir ve aralarında önemli farklılıklar vardır. Bu hükumet bu iki görüşü birleştirmeyi amaçlayan orta yolda diğer her kesimi de kucaklayan bir yapı üzerine kurulmuş aslında kendi içinde herkesi denilecek kadar her kesimden insanı barındıran çoklu bir koalisyondur.<br />
Herkesin bir ortak görüşleri birde farklı görüşleri vardır. Ortak görüşler Türkiye deki jakoben gizli diktayı ortadan kaldırıp herkese özgürlük sağlayacak gerçek demokrasi ve eşit hukuk talebidir. Milli görüş de Cemaat da Hükümetin dışında kalarak varlıklarını sürdürmeye devam eden kurumsallaşmış yapılardır. Az önce gönderdiğim neler oluyor başlıklı yazımda bahis ettiğim gibi bu hükümeti can ve kan bahasına düşürüp yok etme amaçlı askerlerden bir kısmı hapistedir. Onları tüm ihtilallar de kışkırtan destekleyen Boğaz’daki Simon’lar ve onların ellerindeki İstanbul dukalığının medyadan dış ülkelere kadar dayandıkları güçleri ve o güçlerinde aslında bu hükümetten rahatsız olmaları yüzünden onlara en azından şimdilik hala dokunulamamış ve belki de hiç dokunulamayacaktır. Ama onlar ve dışarıdaki patronları Türkiye içinde derin askeri istihbar-i siyasi güçlerin yanı sıra hala emirlerine amade tutukları Bikini mayolu medya Hükümeti aslında Türkiye’yi bu yükselişinden döndürmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bunların adamları her partidedir. Bilindiği gibi AKP'nin içinde de kurucu üye olarak çok nüfuzlu biri deşifre edilmiş ve İngiltere'ye kaçmış hala orada yaşamaktadır. Muhalefet partileri içinde eskiden beri oy alamasa da, parayı nereden bulduğu pek bilinmeyen çok güçlü ve askeri desteği de olan, bir zamanlar PKK ve THKP-C ile de sıkı fıkı olan işçi partisinin. <br />
Tutuklu ve bazıları suçlu bulunup ağır hapis cezası almış eskiden ihtilallar da kullanılmış ve ya kullanılmakta iken hüküm giymiş kişileri kahraman, Hükümeti hain gibi lanse etmekte dış istihbaratlar. Devletlerden de ve hatta hukuk sistemimiz içindeki bazı barolar ve yargıç, savcı, Avukat gibi kişilerden de yadım alarak hükümete çok sert ve her olay aşırı abartılarak muhalefet edilmekte. Buna da CHP de destek verirken MHP AKP ye destek verir bir duruma gelmiştir. Ancak MHP Parti yönetimine yeni katılmalar ve katılanlardan birinin önemli bir eski istihbaratçı olduğuna dair duyduklarıma bakarsak bir şekilde makul hareket etmeye çalışan Bahçelinin kolunu arkasına büken bazı dosyalar ile politikası değişmeye zorlanmış ve değiştirilmiştir. Vur de vuralım sözlerine verdiği cevap Bahçelinin geleneksel çizgisine uygun değildir. Bu onun zor durumda olduğunu gösterir diye düşünüyorum. Her ne ise sonuçta o da CHP gibi İşçi partisinin cüceliğine rağmen arkasındaki herkesin kolunu büküp muhalefete zorlayan güç başarılı olmuş ve MHP’yi de İşçi partisinin arkasına bağlamış görünmektedir. <br />
İşte şimdi de Cemaat’e sıranın geldiğini ve o gücün Cemaati de yavaş yavaş kullanmaya başladığını düşünmeme sebep olan bazı işaretler alıyorum.<br />
Belki cemaatin tümünü henüz ele geçirememiş olabilirler ama gidişleri bence çok büyük bir istila altında kalmak üzere olduklarını gösteriyor.<br />
Sayın Yazar Hüseyin Gülerce'nin bu yazısını şimdilik bir tarafa kayıt edelim. Samanyolu TV de yeni bir dizi başladı ve Kurtlar vadisi dizisi ile aynı gün ve saatlere getirildi ki Kurtlar vadisini vurmak dışında bir amacı olması dışında da amaçlarının olduğunu düşündüren çok şeyler var. Dizinin adı Osmanlıda Derin devlet. <br />
Bir hamam tellağı olan yani hamamda sırt keseleyip para kazanan bir kabadayının gerçek hikayesi üzerinden tarih çarpıtılarak ortadan Osmanlıyı yıkmakta kullanılan Sabataist Yahudilerin Abdülhamit han öncesi faaliyetleri, Selaniklilerin (Dönmelerin), Masonların varlığı gizlenip Osmanlıyı Aleviler yıktı anlamına gelen Osmanlı Sarayında İran casuslarının bu hamam tellağı Patronalı Halil ve çetesi ile kendisini kullananlar üzerin den hem İran düşmanlığı hem de Alevi düşmanlığına yol açabilecek bir filim oynatılıyor. Bu filim herkesin ilgi ile izleyeceği harika Osmanlı kadın ve erkek kıyafetleri heyecanlı casuslar savaşı Padişahın has adamları olan vezirlerine kurulan tuzaklar vs olarak devam ediyor. Ana konu bizim asıl düşmanımız İran’dır. Görünmeden işlenen konu Aleviler Osmanlıyı yıktı Türkiye’yi de yıkarlar. <br />
Hadi buyurun yeniden Batılıların ve İsrail’in beş para ve bir kişi harcamadan hazır Suriye’den de sıkıntımız varken İran’la Türkler savaşsın sonra içerindeki aleviler ile savaşırken Kürtleri de kullanıp İran’ı bitirmekte yardım ettiğimiz Türkiye’yi de kendi içindeki savaşla bitirelim. Bana bu film aynen böyle görünüyor. Hoca yaşlı bir adam Türkiye de değil ve halkımızın fikirleri kendisine filtrelerden süzülerek ulaştırılıp kendisi adına ne dolaplar çevrildiğini bilmiyoruz. Meşhur Yahudi Haham Tuncay Güney Samanyolu TV de bir süre kullanılmış bir ajandı. Şimdi kimler cemaatin içinde cemaati kullanıyor. Hatta Hüseyin Gülerce’nin fikirlerini bile yönlendiriyor bilemeyiz.<br />
Bu yüzden Peygamber Efendimizin bir Hadisi şerifini nakletmek isterim Bir şeyi çok sevmek sizi kör eder. Yani basiretinizi bağlar ve gönlünüzün gözü ve aklınızın basireti ile hakikatleri göremez olursunuz. Yoksa elbette ki Efendimizin gözün görme özründen söz etmediği açıktır.<br />
Bizim milletimizi her türlü felakete mahkum eden sevmekte de, nefrette de ifrat edip aşırı gidişimizdir. Cemaatin içinden bu bahis ettiklerimi eğer Hüseyin Gülerce Beyefendi dahi göremiyorsa bu hadisi şerif dışında bunu izah etmek oldukça zor olsa gerek. Cemaatten bir üniversite son sınıf öğrencisi ile bu konuyu konuştuk. Bana ya o filimde geçenler doğru ise dedi. Olabilir ama o zaman doğrunun sadece bir kısmı olur.<br />
Ama diyelim ki doğrunun  tamamı olsun. O zamanda neden şimdi diye sorarım. İsrail’in ikide birde İran’ı vuracağım demekten sesini kestiği. Suriye'nin diktatörüne karşı özgürlük ve insanlık savaşı verenlerin sanki mezhep savaşı yapıyorlarmış gibi gösterilip içimizin karıştırılmaya çalışıldığı, BOP planlarında İran'dan sonra sıranın Türkiye'nin parçalanmasına geleceği konusunda derin endişelerin olduğu bu sırada Osmanlıda derin devletin bizleri İran ile kapıştırmak üzere kurgulanması tesadüf demek için insanın akıldan zerre kadar nasibi kalmamış olması gerekir.Bu durum da Türkiye’deki şer düzeni eksenine İşçi partisinin arkasında sıraya giren CHP, MHP, hatta zaman zaman bazı İslami cemaatlerin arkasından Samanyolu TV ve Zaman gazetesinin de katılmasını hayra yoracak varsa bana da yorumunu anlatıversin. Hükümetimizin başarılarına ve sürekli kalmasına sebep olan oy oranının artmasına sebep olan gelişmeleri tersine çevirip Türkiye’yi hükümeti yok etmek için Türkiye ile birlikte ateşe atmaya çalışan şer eksenine şer ekseni dediğim için kimse alınmasın.<br />
Çünkü öfkelerinden akıllarını kaybederek kullanılan yada kolları bazı açıklarından dolayı arkalarına bükülerek kullanılanların Türkiye’yi gözden çıkaracak şekilde bu eksende toplanmalarını tarif için başka bir kelime bulamıyorum.<br />
Selam ve Saygılarımla<br />
A.D.Şimşek<!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/">Ahmet Doğan Şimşek</category>
			<dc:creator>ahmetdogansimsek</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280007-ser-ekseni-genisliyor/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Neler oluyor.</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280006-neler-oluyor/</link>
			<pubDate>Sun, 19 May 2013 14:46:17 GMT</pubDate>
			<description>Neler oluyor. 
Bir Arkadaşım bana Zaman gazetesi Yazarı Sayın Hüseyin Gülerce’nin BOP Tuzağı: Mezhep çatışması. Başlıklı yazısını göndererek ne...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Neler oluyor.<br />
Bir Arkadaşım bana Zaman gazetesi Yazarı Sayın Hüseyin Gülerce’nin BOP Tuzağı: Mezhep çatışması. Başlıklı yazısını göndererek ne düşündüğümü sorması üzerine, bu sorunun yorumunu büyük resme bakmadan yapmanın eksik kalacağı ve tartışmaların bir parçası olmak dışında işe yaramayacağı düşüncesi ile neler oluyor başlığı altında bu yazımla cevaplamaya çalışacağım.<br />
Muhterem Mehmet Bey<br />
Naçizane yorum yapmaya çalışacağım. Ancak her elin üstünde Allah'ın eli vardır ve her şeyin ve herkesin kaderini sadece Allah belirler. Allah Kuranı kerim de bazı şeyler vardır ki hoşunuza gitmez ama o sizin hayrınızadır. Bazı şeylerde vardır ki hoşunuza gider ama o sizin zararınızadır buyurmaktadır. İnsanlar için mutlak zafer yada mutlak hezimet diye bir şey yoktur. Gece ile gündüzün artar da gelişinde hikmetler olduğu gibi ,işler iyi giderken şükür etmez ve nankörlük edersek Allah ya nimetlerin önünü keserek ya da bazı musibetler vererek, azmayın şımarmayın nankörlük etmeyin diye bazı musibetler verir. Almanların güzel bir atasözü var. Başlarına kötü bir şey geldiği zaman kendi kendilerini ben kimseye kötü bir şey yaptığımı da hatırlamıyorum ama diye mırıldanırlar. Yani bu benim başıma geldiğine göre demek ki yanlış veya kötü bir şey yapmış olmalıyım anlamında söylerler.<br />
Alla cc Kuranı Kerim de Nisa suresi 79. Ayette şöyle buyuruyor.<br />
Nisâ  79  <br />
 (Medenî 92)	Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.<br />
Bundan anlamamız gereken şey şudur. Başımıza gelen kötü şeyler kendi hatalarımızdan dır.<br />
Konuya geçiyorum. On yılı aşkındır ilk geldiği günden beri bunları istemiyoruz def olup gitsinler. Bu millet bizim kölelerimizdir ve onları sadece biz yönetiriz, çünkü birinci dünya savaşında çekilen işgalciler bu ülkeyi bu millete değil bize bıraktılar diyen, Arkalarına İngilizleri Siyonizm-i ve batılı haçlıları almış Boğazdaki Simonlar diye anılan Türk ismi taşıyan ama azınlıklardan olan bir dikta var ve ülkenin her tarafına hakim durumda idi. Bu hükümet onların hakimiyetini silkeledi. Bu yüzden onlarda daha önce bir birleri ile kavga ettirerek ülkeyi bu kavgalar ile rahatça yönetip sömürmeyi sürdürüyorlardı. Onlara bağlılık göstermeyen ve ülkeyi o İstanbul dukalığı denilen sömürge valiliğinin sömürdüğü paraları ellerinden alacak olan, devletin tüm gelirlerini tek merkeze toplayıp, devletin ihtiyacı olan borç olarak aldığı parayı da o kasadan alan bir sistem kuran Refah yol hükümeti on bir ayda iflas etmiş durumda olan devleti içine düşürüldüğü kumpastan çıkarıp denk bütçe kurarak hem imkansız sanılanı başardı hem de işçi ve memura enflasyon ile kaybettiği değerleri fazlası ile veren % 150 ye varan maaş zamları yaptı. İşte o zaman hem içerideki azınlıklar da hem de dışarıdaki onların patronu olan haçlılar ve Siyonistlerde panikleme meydana geldi. Bildiğiniz gibi Menderese yaptıkları gibi kendi kontrollerindeki öğrenci hareketlerini. İşçi ve memura verilen zamlara rağmen kıyameti koparan aslında işçiler umurunda bile olmayan sendika ağalarını ve Kemalizm şartlanması dışında hiç bir şeye aklı ermeyen bu yüzden içlerindeki masonların yönlendirdiği medya ve ile üstelik denk bütçeye rağmen Türkiye’nin kredi notunu düşüren kredi kuruluşları tarafından pompalanan Türkiye iflas etti haberleri ile bazı ahmak ve ya çıkarcı generalleri kullanarak tüm dış güçler ile birlikte Refah yol hükümetini düşürüp yeşil sermaye adı altında Anadolu sermayesinin kurumlaştırdığı sanayi hamlesine birikmiş paralarda bankalar iflas ettirilerek o zamanlar Batı çalışma grubunun başında olan ve şimdi hapiste olan Orgeneral Çetin doğanın kızı ile evli Dani Rodrik gibi bankerlere ülkenin geleceği soyduruldu. Arkasından Ana sol M Anavatan+ Ecevit’in DSP si ve MHP ye ortak bir hükümet kurduruldu. Ama Türk milletine bir kere bile selam vermemiş ama İsrail meclisine Şalom yani İbranice Selam diye başlayan Necdet Sezer Cumhurbaşkanı yapılmıştı. Hükümet O ne millet olduğunu anlamadığımız Sezer tarafından kitapçık krizi denilen zaten iflas etmiş devlet artık kim gelirse gelsin düzelmez bir şekilde iyice çökertildi.<br />
Bu sayede Batılıların şu sözü bir kere daha hayata geçirildi. Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar önemlidir. Ama batılılar artık Türkiye halkının uyandığını ve Erbakan olmazsa başka bir Erbakan’ın çıkacağını ve Orduda MIT de bürokrasideki uyanan milli güçlerinde onu iktidara taşıyabileceğini düşünüp 28 Şubatın bin yıl sürebilmesi için yeni oyunlar kurdular. İçinde azınlıklardan bazılarının ve masonların Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin ve Sünnilerin de olacağı yeni bir hükümet kurdurup sonra içlerinde kavga çıkarıp birbirlerine düşürülerek kolayca kavga çıkarılıp yeni bir askeri darbe ile Suriye’deki Basa partisi diktasına benzer bir azınlık diktasını muhkem bir şekilde yerleştirip Türkiye’yi sözde demokrasi aslında gizli bir dikta devlet yapısında kurulacak hükümetler sadece maraba başı şeklinde hükümet olmalı ve bu son askeri darbe darbe ile de iktidar ABD'nin ya dediklerini harfiyen yapmalı ve bölgedeki tüm operasyonlarda Batılılar ve Siyonistler hesabına paralı asker gibi kullanılmalı şeklinde hem mevcut hükümete yol açtılar hem de kurulduğu günden beri içerideki azınlıklar sözde bir birlerinden farklı olan sağ ve sol partilerin sürekli ateşi altında tutulup devleti tam öğrenemeden iktidardan düşülmeli diye hesaplar yaptılar.<br />
 Ama 28 Şubatta işin vahametini fark etmiş olan askerlerde darbe hazırlıklarını engellemeye başladılar. Hükümete kurulan Danıştay cinayeti gibi askeri tuzakları diğer askerler emniyete daha önce ihbar edip yakalattılar. Sonunda azınlıkların kullandıkları bazı ihtilalcı generalleri ve subayları yargıya teslim etmekten çekinmeyip arkasında durmadılar.<br />
Sürece Bir bakalım. <br />
1) İktidara geldiği gün darba hazırlıkları da başladı. <br />
2) İlk günden itibaren daha programı bile okunmadan medya ve diğer partiler ateşe başladılar.<br />
3) PKK askeri kanat tarafından desteklenip faaliyetini artırması sağlandı.<br />
4) CIA ve Mosad ile kanka olan MIT hükümetin her yaptığını ve niyetlerini hem PKK hem de diğer istihbarat grupları ile ve ihtilalcılar ile paylaştı. El kaideye Sinagog bastırıp İrticacı hükümet diye ihtilal yaptırmaya çalıştılar. MHP kullanılarak Başörtüsü konusunda Anayasa değişikliği yaptırılıp sonrada Hükümet yalnız bıraktırılarak kapatma davası açtırıldı. Burada en ilginç konu o mahkemedeki askeri yargıç kapatılmaya karşı oy kullanarak kapatılmayı önledi. Tezkerenin reddinden sonra maaş ödeyemeyecek ve borç taksitlerini ödeyemeyecek kadar darda olan hükümete ABD tarafından bir milyar dolar hibe ve ya yedi buçuk milyar dolar borç vererek Türkiye’nin Karadeniz’deki ve Marmara’da kiler de dahil tüm hava ve deniz limanlarını istediği gibi kullanma hakkı talebini hükümet önce savsakladı sonrada Araplardan ve Ruslardan para bulup almadı. Bu sayede eskiden on milyon dolar çekip ya da sokup Türkiye’nin dengesini bozup iflasa sürükleyen oyunlara Araplar ve Rusya dengesini kurup ayakta kaldı.<br />
5) Hükümetin başbakana yapılan art arda yapılan suikastlara rağmen kefeni yırtması ve ayakta kalması  daha önce hazırlanmış, Türkiye'nin hizmet eri olarak kullanılacağı BOP projesini allak bullak etti.<br />
6) İsrail’in şımarması önlendi ve hizaya sokuldu.<br />
7) Mısır parçalanmadan iktidardaki İsrail yanlısı piyon diktayı düşürüp değiştirdi.<br />
8) Irak gibi Libya’ya da girilip ırz namus pay imal edilerek ahlaki çöküntüye uğratılarak batıların amacı olan karısını kıskanmama kültürünü aşılama engellendi ve Fransa'nın elinden Libya önemli ölçüde parçalanmadan BOP'a rağmen bütün olarak kurtarıldı<br />
Arap ülkelerindeki İngilizlerin ve batının ortak kurduğu dikta aileleri rejimleri sallandı.<br />
Fas Tunus Yemen halkları Somali dahil Özgürlük hareketleri başlatıldı.<br />
Türkiye IMF i ülkeden çıkardı. Şu anda 101 milyarlık devlet dış borcu ve merkez bankasında 150 milyarı aşan nakit dolar ve altın rezervleri mevcut. Bakmayın siz özel sektörün bu ülkede yatıma dönüştürdüğü ve tıkı tıkır borcunu ödediği ileride iharacatı temelli yükseltip bir trilyon dolara çıkarma çalışmalarındaki kullandıkları kredileri Hükümet teminatından dolayı devlet borcu gibi gösterenler.<br />
Türkiye Güvenlik konseyi üyesi beş ülkeden Fransa’nın devlet başkanı Sarkosky’nin sabıkasını çeken aslında sosyal demokrat olan yeni başkanı Hollande’nin çağırılmadığı dünya zirvelerine başbakanımız ile katılıyor. Çin, Rus, İngiliz ve Türkiye dört ülke başkanlarının ve başbakanlarının temsil edildiği dörtlü zirveye aslında piyon olacak sanılan başbakan dünyanın en etkili beşli derinden biri olarak dünya yönetiminde diğerleri kadar söz sahibi olarak katılıyor.<br />
8) CHP lideri Başbakanı Esat gibi kan dökücü ilan etti diye Avrupa sosyalist partiler başkanlığı tarafından sosyalist de kabul edilmiyor ve kabulde edilmiyor.<br />
9) Avrupa parlamentosu liderlerinden biri AB parlamentosunda AB ülkeleri temsilcilerini, Türkiye’yi oyalamakla geldiğiniz nokta gidip Türkiye’nin ayaklarına kapanıp yalvaracağınız bir noktadır diye fırçalıyor.<br />
10) Başbakan ABD de sadece Güvenlik konseyi üyesi olan beş lidere uygulanan A protokol ile dünya liderlerinden birisi ve Güvenlik konseyi üyesi düzeyinde karşılama yapıyor.<br />
Bu yazıyı burada daha fazla uzamasın diye kesiyor ve sizin gönderdiğiniz diğer yazınızda da merak ettiğiniz ve aşağıdaki Hüseyin Gülerce’nin temas ettiği konulara dâhil görüşlerime geçiyorum.<br />
BOP projesinde Suriye’ye de verilecek şekil ve kurulacak rejimin, ABD, Rusya arasındaki Malta görüşmelerinde anlaştıkları şekilde şimdiye kadar çoktan halledilip bitmesi gerekiyordu. Ama bizim Muhalefetin BOP eş başkanı olarak aşağıladığı ve bu yüzden çapsızlıklarını akılsızlıklarını ve akıllarının bu devletler oyununa ermediğini gösteren muhalefetin dediklerinin aksine Türkiye ABD, Rusya anlaşmasındaki kendisine verilen rolü kabul etmeyerek rest çekti.<br />
Bu nu ABD’nin Uçaklarımızın kuzey Irak’a girip PKK kamplarını bombalamamıza izin vermeyen ABD'ye Devletimiz adına doğu sınırına gönderilip devlet politikası olarak düşüncemizi açıklama görevi verdikleri Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın TC. Devleti şu şekilde resmi görüşünü ve kararını belirtti.<br />
Bizim bu bölgede ABD'ye rağmen yapabileceğimiz fazla bir şey yoktur. Ama bizim bu bölgede yapılmak istenen şeylere karşı engel olacağımız çok şey vardır dedi.<br />
İşte Suriye sorununun çözümünü engelleyen bu politikadır.<br />
Yani Devletimiz diyor ki, ben sizin yaptığınız planın bir parçası olmam. Sizin çıkar anlaşmalarınız da  benim önüme atılacak bir kaç kırıntı ile size hizmet etmem. Artık Türkiye büyük güçtür ve beni de hesaba katacaksınız arkadaş. Çünkü Suriye ve Türkiye Bölgedeki çok önemli petrol ve gaz kaynaklarının Asya'nın derinliklerinden Akdeniz'e ve bölge ülkelerinin yanı sıra Avrupa'ya akıtılmasında vana olacak iki ülkedir. <br />
Suriye'nin ABD Rusya Malta görüşmesine uygun şekil alması Türkiye'nin geleceğini önemli ölçüde bölgede büyük devlet olmasını engelleyip yine hem bizleri hemde bölge ülkelerini batının sömürgesi olarak bırakacak bir projedir. Bu yüzden bu konuda Türkiye süper güçlere, Suriye projesi konusunda benimle anlaşmazsanız bu projeye engel olur size de yaptırmam. Bu ülkeler benim elimden aldığınız topraklarım ve eski vatandaşlarımdır. Onları da size köle etmem demektedir. Zaten Suriye aslında benim iç sorunumdur. Yani bir eyaletimdir diyor. Alın size bölgeyi satacak sanılan ve ülkemizi bölecek diye sürekli iftira ateşi altında tutulan BOP eş başkanı TC.Devleti aliyesi’nin başbakanı. İçerideki bazıları diyor ki adam padişah gibi bize danışmıyor.<br />
Adama hadi lan oradan sizde siz aklı başında ne dediniz de adam hayır dedi.<br />
Geldiği ilk günden beri ne güzel biz huzur içinde batılılara hizmet ediyorduk ve onların dükkanından veresiye alış veriş edip huzur içinde geçinip giderken bu milletimde canına okuyarak uşaklığımızın öfkesini sarhoş babaların eve ekmek götüremeyince karısını çocukları dövdüğü gibi kendimiz tatmin ediyorduk anlamı dışında siz ne dediniz de olmadı.  Sizin aklınız ile bu ülke hangi yatırımı yaptı bu milletin sofrasına kaç ekmek koydunuz da utanmadan konuşuyorsunuz. Komünizm tehlikesi yokken Komünistlere karşı savaşıyoruz diye sağ sol savaşı çıkardınız. Mezhep savaşı yokken Sivas K.Maraş gibi bir sürü cinayeti işleyen çeteleriniz ile Alevi Sünni savaşı çıkarmaya çalıştınız. Tutmayınca PKK ve Hizbullah diye örgütler kurup ülkeyi karıştırmakta rakip ülkelerin maşası ve piyonu olmaktan utanmadan ülkeyi karıştırdınız. Askerin silahı cephanesi yok savaşa girsek üç günde tükeniriz Kıbrıs çıkarmasında eğer Hükümet ortağı Erbakan sayesinde Arap kardeşlerimiz bize ellerindeki Rus cephanelerini vermese idi ABD temsilcisi Sisko denilen adamın Başbakan Ecevit’e alaycı bir üslupla neyle çıkacaksınız sorusuna cevap olarak,  <br />
bir avuç Rum askeri tarafından bozguna uğrayıp dünyaya maskara olacaktık diye bir gün düşünmediniz.  Sadece Araplara hakaret edip batıya çomarlık etmeyi onlar gibi yaşamayı marifet zannedip milleti de çocuklarını efendilere nasıl hizmet ederek nasıl davranmalarını öğretip eğiten köleler gibi eğitmeye çalıştınız. Dersem emin olun bu boş bir söz değildir. Onlar açısından Askerin fazla cephaneye ihtiyacı yoktu ki. İhtilal yapıp milli iktidarları devirip başbakanlarını asacak kadar bir kaç çeteye vermek üzere gömülü silah ve bombalar yeter de artar bile diye bile düşündünüz diyeceğimde diyemiyorum. Çünkü bu muhalefette kalmış partilerde bunları akıl edebilecek adamda barınamıyordu.<br />
Sonuç:<br />
1) Suriye de Esat şöyle yada böyle kesinlikle gidecektir çünkü artık Türkiye bu kanlı katilin yeniden kullanılacağı bir plana karşı çıkıyor ve Türkiyesiz bir plan artık bu bölgede uygulanamaz.<br />
2) Türkiye 8 Ekim 2012 de yaptığı teklif artık ABD ve Rusya tarafından da makul Bulunmaya başlandı. Bu konuda Takvim yazarı Bülen Erandaç bakın ne diyor.<br />
Yazıdan alıntı<br />
<b><i><font color="Black">Yaklaşık 8 ay önce; 8 EKİM 2012'de Türkiye tarafından Suriye'deki krizin sonuçlandırılması için &quot;geçiş hükümeti&quot; ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bu çerçevede görev ve yetkilerini yardımcısı Faruk Şara'ya devredebilmesine yönelik formülün Cenevre konferansında masaya yatırılması yeniden gündeme geliyor.<br />
Türkiye'nin Faruk Şara'lı geçiş hükümeti formülüne,Amerika ve Rusya'nın da olumlu bakmaya başladığı belirtiliyor.<br />
Türkiye'nin, &quot;8 EKİM 2012'de, binlerce Suriye'li ölmeden yaptığı çözüm formülüne&quot;, Amerika ve Rusya'nın yaklaşması burukta olsa, sonuca gitme konusunda bir yol haritası özelliği taşıdığı vurgulanıyor. Dışişleri BakanıDavutoğlu 8 ay önce yaptığı açıklamada, &quot;Faruk Şara gayet akıllı ve vicdanlı bir tutumla bu son olaylarda, katliamların içinde yer almadı.<br />
Sistemi Faruk Şara'dan iyi bilen yok&quot; demişti.<br />
Şara'nın görevi Esad'dan devralması önerisi Arap Birliği Dışişleri Bakanları toplantısında da gündeme getirilmiş, Özgür Suriye Ordu'sunun Siyasi Danışmanı Bessam Dade, &quot;Davutoğlu'nun önerisi Beşar'dan kurtulmanın en iyi yolu, bu nedenle tüm muhalif kesimlerin bu öneriyi kabul edeceğini düşünüyorum&quot; diye konuşmuştu. Esad sonrası geçiş hükümeti için adı geçen Faruk Şara, 40 yıldan fazladır Suriye yönetim sistemi içinde farklı görevler üstlendi.<br />
Sünni bir ailenin çocuğu olan Şara, 1984 yılında dışişleri bakanı oldu.<br />
diyor. </font></i></b><br />
Başbakanımızda Özgür Suriye ordusununda onayını alarak Türkiye çözüm sürecinin bu akıllı ve dengeleri bilen adam başkanlığında yürütülmesini önermeye devam ediyor. ABD ile Rusya sonunda Başbakanımızın dediğine gelmek zorunda kalacaklar gibi görünüyor. Bu yazıyı olaya açıklık getirmek amacı ile yazdım. <br />
Aşağıdaki maile ait görüşlerimi de diğer mailinizin altında özetlemeye çalışacağım. Çünkü bu yazı insanın zihnini yoracak kadar uzadı.<br />
Selam ve Saygılarımla<br />
A.D.Şimşek<!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/">Ahmet Doğan Şimşek</category>
			<dc:creator>ahmetdogansimsek</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1787-ahmet-dogan-simsek/280006-neler-oluyor/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İslam Dininde, Allah dan Başka Dine Hüküm Koyan var mıdır</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1388-din-felsefe/280005-islam-dininde-allah-dan-baska-dine-hukum-koyan-var-midir/</link>
			<pubDate>Sat, 18 May 2013 11:26:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Yazılarıma yapılan tenkitleri, hatta ikazları çok dikkate alır ve üzerinde tekrar, tekrar Kur&#8217;an ın rehberliğinde düşünürüm. Şunu asla unutmam, ben...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><br />
<font color="black"><font face="Arial"><font size="3">Yazılarıma yapılan tenkitleri, hatta ikazları çok dikkate alır ve üzerinde tekrar, tekrar Kur&#8217;an ın rehberliğinde düşünürüm. Şunu asla unutmam, ben bir beşerim, hata riskim her zaman vardır. En az hata yapmak istiyorsak, İslam ı doğru öğrenme çabasındaysak, bu gerçeği hiç birimiz göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum.<br />
<br />
Yazımı okuyan bir kardeşimiz, sanırım yazının konusuna ve ana fikrine katılmadığı için olsa gerek, bakın bana cevaben ne demiş. Çok önemsediğim ve içinde yaşadığımız İslam ın, adeta bana göre bir özetini anlattığı için, sizlerle paylaşmak ve üzerinde yine Kur&#8217;an ışığında, düşünmek istedim.<br />
<br />
(İslam yalnız Kur an dan ibarettir diyenlerden, hiç Müslüman olanını görmedim...)<br />
<br />
Aslında üzerinde durmamız ve dikkatle düşünmemiz gereken bir iman şekli. Önce kendimize soralım ve diyelim ki, İslam inancını yaratan, kurallarını koyan makam-güç kim? Eğer bu sorumuzun cevabı, bizleri yaratan Allah tır ise, İslam dininin sahibi, kanun ve kural koyanda Allah tan başkası, yani Kur&#8217;an dan başka ne olabilir? <br />
<br />
Bizler bile yaptığımız özel bir işimize, koyduğumuz kurallara, kimsenin karışmasını istemiyor ve karıştırmıyorsak, nasıl olur Allah koyduğu kanunlarına, imtihanımızın yol ve yöntemine, yarattığı bir kullunu ortak yapar.<br />
<br />
Acaba İslam dininin kanun koyucusu, Allah ve elçisidir diyebilir miyiz? Bunu söylersek, Kur&#8217;an ın tamamına ters düşeriz. Eğer bunu kabul edersek, hâşâ Yaradan ile elçisini eş tutmuş ve İslam dininin kurucusu, hüküm koyucusu olarak, elçisini ortak etmiş oluruz ki, buda en büyük günahtır.<br />
<br />
Hatırlayınız, Allah hükmüne kimseyi ortak etmez, demiyor muydu? Bu ayetleri görmezden mi geliyoruz, yoksa atalarımızın itikadı, Kur&#8217;an dan daha mı ağır basıyor. Kur&#8217;an da geçen bazı kelimelerden yola çıkarak, yanlış itikatlarımıza delil gösterirsek, ancak kendimizi avutmuş oluruz.<br />
<br />
Allah elçisine, sana indirdiğimle onlara hükmet demiyor muydu? Yüce Rabbimiz birçok kez Kur&#8217;an ın ipine sarılın diyorsa, nasıl olurda başka kaynak ararız din ve iman adına kendimize.<br />
<br />
Allah elçime uyun diyorsa, nasıl olurda elçisinin, Kur&#8217;an dışından farklı şeyler söyleyebileceğini düşünürüz. Hatırlamıyor muyuz, Allah ın elçisine söylediği sözleri, yaptığı uyarıları.<br />
<br />
Allah kurtuluşa erenlerin, Rablerinden gelen hidayet yani Kur&#8217;an üzerinde olanlar olacağını söylüyorsa açıkça, hala Kur&#8217;an ın karşısına, onun değerinde ya da onsuz olmayan, nasıl olurda başka kaynaklar koyma cesaretini buluruz kendimizde.<br />
<br />
Allah elçisine, deki onlara diyerek bizlere, bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim, dediği sözlerini nasıl duymazlıktan, anlamazlıktan geliriz. <br />
<br />
O örnek peygamberimiz, yalnız Kur&#8217;an a uyduğunu söylüyorsa, nasıl olurda bizler Kur&#8217;an dan başka dine hüküm koyan kaynaktan bahsederiz. Yoksa Kur&#8217;an ın bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmıyor muyuz?<br />
<br />
Allah Ahzab suresi 2. ayetinde elçisine seslenerek, Rabbinden sana vahyedilene uy hükmünü görmezden gelerek, edindikleri velilerin sözlerini, hâşâ Allah ın kitabına eşdeğer yaparak, nasıl bir şirk batağında olduğumuzu göremiyor muyuz hala? Böylece dini Allah a Has olmaktan çıkardığımızın, farkındamıyız?<br />
<br />
Peygamberimiz yalnız, Kur&#8217;an a uyma emri aldıysa ve yalnız Kur&#8217;an a uyduysa, nasıl olurda bizler dinimizin ana kaynağına, Rahmanın kanunlarına ilaveler yapıldığına inanırız.<br />
<br />
İslam dininin yalnız Kur&#8217;an dan ibaret olmadığını söylersek eğer, Allah ın kanunlarını yeterli görmediğimizi de söylemiş oluruz, bunu unutmayalım. Allah hadi bir benzerini getirsinler bakalım diyerek, Kur&#8217;an ın gücünü anlatmaya çalışırken, nasıl olurda Allah ın kanunlarına peygamberimizin ilaveler yaptığını söyler ve buna inanırız.<br />
<br />
İslam ı yalnız Kur&#8217;an dan ibaret olmadığını savunanlar ucu açık, dipsiz bir kuyuya atılan taş misali, inancını yaşadığını bilmelidirler. Allah ayetinde, emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım diyorsa, bu hükmün mahşer günü, karşımıza çıkacağını unutmamalıyız.<br />
<br />
Bu soruyla muhatap olacak olan bizler, acaba Kur&#8217;an dışından, bunlarda Allah katındandır, bunları da dine peygamberimiz ilave etmiştir diyenlere inandığımızda, hesabın görüleceği gün, Rabbimiz sizleri Kur&#8217;an dan sorumlu tutacağım hükmünü gerçekleştirdiğinde, ben sizlere böyle bir emir verdim mi diye sorduğunda, acaba bu bilgilerin doğruluğu konusunda şahitleri kimler olacak?<br />
<br />
Lütfen son cümlemi bir daha düşününüz. Kur&#8217;an ın emretmediği bir hükme iman edenler, Allah ın bu sorusu karşısında, kimleri şahit gösterecekler? Peygamberimizi şahit asla gösteremezler, bunu unutmayalım. Çünkü peygamberimiz ümmetini, yalnız Kur&#8217;an ile uyarma görevi aldığı, açıkça onlarca ayetinde yazıyor Kur&#8217;an da.<br />
<br />
Kur&#8217;an ın yazdığı bir uyarıyı, hatırlatmak isterim. Peygamberimiz şahitlik yapacağı o çetin gün, ümmetim Kur&#8217;an ı devre dışı bıraktılar sözlerinden, eğer bugün bizler dersler almıyorsak, o gün bunun acısını çekeceğimizi bilmeliyiz.<br />
<br />
Hatırlayınız, Rabbimiz ne diyordu elçisine?<br />
<br />
Hakka 44&#8211;45&#8211;46: Eğer (Peygamber) bize isnat ederek, bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. <br />
<br />
<br />
Peki, bu kadar açık ayetler varken, bizler ne diyoruz? Bunları da Kur&#8217;an dışından dine peygamberimiz ilave etmiştir. Nasıl söyleriz bu sözleri. Hani sana indirdiğimle onlara hükmet diyordu, unuttuk mu buna benzer onlarca ayetleri. Hani Yaradan bizleri, Kur&#8217;an dan sorumlu tutacağını söylemişti ayetinde. Nasıl olurda bu ayetlerin, tamamen tersi düşüncelere iman ederiz. Düşünen, aklını kullanan, Kur&#8217;an ı rehber alan yok mu?<br />
<br />
İslam yalnız Kur&#8217;an dan ibaret değildir diyerek, atalarının itikatlarından da vazgeçmeyenlere, Allah ın aşağıdaki ikazlarını tekrar hatırlatırım.<br />
<br />
&#8212;Karşılarında okunup duran bir kitabı, sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? (Ankebut 51)<br />
<br />
&#8212; Artık bu Kur&#8217;ân&#8217;dan sonra, başka hangi söze inanacaklar. ( Araf 185)<br />
<br />
Kur&#8217;an ı yeterli görmeyerek, emin olmadıkları başka itikatları, atalarının rivayetlerini de inançlarının ana temeli yapanlara, geleneklerini dinleştirenlere, Allah ın cevabı yeterli değilse, sonucuna da elbette katlanacaklardır. <br />
<br />
Peygamberimiz Kur&#8217;an ı tebliğ ederken, müşriklerde aynı itirazı yapmışlardı. Tamam, Kur&#8217;an a iman edelim, ama atalarımızın inançlarını da devam ettirelim demişlerdi. Elbette Rabbimiz, buna asla izin vermemişti.<br />
<br />
Allah elçisinin görev ve sorumluluğunu, o kadar açık ve net bizlere, bakın nasıl anlatıyor. Anlayana, anlamak isteyene. <br />
<br />
Maide 67: Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.<br />
<br />
Apaçık, izaha bile gerek olmayan bu emri anlamayana, ne yani peygamberimiz postacımıydı diyerek, peygamberimizi dinde Allah ın ortağı gibi gösterenlere, başka ne söylersek fayda etmeyecektir.<br />
<br />
Allah elçisine deki onlara diyerek, yine konumuzla ilgili o kadar güzel ve açık bir hüküm bakın nasıl veriyor.<br />
<br />
Enam 57: De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah&#8217;ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.<br />
<br />
Allah ın elçisi, örnek peygamberimizin, bakın ne söylemesini istiyor Rabbimiz. <br />
<br />
&#8212;De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum.<br />
<br />
&#8212; Hüküm ancak Allah&#8217;ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.<br />
<br />
Dostlar, değerli din kardeşlerim. Bunca açık ayetlerden sonra, sizlere tekrar sormak isterim, İslam yalnız Kur&#8217;an dan ibaret değildir diyerek, dine sokulan, Kur&#8217;an dan onay almayan, onca beşeri hükümlere inananlar mı gerçek iman eden Müslümanlardır, yoksa İslam yalnız Kur&#8217;an dan ibarettir, hükmü veren, kanun koyan yalnız Allah tır, diyenler mi gerçek iman eden Müslümanlardır.<br />
<br />
Tekrar hatırlatmak isterim, Allah sizleri Kur&#8217;an dan sorumlu tutacağım diye bizlere bir söz verdiyse, sizce Kur&#8217;an ın dışından, Kur&#8217;an da hiç bahsedilmeyen, açıklanmayan bir hükümden de sorumlu tutar mı? Sorumuzun cevabı o kadar açık ki, gözler perdeli, gönüller mühürlüyse, elbette bu gerçekleri göremeyenler olacaktır.<br />
<br />
Peygamberimiz Allah ın hükümlerine uyan, onun hükümleri ile topluma hükmeden bir peygamberdi. Bunu söyleyen, elçisine böyle bir görev ve sorumluluk verdiğini anlatan, Kur&#8217;an ın bizzat kendisidir. Yalnız peygamberimiz değil, daha önce gelen tüm peygamberlerin görev ve sorumlulukları aynıydı. Allah ın indirdikleri ile hükmetmek, topluma tebliğ etmek, onları uyarmak.<br />
<br />
Peygamberimiz Kur&#8217;an ı hayatına eksiksiz geçiren, yaşamıyla bizlere çok önemli bir örnektir. Allah da bizlere, onun yaşamını örnek almamızı emreder. Elbette örnek yaşamı giydiği kıyafette, yediği yemekte, bıraktığı sakalda aramak yerine, Kur&#8217;an ın terbiyesini hayatına, yaşamına nasıl geçirdiği yönünde olmalıdır. Bakın Allah bu konuda, ne tavsiye ediyor bizlere.<br />
<br />
Ahzab 21: Andolsun ki, Resulullah, sizin için, Allah&#8217;a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah&#8217;ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.<br />
<br />
Allah ın elçisinin örnek davranışları, insanlarla karşılıklı diyalogları, Kur&#8217;an ın adeta yaşamına yansımalarıdır. Bunları doğru kanallardan öğrenelim ve yaşantımıza geçirelim. Onu iyi tanımak için, önce Kur&#8217;an ı çok iyi anlayalım, öğrenelim. <br />
<br />
Onun asla yapmayacağı, söylemeyeceği sözleri, onun adını kullanarak, anlatanlara itibar etmeyelim, inanmayalım. Çünkü peygamberimiz söylemediği halde, bu peygamber sözüdür demenin, bizleri cehenneme götüreceğini unutmayalım.<br />
<br />
Bu konu çok dikkat etmemiz ve üzerinde titizlikle durmamız gereken bir konudur. Rivayet nakletmek ve o rivayetleri doğru aktarmak ciddiyet ister. Bire bir anlamını değiştirmeden nakletmekse, neredeyse imkânsızdır. Bizlere nakledilen, peygamberimizin rivayet hadislerini, mutlaka Kur&#8217;an a arz edelim ve ondan onay alalım. Şunu da unutmayalım, Kur&#8217;an ın dışından dine hüküm koyan, hiçbir güç yoktur. Bu hükmü Kur&#8217;an ın bizzat kendisi vermiştir.<br />
<br />
Kur&#8217;an Allah korumasındadır, hiçbir beşeri bilgi Allah korumasında değildir, bu gerçeği asla göz ardı etmeyelim. Birileri çıkıp, peygamberimizin rivayet hadislerinin de, tıpkı Kur&#8217;an gibi Allah korumasında olduğunu söylüyorsa, bu sözlerin Kur&#8217;an a muhalif sözler olduğunu bilelim, asla inanmayalım.<br />
<br />
Şunu da unutmayalım, hadisler peygamberimizin devrinde kayıt altına alınmamış, hatta dört halife döneminde de yazdırılmamıştır. Dört halife devrinin sona ermesi ve siyasi menfaatlerin ayyuka çıktığı bir dönemde, İslam ın mezheplere bölünmesiyle, her mezhep kendi düşüncesi doğrultusunda, hadis toplama yarışına girmişlerdir.<br />
<br />
O günlerde toplanan hadis sayısının 500 civarında olduğu rivayet edilir. Peki, dostlar, bugün milyonlarca hadisin kol gezdiği İslam âleminde, bu acı gerçekleri görmezden gelirde, önlemler almazsak, halimiz nice olur sizce.<br />
<br />
Kur&#8217;an dine hüküm koyan tek kaynaktır. Bu demek değildir ki, İslam ı öğrenmek için, başka kitaplar-kaynaklar okumayalım. Elbette okuyacağız. Çünkü herkes aynı kapasitede değildir, detaylı düşünemeye bilir. Kur&#8217;an ı anlatan, onun özünden şaşmayan her kitabı-bilgiyi okumalı ve faydalanmalıyız. Çünkü herkes bir birine muhtaçtır. <br />
<br />
Kur&#8217;an bir deryadır, onun nurundan istifade etmek isteyen, onu en çok okuyup üzerinde düşünendir. Bu gerçeğinde farkında olalım. Çünkü Allah Kur&#8217;an ayetlerinin, bizlerin gönül gözlerini açacağını söyler. Gönül gözü açık olmayan, bakan kör gibidir, okuduğunu anlayamaz, hissedemez. <br />
<br />
Günümüzde bizlere, din ve iman adına ibadetlerimizle ilgili, Kur&#8217;an da her bilgi, detay yoktur diye öğretilmiştir. Buna inandığımız içinde, her mezhep birbirinden farklı ilaveleri dinleştirmiştir. Hâlbuki Allah biz Kur&#8217;an da hiçbir eksik bırakmadık, her konudan nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız demiyor mu? Hakka batıl karıştırmayın ayetini, unuttuk mu yoksa.<br />
<br />
Geleneklerimizin dine yapılan ilavelerini öyle kanıksamışız ki, Kur&#8217;an da göremediğimizde, bakın demek ki Kur&#8217;an da her şey yazmıyormuş, diyenlere inanıyoruz.<br />
<br />
Hatta bazı kardeşlerimiz, hadi yalnız Kur&#8217;an ile namazını kıl bakalım diyerek, adeta Kur&#8217;an ı din ve iman adına, yeterli olmayan bir rehber ilan etmiş. Sizce Allah namaz kılın, oruç tutun, zekât verin emrini verdikten sonra, bizlerin bilmesi gereken detayları, yapmamız gerekenleri rehberinde yazmayıp, Kur&#8217;an dışından elçisine bildirmiş olabilir mi?<br />
<br />
Lütfen bu soruyu kendinize sorunuz. Allah Kur&#8217;an ın ipine sarılın, sizlere detaylı bir rehber indirdim ve sizleri Kur&#8217;an dan hesaba çekeceğim dedikten sonra, bugün her mezhebin geleneğinin, dine ilavelerinden de hesap sorar mı? Bu gerçeğin bilincine varamadığımız sürece, Kur&#8217;an ı da doğru anlamamız asla mümkün olmayacaktır. <br />
<br />
Hatırlayınız her mezhebin dine ilaveleri farklıdır. Hepside bizim yaptığımız en doğrudur der. Elbette geleneğin ilaveleri ve farklılıklarında hiçbir sorun yok. Hiç birisine de yapılanlar yanlıştır, günahtır diyemeyiz. Önemli olan Allah ın emrettiği farzların, yaptığımız ibadetin içinde olmasıdır. <br />
<br />
Sizce Allah ibadetlerimizin, olmazsa olmaz detaylarını Kur&#8217;an da açıklamayıp, bizlere rivayetler yoluyla ulaşmasını ister miydi? Bu sorumun cevabını, Allah ın bizleri uyardığı, emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım ayetiyle, lütfen birlikte düşününüz.<br />
<br />
Allah açıklamadığı, detay vermediği hiçbir konudan, hesap sormayacağını söylüyorsa, bu gerçeği artık görelim. Yoksa mahşer günü çok pişman oluruz ve keşke falancayı dost, veli edinmeseydim, beni o yoldan saptırdı diyerek, pişmanlığımızı dile getiririz. Onunda faydası olmayacağının uyarısını, Rabbimiz açıkça bu gün bizlere yapıyor ki, dersimizi alabilelim.<br />
<br />
Peygamberimizin en yakınlarının, Allah ın resulünün sözlerini naklederken, daha o günlerde bile, bu konunun nasıl sulandırıldığını gösteren, bir rivayet hadis nakletmek istiyorum. İşte bu bilgiler elbette, bizlerin dikkatle düşünmesine vesile olacaktır. <br />
<br />
(5179 - Mücâhid merhum anlatıyor: &quot;Büşeyr el-Aşevi, Hz. İbnu Abbâs <br />
radıyallahu anhümâ&#8217;ya gelip: <br />
&quot;Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki...&quot; diyerek bir şeyler anlatmaya kalktı. Ancak İbnu Abbâs onu konuşmaya bırakmadı ve kendisine iltifat etmedi. Büşeyr: <br />
&quot;Sözlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resülullah aleyhissalâtu vesselâm&#8217;dan anlatıyorum, hiç tınmıyorsunuz, niçin?&quot; diye sordu. İbnu Abbâs ona şu cevabı verdi: <br />
<br />
&quot;Biz vaktiyle, bir kimsenin &quot;Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki&quot; dediğini işitince, gözlerimizi ona çevirip kulaklarımızı da dinlemek üzere uzatıyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetinde laubalileştiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya başladık.&quot;)<br />
Müslim, Mukaddime 7, (7).<br />
<br />
Bu güzel örnek, sanırım çok şeyler anlatıyor. Peygamberimizin vefatından çok geçmeyen bir zaman sonra bu yanlışlıklar, bu hatalar yapılıyorsa, günümüzde bu yanılgının sınırını, düşünmek bile istemiyorum.<br />
<br />
Sizlere son olarak Yüce Rabbimizin bir ayetini hatırlatmak istiyorum.<br />
<br />
(Enbiya 10: And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?)<br />
<br />
Ne dersiniz dostlar, bütün şan ve şerefimizi, Allah a ulaşacak en doğru yolu, nerede aramalıymışız? Yaradan, İslam yalnız Kur&#8217;an dan ibaret değildir diyerek, bizleri başka kaynaklara da mı yönlendiriyor? Yoksa İslam ın hüküm koyucusu, kurtuluşumuzun kaynağı, hüküm veren , bütün şan ve şerefimiz yalnız Kur&#8217;an dır mı diyor? <br />
<br />
Elbette Allah yalnız Kur&#8217;an olduğunu, bu kadar açık söylüyor. Peki, gözler neden görmüyor bu ayetleri, kulaklar neden duymuyor bu uyarıları? Gönüller neden taş kesilmiş hissetmiyor da, nefsimizin esaretiyle dinde başka kaynaklar arıyoruz.<br />
<br />
Elbette bunun nedeni, Kur&#8217;an ı terk edip, ataların itikatlarına yönelmemizdir. Tıpkı peygamberimizin döneminde, atalarının dininden vazgeçemeyenlerin durumuna düşmüşüz.<br />
<br />
Hepimiz bu Dünyada imtihandaysak, yorum ve karar sizlerin. Gerçekleri hep birlikte, O çetin gün göreceğiz.<br />
<br />
Sizce şahidi Kur&#8217;an olan, emin olduğumuz bilgilerin ardından gitmek, bizleri Allah ın istediği, gerçek Müslüman yapmaz mı?<br />
<br />
<br />
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK</font></font></font><!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1388-din-felsefe/">Din ve Felsefe</category>
			<dc:creator>halukgta</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1388-din-felsefe/280005-islam-dininde-allah-dan-baska-dine-hukum-koyan-var-midir/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vestel Mutfaktakiler 2: Fındık Sevdası</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/27-komik-videolar-animasyonlar/280004-vestel-mutfaktakiler-2-findik-sevdasi/</link>
			<pubDate>Fri, 17 May 2013 11:19:11 GMT</pubDate>
			<description>vestel mutfaktakiler videosunu izlediniz mi? çok komikler esprilere bayıldım.. fındık sevdası hikayesi çok güzel.. 
 
_wdSnkI9eSs</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->vestel mutfaktakiler videosunu izlediniz mi? çok komikler esprilere bayıldım.. fındık sevdası hikayesi çok güzel..<br />
<br />
<table class="tborder" cellpadding="6" cellspacing="1" border="0" width="400" style="margin:10px 0">
<thead>
	<tr>
		<td class="tcat" colspan="2" style="text-align:center">
			<span style="float:right;margin-left:5px;cursor:pointer;font-weight:bolder;" title="Increase this video's size" onclick="
				if ( this.innerHTML == '+' ) {
					this.innerHTML = '-';
					this.title = 'Reset video size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=638;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=515;
				} else {
					this.innerHTML = '+';
					this.title = 'Increase this video\'s size';
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].width=425;
					this.parentNode.parentNode.parentNode.parentNode.getElementsByTagName('object')[0].height=355;
				}
			">+</span>
			<a href="http://www.youtube.com/watch?v=_wdSnkI9eSs" title="View this video at YouTube in a new window or tab" target="_blank">YouTube Video</a>
		</td>
	</tr>
</thead>
<tbody>
	<tr>
		<td class="panelsurround" align="center">
			<object width="425" height="355" type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.youtube.com/v/_wdSnkI9eSs">
				<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/_wdSnkI9eSs" />
				<param name="wmode" value="transparent" />
				<em><strong>ERROR:</strong> If you can see this, then <a href="http://www.youtube.com/">YouTube</a> is down or you don't have Flash installed.</em>
			</object>
		</td>
	</tr>
</tbody>
</table><!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/27-komik-videolar-animasyonlar/">Komik Videolar ve Animasyonlar</category>
			<dc:creator>eliffb</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/27-komik-videolar-animasyonlar/280004-vestel-mutfaktakiler-2-findik-sevdasi/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Polen Alerjisinden nasıl korunuruz</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/40-genel-saglik/280003-polen-alerjisinden-korunuruz/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2013 18:54:04 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[[coverattach=1]Polenlere karşı insanların kişisel olarak yapabilecekleri pek fazla bir şey yoktur. Çünkü bunlar soluduğumuz havada bulunan bir takım...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Polenlere karşı insanların kişisel olarak yapabilecekleri pek fazla bir şey yoktur. Çünkü bunlar soluduğumuz havada bulunan bir takım taneciklerdir. Ama polenlerden daha az etkilenmek için yapılabilecek şeylerin başında, polenlerin yoğun olduğu zamanlarda sokağa çıkmamak, özellikle polenlerin yoğun olduğu ortamlardan uzak kalmak önemlidir. Gelişmiş ülkelerde, hava durumu raporlarında hava durumu bildirilirken, hangi bitkilerin polen mevsimi olduğu da belirtilir. Ve insanlar buna göre kendileri önlem alabilirler. Çünkü polenler sıcak, kuru ve rüzgarlı havada atmosferde daha çok bulunur. Yine sabahın erken saatlerinde, atmosferde bulunan polen sayısı fazladır. Kişilerin polen zamanı bunlara dikkat etmesi çok önemli. Ayrıca polen zamanı açık havada efor yapmak da daha fazla polene maruz kalmayı beraberinde getireceği için böyle dönemlerde kişinin efor yapması ve spor yapmasına kısıtlama getirmesi gerekir. Polen alerjisi olanların dışarıda bulundukları dönemlerde, mümkünse araçlarında polen filtresi olan klimalar kullanmaları yararlıdır. Aynı şekilde evlerde de polen filtresi olan klimaların kullanılması eve giren polen sayısının azalması bakımından çok önemlidir. Çünkü bahar mevsiminde pencereler açık olduğu için oda havasına karışan polen miktarları oldukça fazla olabilir. Bir de dışarıda bulunan insanların eve geldikten sonra kıyafetlerini başka bir odada çıkarmaları ve mümkünse duş almaları çok yerinde olur. Çünkü insanların vücutlarına, elbiselerine yapışan polenler aynı zamanda saçlarına ve vücutlarına da yapışabilir. Bunların bir duş alınarak akıtılması, gece çıkacak birçok problemi önlemek bakımından oldukça yararlıdır. Polen alerjisi olan kişilerin, polen zamanı şikayetleri arttığı dönemlerde kullanmaları gereken birtakım ilaçlar vardır. Bunlar saman nezlesi olanlarda daha çok burun akıntısını, hapşırmayı, akıntıyı azaltan ilaçlardır. Astımlılarda ise nefes darlığı krizlerini önleyen ilaçlar olduğu gibi şikayeti olan hastalarda, yani öksürük, hırıltı, nefes darlığı olanlarda da nefes açıcı ilaçlar ve başka kortizon türü ilaçların kullanılması gerekebilir.<br />
<br />
<font size="1">Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta</font><!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59065d1368471210-alerji.jpeg" rel="Lightbox" id="attachment59065"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59065d1368471210t-alerji.jpeg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  alerji.jpeg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  4,7 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/40-genel-saglik/">Genel Sağlık</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/40-genel-saglik/280003-polen-alerjisinden-korunuruz/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İştah Kesen Yiyecekler</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/280002-istah-kesen-yiyecekler/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2013 18:47:44 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[[coverattach=1]1. Protein ağırlıklı kahvaltı edin. Zaman ilerledikçe daha az acıkacak ve gün boyunca 267 kalori daha alarak beslenebilirsiniz....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->1. Protein ağırlıklı kahvaltı edin. Zaman ilerledikçe daha az acıkacak ve gün boyunca 267 kalori daha alarak beslenebilirsiniz. Sabahları 2 yumurta ve üzerine marmelat sürülmüş 2 dilim ekmek yenilerek doygunluk hissi geciktirilebiliyor.<br />
<br />
2. Canınız birşeyler yemek istediğinde merdiven inip çıkın, koşun yani kendinizi yorun. Yiyecekleri ulaşmanızın zor olacağı yerlere koyun. Bu kadar yorgunluktan sonra, favori yiyeceğinizi alıp yemek canınız istemeyecek. Sadece su içerek açlığınızı yatıştırabileceksiniz.<br />
<br />
3. İyi uyumaya özen gösterin ve birşey yiyerek rahatlamak yerine mümkünse şekerleme yapın.. Uykunun insanları<br />
 acıktırmadığı, atıştırma hissi uyandırmadığı belirtiliyor.<br />
<br />
4. Farklı düşünün.. Bilim adamları, yiyecek kokusu duyma ile yiyeceğin ağızda olmasının beyinde aynı etkiyi yarattığını<br />
 keşfetti. Yani eğer canınız birşey yemek istiyorsa sadece koklayarak da aynı doyumu sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
5. Asla dolu bir tabak yiyecekle kendinizi sınamayın. Önünüzde daha çok yiyecek olması sizn daha çok yemenize neden<br />
 olur. Eğer dışarıda yemek yiyorsanız, garsondan yemeğinizi servis etmeden önce yarısını evinize götürmek için paket<br />
 yapmasını isteyebilirsiniz. Kalan yemeği ertesi gün öğleyin yiyebilirsiniz.<br />
<br />
6. Yemeğinizi aydınlık mekanlarda yiyin. Loş bir ortamda aydınlık bir ortamda yediğinizden daha fazla yersiniz. Aydınlık ortamlarda etrafınızdaki kişiler de, iştahınızı kontrol etmenize yardımcı olabilir.<br />
<br />
7. Sohbet edin. Eğlenceli bir arkadaşınızla keyifli bir zaman geçirmek, uzun hikayeler anlatmak yemek için size zaman bırakmaz. Bu sürede sizin tabağınızdakiler duruyor ve onlarınkiler bitmişse, sizin yiyeceklerinizi de yemelerini tavsiye edebilirsiniz.<br />
<br />
8. Oturarak yiyin. Eğer oturarak ve tabakta hafif şeyler yerseniz alacağınız kalori miktarı daha az olur.<br />
<br />
9. Sadece çorba içerek açlığınızı yatıştırın. En yoğun sebze çorbası yaklaşık 130 kalori içerir. Öğle yemeklerinde çorba tüketerek % 20 daha az kalori almış olacaksınız.<br />
<br />
10. İştahınızı azaltmak için ufak bisküviler, şekerleme, peynir, kuru yemiş gibi ufak yiyecekleri belirli bir miktar yiyebilirsiniz.Yalnız fazla kaçırmamaya özen gösterin!<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59064d1368470736-istah_kesiciler.jpeg" rel="Lightbox" id="attachment59064"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59064d1368470736t-istah_kesiciler.jpeg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  istah_kesiciler.jpeg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  8,8 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/">Beslenme</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/280002-istah-kesen-yiyecekler/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nasıl Kanser Olunuyor</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1407-kanser/280001-kanser-olunuyor/</link>
			<pubDate>Mon, 13 May 2013 18:42:08 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[[coverattach=1] Prof. Dr. Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı. 
 
 -Evde sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --> Prof. Dr. Erkan Topuz, herkesi şaşırtan açıklamalar yaptı.<br />
<br />
 -Evde sokakta giydiğimiz ayakkabılarla dolaşmamalılar. Eğer evde ayakkabı  ile geziyorsak dışarıdan geldiğimiz ayakkabıları çıkartıp başka bir ayakkabı giymeliler. Çünkü dışarıdan giydiğimiz ayakkabı ile eve soktuğumuz pestisitler kanserin en önemli sebeplerinden bir tanesidir.<br />
 (Pestisit: Tarım ürünleri, kimyasallar, egzozdan çıkan gazlar vs) <br />
 -Kanserle mücadele anne karnında başlıyor. Anne adayları aşırı  miktarda vitamin almaktan kaçınsınlar. Çünkü bilinçsizce alınınca vitaminin  içindeki kobalt, bazı aşırı miktarda minareller... Doktor bir tane yut  diyordur ama çocuk gelişsin diye bir kaç tane yutuyorlar. Bu çocukta birikime sebep olabilir ve kansere neden olabilir.<br />
 -Gökkuşağının 7 rengini, ne buluyorlarsa, hepsinden günde en azından 3-5 tane yesinler. Her bir renkte bir şeyler var.<br />
 -Kırmızı et alsınlar gebeler haftada 2 kere. Özellikle balıkla  beslensinler. Sağlıklı bir insanın kansere yakalanmaması için, bebeğin daha anne rahmindeyken vücudunun direncinin artması ve zehirleri alarak  bağışıklık sisteminin bozulmaması lazım.<br />
<br />
 -En tehlikeli yer halıdır. Halı bütün pestisitleri tutar. Bu nedenle halıların temizliğine dikkat ediniz. Kesinlikle deterjanla temizlemeyin.  Sirkeli su ile silin.<br />
 -Deterjan kullanınca muhakkak eldiven kullanın. Plastik eldiven kullanmayın, içine izci eldiveni giyin. Çünkü deterjanlar alerjiktir ve ufak dozlarda alındığı takdirde kronik olarak kanserojendir. (İzci eldiveni: Pamuk eldiven)<br />
 -Bulaşık makinasında kullandığınız deterjan da petrol ürünüdür, kanserojendir. Ne kadar yıkarsa yıkansın kalıntılar kalabilir. Eğer sağlığınızı düşünüyorsanız çıkardığınız bulaşıkları sirkeli suyla ya da limonlu suyla silin.<br />
 -Her türlü deterjandan kaçınız. Devamlı olarak zeytinyağı ve defne sabununu seçiniz. Ellerinizi, vücudunuzu hakiki zeytinyağ, defne veya fıstık yağından yapılan hakiki sabunlar da seçilebilir. Bunları örnek olarak söylüyorum. Deterjandan kaçıyoruz ve çok aşırı miktarda suyla duruluyoruz.<br />
 -Beyaz olan her türlü iç çamaşırınızı muhakkak yeni aldığınızda en az 2 kere kaynatınız. Çünkü bunlar beyazlatılmak için kanserojen maddelerle yıkanıyor.<br />
 -Oda spreyleri doğrudan doğruya petrol menşeli. Zehiri soluyorsunuz. Akciğerinize geçiyor ve dolaylı olarak bağışıklık sisteminizi bozuyor.<br />
 -Sebzeleri mevsiminde dondurup saklamakta fayda var. Yalnız bir kez çözülünce onu muhakkak pişirin. Mikro dalgada bir kere ısıtın. Ateşte ısıttıklarımızda ise bir kere ısıtınız. Çünkü bir dahaki sefere değeri ölür. DNA'yı bozar. DNA kırılması da kanserojene yol açar.<br />
 -Radyasyon kronik olarak kansere en çok yaklaştıran faktörlerden biridir. Televizyondan çok uzak duralım.<br />
 -Çocuklarınıza haftada 2 kez balık çorbası içirin ama içine zerdeçal koymak suretiyle. Soğan, sarımsak ve o mevsimin sebzesiyle yapmalısız. Çocuk anne karnındayken bu terbiyeyi almaya başlamalı.<br />
 -Gebeler haftada 1 kilo balık tüketmeli. Bu miktarın üzerinde balık tüketilmesine karşıyız. Çünkü en steril balıkta bile az civarda civa vardır. Bu balıklar dip balıkları olmamalı. Somon veya yüzey balığı,  Akdeniz, Ege balığı olmalı. Marmara'nın dip balıklarını lütfen tüketmeyiniz.<br />
 -Kanola yağı kızartma için en uygun yağdır. Onun dışında birinci seçeneğimiz zeytinyağdır. Memleketimizin iftihar edebileceği yağdır. Fındıkyağı da tercih edilebilir.<br />
 -Çocuklarımız fastfood türü yiyecekleri 15 günde bir yiyebilirler. Ama  haftada 3 kez yedikleri takdirde beyin tümörlerinde, lenfomalarda ve  lösemilerde 3 kat artış gözükecektir. Çocuklarımıza arada bir verebiliriz.<br />
 Ama dışarıdaki yiyeceklerin nasıl kızartıldığını bilmiyorsunuz. Ona göre hareket edin.<br />
 -Çocuklara meyve ve yoğurdu bol yedirelim. Ancak yoğurdu prebiyotik ve ev<br />
 yoğurdu olarak kullanalım. Yoğurdunuzu evde yapın. Peynir ve çökelek fazla  miktarda yiyin. Keçi peyniri çok faydalıdır.<br />
 -Çocuklarımızı beyaz un, beyaz şeker ve tuzdan koruyalım.<br />
 -Belki tuzcular üzülecekler ama Konya'ya akan kanalizasyonlar ve kirletici  sularla, Türkiye'nin en büyük tuzunu karşılayan Tuz Gölü'müz maalesef torbaların içinde çok iyi steril edilmedikleri takdirde bize kanseri ufak ufak taşıyorlar. Bu nedenle kaya tuzunu tercih edin. Yani turşu kurduğunuz tuzu çekin ve çok az miktarda kullanın. Çünkü tuz da kanserojendir.<br />
 -Amerika'daki çocukların tombul olmasının sebebi her şeye şeker katmalarıdır. Ucuz beslenmedir.<br />
 -En faydalı gıdalardan birisi cevizdir. Daha sonra fındık ve bademdir.  Ayçiçeği açık alın. İşlemden geçmemiş olacak, kavurup yiyebilirsiniz. Ama fındık, ceviz gibi yiyecekleri kabuklu alın. Çünkü içine böceklenmesin diye ilaç sıkılmaktadır. Sonsuz faydaları olan yiyeceklerdir. Günde bir avuç muhakkak tüketiniz.<br />
 -Elma dünyanın en faydalı gıdalarından birisidir.<br />
 -Plastik, bakır, alüminyum kap kullanılmamalı. Porselen, cam ve çelik kullanın. Meyveleri de bu tür kaplarda yıkayın. Bunların içine litresine göre 9-10 çorba kaşığı elma sirkesi atın. Aşağı yukarı yarım saat bekletin. Sonra tekrar yıkamayın. Tekrar mikrop alır.<br />
 -Meyvelerin üzerine parlak görünmesi için mum sürülüyor. Bunları hakiki zeytinyağlı sabundan geçirdikten sonra elma sirkeli sudan geçirin. Ya da elma sirkesi ile ovun. Meyveyi kabuğuyla tüketin eğer sterilse.<br />
 -Lahana, marul gibi yiyeceklerin ilk dört kabuğunu çöpe atın. İstediğiniz kadar yıkayın bunların üzerindeki pestisitleri temizleyemezsiniz. Çaresi yok.<br />
 -3 ayda bir suyunuzu değiştirin. Çok muhteşem sularımız var ama ne olursa olsun tabiatı rezil ediyoruz. Satın aldığımız sularda az miktarda da olsa kanserojen dozlar karışabilir. Bunlar kontrollü sular ama 3 ayda bir değiştirmek gerekiyor.<br />
 -Plastik her yerde zehir. Plastik bardaklar, kaplar, plastik herhangi bir şey... Ben ona girmiyorum bu lafı söylersem yer yerinden oynar. Bu plastikler ev yapımına girdiler. Doğrudan doğruya inşaat malzemesi olarak kullanıyorlar. Çok bilinçli olun, çok iyi markalar kullanın. Bunları söylemem demek Türk ekonomisiyle oynamam demek. Ben insanlara kendimi adadım, onun için kimseden korkmuyorum açık açık söylüyorum.<br />
 -Meyva suyu yerine posasıyla tüketin. Biz kanserli hastalara suyunu veriyoruz. Meyve suyuna geçmeyen çok madde posada kalıyor. Bu şekilde kolon ve miğde kanserinden korunmuş oluyorsunuz.<br />
 -Bakır, özellikle beyin tümörlerinde ön plana çıkıyor. Çok iyi kalaylı olursa bu etki azalıyor. Ama kulağınıza bakır küpe bile takmayın.<br />
 -Çocuklarımızı yeşil plastik sahalarda oynatmayınız. Plastik çimenler sentetiktir ve kanserojen madde alabilirler.<br />
 -Havuzların iyi temizlenmesine dikkat ediniz. Ozonla temizlemek en fazladır. Aşırı klorluysa yine kansere hazırlık yapıyorsunuz spor yerine.<br />
 -Bütün beyazlatıcılardan kaçınız. Çocuklarımızın kullandığı o pırıl pırıl bembeyaz defterler klorla temizleniyorlar. Bunlarla temizlenmemiş defter kullansınlar. Kullandıkları boyalarda da kanserojen etkisi vardır.<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59063d1368470496-nasil_kanser_oluruz.jpeg" rel="Lightbox" id="attachment59063"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59063d1368470496t-nasil_kanser_oluruz.jpeg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  nasil_kanser_oluruz.jpeg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  6,0 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1407-kanser/">Kanser</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1407-kanser/280001-kanser-olunuyor/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>MSG (Mono Sodyum Glutamat) hazır gıdalardaki katkı maddesi</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1688-genel-kultur/280000-msg-mono-sodyum-glutamat-hazir-gidalardaki-katki-maddesi/</link>
			<pubDate>Sun, 12 May 2013 18:56:08 GMT</pubDate>
			<description>MSG diye bir katkı maddesi var. Mono Sodyum Glutamat.  Yiyeceklere Konunca tadının beyin tarafından güzel algılanmasını  sağlıyor. Tatlı,  tuzlu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->MSG diye bir katkı maddesi var. Mono Sodyum Glutamat.  Yiyeceklere Konunca tadının beyin tarafından güzel algılanmasını  sağlıyor. Tatlı,  tuzlu farketmiyor, neye konsa tadı güzelmiş gibi geliyor. O yüzden üreticiler en berbat ürünlere dolduruyolar  bunu.<br />
<br />
 Bu zararların hepsi çok sayıda çalışmayla kanıtlanmış ve bununla  ilgili bir rapor Dünya Sağlık Örgütüne sunulmuş durumda, internette  araştırılabilir:<br />
<br />
 ZARARLAR:<br />
 - Bu madde nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor.<br />
 Yol açtığı  hastalıklar merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna  bağlı olarak Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi).<br />
 - Retinal dejenerasyon (göz retina tabakası hasarı)<br />
 - Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite<br />
 - Büyüme hormonu baskılanması<br />
 - Pankreas hasarı, insülinde artış ve buna bağlı  olarak diyabet<br />
 - Böbrek ve karaciğerde hasar<br />
 - Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor  yani bebek de aynı etkilere maruz.<br />
<br />
 Şu an piyasadaki neredeyse tüm cipslerde bu madde var.<br />
 Bu zararlar ortaya çıkınca maddenin ismini değiştirmeye başladılar.<br />
İiçinde msg, mono sodyum glutamat, glutamıc asit kısaca  glutamın veya<br />
 glutamat bulunan şeylerden uzak durulmalı.<!-- google_ad_section_end --></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1688-genel-kultur/">Genel Kültür</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1688-genel-kultur/280000-msg-mono-sodyum-glutamat-hazir-gidalardaki-katki-maddesi/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Gençleştirici, zayıflama, sigara etkilerini yok eden, Mucize Formüller</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/168-alternatif-tamamlayici-tip/279999-genclestirici-zayiflama-sigara-etkilerini-yok-eden-mucize-formuller/</link>
			<pubDate>Sun, 12 May 2013 18:50:09 GMT</pubDate>
			<description>Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu mucizevî etkileri olan sihirli formüller verdi. Saraçoğlu gençleştirici kremden, sigara içerken etkilerini yok eden...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start -->Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu mucizevî etkileri olan sihirli formüller verdi. Saraçoğlu gençleştirici kremden, sigara içerken etkilerini yok eden karışımdan zayıflama formülüne kadar birçok derde deva olacak doğal bitkileri anlattı. Bunları yazın ve bir kenarda saklayın.<br />
<br />
İşte o formüller;<br />
<br />
<a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59062-mucize_formuller.jpeg" target="_blank">Eklenti 59062</a><br />
GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL;<br />
Bu mucizevî karışım sizi genç ve zinde tutuyor. Karışımı tüketmeye başladıktan 2 gün sonra etkisini görmeye başlıyorsunuz. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayan karışım, karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir koruma sağlıyor.<br />
 <br />
GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (MALZEMELER)<br />
 — 15–16 sap maydanoz<br />
 — 2 yemek kaşığı taze limon suyu<br />
 — Yarım bardak su<br />
<br />
GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (HAZIRLANIŞI):<br />
 Maydanoz, limon ve suyu karıştırıp blenderdan geçirin. Hazırladığınız bu karışımı sabah aç karnına kahvaltıdan 15–20 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. İkinci günden itibaren kendinizi daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.<br />
<br />
MS FORMÜLÜ<br />
 MS hastaları ve MS’e karşı önleyici olan bitki Anadolu buğdayıdır. Yarım litre suya bir avuç buğday atılır ve 6–7 dakika haşlanır. Daha sonra ılımaya bırakıp yarısını sabah kahvaltısından sonra diğer yarısını da öğlen aç karnına içeceksiniz<br />
 <br />
Alzheimer için FORMÜL<br />
 Formülün temel maddesi havuç… Taze olarak sıkıp, gece yatmadan önce içmeniz öneriliyor. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yılda değil en erken 15 yıl önce başlar ve ortaya çıktıktan sonra da geç kalmış olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanız zaman zaman bu havuç suyunu içmelisiniz…<br />
<br />
UNUTKANLIĞA MUCİZE FORMÜL<br />
 Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz. Sonra bakın nasıl zehir gibi bir hafızaya sahip oluyorsunuz…<br />
<br />
SÜPER ENERJİ FORMÜLÜ<br />
 Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa Profesör Saraçoğlu, hiçbir yerden okuyup öğrenemeyeceğiniz çok özel bir formülün tarifini veriyor<br />
<br />
Süper enerji formülü (MALZEMELER)<br />
 — Bildiğimiz siyah çay (Ancak çok demli olmayacak, açık olacak, poşet çay olmayacak)<br />
 — 10–12 sap kuru karanfil<br />
<br />
Süper enerji formülü (HAZIRLANIŞI)<br />
 Demlenmiş siyah çayın içine kuru karanfilleri atın. 2–3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde fark edeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül<br />
<br />
Demleme çayın faydaları<br />
 Yeri gelmişken Profesörün verdiği bir önemli bilgiyi de aktaralım. Poşet çay yerine demleme çay kullanılmasını öneriyor. Şöyle anlatıyor; 4–5 dakika demlenmiş çay sindirim sistemini uyarır. Eğer bunu 8–10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doğru değil.<br />
<br />
Sigara içenlere özel formül<br />
 İnsanın kendi kendine vereceği en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayı bırakamıyor ve nikotin ihtiyacından kurtulamıyorsanız, en azından zararlarından kurtulabilirsiniz. İşte Profesör’ün bugüne kadar saklı tuttuğu özel formül bunun için. Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz<br />
<br />
Sigara içenlere özel formül<br />
 Formülün temeli TERE OTU… Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz. Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)<br />
<br />
Dereotu mucizesi<br />
 Profesör Saraçoğlu, “Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım” diyor… Ne mi o? Tiroidin hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.<br />
<br />
 <br />
Dereotu zayıflama mucizesi<br />
 Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusuna fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.<br />
<br />
 Ayrıca; <br />
 Günde 3–4 bardak içilmesi önerilen, doping etkisi yapan, kilo aldırmayan ve uzun bir yaşam sürmeyi sağlayan formül anti-aging ilacı olarak da kabul ediliyor. Sekiz farklı sebzeyle hazırlanan karışım, bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor, içindeki anti oksidanlar uzun ve genç bir hayat sürmeye destek oluyor. <br />
Çoluk çocuk herkes tarafından tüketilebiliyor. <br />
Diyet yapanlara bu karışım yardım ediyor, beslenme ihtiyaçlarını sağlıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz &quot;Aslında amacım dünyadaki ev kadınlarını eğitmek. Çünkü onlar çocuklarına, eşlerine bakıyor. Kadınları eğiterek toplumun geneline sağlık bilinci kazandırmak mümkün&quot; diyor. <br />
<br />
NASIL HAZIRLANIYOR?<br />
 * 2 kâse ıspanak (İyice yıkayıp karışımın içine çiğ olarak koyabilirsiniz) .<br />
 * 2 salatalık.<br />
 * 1 kereviz.<br />
 * Dörtte bir çay kaşığı zencefil kökü.<br />
 * Maydanoz.<br />
 * İki elma.<br />
 * 1 tutam ıhlamur.<br />
 * Yarım limon <br />
 Bu sebzeleri karıştırıp, suyunu çıkardıktan sonra günde 3-4 bardak için.<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59062d1368384586-mucize_formuller.jpeg" rel="Lightbox" id="attachment59062"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59062d1368384586t-mucize_formuller.jpeg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  mucize_formuller.jpeg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  9,7 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/168-alternatif-tamamlayici-tip/">Alternatif - Tamamlayıcı Tıp</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/168-alternatif-tamamlayici-tip/279999-genclestirici-zayiflama-sigara-etkilerini-yok-eden-mucize-formuller/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bağışıklık Sistemini nasıl güçlendiririz</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/279998-bagisiklik-sistemini-guclendiririz/</link>
			<pubDate>Sun, 12 May 2013 18:39:44 GMT</pubDate>
			<description>*Malzemeler* 
Yarım demet nane yaprağı 
2 adet taze zencefil(soyulmuş doğranmış) 
5 diş sarımsak 
1 tatlı kaşığı kekik 
 
Eklenti 59061...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><b>Malzemeler</b><br />
Yarım demet nane yaprağı<br />
2 adet taze zencefil(soyulmuş doğranmış)<br />
5 diş sarımsak<br />
1 tatlı kaşığı kekik<br />
<br />
<a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59061-bagisiklik.jpeg" target="_blank">Eklenti 59061</a><br />
<b>Tarifi</b><br />
Akşamdan malzemeler bir tencereye koyulmuş 250 gram(en küçük kavanoz)balın içine atılır ve 5 dakika kaynatılır.bekletilir..<br />
Sabah aynı karışım tekrar bir taşım kaynatılıp süzülür ve bir kavanoza konur.<br />
Her sabah 1 yemek kaşığı aç karnına yenir..<br />
<br />
Bu karışım bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için destek sağlıyacaktır.<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59061d1368383970-bagisiklik.jpeg" rel="Lightbox" id="attachment59061"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59061d1368383970t-bagisiklik.jpeg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  bagisiklik.jpeg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  8,5 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/">Beslenme</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1425-beslenme/279998-bagisiklik-sistemini-guclendiririz/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Pirinçli Semizotu</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1442-diyet-yemekleri/279997-pirincli-semizotu/</link>
			<pubDate>Sun, 12 May 2013 18:04:14 GMT</pubDate>
			<description>*Malzemeler* 
200 gram semizotu 
1 adet orta boy soğan 
1 diş sarımsak 
1 tatlı kaşığı baldo pirinç 
1 adet limon 
1,5 kahve fincanı su 
2 çorba...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><b>Malzemeler</b><br />
200 gram semizotu<br />
1 adet orta boy soğan<br />
1 diş sarımsak<br />
1 tatlı kaşığı baldo pirinç<br />
1 adet limon<br />
1,5 kahve fincanı su<br />
2 çorba kaşığı zeytinyağı<br />
 Tuz<br />
<br />
<a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59060-pirincli_semizotu.jpg" target="_blank">Eklenti 59060</a><br />
<b>Tarifi</b><br />
Semizotunu iyice yıkadıktan sonra yapraklarını saplarından ayırın. Saplarını 1,5-2 cm büyüklüğünde parçalara ayırın. Soğanı yemeklik, sarımsağı ince ince doğrayın. Zeytinyağını tencerede ısıtın, soğan ve sarımsakları kavurun. Semizotunu ekleyin, birkaç dakika kavurup yıkanıp süzülmüş pirinci ve suyu ilave edin. Rendelenmiş limon kabuğu ile tuzu ekleyip tatlandırın. Orta ateşte suyunu kontrol ederek 15 dakika kadar pişirin. Ocaktan alın, ılık servis yapın.<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59060d1368381837-pirincli_semizotu.jpg" rel="Lightbox" id="attachment59060"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59060d1368381837t-pirincli_semizotu.jpg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  pirincli_semizotu.jpg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  26,8 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1442-diyet-yemekleri/">Diyet Yemekleri</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1442-diyet-yemekleri/279997-pirincli-semizotu/</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sütlü Makarna</title>
			<link>http://www.nuveforum.net/1849-makarna-tarifleri/279996-sutlu-makarna/</link>
			<pubDate>Sun, 12 May 2013 16:33:31 GMT</pubDate>
			<description>*Malzemeler* 
1 paket spagetti makarna 
1 su bardağı süt 
50 gr bitkisel margarin  
Yarım tekerlek rendelenmiş kaşar peyniri 
 
Eklenti 59059...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><!-- google_ad_section_start --><b>Malzemeler</b><br />
1 paket spagetti makarna<br />
1 su bardağı süt<br />
50 gr bitkisel margarin <br />
Yarım tekerlek rendelenmiş kaşar peyniri<br />
<br />
<a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59059-sutlu_makarna.jpg" target="_blank">Eklenti 59059</a><br />
<b>Tarifi</b><br />
Spagetti Makarna'yı 12 dakika haşlayıp süzün. Tencerede margarini erittikten sonra süt ve rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin. Peynir biraz eridikten sonra makarnaları tencereye ekleyip sütü çekene kadar pişirin.<!-- google_ad_section_end --></div>


	<br />
	<div style="padding:8px">

	
		<fieldset class="fieldset">
			<legend>Eklenmiş Resimin Önizlemesi</legend>
			<div style="padding:3px">
			<td class="tborder" valign="top" width=""><a href="http://www.nuveforum.net/attachments/59059d1368376395-sutlu_makarna.jpg" rel="Lightbox" id="attachment59059"><img class="thumbnail" src="http://www.nuveforum.net/attachments/59059d1368376395t-sutlu_makarna.jpg" border="0" alt="Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resimin ismi:  sutlu_makarna.jpg
Görüntüleme: -
Büyüklüğü:  102,2 KB (Kilobyte)" />
</td>
			</div>
		</fieldset>
	

	

	

	

	</div>
]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nuveforum.net/1849-makarna-tarifleri/">Makarna Tarifleri</category>
			<dc:creator>lolipop</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nuveforum.net/1849-makarna-tarifleri/279996-sutlu-makarna/</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
